Başbakan, partisinin grup toplantısında konuştu

Başbakan, partisinin grup toplantısında konuştu.8639
  • Giriş : 26.02.2008 / 13:44:00

Başbakan Erdoğan: "Gün yüreklerimizin birliğini gösterme günüdür."

Facebook Twitter
Yazı Boyutu:


AK Parti Genel Başkanı ve Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, ''Millet olarak, vatan evlatları olarak hepimiz büyük bir sınavdan geçiyoruz. Gün, yüreklerimizin birliğini, beraberliğini, kardeşliğini en üst seviyede gösterme günüdür. Gün, bütün provokasyonları bertaraf ederek milletçe kenetlenme, bütünleşme günüdür'' dedi.

Erdoğan, partisinin TBMM grubunda yaptığı konuşmaya, ''Grubumuz adına, hükümetimiz adına, milletimiz adına şahadet mertebesine ulaşan Mehmetçiklerimize Allah'tan sonsuz rahmet, mahzun ailelerine, yakınlarına, şehitlerini yüreğine gömen aziz milletimize sabır ve metanet diliyorum. Maalesef terörle mücadelenin doğasında şehit olmak da gazi olmak da var'' sözleriyle başladı. Erdoğan, şunları söyledi:

''Ülkenin birliği, bütünlüğü için, aziz vatan toprakları için, insanımızın huzur ve güvenliği için mücadele ederken şahadete ermek, en büyük makamdır.

Millet olarak, vatan evlatları olarak, hepimiz büyük bir sınavdan geçiyoruz. Gün, yüreklerimizin birliğini, beraberliğini, kardeşliğini en üst seviyede gösterme günüdür. Gün, bütün provokasyonları bertaraf ederek milletçe kenetlenme, bütünleşme günüdür. Allah, milletimizin, askerimizin yar ve yardımcısı olsun.

Bugüne kadar her şehit haberiyle tarifsiz acılar çektik. Yürekleri dağlanan şehit anneleriyle, şehit babalarıyla, şehit eşleriyle, şehit evlatlarıyla birlikte yüreklerimiz acıya boğuldu. 70 milyon insanımızın bu acısından kendi hain emelleri için bir sonuç çıkmasını bekleyenlerin hayalleri hep kursaklarında kaldı.

Sınır ötesi operasyonlarla terörle mücadelede çok önemli bir aşamaya geçtik. Bu süreçte, terör örgütünü etkisiz hale getirmek ve izole etmek için çok boyutlu bir mücadele sürdürüyoruz.

Türkiye Cumhuriyeti bütün vatan evlatlarıyla, yetmiş milyon vatandaşıyla birlikte terör ve terörist karşısında yek vücut olmuştur.''

-''TERÖRÜN ÇİRKİN YÜZÜ...''-

Erdoğan, düne kadar teröre gerekli tepkiyi vermeyenlerin, Türkiye'nin bu mücadelede haklılığını bütün açıklığıyla gördüklerini belirterek, terörden medet umanların, terörün çirkin yüzüyle baş başa kalacaklarını söyledi.

''Yel, kayadan hiçbir şey koparamayacaktır'' diyen Başbakan Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü:

''Milletimizin bütünlüğünü yaralamaya, ülkemizi terör eliyle zaafa uğratmaya, evlatlarımızı uyuşturucuyla zehirlemeye, halkımızı provokasyonlarla kamplara bölmeye, Allah'ın izniyle hiç kimse muktedir olamayacaktır.

Hükümetimiz, milletimizin yoluna döşenen bütün mayınları temizlemeye kararlıdır. Herkes artık şunu çok açık bir şekilde görmelidir: Terörle amaçlarına ulaşacaklarını sananlar büyük bir yanılgı içindedir. Terörle, kan dökmeyle, hukuksuzlukla hiçbir hedefe varılamaz. Terör çıkmaz yoldur.

Türkiye'nin demokrasi içinde, hukuk içinde çözülemeyecek hiçbir sorunu yoktur. Bu gerçeği herkesin görmesi ve yanlıştan dönmesi gerekir.''

-''MEŞRU MÜDAFAA HAKKI''-

Türkiye'nin sınır ötesi operasyon yapmasının meşru müdafaa hakkının bir sonucu olduğuna dikkati çeken Erdoğan, ''Her hükümet, her devlet vatandaşlarına, topraklarına, hukukuna karşı saldırılara karşılık vermek, toplumun güvenliğini sağlamak, ülkenin birliğini korumak durumundadır'' diye konuştu.

