Barroso: "Parti kapatma konusuna kayıtsız kalamayız"

Barroso:
  • Giriş : 11.04.2008 / 11:28:00

Barroso, ayrıca demokratik laiklikte din yokmuş gibi davranılamayacağını söyledi.

Facebook Twitter
Yazı Boyutu:


AB Komisyonu Başkanı Barroso, AB ile tam üyelik müzakereleri yapan ülkede parti kapatılması gibi bir gelişmeye kayıtsız kalamayacaklarını kaydetti. Barroso, ayrıca demokratik laiklikte din yokmuş gibi davranılamayacağını söyledi.

Avrupa Birliği (AB) Komisyonu Başkanı Jose Manuel Barroso ve komisyonun genişlemeden sorumlu üyesi Olli Rehn, resmî ziyaret için Ankara'da. Temaslarına Anıtkabir'i ziyaret ederek başlayan AB yetkilileri, Cumhurbaşkanı Abdullah Gül tarafından kabul edildi. Alınan bilgilere göre AB temsilcileri, Gül'e Türkiye'nin AB müzakere sürecine desteğini aktardı ve 'eksikler giderilsin' mesajı verdi. Barroso, "Türkiye, üyelik şartlarını yerine getirdiğinde üyeliğinin önünde kimse duramaz." dedi. Başbakan Erdoğan ile ortak basın toplantısı düzenleyen Barroso, AK Parti'ye yönelik açılan kapatma davası ile ilgili önemli açıklamalarda bulundu. Mahkemeye intikal etmiş bir dava konusunda konuşamayacağını ifade eden komisyon başkanı, ancak AB ile tam üyelik müzakereleri yapan bir ülkede böylesine önemli bir gelişmeye kayıtsız kalamayacaklarını kaydetti. Anayasa Mahkemesi'nin, Venedik kriterlerine uygun ve hukukun üstünlüğü ilkesini pekiştiren bir karar almasını ümit ettiğini belirten Barroso, "Demokratik laiklikte din yokmuş gibi davranılamaz. Bir bireyin kadın olsun erkek olsun bireysel haklarını tanımak gerekir. Böyle olunca devlet ile toplum arasındaki en iyi ilişki kurulmuş olur." dedi.

AK Parti'ye açılan kapatma davasının Avrupa'da yankıları sürerken dün Ankara önemli bir konuğu ağırladı. AB Komisyonu Başkanı Jose Manuel Barroso, kritik süreçte Türkiye'ye geldi. Temaslarında kapatma davasıyla ilgili net mesajlar veren Barroso, "Umut ediyorum ki Anayasa Mahkemesi'nin kararı, hukukun üstünlüğü, insan hakları, AB standartlarıyla uygun ve Venedik prensipleri doğrultusunda olacaktır." dedi. AB'yle üyelik müzakeresi yürüten bir ülkede böylesi bir gelişmenin kendisini şaşırttığını söyleyen Barroso, "Çünkü böylesine bir süreci normal, demokratik ve istikrarlı bir ülkede görmek çok da alışılmış bir şey değil." ifadesini kullandı. Komisyon Başkanı, aday olan bir ülkede böyle bir gelişmeye kayıtsız kalamayacaklarının altını çizdi. Türkiye'deki laiklik uygulamasıyla AB ülkelerindeki durumu kıyaslarken de, "Demokratik laiklikten bahsederken bir din yokmuş gibi davranamayız. Toplumda din vardır. Demokratik devletin de din özgürlüğüne saygı göstermesi gerekir." diye konuştu.

