Başbakan 150 büyükelçiye hitap etti

Başbakan 150 büyükelçiye hitap etti.11391
  • Giriş : 16.07.2008 / 23:34:00

Ankara'da ilk kez bir araya gelen 150 büyükelçiye hitap eden Başbakan, Türkiye'nin dünyada gündem belirlediğini belirtirken AB için özel vurgu yaptı.

Facebook Twitter
Yazı Boyutu:


Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, Türkiye'nin AB katılım sürecinde bütün olumsuzluklara rağmen kararlılığını ve heyecanını koruduğunu belirterek, ''AB'ye tam üyelik hedefine kilitlenmiş durumdayız. Bu yolda kararlı adımlarla ilerliyoruz. Bunun dışındaki alternatifi kabul etmemiz ya da bu sürecin gerektirdiği reformlardan uzaklaşmamız söz konusu değil'' dedi.

Yurt dışında görevli büyükelçiler, daimi temsilciler ve merkezde görevli büyükelçilerin geniş katılımıyla Türk dış politikasının masaya yatırıldığı, ''Türk Dış Politikası, Yönelimler ve Öncelikler'' konulu Büyükelçiler Konferansı çerçevesinde Ankara Palas'ta istişare toplantısı düzenlendi ve akşam yemeği verildi.

Yemeğe, büyükelçilerin yanı sıra Dışişleri Bakanı ve Başmüzakereci Ali Babacan, TBMM Dışişleri Komisyonu Başkanı Murat Mercan ve AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Egemen Bağış da katıldı.

Yemek öncesinde konuşma yapan Başbakan Erdoğan, Büyükelçiler Konferansı'nın yurt dışında ve merkezde görevli tüm büyükelçilerin katılımıyla ilk kez düzenlendiğini belirterek başarılar diledi.

Konferans'ta, Dışişleri Bakanlığının önümüzdeki dönemde izlemesi gereken gelişmeler ve bu gelişmelerle ilgili atılması gereken adımlar konusunda somut öneriler konulması temennisinde bulunan Erdoğan şunları söyledi:

''Küresel anlamda çok dinamik bir süreçten geçiyoruz. Türk dış politikasının bu dinamik sürece ayak uydurması artık eskisinden çok daha fazla önem taşımaktadır. Beş buçuk yıl öncesinin Türkiye'si ile bugünün Türkiye'si arasında her alanda olduğu gibi dış politika alanında da çok büyük farklılıklar, gelişmeler olduğunu sizler çok daha yakından, içinde yaşayarak hissediyorsunuz.''

Türkiye'nin bugün AB katılım sürecindeki bir ülke konumuna yükseldiğine ve başta komşu ülkeler olmak üzere yakın ve uzaktaki tüm ülkelerle ilişkilerin yoğunlaştığına, var olan sorunların çözüm yoluna girdiğine dikkati çeken Erdoğan, beş buçuk yıl önce 36 milyar dolar olan ihracatın, bugün 125 milyar dolara ulaştığını, yıllarca 1 milyar dolar seviyesini aşamayan uluslararası doğrudan yatırımların ise 2007 yılı sonu itibariyle 22 milyar dolara ulaştığını anlattı.

Türkiye'nin yurt dışındaki yatırımlarının da önemli miktarda arttığını ve Türk müteahhitlik sektörünün ABD ve Çin'den sonra dünyada 3. sıraya yükseldiğini belirten Başbakan Erdoğan sözlerini şöyle sürdürdü:

''Bütün bunlara ek olarak bugün Türkiye, İsrail-Suriye arasında, İsrail-Filistin arasında arabulucu görevi yürütmekte, Lübnan'da, Irak'ta istikrarın sağlanmasında etkin görev almaktadır. Tüm bu ve benzeri gelişmeler Türkiye'nin değişen çehresinin, gelişen vizyonunun dış politikada, uluslararası arenada artan rolünün somut sonuçlarıdır.''

-''TÜRKİYE DÜNYADA GÜNDEM BELİRLEYEN ÜLKELER ARASINDA''-

Yıllarca Türkiye'yi tanımlarken stratejik bir konumda olduğunun söylendiğini, Doğu ile Batı arasında, Asya ile Avrupa arasında köprü vazifesi gördüğünün söylendiğini ifade eden Erdoğan, ''Hatta bir tekerlemeden öteye geçmeyen bu ifadeler, şu son beş buçuk yılda sizlerin de katkılarıyla şimdi anlam kazandı. İçleri artık dolu ifadeler haline geldi. Artık sadece Asya ile Avrupa'yı birbirine bağlayan değil, 5 kıtayla aynı anda ilişki kuran medeniyetleri buluşturan, çatışmalara, gerginliklere, sorunlara çözüm arayan bir Türkiye söz konusudur'' dedi.