Erdoğan, Türkiye'nin meşru müdafaa hakkının gereği olarak terörist unsurlara karşı mücadele yürütmesini, uluslararası toplumun gayet iyi anladığını ve anlayışla karşıladığını ifade ederek, şöyle konuştu:

''Çok boyutlu olarak sürdürdüğümüz diplomasi sonucu, herkes Türkiye'nin haklı davasını daha iyi anlamaya başlamıştır. Türkiye, uluslararası ilişkilerini hep barış ve diyalog zemininde düzenlenmeye, geliştirmeye, iyileştirmeye devam edecektir.

Türkiye'nin barışçı karakteri bütün dünyada çok iyi bilindiği içindir ki terör konusundaki mücadelemiz bugüne kadar eşi görülmemiş bir desteğe kavuşmuştur.

Herkes şunu çok iyi bilmektedir: Bölgesinde her zaman barış ve istikrarın savunucusu olan Türkiye, bölgesel barış ve istikrara kast eden terör örgütüne karşı haklı bir mücadele içindedir. Türkiye, kendi canını yakan ve bölgenin huzurunu bozan hiçbir yangına da bigane kalmamıştır, kalamaz. Her ülke gibi, Türkiye'nin de kendini savunmaya, vatandaşlarının huzurunu, birlik ve beraberliğini bozmaya çalışanları bertaraf etmeye hakkı vardır.''

-''TEMEL REFERANS HUKUK''-

Terörle mücadelede temel referanslarının hukuk olduğunu vurgulayan Erdoğan, ''Hukuk terazisine koymadığımız hiçbir adımı bugüne kadar atmadık, bundan sonra da atmayız. Evrensel hukuka ve değerlere, özellikle tabi olduğumuz uluslararası anlaşmalara uygun hareket ediyoruz'' diye konuştu. Erdoğan, şöyle devam etti:

''Hukuka uygun hareket etmek bizim için bir tercih meselesi değil, bir mecburiyettir. Bu noktada verdiğimiz mücadelede uluslararası hukuktan doğan haklarımızın kullanılması bizim için bir gerekliliktir.

Türkiye Büyük Millet Meclisi'nden çıkan güçlü iradenin gereği olarak Silahlı Kuvvetlerimizin Kuzey Irak'taki terör kamplarına yönelik hava operasyonları yaklaşık iki aydır devam ediyor. Şimdi de bir kara operasyonu ile terörü temizlik harekatını sürdürüyoruz.

Bu askeri operasyonların şekli, zamanlaması, içeriği, devletimizin ilgili kurumlarınca tam bir karar birliğiyle belirlenmiştir.

Açık ve net olarak bir kez daha altını çiziyorum: Bu operasyonlar Kuzey Irak'a yönelik olarak değil, sadece terör örgütüne yönelik olarak yapılmaktadır. Tek hedefimiz, terör örgütüdür. Herkes bunu çok iyi idrak etmek zorundadır.

Bu süreci, ABD ve Irak yönetimiyle istişare halinde sürdürüyoruz. Irak yönetiminin sergilediği dirayetli ve işbirliğine açık tutum takdire şayandır.

Stratejik ortağımız ABD'nin istihbarat işbirliği konusundaki desteğini de burada özellikle şükranla ifade etmek istiyorum.''

-''IRAK'IN TOPRAK BÜTÜNLÜĞÜ''-

Türk Silahlı Kuvvetlerinin, bölge halkının zarar görmemesi için büyük bir hassasiyetle hareket ettiğini kaydeden Erdoğan, Türkiye'nin her zaman, Irak'ın toprak bütünlüğünün, egemenlik haklarının mutlaka korunması gerektiğini savunduğunu, Irak'ın siyasi birliğine büyük önem verdiğini, bundan sonra da vermeye devam edeceğini hatırlattı. Erdoğan, ''Kuzey Irak'ta yuvalanan terör bizim ülkemiz ve insanımız için bir tehdit olduğu kadar, Irak için de bir siyasal istikrarsızlık unsurudur'' dedi.

PAZARLIK İDDİALARINA CEVAP

Teröre yönelik işbirliğinin, Irak ile yürüttükleri çok boyutlu ekonomik ve siyasi ilişkilere ivme kazandıracağını ifade eden Erdoğan, şunları söyledi:

''Zaman zaman bazı şeyler söyleniyor; 'acaba ne verildi bunlar karşılığında' gibi... Sağır duymaz uydurur. Kusura bakmasınlar. Şunu iyi bilsinler ki Türkiye Cumhuriyeti Hükümeti, şu ana kadar hiçbir şey karşılığında bu kararını almış değildir. Attığı her adımı inanarak, bilerek, bölgenin huzuru ve kendi milletinin huzuru için atmıştır, herhangi bir şey karşılığında değil... Öyle zannediyorum ki bu ifadeleri kullananlar, eski alışkanlıklarından kaynaklanarak bunları kullanıyorlar. Onların bu tür alışkanlıkları olabilir. Onlar bir şeyler karşılığında bu işleri yapmış olabilirler. Ama 58, 59 ve 60. Türkiye Cumhuriyeti hükümetleri, asla hiçbir şey karşılığında böyle bir pazarlığa girmemiştir.

