Prefabrik

Başbakan Erdoğan Diyarbakırlılara seslendi

Başbakan Erdoğan Diyarbakırlılara seslendi.33630
03.09.2010 / 20:58:42

Başbakan Recep Tayyip Erdoğani referandum mitingleri kapsamında Diyarbakır'da halka seslendi.

Facebook Twitter
Yazı Boyutu:

Buradan tüm diyarbakıra sevgilerimi yolluyorum.. Buradan tüm Diyarbakır'ın ilçelerini ve semtlerini selamlıyorum. Ramazan'ın mübarek olmasını diliyorum.

Sizleri engin bir muhabbetle seviyoruz... İnsana hizmet siyasetin en büyük gayesidir. Millete efendilik yoktur millete hizmetkarlık vardır.

Siyasetin merkezine insana hizmeti yerleştirdik... İnsanımız huzur ve güvenlik içerisinde değil ise hiçbir şeyin önemi yoktur. İnsana özgür bir yaşam sağlamadan hiçbir düzen varlığını devam ettiremez.

İnsanı yüceltmek kadar demokrasiyi de geliştirmenin önemine inandık. Demokrasi yoksa hukuk da adalet de ekonomi de işlemez.

Demokrasiye inanan insanların mücadelesi büyük zorlukları geride bıraktı. Tahammülk edemeyip 3 demokrasi kahramanını darağcına gönderdiler...

Darbeler demokratik kazanımları geri aldı. Miletin üzerine karabasan gibi çöktü. Bu kardeşiniz Siirt'te bir şiir okudu Siirtte yargılandım hüküm giydim. 4 duvar arasında milletimin hayır duası ile başbaşa idim. Ülkeme olan aşkımı çoğalttım. O duvarlar arkasında demokrasiyi daha iyi anladım. Kimi gazeteler o gün muhtar bile olamaz diye manşet attılar. Bizi dışlamak tecrit etmek istediler. Bizi yok saydılar... Millete hizmet tarzımızı küçümsediler...

Mahpus damlarında çürümeni,n nasıl bir duygu olduğunu fikirlerinden dolayı hapislerde yatanlara bakarak, başörtülülerin okul kapılarında kalmaları iyi biliriz. Yoksulluk nedir biliriz. Ensesine kurşun sıkılıp failleri ortaya çıkmayan sistemin acısını biliriz. Kitapların derdest edilmesini biliriz. Köylülere edilen eziyeti biliriz. Köylerin meraların yasaklanmasını, oğluna gidip de tek kelime Kürtçe konuşamayan hapisaneye gelen anne feryadını biz biliriz biz...

Hakkari'de hacı Sait Camii imamının şehit edilmesinin acısını biz biliriz. Çorumlu annenin şehit çocuğunun göz yaşını biz biliriz. Benim ciğerime akar. Sevgili kardeşlerim Ape Musa'nın Musa Anterin acısını Orhan Miroğlu'nun yarasını bizler unutamayız. Şivan Perver'in hasretini biliriz, Ahmet Kaya'nın gurbette ölmesini aklımızdan çıkaramayız. Biz bu toprakların çocuklarıyız. Birgün Edirneli, Karslı, Yozgatlı, Mersinli Diyarbakırlı Diyarbakırın evladıyız....

81 vilayet 73 milyon benim öz kardeşimdir. Çünkü biz yaratılanı Yaradan'dan dolayı seviyoruz... Bizim bü ülkenin her köşesinde sağlam inancımız var... Bütün eselerin altında bizim kardeşliğimiz var... Kardeşlerim, zılgıt da bizim horon da halay da bizim zeybek de bizim. Dualarımız ortak kıbelmiz bir. Geleceğimiz bir. Hepimiz her bir vatandaşın birinci sınıf vatandaş olduğu bir gelecek istiyoruz.

Biz mücadeleye hizmete inandık. eğer milletle el ele gönül gönüle hareket ederseniz her türlü zorluğun aşılacağına inandık. Ak Parti Türkiye'yi güçlendirme hareketidir. Bugün verilen mücadele demokrasi ve halk mücadelesidir. 12 Eylül'deki halk oylaması Türkiye'de demokratikleşme tarihinin en önemli olaylarından biridir. Hiçbir mücadele karşılıksız kalmadı. Hiçbir çaba boşa gitmedi. Herbir günümüz bir öncekinden iyi oldu. 12 Eylül günü mücadelemiz de boşa gitmeyecek.  12 Eylül'de kazanan millet olacak sizler olacak .Çocuklarımız olacak. Şurada yanıbaşımızda 41 sahabenin kabri bulunuyor. Diyarbakır Mekke ve Medine'den sonra en çok sahabe bulunan il. Bu ulu şehire gelip de yalan söyleyenler o yalanın altında ezilirle. Vaatlerinin altında ezilirler. Burada muhabbet diliyle konuşmayanlar milletin huzuruna çıkamazlar...

