Başbakan Erdoğan, liderlere konuştu

Başbakan Erdoğan, liderlere konuştu.10914
  • Giriş : 13.07.2008 / 21:34:00

Erdoğan, Türkiye'nin, Irak doğal gaz rezervlerinin geliştirilmesiyle de ilgilendiğini belirterek, ''Irak doğal gazının doğrudan Türkiye'ye yönelik inşa edilecek bir boru hattıyla ülkemizin ulusal şebekesine kolaylıkla bağlanabileceğini düşünüyoruz'' dedi.

Facebook Twitter
Yazı Boyutu:


Başbakan Erdoğan, Grand Palais'te gerçekleştirilen zirvede ''ekonomik kalkınma, gıda, su ve enerji güvenliği'' konusunda yaptığı konuşmada, bir toplumun ekonomik kalkınması adil değilse o toplum ve ülkenin bir bütün olarak kalkınmış sayılamayacağını ifade etti.

Ülkeler, halklar, toplumlar bir bütün olarak kalkınmadıkları, gelişmedikleri sürece küresel adaletin, küresel barışın, küresel huzurun sağlanmasın da mümkün olamayacağını belirten Başbakan Erdoğan, kalkınmanın ayrıca sürdürülebilir ve kapsayıcı da olması gerektiğine işaret etti.

Başbakan Erdoğan, sürdürülebilir kalkınmanın, insan-tabiat dengesini kurarak doğal kaynakların verimli şekilde kullanılması anlamına geldiğini belirterek, şöyle konuştu:

''Sürdürülebilir kalkınma sosyal, çevre, ekonomik, mekansal ve kültürel boyutları olan bir kavramdır. Diğer bir deyişle sürdürülebilir kalkınma toplumun bütününü, uluslararası planda ise tüm ülkeleri kapsamalı, doğal çevreye geri dönülmez hasar bırakmamalı ve ekonomik bakımdan anlamlı, ölçülebilir sonuçlar doğurmalıdır. Türkiye olarak, bölgemizdeki tüm ülkelerin dengeli ve adil kalkınmasına büyük önem atfediyor ve mücavir coğrafyalarla günden güne yoğunlaşan bir ekonomik işbirliği süreci yürütüyoruz.

Bulunduğumuz coğrafyanın bize kazandırdığı en önemli ve anlamlı tecrübe şudur: Bir ülkenin, bölgesinden bağımsız olarak, tek başına istikrar, barış, refah adacığı olması söz konusu değildir. Çevre ülkelerde istikrarsızlık varsa, çatışma varsa, terör varsa, geri kalmışlık söz konusuysa, bu durum hiç şüphesiz sizleri de etkileyecek, bölgenin tüm ülkelerini de etkileyecektir. O nedenle topyekün bir kalkınmayı, topyekün bir barış ve istikrar modelini işbirliğiyle uygulamak gibi tarihi bir sorumluluğumuz olduğuna inanıyorum.''

Türkiye olarak, bu anlayıştan yola çıkarak, bölgesel kalkınma çabalarına aktif destek verdiklerini dile getiren Başbakan Erdoğan, ''Orta Doğu'dan Balkanlar'a ve Kafkaslar'a kadar kültürel bağlarımız olan çevre bölgelerdeki sorunların çözümüne yapıcı katkımızı sürdürüyoruz. Özellikle Orta Doğu Bölgesinde devam eden anlaşmazlıkların çözümü noktasında Türkiye olarak üzerimize düşen sorumluluğu yerine getiriyoruz'' dedi.

Erdoğan, Filistin'de Türkiye'nin öncülüğünde kurulması planlanan ve Filistin halkına istihdam sağlayacağı düşünülen sanayi bölgesi projesinin, bu desteğin somutlaşan bir örneği olduğunu söyledi.

Başbakan Erdoğan, Türk İşbirliği ve Kalkınma İdaresi Başkanlığının, özellikle Orta Doğu coğrafyasında yürüttüğü yardım ve destekleme faaliyetlerinin, ekonomik kalkınma ve bölgesel barışa olumlu yansımaları bulunduğunun altını çizdi.

