Başbakan Erdoğan sessizliğini bozdu

Başbakan Erdoğan sessizliğini bozdu.9982
  • Giriş : 23.10.2008 / 23:28:00

Dövizde yaşanan tırmanışın ardından Erdoğan gündemdeki gelişmeleri değerlendirdi.

Facebook Twitter
Yazı Boyutu:


Anayasa Mahkemesi'nin türban ilgili kararının gerekçelerinin yarattığı fırtına ve dövizde yaşanan tırmanışın ardından Başbakan Erdoğan gündemdeki gelişmeleri değerlendirdi. Mahkemenin kararını 'Milli iradeye müdahale' olarak yorumlayan Erdoğan, krizi TOKİ sayesinde atlatacağımızı söyledi.

İşte Erdoğan'ın konuşmasından satır başları:

ANAYASA MAHKEMESİNİN TÜRBAN YASAĞIYLA İLGİLİ GEREKÇELİ KARARI

* Bizler milli iradenin üstünde bir irade tanımıyoruz. Demokrasi de zaten bunun uygulamasıdır. Laiklik de bu iradenin sahiplendiği bir anlayıştır. Milli iradenin bu konuda bir sıkıntısı yok. Gerekçeli karar milli iradeyi bu açıdan yorumluyor. Bu hoş değil. Burada bir uzlaşma var. 411 milletvekili bir uzlaşmayı oluşturmuyor da öbür tarafta 100-110 kişi mi uzlaşmayı sağlıyor?

* Tabi ki mahkemenin kararına saygılıyız ama bu karar üzerine daha çok konuşulur. Ama parlamentoyu dışlayan bir karar olması nedeniyle de milli egemenlik konusunda tartışılacak bir karardır. Zaten karardaki muhalefet şerhiyle de bunlar yerini bulmuştur.

* Mahkeme, Anayasa'nın üstünde değildir. Anayasada temel özgürlükler kanunla belirlenir yorumla değil. Önümüzdeki süreç çok anlamlı.

* (MHP'nin 'Anayasa Mahkeme'sinin yetkilerinin daraltılası konusundaki önerisiyle ilgili olarak) Henüz metinle ilgili bilgim yok. Ama konuyu inceleriz. Netice alınabilecek ne varsa çalışmalara her zaman katılırız. Yeter ki iyi niyet olsun. AKP bunların içinde yer alacaktır.

KÜRESEL KRİZ

* Türkiye bu krizi temenni ederiz ki çok az bir zararla atlatsın. Ama birilerinin yangına benzin pompasıyla gitmemesi lazım. Bu geminin içinde hepimiz varız.

* Verilecek kararlar ideolojilerden uzak, ülkemizi bu krizden fırsata dönüştürerek çıkaracak şekilde olması lazım. Biz bu krizi bir fırsata dönüştürebiliriz. Bu imkanlar ülkemizde var.

* Bunu birileri için fırsata dönüştürecek bir iktidar yok ülkede. Bu krizin en ağır bedelini ödeyen ülkeler belli: ABD, Avrupa. Bunun arkasında bilgi ve paranın iyi yönetilememesi vardır. Bunun bedelini ödemektedirler. Türkiye'de de mortgage var ama Türkiye bunun alternatifi oluşturdu. Bizde cazibe mortgage değil toplu konut oldu.

* Eğer TOKİ gibi bir sigortamız olmasa biz de vurgun yerdik. Konutta 500 bin hedefine doğru yürüyoruz. Bize bu altyapıyı durdurun diyen olmuştur. IMF bu konuda telkinleri olmuştur. Ama biz altyapısız bir Türkiye'yi düşünemiyoruz. Büyümede 6,8'i tutturduk. Bu oran bu yıl yüzde 4'e düşebilir ama büyümede de bu oranın üstüne çıkmamız şart.

* Cumhuriyetin 100 üncü yılında ilk on ülke arasında olacaksak büyümenin yüzde 5'in altına düşmemesi lazım. Kimse bize düşük büyüme oranı tavsiye etmesin. Yüzde 2-3 asla çıkış noktası değildir.

DALGALI KUR DEVAM EDECEK

* Kur hareketleri biz geldiğimizden beri hep konu oldu. Biz geldiğimizden beri dolar 1.20'nin altına bile düştü. İhracatçıları sıkıntıya soktu ve cari açığı da tetikledi. Biz dalgalı kuru benimsedik. Dere yatağında akar. Bu işi zorlar, dayatma yaparsanız bir taşkında dere bütün duvarları yıkar ve yatağında akmaya devam eder.

* Sabit kur ülkeyi çökertir. Ama dalgalı kur sağlıklı işleyişi sürdürür. Bu gelişmeler ihracatçıyı sevindirdi. İhracatçılar da üzüldü doğal olarak. E dün sen seviniyordun şimdi biraz da onlar sevinsin. Dalgalı kurdan taviz vermeyeceğiz.

'FAZİ ORANLARI SANAL'

* Faizde de şu anki oranların sanal olduğuna inanıyorum. Faizin düşürülmesinden yana bir insanım. Biz ne kadar borçlanmada yüksek faizle para alırsak yükümüz de o oranda artar.

* Mevduat garantisi 50 bin YTL'ye kadardı. Bizden önceki dönemde yüzde yüz garantiyle millet ve hazinenin nasıl söğüşlendiğini gördük. 21 bankanın fona devredildiğini de gördük. Bakkal dükkanı gibi banka açılıyordu. Gecelik faizlerdeki uygulamaları ve insafsızlığı unutmayalım. Ben vurgunu vururum hazine öder mantığıyla 46 milyar doları ülke cebinden ödedi.

'MEVDUAT GARANTİSİ 50 BİN YTL İLE SINIRLI'

* Şu anda 50 bin ytl altındaki mevduat yüzde 45 oranında. Bunun üzeri de yüzde 55. bu garantiyi isteyen bu yüzde 55'lik oran. Biz aynı sıkıntıyı yaşamak istemiyoruz. Görüştüğümüz uzmanlar da bunun yanlış olacağını söyledi. Bu uygulama Türkiye'nin kötüye gittiği izlenimi de vereceği için yanaşmıyoruz.

* Finans sektörünün reel sektöre yaklaşımını beğenmiyorum. 2002'deki gibi davranıyorlar. Bizim bunun için çalışmalarımız var. Kredilerin geri ödenmesi için tehditle iş yaptırmak ahlak açıdan doğru değil. Krizi fırsat olarak görmek doğru değil. Biz de gerekeni yaparız. Sen o reel sektör sayesinde ayakta duruyorsun ama şimdi onları dışlıyorsun. Bu doğru değil. Bunun la ilgili çalışmalarımızı kısa zamanda açıklayacağız.

Facebook Twitter Yahoo Google Linkedin Stumbleupon Delicious

*

*


*