Günlerdir birileri konuşuyor yazıp çiziyor. Başbakan Diyarbakır'da ne konuşacak diyorlar. Ne mesaj verecek diyorlar. MHP ve BDP Erzurumda ve Burada bize konuşma metni yazmanın peşine düşmüşler. Sayın Bahçeli söyleyecek sözün varsa diyarbakır'a gel. Söyleyeceklerini bu meydandan söyle...

AK Parti Genel Başkanı ve Başbakan Recep Tayyip Erdoğan,''Ape Musa'nın, yani Musa Anter'in acısını bizler unutamayız. Diyarbakır Cezaevinde 7 yıl işkence gören Abdürrahim Semavi'nin çilesini bizler unutamayız.

Şivan Perver'in hasretini görmezden gelemeyiz. Ahmet Kaya'nın gurbette vefatını hatırımızdan çıkaramayız'' dedi.

Erdoğan, partisince Diyarbakır İstasyon Meydanı'nda düzenlenen mitingde konuştu.

''Oğlunu şehit vermiş Çorumlu annenin gözyaşı benim yüreğime akar. Oğlunu dağda çetelere kaptırmış, terör örgütüne kaptırmış, göz göre göre ölüme yollanan oğlunu kaybetmiş ananın gözyaşı benim ciğerime akar'' diyen Başbakan Erdoğan, şunları söyledi:

''Ape Musa'nın, yani Musa Anter'in acısını bizler unutamayız. Orhan Miroğlu'nun yarasını bizler unutamayız. Diyarbakır Cezaevinde 7 yıl işkence gören Abdürrahim Semavi'nin çilesini bizler unutamayız.

Şivan Perver'in hasretini görmezden gelemeyiz. Ahmet Kaya'nın gurbette vefatını hatırımızdan çıkaramayız. Ahmede Hani'nin aşkını, Faki Teyran'ın sevdasını bizler aklımızdan çıkaramayız. Çünkü biz bu toprakların çocuğuyuz.

Biz bir gün Edirneliyiz, biz Karslıyız, biz Rizeliyiz, İstanbulluyuz, biz Hakkariliyiz, Vanlıyız, Batmanlıyız, biz Yozgatlıyız, Aydınlıyız, Muğlalıyız, İzmirliyiz. Çünkü biz Diyarbakırlıyız, Diyarbakır'ın evladıyız.

''ZILGIT DA BİZİM, HORON DA BİZİM, HALAY DA BİZİM, ZEYBEK DE BİZİM''

81 vilayet bizim vilayetimizdir, 73 milyon benim öz be öz kardeşimdir. Türküyle, Kürdüyle, Lazıyla, Çerkeziyle, Boşnağıyla, Gürcüsüyle, Romanıyla, Arabıyla kim olursa olsun 73 milyon benim öz be öz kardeşimdir.

Çünkü biz yaradılanı Yaradan'dan ötürü seviyoruz. Biz, Nurettin Zengi'nin, Kılıçarslan'ın, elbette ki Selahattin Eyyubi'nin şanlı ordusundaki neferlerin torunuyuz.

Alparslan'ın ordusunda Malazgirt'e biz hep birlikte girdik. Selahattin Eyyubi'nin sancağı altında Kudüs'ü biz hep birlikte fethettik. Kanuni'nin, Yavuz Sultan Selim'in, Fatih'in eliyle üç kıtaya biz birlikte adalet dağıttık. Kut'ul Amare'yi birlikte savunduk.

Çanakkale'de yan yana şehit düştük. İstiklal Savaşı'nı hep birlikte verdik. Şu Diyarbakır surlarında her birimizin alınteri var. Şu Süleyman Camii'nin tuğlalarında her birimizin sağlam inancı var.

Ulu Camii'nin, Behram Paşa Camii'nin, Şeyh Mutahhar'ın, Sipahiler Çarşısı'nın, Malabadi Köprüsü'nün, Dicle Köprüsü'nün harcında bizim kardeşliğimiz var.

Zılgıt da bizim, horon da bizim, halay da bizim, Zeybek de bizim. Bizim dualarımız ortak, bizim kıblemiz bir, hepimiz aynı geleceğe yürüyoruz.

Hepimiz, her bir vatandaşın haysiyetiyle, onuruyla yaşadığı, her bir vatandaşın, devlet karşısında birinci sınıf vatandaş olduğu bir gelecek istiyoruz. Nasıl tarihimiz birse istikbalimiz de bir.''