Başbakan Erdoğan, Orta Doğu'da, Kafkaslarda, Balkanlarda, Afrika'da istikrar için mücadele eden, insanlığın huzur ve barışı için gayret gösteren bir Türkiye'nin söz konusu olduğunu bildirdi.

''Hep söylüyorum, artık sürekli gündemi belirlenen bir Türkiye yok'' diyen Erdoğan, artık Türkiye'nin dünyada gündem belirleyen ülkeler arasında yer aldığını belirtti.

Türkiye'nin ''üç tarafı denizlerle, dört tarafı düşmanlarla çevrili'' olduğunun da çok tekrarlanan bir tekerleme olduğunu söyleyen Erdoğan, beş buçuk yıl gibi kısa bir sürede Türkiye'nin komşularıyla sorunlarının bir çoğunu çözüme kavuşturduğunu dile getirdi. Erdoğan sözlerini şöyle sürdürdü:

''Cumhuriyetimizin kurucusu Gazi Mustafa Kemal Atatürk'ün 'Yurtta Sulh, Cihanda Sulh' ilkesini somut işbirliği projeleriyle hayata geçirmenin çabası içinde olduk. Yoğun temaslar neticesinde komşu ülkelerimizle ticaret hacmimizi ikiye, üçe bazı yerlerde de 10'a katlamış durumdayız.''

-IRAK-

Erdoğan, geçen Perşembe günü Irak'ı ziyaret ettiğini anımsatarak, başta Irak Cumhurbaşkanı, Meclis Başkanı ve Başbakan olmak üzere grup başkan yardımcılarıyla görüştüklerini bildirdi.

Ziyaret çerçevesinde, iki ülke Başbakanları olarak Yüksek Düzeyli İşbirliği Konseyi'nin kurulmasına ilişkin bildiriyi imzaladıklarını vurgulayan Erdoğan, şöyle konuştu:

''Daha bundan birkaç ay önce terörle mücadele kapsamında yaptığımız sınır ötesi operasyon nedeniyle krizin eşiğine geleceği düşünülen ilişkilerimiz, tam aksine son derece güçlü bir işbirliğine, ciddi bir yakınlaşmaya gitmiştir. Güvenlikten ekonomiye, terörle mücadeleden kültürel faaliyetlere, petrol arama işbirliğinden ulaşım altyapısına kadar hemen her alanda mutabakata vardık ve yeni bir sayfa açtık.''

Türkiye'nin bugün Irak'la dış ticaret hacminin 5 milyar dolara yükseldiğini, yatırımlarla bu rakamın 10 milyar dolar olduğunu belirten Erdoğan, bunun yeterli olmadığına karar verildiğini ve 3-4 yılda bu rakamı 25 milyar dolara çıkarmayı hedeflediklerini kaydetti.

Başbakanlar olarak bir yıl Türkiye, bir yıl Irak olmak üzere Stratejik Konsey'in toplanacağını, icracı bakanların ise yılda üç kez bir araya geleceğini belirtti.

-AB-

''Türkiye 21. yüzyılın kilit ülkelerinden, merkez ülkelerinden biri olma yolunda emin adımlarla ilerliyor'' diyen Başbakan Erdoğan, bu potansiyele ve uluslararası diplomaside ciddi bir deneyime sahip olunduğunu ifade etti.

Erdoğan şunları söyledi:

''Bizim ihtiyacımız olan motivasyondur, moraldir, somut hedeflerdir. Son beş buçuk yıldır artık buna da sahibiz. Türkiye'nin neler yapabileceğini gördük. İnanınca neleri başarabileceğimizi gördük. Olmaz denilenlerin nasıl olabileceğini, ulaşılamaz denilen hedeflere nasıl ulaşılabileceğini bizzat tecrübe ettik. Şimdi çok daha büyük hedeflerimiz var ve bu hedeflere birlikte, omuz omuza, kararlılıkla ilerliyoruz

AB katılım sürecimizde bütün olumsuzluklara rağmen kararlılığımızı, heyecanımızı muhafaza ediyoruz. İhracatta 250 milyar dolar gibi bir hedefi önümüze koyduk. En geç 2023 yılında, Cumhuriyetimizin 100. kuruluş yıl dönümü kutlamalarında Türkiye'yi dünyanın en büyük 10 ekonomisi arasında görmeyi arzuluyoruz ve buna inanıyoruz.''

