Başbakan Erdoğan ağladı - Recep Tayyip Erdoğan Ülke Tv - Ağlatan mektup

Başbakan Erdoğan ağladı - Recep Tayyip Erdoğan Ülke Tv - Ağlatan mektup.21531
23.08.2013 / 07:51:35

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan canlı yayın sırasında gözyaşlarına hakim olamayıp ağladı ve yayın sona erdirildi.

Facebook Twitter
Yazı Boyutu:

Uygun Uçak Bileti

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan Mısır için ağladı. Başbakan Recep Tayyip Erdoğan Esma için göz yaşı döktü. Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın işte o anı kamerada... Başbakan Recep Tayyip Erdoğan daha sonra sözlerini şöyle sürdürdü:

"Benzer şeyleri ben yaşadım. Esma'ya el-Bilteci tabii bu mektubu yazarken, o ifadelerde adeta ben de çocuklarımı gördüm. Bir de onun Esma'nın cenaze namazını kıldıramayışı ve bir de tabii şu olgunluk ve geleceğe bakıştaki ölüm ötesi dünyayı okuyuşu beni ciddi manada duygulandırdı. Tabii şehadet çok farklı birşey. Esma hayata doymadan, ama o şehadet makamına koştu. O duruşun, babasının duruşu, inanıyorum ki dünyadaki birçok islam dünyasındaki ülkelere inşallah ders olur. Gençlerimize ders olur, örnek olur. Baba evlat ilişkisinde bizler için örnek olur. Ben şu anda başbakan değilim, sadece bir vatandaş Tayyip olarak bu ifadeleri kullanıyorum."

Başbakan Erdoğan, Ülke TV'de katıldığı Sıradışı Özel programında gözyaşlarını tutamadı.


Başbakan Erdoğan, Ülke TV'de katıldığı Sıradışı Özel programında gözyaşlarını tutamadı. Başbakan Erdoğan'ın gözyaşları programın sonu oldu.Başbakan Erdoğan, Mısır'da İhvan Lideri Muhammed El Biltaci'nin, darbeci askerler tarafından öldürülen kızı Esma için yazdığı mektubun şair Dursun Ali Erzincanlı tarafından seslendirildiği klibi izlerken gözyaşlarına boğuldu.Mısır'da İhvan Lideri Muhammed El Biltaci'nin 17 yaşındaki kızı Esma, asker tarafından açılan ateş sonucunda hayatını kaybetmişti. Bunun üzerine Esma'nın babası kızına bir mektup yazarak duygularını paylaşmıştı. Sanatçı-şair Dursun Ali Erzincanlı tarafından şiir olarak seslendirilen klip, Ülke TV'de Sıradışı Özel programında Başbakan Erdoğan'a izlettirildi. Klibi izleyen Başbakan gözyaşlarına boğuldu.

Başbakan'ı ağlatan mektup şöyle:

'Sevgili kızım ve değerli öğretmenim...
Sana elveda demiyorum bilakis yarın görüşmek üzere. Başı dik tuğyana isyan ederek yaşadın. Tüm engelleri reddederek hürriyete sınırsızca aşık oldun. Bu ümmet, uygarlıkta hak ettiği yeri alabilsin diye onu yeniden diriltmek ve inşa etmek için sessizce yeni ufuklar arıyordun. Akranlarının uğraştığı işlerle meşgul olmadın. Her zaman derslerinde birinci olmana rağmen öğrenmeye olan açlığın dinmedi.

Bu kısa hayatta sohbetine doyamadım. Vaktim, mutlu olacak ve eğlenecek kadar geniş değildi. Rabiatul Adeviyye'de son kez bir araya geldiğimizde, 'Sen bizimle olduğunda bile bizden ayrısın' diyerek bana olan sitemini dile getirmiştin. Ben de sana, 'Bu hayat birbirimize doyacak kadar geniş değil. Birbirimize doyalım diye Allah'tan cennetinde bize bu sohbeti vermesini temenni ediyorum' demiştim.

Sen şehit olmadan iki gün önce seni rüyamda gelinlikler içinde gördüm. Bu dünyada eşi benzeri olmayan bir güzellikteydin. Yanıma sessizce oturduğunda sana, 'Bu gece senin düğün gecen mi' diye sordum. Sen de 'Düğünüm akşam vakitlerinde değil öğlen olacak' demiştin. Çarşamba günü, öğlen vakti şehit olduğun haberi bana ulaştığında, senin rüyamda bana ne demek istediğini anlamış oldum. Allah'tan seni şehit olarak kabul etmesini niyaz ettim. Ve şehadetin, bizim haklı olduğumuzu ve düşmanımızın da batılın ta kendisi olduğu inancımızı pekiştirdi.

Son vedanda yanında olamamam, son bir kez seni görememem, alnına son bir öpücük konduramamam ve senin cenaze namazını kıldırma şerefine nail olamamam beni derinden üzdü. Beni bunları yapmaktan alıkoyan, ölümden veya karanlık hücerelerden korku değil, uğruna canını verdiğin davayı (devrimin hedeflerine ulaşması) sürdürebilmekti.

Zalimlere karşı başın dik (göğsünü gere gere) direnirken gaddar kurşunlar göğsüne saplandı ve ruhun yüceldi. Ne kadar güzel bir azmin ve terbiye edilmiş bir nefsin vardı. İnanıyorum ki, sen Allah'a verdiğin söze sadakat gösterdin, Allah da sana verdiği söze... Öyle ki, şehadet şerefini bize değil de sana bahşetti.
Son olarak, sevgili kızım ve değerli öğretmenim...

Sana elveda demiyorum bilakis görüşmek üzere.. Buluşmamız, yakında peygamber ve ashabıyla birlikte Havz-ı Kevser'de olacak. Sonsuz kudret ve hükümranlık sahibi Allah'a yakın, O'nun nezdinde değerli ve şerefli bir konumda. Ayrılmamak üzere, birbirimize doyma temennilerimizin gerçekleşeceği bir buluşma'.

Facebook Twitter Yahoo Google Linkedin Stumbleupon Delicious

*

*


*