Başbakan Erdoğan: "Anladım ki, 330, 357'den büyükmüş"

Başbakan Erdoğan:
  • Giriş : 01.07.2007 / 20:45:00
  • Güncelleme : 01.07.2007 / 20:53:12

Erdoğan, Mersin Metropol Meydanı'nda, partisi tarafından düzenlenen mitingde vatandaşlara hitap etti.

Facebook Twitter
Yazı Boyutu:


AK Parti Genel Başkanı ve Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, Cumhurbaşkanı seçimi için toplantı sayısının 367 olduğuna ilişkin görüşleri eleştirerek, ''Sayın Sezer 330, Sayın Gül 357 aldı. 357 mi büyük, 330 mu büyük? Anladım ki, 330, 367'den de büyükmüş, bu mantık bunu gösteriyor'' dedi.

Mersin'e yaptıkları altyapı yatırımlarına değinen Erdoğan, kentte 3 bin 300 konut yapılmış olacağını söyledi. Mersin'i bir ticaret merkezi ve Akdeniz sahil şeridinde turizm merkezi haline getirmeyi de hedeflediklerini anlatan Erdoğan, kente havaalanı yapacaklarını da bildirdi. Erdoğan, ''nasıl Karadeniz Otoyol Projesi'ni bitirdilerse, Akdeniz Sahil Yolu'nu tamamlamak için çalışmalarını yoğunlaştırdıklarını'' kaydetti.

Başbakan Erdoğan, ''Cumhuriyetin 100. yılına doğru, yeni bir hedefimiz var. Erken olabilir ama geç olmaz, inşallah... Yeni bir hedef veriyorum, bu hayal değil. Bizzat üzerinde çalıştığım bu proje, hızlı tren de bu işin içinde, inşallah. Ankara-Konya yapılıyor, Ankara-Konya yapıldıktan sonra hedef Adana'ya kadar hızlı treni indireceğiz'' dedi.

Erdoğan, ''Mersin'in çöp sorunu çözüme kavuşturmak istediklerini, ancak mahkemenin durdurma kararı verdiğini'' söyledi. KÖY-DES Projesiyle ilgili çalışmalar hakkında da bilgi veren Erdoğan, ''Çünkü biz hortumculara çalışmıyoruz, köylerimize, mezralarımıza, beldelerimize çalışıyoruz'' dedi.

Bu millet kendisine dürüst davranan siyasetçilere her zaman sahip çıktığını ifade eden Erdoğan, ''Bize göre Türkiye'de 70 milyon vatandaşımızın yüreği aynı çarpmalı. Biz birlik siyaseti istiyoruz, ayrımcılık istemiyoruz. Bunun için de diyoruz ki, 22 Temmuz yeni bir dönemin başlangıcı olmalı, 81 şehrimizi, kucaklıyoruz. 70 milyon insanımızı bir gören bir siyaset anlayışına sahibiz. Etnik, bölgesel, dinsel milliyetçiliğe 'hayır' diyoruz'' diye konuştu.

Geçmişte, Türk Lirası'nda 6 tane sıfır olduğunu anlatan Erdoğan, ''Biz ne zannettik? Maaş artıyor, milyoner olduk ama tuvalete gidiyorsun tuvaletin fiyatı 2 milyon. Hani milli paramızın korunması vardı'' dedi.

Alanda bulunanların ''Vur vur inlesin, Deniz Baykal dinlesin'' şeklinde tempo tutmaları üzerine, Erdoğan, ''Biz gelmedik kavga için, bizim işimiz sevgi için. Dostun evi gönüllerdir, gönüller yapmaya geldik'' karşılığını verdi.

-''MEMURLAR SİYASETTEN UZAK''-

''Benim işçi kardeşlerim ellerini bir kaldırsın bakayım'' diye seslenen Erdoğan, ''Memurları sormama gerek yok memurlar siyasetten uzak, hadi memur kardeşim de bir kaldırsın'' şeklinde konuştu.