Erdoğan, herkesin bu hedefler doğrultusunda çaba göstermesinin en büyük arzuları olduğunu belirterek, hiç şüphesiz Türkiye'nin önündeki en önemli projelerden birinin AB'ye katılım olduğunu belirtti.

''Katılım sürecimizi tam bir kararlılık içerisinde sürdürüyoruz. Bazı ülkelerin, genellikle iç siyasi gelişmeleriyle bağlantılı olarak Türkiye'ye karşı takındıkları haksız ve olumsuz tutumları ben de her fırsatta kendilerine ifade ediyorum'' diyen Erdoğan, en son Paris'te Barselona Süreci, Akdeniz İçin Birlik Zirvesi'nde de tezleri bir kez daha ifade etme fırsatını bulduklarını bildirdi.

''AB'ye tam üyelik dışında hiçbir alternatifle, hiçbir seçenekle ilgilenmediğimizi bir kez daha vurguladık'' diye konuşan Erdoğan, Akdeniz İçin Birlik Zirvesi'nin sonuç bildirgesinde de bu taleplerin yer aldığına dikkati çekti.

Cumhuriyetin kuruluş idealinin çağdaş uygarlık seviyesinin üzerine çıkmak olduğunu belirten Erdoğan, bu hedef doğrultusunda azami gayreti göstermenin her kurum ve kuruluşun, her vatandaşın sorumluluğunun bir parçası olduğunu ifade etti. Erdoğan şunları söyledi:

''AB çerçevesinde ortaya konan değer, ilke, kural ve normlar bugün evrensel değer olarak önem verdiğimiz, uyum göstermeye çalıştığımız hususlardır. Her geçen gün değişen, dönüşen, modernleşen Türkiye Cumhuriyeti çağdaş dünyanın bir parçası olarak bu süreci başarıyla sürdürmek durumundadır. Cumhuriyetimizin kuruluş ideallerinin, çağdaşlaşma hedeflerinin bugünkü somut karşılığı AB'ye katılımdır.

Demokratik, laik, sosyal bir hukuk devleti olan Türkiye'nin evrensel ölçütlere ulaşabilmesi, çağdaş normlara uyum sağlayabilmesi için AB sürecinin yapacağı katkı küçümsenmemelidir. Uluslararası toplumun saygın bir üyesi olarak etkinlik alanlarını arttırmak isteyen Türkiye'nin temel tercihi AB'ye tam üye olmaktır, Cumhuriyetimizin çağdaşlaşma perspektifi doğrultusunda AB'ye tam üyelik hedefine kilitlenmiş durumdayız. Bu yolda kararlı adımlarla ilerliyoruz. Bunun dışındaki alternatifi kabul etmemiz ya da bu sürecin gerektirdiği reformlardan uzaklaşmamız söz konusu değil. Burada herhangi bir pazarlıya asla yaklaşmamız düşünülemez. AB ile ilişkiler çok boyutlu dış politikamızın en önemli ayağını oluşturmaktadır.''

-ORTA DOĞU VE DİĞER ÜLKELERLE İLİŞKİLER-

Başbakan Erdoğan, Türkiye'nin Orta Doğu ülkeleriyle ilişkilerini diyalog, dostluk, kardeşlik ilkeleri üzerinden yeniden şekillendirdiğini belirterek, ''Dikkat ederseniz artık çevremizde düşman anlayışıyla hareket yok denecek noktaya gelmiştir. Dostluk ilerlemiştir'' dedi.

Özellikle ekonomik, ticari ilişkilerde farklı bir konuma gelindiğini kaydeden Erdoğan, halklar arasındaki ilişkilerin de turizm aracılığıyla ciddi boyutta ilerlediğini söyledi.

Türkiye ile Orta Doğu'nun tüm ülkelerinin ortak bir tarihi, kültürü ve inançları olduğunu ifade eden Başbakan Erdoğan, bu ortaklıkların geleceğe yönelik işbirliğine dönüşmesi için yoğun çaba sarf edildiğini belirtti.

Hem İsrail hem de Filistin tarafıyla olan ilişkilerin Türkiye'nin bölgedeki konumunu farklılaştırdığına dikkati çeken Erdoğan, Lübnan'da varılan uzlaşmada da Türkiye'nin büyük rol oynadığını ifade etti.