'ALLAH'A İNANDIĞIM GİBİ İNANIYORUM BOŞA GİTMEYECEK'

Erdoğan, bu ülkenin yaşadığı sorunları her zaman yüreklerinde hissettiklerini vurgulayarak, şöyle konuştu:

''Hiçbir zaman pes etmedik, hiçbir zaman yılgınlığa kapılmadık, hiçbir zaman ümitsizliğe düşmedik. Milletimize inandık, demokrasiye inandık, mücadeleye, çalışmaya, hizmet etmeye inandık.

Eğer demokrasi mücadelesi verirseniz, eğer milletle el ele, gönül gönüle hareket ederseniz her türlü zorluğun aşılacağına inandık. AK Parti, Türkiye'yi demokratikleştirme hareketidir.

AK Parti, Türkiye'yi özgürleştirme, Türkiye'yi büyütme, Türkiye'yi güçlendirme hareketidir. İşte bugün de verdiğimiz mücadele demokrasi mücadelesidir. Bugün de verdiğimiz mücadele hak mücadelesidir, hukuk mücadelesidir, adalet mücadelesidir.

12 Eylül'deki halk oylaması, Türkiye'nin demokratikleşme tarihinin en önemli olaylarından biridir. Türkiye'de demokrasi mücadelesi verenler büyük sıkıntılar, eziyetler çektiler, çok karanlık günler yaşadılar ama hiçbir mücadele karşılıksız kalmadı, hiçbir çaba boşa gitmedi.

Demokrasi açısından her günümüz bir önceki günden daha iyi oldu. 12 Eylül halk oylaması için verdiğimiz demokrasi mücadelesi de boşa gitmeyecek, Allah'a inandığım gibi inanıyorum boşa gitmeyecek.

12 Eylülde kazanan A partisi, B partisi olmayacak, 12 Eylülde kazanan millet olacak, demokrasi olacak, özgürlükler olacak.''

Başbakan şöyle konuştu:

Buradan tüm diyarbakıra sevgilerimi yolluyorum.. Buradan tüm Diyarbakır'ın ilçelerini ve semtlerini selamlıyorum. Ramazan'ın mübarek olmasını diliyorum.

Sizleri engin bir muhabbetle seviyoruz... İnsana hizmet siyasetin en büyük gayesidir. Millete efendilik yoktur millete hizmetkarlık vardır.

Siyasetin merkezine insana hizmeti yerleştirdik... İnsanımız huzur ve güvenlik içerisinde değil ise hiçbir şeyin önemi yoktur. İnsana özgür bir yaşam sağlamadan hiçbir düzen varlığını devam ettiremez.

İnsanı yüceltmek kadar demokrasiyi de geliştirmenin önemine inandık. Demokrasi yoksa hukuk da adalet de ekonomi de işlemez.

Demokrasiye inanan insanların mücadelesi büyük zorlukları geride bıraktı. Tahammül edemeyip 3 demokrasi kahramanını darağcına gönderdiler...

Darbeler demokratik kazanımları geri aldı. Miletin üzerine karabasan gibi çöktü. Bu kardeşiniz Siirt'te bir şiir okudu Siirtte yargılandım hüküm giydim. 4 duvar arasında milletimin hayır duası ile başbaşa idim. Ülkeme olan aşkımı çoğalttım. O duvarlar arkasında demokrasiyi daha iyi anladım. Kimi gazeteler o gün muhtar bile olamaz diye manşet attılar. Bizi dışlamak tecrit etmek istediler. Bizi yok saydılar... Millete hizmet tarzımızı küçümsediler...

Mahpus damlarında çürümeni,n nasıl bir duygu olduğunu fikirlerinden dolayı hapislerde yatanlara bakarak, başörtülülerin okul kapılarında kalmaları iyi biliriz. Yoksulluk nedir biliriz. Ensesine kurşun sıkılıp failleri ortaya çıkmayan sistemin acısını biliriz. Kitapların derdest edilmesini biliriz. Köylülere edilen eziyeti biliriz. Köylerin meraların yasaklanmasını, oğluna gidip de tek kelime Kürtçe konuşamayan hapisaneye gelen anne feryadını biz biliriz biz...

Hakkari'de hacı Sait Camii imamının şehit edilmesinin acısını biz biliriz. Çorumlu annenin şehit çocuğunun göz yaşını biz biliriz. Benim ciğerime akar. Sevgili kardeşlerim Ape Musa'nın Musa Anterin acısını Orhan Miroğlu'nun yarasını bizler unutamayız. Şivan Perver'in hasretini biliriz, Ahmet Kaya'nın gurbette ölmesini aklımızdan çıkaramayız. Biz bu toprakların çocuklarıyız. Birgün Edirneli, Karslı, Yozgatlı, Mersinli Diyarbakırlı Diyarbakırın evladıyız....

