Barış konserine savaş gölgesi

  • Giriş : 14.08.2006 / 00:00:00

Türk Musevi cemaati, Arap-İsrail çatışmasına barış mesajı veren Doğu-Batı Divanı Orkestrası'nın İstanbul konserine sponsorluk desteğini çekti.

Facebook Twitter
Yazı Boyutu:


Filistinli düşünür Edward Said ile İsrailli muhalif orkestra şefi Daniel Barenboim'in kurduğu, Arap ve İsrailli müzisyenleri bir araya getiren Doğu-Batı Divanı Orkestrası'nın 16 Ağustos'ta İstanbul'da vereceği konser sponsor krizi yüzünden tehlikeye girdi. Konserin hemen öncesinde Türk Musevi cemaati sponsorluk desteğini çekti. Yeni sponsor bulunamazsa konser iptal edilecek.
İsrailli ve Arap gençleri bir araya getirip kültürlerarası beraberliği güçlendirme amacı güden orkestranın 16 Ağustos'ta İstanbul'da Aya
İrini'de ilk kez Türkiyeli dinleyiciyle buluşacağı konseri düzenleyen
İstanbul Kültür ve Sanat Vakfı (İKSV) sponsorların desteğini çektiğini yazılı bir açıklamayla bildirdi. Açıklamada gerekli finansman sağlandığı takdirde konserin duyurulan tarihte gerçekleştirileceği de belirtildi: "16 Ağustos tarihinde Aya İrini Müzesi'nde gerçekleştirmeyi planladığımız Daniel Barenboim yönetimindeki Doğu-Batı Divanı Orkestrası konserini, sponsorlarımızın desteklerini söz konusu konser tarihi için geri çekmeleri nedeniyle askıya almak zorunda kaldık. Daniel Barenboim'in de isteği doğrultusunda konseri ertelememek için, kendisinin de şahsi çabalarıyla finansman arayışları sürdürülmektedir".


Sorun zamanlama mı?

Henüz konserin iptal edilmediğini belirten Türkiye Hahambaşılığı yetkilileri yarın (bugün) öğlen bir açıklama yapacaklarını belirtti. Türk Musevi cemaatinin konserin zamanı konusunda çekinceleri olduğu, başka bir tarihte anlaşılırsa sponsorluk desteklerini sürdüreceği belirtiliyor.
Öte yandan cemaatin bu tavrının 17 ülkeden 110 müzisyenin yer aldığı orkestranın Avrupa turnesi kapsamında Madrid'de verdiği konser öncesi yayımladıkları deklarasyon yüzünden olduğu düşünülüyor.

Bildiriyi Said'in eşiyle yazdı

Barenboim, İspanya'da Edward Said'in eşi Mariam Said'le bir araya gelerek grubun turnesi kapsamında bulunan tüm ülkelerdeki konserlerde dağıtılmak üzere bir deklarasyon hazırladı. Deklarasyon hem Lübnan'da sivillerin bombalanmasını hem de Hizbullah'ın İsrail'e roket saldırılarını kınıyordu. Deklarasyon, grup üyelerine bildirildiği gün ufak çaplı bir tartışma yarattı. Bazı İsrailli müzisyenler metinde Hizbullah'ın roket saldırıları yüzünden Celile'de neredeyse bir milyon İsrailli'nin yerini değiştirmek zorunda kalmasına çok az yer verdiğini söyledi. Bazı Filistinlilerse metinde İsrail'in Batı Şeria'daki işgalinin de kınanması gerektiğini söyledi. Müzisyenlar arasındaki tartışma saatler sürdü hatta bazı üyeler Ortadoğu'daki politik ortamın Divan'ın ruhunu bastırdığından kaygılanmaya başladı. Sonuç itibarıyla değişiklik önerileri grup üyelerinin oylamasına sunuldu ve çoğunluğun kararıyla metnin orijinal hali kabul edildi.
Deklarasyonda Ortadoğu'da İsrail ile Filistin halklarının birlikte yaşaması gerektiği, ortak yaşama konusunda izlenecek en doğru yolun diyalog olduğu ve askeri müdahalelerin sorunun çözümüne asla katkıda bulunmayacağı belirtiliyor. (Kültür Sanat)