İran'ın nükleer programıyla ilgili çalışmalara da değinen Başbakan Erdoğan, ''Uluslararası alanda devam eden sorunda ülkemiz çözüme yönelik inisiyatiflerde yer alıyor. Temennimiz tüm dünyanın endişe ile izlediği bu meselenin barışçı yollardan hal yoluna girmesi ve ilgili tüm tarafların rahat bir nefes almasıdır'' diye konuştu.

Türkiye'nin Afganistan'ın istikrara kavuşması konusunda da önemli rol oynadığını hatırlatan Erdoğan, Türk dış politikasının öncelikli konularından birinin de Kıbrıs olduğunu söyledi. Başbakan Erdoğan, şöyle devam etti:

''Yapıcı ve barıştan yana tutumuzu bundan böyle de korumaya devam edeceğiz ve bu konuda kararlıyız. İnşallah bu hafta sonu da çok büyük bir ekiple Kuzey Kıbrıs'ta olacağız ve orada gerek açılışlar gerekse kutlamalarla Kuzey Kıbrıs'ta yaşayan soydaşlarımıza çok daha farklı bir motivasyonu, çok daha farklı bir heyecanı vereceğiz. Bu çerçevede Kıbrıs'la ilgili olarak Birleşmiş Milletler temelindeki kapsamlı çözüm çabalarını desteklemeye de devam edeceğiz.''

Türkiye'nin Yunanistan, Bulgaristan ve Romanya gibi ülkelerle de ilişkilerini büyük bir samimiyetle sürdürdüğünü ifade eden Erdoğan, Kafkaslar ve Balkanlar'daki meselelerin hiçbirine duyarsız kalınmadığını, tamamının yakından takip edildiğini dile getirdi.

Türkiye'nin Rusya Federasyonu ile ilişkilerinin çok boyutlu ortaklık hedefi doğrultusunda gelişmeye ve derinleşmeye devam ettiğini belirten Erdoğan, bu işbirliğinin Avrasya ve Karadeniz bölgesinin barış, istikrar ve refahına da katkıda bulunacağına inandığını söyledi.

Güney Kafkasya ve Orta Asya'nın Türk dış politikası açısından büyük önem taşıdığına işaret eden Erdoğan, bölge ülkeleriyle tarihten ve ortak bir kültürden kaynaklanan ilişkilerin daha ileri noktalara taşınmasının taraflara büyük fayda sağlayacağını kaydetti.

Çin, Hindistan ve Japonya gibi ülkelerle ilişkilere de önem verildiğini, Asya ve Latin Amerika ile ilişkilerin geliştirildiğini anlatan Erdoğan, Türkiye'nin Afrika'ya açılım politikalarının da sürdüğünü belirtti.

Başbakan Erdoğan, önümüzdeki dönemde Afrika'da 15, Güney Amerika'da 2 büyükelçilik açılmasının planlandığını hatırlattı.

-TÜRKİYE'NİN BM GÜVENLİK KONSEYİ GEÇİCİ ÜYELİĞİ-

Başbakan Erdoğan, Türkiye'nin Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi Geçici Üyeliği konusundaki oylamanın BM Güvenlik Konseyi'nde önümüzdeki aylarda yapılacağını belirterek, herkesin yoğun bir biçimde bunun için çalıştığını söyledi.

Başbakan Erdoğan, Dünyanın çeşitli ülkelerinde büyükelçiler ve daimi temsilciler, koordinatör büyükelçiler, özel temsilcilerin etkili girişimleri sayesinde Türkiye'nin adaylığına ciddi oranda destek sağlandığını bildirdi.

Enerji kaynaklarının çeşitlendirilmesi ve güvenliğinin sağlanmasının da dünyadaki önemli konular arasında yer aldığını dile getiren Başbakan Erdoğan, bu konulardaki atılımları ve Türkiye'nin kaynak ülkelerle tüketici pazarlar arasında bir enerji terminaline dönüştürülmesi konusundaki çabaların da sürdüğünü vurguladı.

Başbakan Erdoğan, yemeğe katılan büyükelçilere seslenerek, şunları söyledi:
''Değişimleri göz ardı etmek ve uyum sağlayamamak Türkiye'nin içe kapanmasından başka bir sonuç getirmez. Böyle bir Türkiye, geleceğin Türkiye'si olamaz. Geleceğin Türkiye'si, vatandaşları en ileri özgürlüklere ve refah standartlarına sahip, çevresine güven, huzur ve refah yayan, dünyanın öncü ülkelerinden biri olmalıdır. Milletimizin ana beklentisi, özlemi budur. Hükümetimizin de temel hedeflerinden biri budur. Dünyanın nabzını en iyi tutacak ve bunları en isabetli değerlendirecek olanlar da hiç şüphesiz dış politikamızın ileri karakolu konumundaki sizler, büyükelçilerimizdir.