81 vilayet 73 milyon benim öz kardeşimdir. Çünkü biz yaratılanı Yaradan'dan dolayı seviyoruz... Bizim bü ülkenin her köşesinde sağlam inancımız var... Bütün eselerin altında bizim kardeşliğimiz var... Kardeşlerim, zılgıt da bizim horon da halay da bizim zeybek de bizim. Dualarımız ortak kıbelmiz bir. Geleceğimiz bir. Hepimiz her bir vatandaşın birinci sınıf vatandaş olduğu bir gelecek istiyoruz.

Biz mücadeleye hizmete inandık. eğer milletle el ele gönül gönüle hareket ederseniz her türlü zorluğun aşılacağına inandık. Ak Parti Türkiye'yi güçlendirme hareketidir. Bugün verilen mücadele demokrasi ve halk mücadelesidir. 12 Eylül'deki halk oylaması Türkiye'de demokratikleşme tarihinin en önemli olaylarından biridir. Hiçbir mücadele karşılıksız kalmadı. Hiçbir çaba boşa gitmedi. Herbir günümüz bir öncekinden iyi oldu. 12 Eylül günü mücadelemiz de boşa gitmeyecek.  12 Eylül'de kazanan millet olacak sizler olacak .Çocuklarımız olacak. Şurada yanıbaşımızda 41 sahabenin kabri bulunuyor. Diyarbakır Mekke ve Medine'den sonra en çok sahabe bulunan il. Bu ulu şehire gelip de yalan söyleyenler o yalanın altında ezilirle. Vaatlerinin altında ezilirler. Burada muhabbet diliyle konuşmayanlar milletin huzuruna çıkamazlar...

Günlerdir birileri konuşuyor yazıp çiziyor. Başbakan Diyarbakır'da ne konuşacak diyorlar. Ne mesaj verecek diyorlar. MHP ve BDP Erzurumda ve Burada bize konuşma metni yazmanın peşine düşmüşler. Sayın Bahçeli söyleyecek sözün varsa diyarbakır'a gel. Söyleyeceklerini bu meydandan söyle...

Biz etnik ve bölgesel milliyetçiliği reddettik. Biz 73 milyonun partisiyiz. Bizim partimizde ayrım yok. Burada Kürt Laz Arap Boşnak hepsi var. Her kesimden milletvekili var. Biz size sevdalıyız. Sizi seviyoruz. Diyarbakır'da farklı İstanbul'da farklı bizim kitabımızda bu yok. Tunceliye ayrı Kayseri'ye ayrı konuşuyorlar. Biz hepsine aynı konuşuyoruz.

Bu başbakan doğuda ayrı batıda ayrı kuzeyde ayrı güneyde ayrı konuşan başbakan değildir.Biz söz verip unutanlardan da olmadık. Biz verdiğimiz sözden çaymadık. Biz Ağustos ayında ne dediysek onurumuzla şerefimizle arkasında durduk.

Beni yaradan Allah onları da yarattı. Biz kardeşiz. Bu kardeşliğimizi bozmak isteyenlere karşı 12 Eylül bir manifestodur. Biz milli birlik kardeşlik derken neyi kastettik. Ayrımcılık ortadan kalksın diye... Biz bu yola çıkarken olağanüstü hal var mıydı? Ben buralara geldim... Bize dediler ki olağanüstü hali kaldırım yeter dediler. Olağanüstü hali biz kaldırdık mı? Ama şimdi kimse hatırlamıyor. Çevi gücü gönderdik mi? O da unutuldu. Devletin tv'si Kürtçe yarım saat yayın yapıyordu. Biz ne yaptık TRT Şeş'i kurduk. Bu zulme biz son verdik mi? suça itilen çocuklarla ilgili yasayı düzenleyerek çocukları cezaevinden çıkardık mı? Burada bir gerçeği vurgulamak istiyorum. Bunlar yaptıklarımızın sadece bir kısmı. Cumhuriyet tarihimizin en büyük yatırımlarını yaptık.

Şimdi anamuhalefet lideri ne diyor biliyor musunuz? Eğer evet vermezseniz yeşil kartı kaldıracağız diyormuşuz. İstanbul'da afişler asmışlar hatta burada da asmışlar ne yazmışlar biliyor musunuz, Rahibe kıyafetine evet. Yani benim başörtülü bacımın kıyafetini rahibeye benzetmişler... Biz hatır diyene de saygı duyarız evet diyene de saygı duyulmasını isteriz. Beklenen budur. Demokrasi budur. Biz seçimlerin boykotunu da antidemokratik görüyoruz. Oy pusulasında evet var hayır var. Orada A-B partisi yok...

 

Facebook Twitter Yahoo Google Linkedin Stumbleupon Delicious

*

*


*