Başbakan Erdoğan: Çelenk koyun miting yapmayın

Başbakan Erdoğan: Çelenk koyun miting yapmayın.10416
  • Giriş : 29.04.2008 / 13:15:00
  • Güncelleme : 29.04.2008 / 13:19:57

Erdoğan'a AKP hakkında açılan kapatma davasında savunma için ek süre alınıp alınmayacağı soruldu.

Facebook Twitter
Yazı Boyutu:


Ek süre için talep süresi 2 Mayıs'ta doluyor. Başbakan Erdoğan ek süre talebine ilişkin kararın bu akşam verileceğini açıkladı.

AK Parti Genel Başkanı ve Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, Katar, Suriye, Suudi Arabistan, Kuveytli işadamlarının, dünyanın her tarafında yatırım yaptığını ancak bu yatırımlar Türkiye'ye yönelince, farklı tavırlar gösterildiğini belirterek, ''Nedir bu hazımsızlık, neden bu alerji? Bu açıkça ayrımcılıktır, sermaye ırkçılığıdır'' dedi.

Erdoğan, partisinin grup toplantısında yaptığı konuşmada, Meclis çalışmaları, uluslararası temaslar, kadın ve gençlik kolları kongreleri, açılışlar bakımından, yoğun bir haftayı ve dolu dolu bir ayı geride bıraktıklarını söyledi.

''Türkiye'nin bugünü ve geleceği açısından hayati derecede önemli'' diye nitelendirdiğini Sosyal Güvenlik Yasasını yoğun, özverili çalışmalar sonucunda Genel Kuruldan geçirdiklerini anımsatan Erdoğan, yine başka önemli bir düzenleme olan TCK'nın 301. maddesine ilişkin değişikliğin de Genel Kurula geldiğini belirtti.

İsveç, Katar ve Suriye'de temaslarda bulunduğuna işaret eden Erdoğan, Türkiye'de Avrupa Komisyonu Başkanı, Avusturya Dışişleri Bakanı ve KKTC Cumhurbaşkanı Mehmet Ali Talat'ı ağırladıklarını anlattı.

İsveç, Katar ve Suriye'de işadamları ve iş çevreleriyle görüştüklerini dile getiren Erdoğan, her üç ülkeyle dış ticaretin, son 5 yılda çok büyük ivme kazandığını kaydetti.

'KATAR'DA PROJE TUTARI 5 YILDA 5 KAT ARTTI'

Başbakan Erdoğan, ''İsveç ile 2002'de dış ticaret hacmimiz 831 milyon dolardı, 2007'de 2 milyar 600 milyon dolara çıktı. Katar ile -ki bu daha çarpıcı- 2002'de dış ticaretimiz sadece 26 milyon dolar seviyesindeyken, 2007'de 480 milyon dolara ulaştı. Eğer sadece Ankara'ya mahkum bir zihniyet, anlayış olsanız 26 milyon dolardan Türkiye lehine 480 milyon dolara çıkaramazsınız. Bugün Katar'da 7 bin Türk, ekmek mücadelesi veriyor, iş sahibi. Suriye ile 2002'de dış ticaretimiz 773 milyon dolardı, 2007'de 1 milyar 175 milyon dolara çıktı'' diye konuştu.

İsveç'te Türk vatandaşlarınca 3 bini aşkın firma kurulduğunu, yıllık cironun 3 milyar Avroya ulaştığını ifade eden Erdoğan, Katar'da, Türk işadamları ve müteahhitlerinin proje tutarının 5 yılda 5 kat arttığını, 5 milyar dolara ulaştığını bildirdi.

Erdoğan, bunların son derece önemli göstergeler olduğunu vurguladı.

'GÖZÜNÜN ÜZERİNDE KAŞI VAR'

Erdoğan, sadece bu üç ülkeyle değil, Türkiye'nin ilişkisi olan hangi ülkeye bakılırsa bakılsın, 5 yıllık süreçte ilişkilerin, işbirliğinin, ticaretin çok büyük bir sıçrama kaydettiğinin görüleceğini belirtti.

''Allah aşkına, bundan kim, niye rahatsızlık duyar?'' diye soran Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü:

''Ben buna anlam vermekte zorlanıyorum. 'Suriye'ye gitme, Araplar tarihte şunu yaptı', 'İsveç'e gitme, gözünün üzerinde kaşı var', 'Katar'a, Yunanistan'a, Bulgaristan'a, Avustralya'ya gitme...' Gitmeyince olmuyor, bunu artık anlamak lazım. Gitmeyince, ihracatımız 36 milyar dolarda kalıyor, 114 milyar dolara çıkmıyor, bunu artık görmek lazım.