Nitekim, enerjiden bütün ihracat kalemlerine kadar ilişkilerimiz, ticaretimiz devam ediyor. Keza, Irak'ın imarı ve inşası için desteklerimiz en zor zamanlarında olduğu gibi bugün de devam ediyor, devam edecektir. 

Bakınız, Irak'a mevcut elektrik hattı ile yıllık 1.5 milyar kilowat saat elektrik veriyoruz. Özellikle Kuzey Irak için bu hat can damarı özelliği taşıyor. Ayrıca Irak ile yeni bir elektrik iletim hattı için Enerji Bakanlığımızın çalışmaları hızla devam ediyor. Elektrikte Irak'ın teknik elemanlarını eğitiyoruz. Irak'ın komşumuz ve kardeşimiz olduğu bilinciyle hareket ediyoruz. Iraklı dostlarımızla yakın işbirliği sürdürmeye büyük önem veriyoruz.

Bu kara harekatının sadece tek amacı vardır: Irak'ın kuzeyinde üslenmiş teröristleri etkisiz kılmak ve bölgedeki örgütsel altyapıyı kullanılmaz hale getirmek. Ordumuz, sivillerin harekattan olumsuz etkilenmemeleri için gerekli bütün hassasiyetini şu ana kadar göstermiştir, sonuna kadar da gösterecektir, göstermektedir. Harekatın şimdiye kadarki seyri izlenirse, durumun bu şekilde cereyan ettiği rahatlıkla anlaşılabilecektir.

Askerlerimizin ilerleme istikametleri üzerindeki terörist unsurlar saf dışı bırakılmaktadır.''

Harekat ilerledikçe tespit edilen çok sayıda terörist barınma ve lojistik tesisinin, içlerindeki silah, mühimmat ve malzeme ile birlikte tahrip edildiğini bildiren Erdoğan, terörist altyapıyı teşkil eden doğal ve yapay tüm tesislerin, yeniden onarılamayacak şekilde kullanılamaz hale getirildiğini söyledi.

Sivillerin kullanımında olan hiçbir altyapıya zarar verilmediğini kaydeden Erdoğan, ''Ordumuzun, planlanan hedeflere ulaştıktan sonra en kısa zamanda yurt içine döneceği muhakkaktır'' dedi. 

ŞER ODAKLARIYLA MÜCADELE

Ülkenin huzurunu kaçıran şebekelerle mücade ediliyor. Bütün şer odaklarına yönelik eş zamanlı operasyon yürütülüyor. Ekonomik kalkınmamızla eş zamanlı yapılan mücadelemiz devam ediyor devam edecektir. Nerede hukuk dışı hukuksuz bir girişim varsa onun peşindeyiz. Önemli adımları attık.

Güneydoğu'da iki barajı suratle bitirme aşamasına geldik. Arkadaşım Nazım Ekren bölgeyi inceliyor. Suriye sınırındaki mayınlı araziler tamalanıyor. İhale sürecini yeniden başlatıyoruz. Araziyi organik tarıma elverişli hale getireceğiz. GAP'ı 5 yılda bitirip Türkiye'nin emrine hazır hale getireceğiz.

Her ülkenin zor zamanları vardır. Bu zor zamanlar birlik ve beraberlikle aşılabilir. Bu ülkenin her köşesini aynı eşitlikle kalkındırmak adına çok şey yaptık. Buundan sonra da çok şey yapacağız. Yola çıkarken bu ülkenin neresinde yaşıyor olursanız olursanız olun her kesin eşit haklardan faydalanmasını hedef seçtik. Artık herkes geleceğe umutla bakıyor. Göreve geldiğimizde beklediğimizden daha kötü bir manzara ile kaşılaştık. Çiftçi krizdeydi. Borçlarının bir kısmını sildik, teşvik uygulamasını canlandırdık. Türk tarımı hayata yeniden dönmüştür. Sevindirici bir büyüme trendi yakalanmıştır. Kuraklık sıkıntısı çeken çiftçiye sırtımız dönmedik. Henüz sıkıntılar bitmiş değil. Türk tarımı kalkındıracak adımlar atılıyor. Tarım sektörünü daha verimli hale nasıl getirileceğinin adımını atıyoruz.

Çiftçilere buradan bir müjde daha vermek istiyorum. Mazot ve gübre destek ödemelerini mart ayında tek ödeme şeklinde yapılacak. 1 katrilyon 840 trilyon ödeme yapacak.

Facebook Twitter Yahoo Google Linkedin Stumbleupon Delicious