İçlerine sinmedi

İsrail gazetesi Haaretz'in haberine göre oylama yapılmış ve metin herkes tarafından imzalanmış da olsa İsrailli müzisyenlerin çoğunun içi rahat değil. Habere göre bildirideki "İsrail tarafından Lübnan ve Gazze'de yıkılan altyapı tesisleri, bir milyon sivilin yerlerinden koparılmaları, yurttaşların öldürülmeleri, Hizbullah'ın İsrail'in kuzeyinde sivilleri rastgele bombalaması..." ifadesi gruptaki İsraillilerde rahatsızlık yarattı. Gazete, İsrailli sanatçıların imzalamayı reddetmemesini Barenboim'le ilişkilerini kesmekten korkmalarına bağladı.
Barenboim ise bildirinin çok insancıl olduğunu belirtti: "İtiraz edenlerin tümüne muhalefetlerini belirtmelerini önerdim. Muhalefetleri kozmetikti. Ben kozmetikle uğraşamam. Bedenim İsrailli ve Arap, biri İsrailli ve biri Arap iki beden değil. Bu nedenle herkesin isteğine tam olarak hedeflenmemiz mümkün değil. Bildiride sadece iki siyasal ilke var ki buna hiç kimse itiraz etmedi: biri, İsrail ve Filistin çatışmasında askeri çözümün olmadığı, ikincisi de; İsraillilerin ve Filistinlilerin kaderi aynı topraklarda birlikte yaşamak olduğu ve bunun gerekleşmesi için bir yol bulunması gerektiği. Bunun dışında bildiri çok insancıldır. Bugünden itibaren orkesranın internette sitesi olacaktır (www.west-eastern-divan.org) her kim isterse oraya düşüncesini yazabilir. Sansür yoktur. Bütün muhaliflerden her türlü iletişim aracıyla ve rencide
etmeden fikirlerini serbestçe ifade etmelerini istedim."

'İsrail'in tepkisi kabul edilemez'

Daniel Barenboim, geçen ay İsrail'in Lübnan ve Filistin'e son operasyonunun başladığı günlerde Radikal'e verdiği söyleşide İsrail devletine tepki göstermişti.
İsrail'in güç kullanmını akıl almaz bulduğunu söyleyen Barenboim
şöyle konuşmuştu: "Basında, uluslararası örgütlerde İsrail'in kuvvet kullanımını tanımlamak için 'ölçüsüz' kelimesi kullanılıyor. Bu kelimeyi hafif buluyorum. Verilen tepki kabul edilemez. Zaten İsrail'in sürekli anlamazlıktan geldiği nokta şu: İsrail askeri açıdan ne kadar büyük zaferler kazanırsa, politik anlamda da o derece hezimete uğrayacak.
İnsanları zorla bir fikre ikna edemezsiniz. Onları kendi görüşünüzün meşru olduğuna ikna edebilmeniz lazım. İki taraf da birbirlerinin görüşünün meşru yanlarını görmezden geliyor. İsrail bir devlete, kendi sınırlarına sahip olmak isteyen Filistin'in bu ihtiyacını yani onların görüşünün bu meşru yanını hiç düşünmüyor. Filistinliler de 20'nci yüzyılda Holokost dahil olanların ve İsraillilerin buraya gelişlerinin gerekçesini, İsrail vatandaşlarının bu coğrafyayla olan kuvvetli bağlarını, yani bu ülkenin kurulmasına dair sebepleri dinlemiyorlar. İsrail klasik kolonyal zihniyetle
oraya gelmiş bir ülke değil. Yani iki tarafın da dinlenmeye değer söyleyecekleri var. Kimse karşısındakini tam olarak anlamayabilir.
Ama karşısındakinin söylediğinin meşruiyetini anlayabilmelidir."

Facebook Twitter Yahoo Google Linkedin Stumbleupon Delicious