Dünyanın beş kıtasında yer yer çok zor koşullar altında çalışmakta olduğunuzu biliyorum. Ancak şunu da bilmenizi isterim; sizlerin tüm bu gayretleriniz ülkemizin ve halkımızın refahına, güvenliğine, aydınlık geleceğine katkı olarak geri dönüyor. Her bir ülke ile geliştireceğiniz işbirliği ve dostane ilişkiler, Türkiye'nin kazanç hanesine eklenecektir. Her temsilcimizin görev yaptığı ülkenin o ülkenin özellikleri, bu ülkelere yönelik politikamız ve önceliklerimiz çerçevesinde ağırlık vermesi gereken farklı hususlar vardır. AB üyesi ülkelerde ağırlık verilmesi gereken konu, elbette Türkiye'nin üyelik sürecine ivme kazandıracak çalışmalardır.

Vatandaşlarımızın yoğun olarak bulundukları ülkelerde, insanlarımızın kendilerini evlerinde hissetmelerine ve yaşadıkları topluma ideal anlamda entegre olabilmelerine yönelik çalışmalarınız çok büyük önem arz etmektedir. Yeni açılım yaptığımız ülkelerde Türkiye'nin daha iyi tanınmasını sağlamak, ikili ilişkilerimizi geliştirmek önceliklidir. Her ülkenin ve bölgenin şartları her ülkeyle ilişkilerimizin mahiyeti ve kapsamı, önceliklerimizi de farklı şekilde belirleyecektir. Bu konudaki duyarlılığınızın en üst düzeyde olduğunu görmekten mutlu olduğumu ifade etmeliyim.''

Dışileri Bakanlığının iç ve dış teşkilatıyla dünya genelindeki çabalarının dün olduğun gibi bugün de aynı özveri ve başarıyla sürdüreceğine inandığını vurgulayan Başbakan Erdoğan, Türkiye'nin kapsamı giderek genişleyen ve büyük bir ivme kazanan dış ilişkilerinde Dışişleri Bakanlığının oynadığı etkin role dikkati çekti.

Büyükelçiler Konferansı'nın verimli geçmesini dileyen Başbakan Erdoğan, büyükelçilere bundan sonraki çalışmalarında başarı dileklerini iletti.

-BÜYÜKELÇİ UĞUR ZİYAL-

Başbakan Erdoğan'dan sonra Büyükelçiler adına konuşan Türkiye'nin Roma Büyükelçisi Uğur Ziyal, Başbakan Erdoğan ve Dışişleri Bakanı Babacan'a teşekkür etti ve Büyükelçiler Konferansı'nın kendisi ve diğer büyükelçiler için ''son derece önemli, olumlu ve öğretici'' bir toplantı olduğunu belirtti.

İki gündür yoğun bir çalışma içerisinde olduklarını belirten Büyükelçi Ziyal, birçok konuyu ele aldıklarını ve ele almaya devam edeceklerini söyledi.

Büyükelçi Ziyal, Türk dış politikasının Türkiye'nin gelişmesi için hayati öneme sahip olduğunu ifade ederek, ''Biz hepimiz bunun bilinci ve sorumluluğu altında elimizden gelen en büyük gayreti gösteriyoruz. Yapmış olduğunuz konuşmayla bize şevk, moral ve aynı zamanda talimat verdiniz. Bu talimatlarınızı yerine getirmek için ben ve bütün arkadaşlarım elimizden gelen tüm gayretleri göstereceğiz'' dedi.

Büyükelçiler Konferansı'nın aradaki yatay eş güdümü güçlendirdiğini belirten Ziyal, bazılarının aşina olmadığı konuları derinlemesine inceleme ve bilgi edinme imkanı sağladığını bildirdi.

Büyükelçi Ziyal sözlerini şöyle sürdürdü:

''Fakat bence en önemlisi, hepimizin serbest bir ortamda, rahatça konuşabildiği, görüşlerini ortaya koyduğu ve en doğrularını bulmaya çalıştığımız bir sürecin başlangıcı oldu.

Ben Dışişleri Bakanlığı meslek memurları adına size şunu temin ediyorum; her zaman samimiyetle elimizden geleni Türkiye'nin iyiliği ve refahı için ortaya koymaya devam etme konusunda kararlıyız.

Facebook Twitter Yahoo Google Linkedin Stumbleupon Delicious

*

*


*