Başbakan Diyarbakır'da ofis açsın

Başbakan Diyarbakır'da ofis açsın.14221
  • Giriş : 29.10.2008 / 10:51:00
  • Güncelleme : 29.10.2008 / 10:51:42

DTP yerel seçimler öncesi etnik tabanlı politikasına ve dışlanmış ve mağdur edilmiş halk siyasetine bahane buldu.

Facebook Twitter
Yazı Boyutu:


Diyarbakır'dan yeni gelen Samanyolu yazarı Nadir Kılıç, ayağının tozuyla Başbakan Erdoğan'a bir teklif yaptı.

Yaklaşık 2 haftadır Van'dan Adana'ya, Ağrı'dan Gaziantep'e gösteriler yapılıyor, örgüt yandaşları da DTP'nin tavladığı çocuklara polis taşlatıp bölgede olay çıkartıyor.

Başbakan Erdoğan'ın 20 Ekim'de yaptığı Diyarbakır ziyareti sırasında bütün şehirde kepenklerin kapattırılması da bir örgüt-DTP paslaşmasıydı. DTP, halkın ayrılıkları derinleştiren politika ve terör örgütüne yapışık bir siyaset istemediğini ilan ettiği genel seçimlerden beri, telaşla imaj yenilemeye çalışıyor.

Son taktikleri ise bölge halkını ve seçmeni tehdit etmek. Nitekim Diyarbakır'daki kepenk kapatma olayının altından terör örgütünün günler, hatta haftalar öncesinden başladığı tehditler zinciri çıktı. En başta polis servis aracına yapılan saldırı göz dağı olarak kullanıldı. Sonra yayın organlarıyla halk, işyerlerinin yakılacağı hatta işyerini açanların ailelerine zarar verileceği konusunda açık açık tehdit edildi.

Tehdit eden kimdi? Terör örgütü. Tehditle oluşan manzarayı kullanarak reklam yapan da DTP oldu. Diyarbakır'a 3 defa giden, iki dönemdir Diyarbakır'lı bakansız kabine kurmayan Başbakan da protesto edilen.

Diyarbakırlı sadece tehditlere boyun eğdiği için mi kepenklerini kapattı acaba? Bu eylemden devletin, hükümetin ve başbakanın da bir şeyler anlaması gerekmiyor muydu?

Kimsenin bir şeyler bulmak için kafa patlatmasına gerek yok. Cevabı vatandaş kendisi veriyor zaten.

“ Ne yapacağımızı şaşırdık. Bizi meydanda bıraktılar. Bize sahip çıksınlar”

Vatandaş haklı mı?

Terör örgütünce tehdit ediliyorlar. Sebep? Örgütle aynı çizgide değiller, Türk Kürt ayrımı yapmıyorlar, birlik beraberlik, kardeşlik ve huzur istiyorlar, Türkiye'nin her yeri gibi şehitler veriyorlar.

Ergenekon onlar üzerine planlar yapıyor, derin iktidarlar mücadeleyi onlar üzerinden yürütüyor, şahların boy ölçüşmesinde, herkes onlara piyon muamelesi yapıyor.

Dahası birileri çıkıp azarlıyor, birileri örgüt yandaşı gösteriyor, birileri bayrakları kucaklayıp onları ''diğerleri'' yapıyor.

Diyarbakırlı, “o bayrakta benim de kanım var” diyor ama kendini bir türlü anlatamıyor. Anlaşılamadığını söylüyor, kimse duymuyor.

Aslında AK Parti Hükümeti ve Başbakan, bölge için ciddi çabalar harcayıp, problemlerin çözümüne çalışıyor. Yatırımlara bakıldığında inanılması zor şeylerin hızla olup bittiği görülüyor. GAP ilerliyor ve Vali Hüseyin Avni Mutlu'ya göre, sadece 3 buçuk yıl sonra Diyarbakır'da 600 bin insana iş imkanı sağlanacak. Bölge turizm cenneti haline geliyor. Fabrikalar açılıyor, yollar yapılıyor.

İşin kötüsü Başbakan da bütün yapılan bunca yatırıma rağmen kendisini anlatamamış, yapılanları anlattıramamış görünüyor. Devletin uzattığı omuz, halk tarafından hissedilemiyor, omuz boş, vatandaş boşlukta kalıyor.

Başbakan “tehditle halkı sindiriyorlar” derken bunu da görmeli. Dolmabahçe'den sonra bir ofis de Diyarbakır'da açarak devlet halk kopukluğunu gidermeli. Kendisini sahipsiz gören, yaslanacak bir omuz bulamayan insanlara devletin varlığını hissettirmeli. Tehditle de olsa vatandaşına, hainin, namerdin, yalancının, soysuzların önünde boyun eğdirmemeli.

Başbakan'ın Diyarbakır'da ofis açması için bir engeli de yok. Bayrağımızın dalgalandığı her yer vatan, güvenlik güçlerimizin bulunduğu her yer de güvenli.

Facebook Twitter Yahoo Google Linkedin Stumbleupon Delicious

*

*


*