Bakınız bütün Ortadoğu'da, ABD, İngiltere, Fransa, İsveç, Hollanda... Bütün o batı ülkeleri çok büyük yatırımlar gerçekleştiriyorlar. Körfez sermayesini çekmek için ellerinden geleni yapıyorlar. Türkiye, 5 yıl öncesine kadar oralarda yoktu, varsa da özel sektörümüzün, işverenlerimizin, girişimcilerimizin kendi özel gayretleriyle vardı. Şimdi bizim müteahhitlerimiz, ABD ve Çin ile dünyanın en büyük projelerine imza atıyorlar. Türk müteahhit sektörü, ABD ve Çin'den sonra dünyada 3. sıraya yükseldi.''

'NEDİR BU HAZIMSIZLIK'

Başbakan Erdoğan, aynı ''alerjinin'', Türkiye'ye gelen uluslararası yatırımlar karşısında da nüksettiğini gördüklerini vurgulayarak, ''Bazı ülkeler baş tacı, bazı ülkeler sakıncalı. Küreselleşen dünyada böyle bir ayrım yapılabilir mi?'' diye sordu.

Katar, Suriye, Suudi Arabistan, Kuveyt'li işadamlarının, dünyanın her tarafında yatırım yaptıklarını dile getiren Erdoğan, kendilerine her türlü davet çıkartıldığını, ilgi gösterildiğini söyledi. Başbakan Erdoğan, şöyle konuştu:

''Ama bu yatırımlar Türkiye'ye yönelince, bakıyorsunuz farklı farklı tavırlar gösteriliyor. Nedir bu hazımsızlık, neden bu alerji? Bunun altında ne var? Her başbakan, her hükümet, bu yatırımları artırmanın çabası, gayreti içinde oldu. Olmadı, yapamadılar, yıllık ortalama 1 milyar dolar seviyesini aşamadılar.

Şimdi Türkiye 22 milyar dolar seviyesini yakaladı, bu tartışmalar başladı. Üstelik biraz dürüst olmak lazım, biraz tutarlı olmak lazım, millet görüyor, millet bu tartışmaları izliyor. Bu millet kimin nerede durduğunu, kimin ne demek istediğini çok iyi biliyor. Bu açıkça ayrımcılıktır. Bu, sermaye ırkçılığıdır. Bu, Türkiye'ye zarar veren, Türkiye'nin ekonomisini, dış ticaretini, büyümesini, istihdamını hedef alan son derece tehlikeli bir yaklaşımdır. Yatırımın, sermayenin, ticaretin rengi, ırkı, milleti olmaz. Türkiye'nin menfaatine, Türk milletinin çıkarına olan neyse, biz onu yaparız. Bu yaklaşımın Türkiye'yi geçmişte nerelere taşıdığını, hangi krizlere taşıdığını da çok iyi biliyoruz. Ne hakkınız var millete bedel ödetmeye? Ne hakkınız var bu ülkeye, bu ülke ekonomisine bedel ödetmeye? Nereden buluyorsunuz bu hakkı? Bu yetkiyi kendinize nereden yüklüyorsunuz? Eğer sizin bu yetkilendirmeniz cazip gelseydi, zaten benim vatandaşım 22 Temmuz'da size 'Buyurun iktidar' derdi. A ülkesi Türkiye'de yatırım yaparsa sorun yok. B ülkesi yatırım yaparsa, 'O yeşil, o kırmızı, o siyah, o mavi' Buna herhalde renk alerjisi deniliyor. Artık siyasilerin de medyanın da yüzleşmesi gerekiyor.''

‘ÇELENK KOYUN MİTİNG YAPMAYIN’

1 Mayıs’ın 1886’dan beri dünyada, 1911’den beri de Türkiye’de kutlandığını belirten Erdoğan konu ile ilgili olarak şöyle konuştu; “Bu konuda maalesef üzücü hatıralarımız var. Özellikle 1977 ve 1996 1 Mayısları ağır provokasyonlarla hatırlanıyor. Geçen hafta yaptığımız Bakanlar Kurulu’nda 1 Mayıs’ı Emek ve Dayanışma Günü olara ilan ettik. İstiyoruz ki özel bir gün olarak kutlansın. Bu yüzden tabii ki miting taleplerine Valilerimiz pozitif yaklaşımlarını sürdürüyor. Biz iktidar olarak hukuk ne gerektiriyorsa onu yapmak durumundayız. Demokratik hakların önüne set çekmek durumunda olamayız. Bizler siyasi partiler olarak her ilde miting yapacağımız zaman mülki idare nereyi ilan ederse orada mitingimizi yaparız. “Hayır ben burada yapacağım” diyemeyiz. Çünkü hukukun üstünlüğünü savunuyoruz. Bir yerlere çelenk konacak diyelim hay hay. Yetkililer, yöneticiler gider çelenkini koyar. Ama 20-30 bin kişi oraya giderse, bu başka bir şey olur. Konu ile ilgili olarak bugün bir değerlendirme yaptık. Temennim odur ki önemli bir adım atmak suretiyle bir karara varılır. İyi niyetten başka bir şey beklemiyoruz”

Facebook Twitter Yahoo Google Linkedin Stumbleupon Delicious