Cumhurbaşkanlığı seçimi sürecine de değinen Erdoğan, ''Türkiye uluslararası piyasada gayet güzel bir zemin yakalamışken, İMKB'de endeks 48 bini yakalamışken ortaya pat diye bir Cumhurbaşkanlığı olayı çıktı'' demesi üzerine, alanda bulunanlardan 'Yuh'' diye sesler yükseldi.

Bunun üzerine, Erdoğan, ''Ben sizlerin bu yuhlarla ne demek istediğiniz biliyorum, anlıyorum. Ama inanın bu 'yuhlar' bu kadar önemli değil asıl, önemli olan 22 Temmuzdaki, tavrınızdır, bu çok önemli. Cumhurbaşkanlığı seçimine giderken biz Anayasayı mı değiştirdik? Merhum Özal hangi Anayasa ile seçildiyse, Sayın Demirel, Sayın Sezer hangi Anayasayla seçildiyse...'' dedi.

Vatandaşların ''yuh'' demeleri üzerine, Erdoğan, ''Lütfen, hangi Anayasayla seçildiyse yine seçim yapıyorduk. Sayın Özal ve Demirel'in seçildiği Meclis 450 milletvekilli. Yapılmış bir seçimdi, dolaysıyla 260, 250, 244 bu aradaydı. Fakat, sayın Sezer'in seçimi 550 milletvekili olan Parlamentoda yapıldı.''

-''O ZAMAN FARKLI BİR ANAYASA MI VARDI?''-

Mitinge katılanlardan yeniden ''yuh'' sesleri yükselmesi üzerine, Erdoğan, şunları kaydetti:

''Lütfen, lütfen... Ben bir yasayı, ilkeyi ortaya koymak istiyorum. Bunları bilelim ki, Türkiye'nin üzerinde oynanmak istenen oyunları, içerde de dışarda da daha gerçekçi görelim.

Şimdi, kalkıp, Cumhurbaşkanlığı seçimi için toplantı yeter sayısını 367 olarak anlatan, ifade eden bir anlayışı ben hala anlamış değilim. Sayın Sezer'in Cumhurbaşkanlığı seçiminde, acaba toplantı yeter sayısı 367 miydi? O zaman farklı bir Anayasa mı vardı? Peki karar yeter sayısı 367 miydi? Birinci ikinci turda 367 olduğunu biliyordum ama üçüncü turda 276 olduğunu da gayet iyi biliyorum. Dördüncü turda ise ilk iki sırada olanlardan 276'nın gerekliliğini bu Anayasa çok açık ve net söylüyor. Ama ne oldu? Bütün bunlara rağmen alvere, dalavere...

Sayın Sezer 330, Sayın Gül 357 aldı. 357 mi büyük, 330 mu büyük? Anladım ki, 330, 367'den de büyükmüş. Bu mantık bunu gösteriyor. Veyahut da şu anda verilen bu kararla Sayın Sezer'in attığı imzaların hükmü var mı? Bu gözüküyor, böyle bir durum ortaya çıkıyor.

Efendim, işte 'Anayasa Mahkemesinin verdiği kararlar, hükümler geriye çalışmaz', buradan da hareket edebilirler... Ben diyorum ki, biz hukukumuzu arıyoruz, bu bir hukuk mücadelesidir. Öyleyse, diyoruz ki 'gelin gidelim millete, millet karar versin.' Hani hukukta 'tashihi karar' diye bir ifade var ya... Tashihi karar için, gelin gidelim millete diyoruz. Egemenlik kayıtsız şartsız milletin değil mi, mahkemeler de millet adına karar vermez mi... Şimdi, millet diyor ki, 'benim adıma karar verme ben veriyim kararımı.' 22 Temmuz'da şimdi millete gidiyoruz.''

Erdoğan, seçim alanına eşi Emine Erdoğan, Devlet Bakanı Kürşad Tüzmen ve Mersin milletvekili adaylarıyla birlikte geldi. Erdoğan ve eşi Emine Erdoğan, vatandaşlara karanfil attı.

Başbakan Erdoğan, daha sonra Mersin Valiliğini ziyaret ederek, Vali Hüseyin Aksoy'dan bilgi aldı

Facebook Twitter Yahoo Google Linkedin Stumbleupon Delicious