Ankara'ya AB'nin Genişleme Komiseri Olli Rehn'le birlikte gelen Barroso, Başbakan Erdoğan'ı ziyaret etti. Başbakanlık'ta yapılan resmi karşılama töreninin ardından yapılan görüşme yaklaşık 1 saat 45 dakika sürdü. Dışişleri Bakanı Ali Babacan'ın da hazır olduğu görüşme sonrası Erdoğan ve Barroso birlikte bir basın toplantısı düzenledi. Barroso, "AB'yle müzakere eden bir ülkede kapatma davası açılmasına şaşırdığını söylerken, "Çünkü böylesine bir süreci normal, demokratik ve istikrarlı bir ülkede görmek hiç alışılmış bir şey değil." şeklinde konuştu. Türkiye'nin şu an aday ülke konumunda olmasını gerekçe göstererek, Avrupa standartlarının uygulanmadığı bir duruma kayıtsız kalamayacaklarını ifade etti. "Laiklik din değildir demiştiniz. Avrupa'daki laiklik uygulamalarını kıyasladığınızda Türkiye'deki laiklik uygulamalarını nasıl yorumluyorsunuz?" şeklindeki bir soruya karşılık Barroso, laik kural ve uygulamanın farklı yolları ve modelleri olduğundan söz ederek, şu cevabı verdi: "Kamu kurumları ile herhangi bir din arasında ayrım olması, bu ayrımın belirlenmesi lazım. Demokratik laiklik dediğimiz bu. Bir birey, kadın olsun erkek olsun bunu hissedilebilmeli. Demokratik devletin de din özgürlüğüne saygı göstermesi gerekir. AB olarak bizim laiklik anlayışımız budur." Erdoğan ve Barroso'nun yaptığı basın toplantısında ortak hedefin tam üyelik olduğu teyit edildi. Komisyon Başkanı Barroso, Türkiye'ye geliş sebebinin AB reformları konusunda Türkiye'yi cesaretlendirip teşvik etmek olduğuna vurgu yaptı. Barroso, "Türkiye, AB'yle müzakere eden bir ülke. Türkiye'de olanlar, AB için önemli. AB'de olanlar Türkiye için önemli. Türkiye çok büyük reformlar yaptı, idamı kaldırdı, Vakıflar Yasası'nı geçirdi, 301'de adım attı. Ama açık sözlülükle Başbakan'a daha gidilecek çok yol olduğunu söyledim. Hâlâ kadın hakları, din özgürlüğü ve demokratik şeffaflık alanında sorunlar var." ifadelerini kullandı. Başbakan Erdoğan da Türkiye'nin AB sürecinde yaşadığı sıkıntıyı gözden geçirdiklerini aktardı. Erdoğan, görüşmede Nabucco boru hattı projesi ve Kıbrıs'ın da gündeme geldiğini dile getirdi.

AB Komisyounu Başkanı Barroso, Erdoğan ile görüşmesinin ardından Meclis'e geçerek CHP'nin "kapatma davası hakkında konuşursa salonu terk ederiz" tehdidi altında milletvekillerine seslendi. AK Parti'ye açılan kapatma davasına değinmeyen Barroso, Türkiye'nin enerjisini reformlar için harcamasını istedi. Laiklik ve başörtüsü konusunda AB'nin tavır almasının beklenmemesini isteyen Barroso, milliyetçi duygular ile AB ülküsünün çelişmeyeceğini de vurguladı. Barroso'nun PKK'yı terör örgütü olarak gördükleri yönündeki sözleri DTP dışındaki tüm partilerden alkış aldı. CHP Genel Başkanı Deniz Baykal, Barroso gelmeden önce Meclis kulisinde gazetecilere yaptığı açıklamada, AB yetkilisinin kapatma konusuyla ilgili konuşması halinde protesto edebilecekleri sinyalini verdi. Barroso ise yaptığı konuşmada kapatma davasına girmedi; ancak demokrasi mesajı verdi.

Şiddet içermeyen konuların yargılanmasının sağlıklı olmadığını ifade eden Barroso, laiklik ve başörtüsü konusunda şunları söyledi: "Laikliğe dair tartışmaların öneminin farkındayım. Avrupa'da da bunlar yaşandı. Eminim Türkiye kendi dinamikleri içinde bunu çözecek. Bu yüzden taraf olmamızı beklemeyin aynı şey başörtüsü konusu için de geçerli. Türban her kadının kendi karar alması gereken bir konudur." Türkiye'nin terörle mücadelesine destek veren Barroso, Güneydoğu'daki sorunların çözümünün, kapsamlı bir strateji çerçevesinde gerçekleştirilebileceğine inandıklarını dile getirerek, hükümetin bu konuda bir plan üzerinde çalıştığını bildiklerini söyledi. Türkiye'nin AB müzakerelerini başarı ile yürüttüğünü söyleyen AB Komisyonu Başkanı, İngiltere'nin 2 kez AB kapısından geri çevrildiğini hatırlatarak Ankara'nın üyeliğine karşı çıkacak aykırı seslerin normal karşılanmasını istedi.

Boğazların efendisi olarak Avrupalı geleceği seçtiniz

AB Komisyonu Başkanı Barroso, Meclis'te yaptığı "Türkiye: Boğazların efendisi, kendi kaderinin efendisi" başlıklı konuşmasında, "Türkiye'nin Avrupalı bir geleceği seçtiğini" belirtirken, şu anda Paris'teki Louvre Müzesi'nde sergilenen bir yağlıboya tabloya dikkat çekti. Barroso, "Osmanlı İmparatorluğu, Avrupa siyasetinde her zaman anahtar bir aktör oldu. Venedikli ressam Paolo Vereneso, Kana Düğünü isimli tablosunda, Avrupa'nın önemli liderlerini aynı masada resmeder ve Kanuni Sultan Süleyman, V. Şarlken ve I. François arasında oturur. Türkiye'nin etkisi yüzyıllar boyu inişli çıkışlı oldu ama Avrupa jeopolitiğinin bir parçası olarak kaldı." dedi. Bilindiği gibi Kanuni, Şarlken'e esir düşen François'yı kurtarmıştı.

Facebook Twitter Yahoo Google Linkedin Stumbleupon Delicious