-ENERJİ ARZI GÜVENLİĞİ-

Diğer taraftan, kalkınma alanındaki önemi giderek artan 'enerji arzı güvenliğinin' de günümüzde, dış politika, ulusal güvenlik, ekonomik refah ve küresel istikrar ile birlikte anılan bir kavram haline dönüştüğünü ifade eden Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü:

''Enerji arzı güvenliği en başta, gerek enerji kaynaklarının, gerek enerji güzergahlarının çeşitlendirilmesini gerektirmektedir. Ancak enerji güvenliği aynı zamanda, enerji üreten ve tüketen ülkeler arasında işbirliğine dayalı bir anlayışın geliştirilmesini de zorunlu kılmaktadır. Bu husus da Akdeniz havzasındaki ülkeler bakımından önemlidir. Türkiye, Avrupa'nın enerji ihtiyacını karşılamak üzere tasarlanan çeşitli kritik projelerin içinde yer alıyor. Bu çerçevede, Nabucco Doğal Gaz Boru Hattı Projesi'nin büyük önem taşıdığını ifade etmek isterim. Bu konuda yakın zamanda önemli gelişmeler yaşanmıştır, önümüzdeki dönemde de kayda değer ilerlemeler sağlanacağını ümit ediyoruz. Buna ilave olarak, Türkiye-Yunanistan-İtalya Doğal gaz Boru Hattı, Avrupa enerji arz güvenliğinin arttırılmasına katkıda bulunacak başka bir projedir.

Öte yandan, Hidrokarbon kaynaklarının Türk Boğazları'ndan taşınmasının neden olabileceği çevresel risklerin, petrol ihracatının Türk Boğazları'nı 'by-pass' edecek boru hatlarına yöneltilmesiyle bertaraf edilebileceğini düşünüyoruz. Tabiatıyla, by-pass seçeneklerinin, sadece ekonomik açıdan uygun olmakla kalmayıp, çevresel olarak da sürdürülebilir olmaları önem arz ediyor. Bu meyanda Samsun-Ceyhan by-pass petrol boru hattı projesinin bu kriterleri sağladığına inanıyoruz.''

Türkiye'nin, Irak doğal gaz rezervlerinin geliştirilmesiyle de ilgilendiğini belirten Erdoğan, Irak doğal gazının doğrudan Türkiye'ye yönelik inşa edilecek bir boru hattıyla Türkiye'nin ulusal şebekesine kolaylıkla bağlanabileceğini düşündüklerini kaydetti.

Erdoğan, Türkiye'nin ayrıca, Arap Doğal Gaz Boru Hattı ve Türkiye-İsrail Enerji Koridoru projelerinin yanı sıra, Suriye, Ürdün, Mısır, Irak, Libya ve Lübnan ile Elektrik Enterkoneksiyonu Projesi gibi bölgedeki birçok projede yer aldığını vurguladı.

-''SU FORUMUNA EV SAHİPLİĞİ YAPACAĞIZ''-

Akdeniz bağlamında su konusunun da son yıllarda giderek uluslararası gündemin üst sıralarına yerleşmeye başladığına işaret eden Başbakan Erdoğan, şunları kaydetti:

''Nüfus artışı, küresel ısınma ve iklim değişikliği, hızlı kentleşme ve sanayileşme gibi olguların yol açtığı artan su ihtiyacının etkileri, Akdeniz havzasında da hissedilmeye başlamıştır. Su sıkıntısının gelecek 20-25 yıl içinde ciddi krizlere dönüşmesi ihtimali mevcuttur. Su kaynaklarının değerlendirilmesi ve bu bağlamda nehir havzaları yönetimi konusundaki bilgi birikimimizi ve deneyimimizi başta komşularımız olmak üzere tüm ülkelerle paylaşmak arzusundayız. Bu düşüncelerle, 2009 Mart ayında düzenlenecek 5. Dünya Su Forumuna ev sahipliği yapma görevini üstlendik. Dünyanın halen içinden geçmekte olduğu gıda krizi, su konusuyla yakından irtibatlıdır. Yaşanan sıkıntıların aşılması bakımından uluslararası toplumun birinci önceliği, ekonomik bakımdan toplumun en dezavantajlı kesimlerini temel gıdalara ulaşabilir kılmaya yönelik adımların acilen atılmasıdır.''

Başbakan Erdoğan, toplantının temasını oluşturan ekonomik kalkınma, gıda, su ve enerji güvenliği gibi konularda arzulanan ilerlemelerin kaydedilmesinin, uluslararası alanda güvenlik ve huzur ortamının kalıcı bir istikrara kavuşmasına bağlı olduğunu belirtti. Bu durumun, Akdeniz coğrafyası bakımından da geçerli olduğunu vurgulayan Erdoğan, ''Barış, istikrar ve refahı, Akdeniz'in tüm kıyılarında hakim kılmak asla imkansız değildir. Yeter ki sorunlarımızın ortak olduğunu bilelim. Yeter ki çözümün işbirliğiyle mümkün olduğuna inanalım. Yeter ki sorumluluklarımızı yerine getirelim'' diye konuştu.

Facebook Twitter Yahoo Google Linkedin Stumbleupon Delicious

*

*


*