Başbakan Erdoğan sitem etti: AB PKK'yı destekliyor

Başbakan Erdoğan sitem etti: AB PKK'yı destekliyor.76539
  • Giriş : 14.12.2007 / 23:28:00

Erdoğan, AB'nin, PKK'yı ''terör örgütü'' olarak ilan ettiğini belirtti ama şunu da eklemeyi ihmal etmedi:

Facebook Twitter
Yazı Boyutu:


Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, AB'nin, PKK'yı ''terör örgütü'' olarak ilan ettiğini belirterek, ''Buna rağmen Avrupa Parlamentosunda bölücü terör örgütünün temsilcilerinin konuşturulmasını anlamakta zorlanıyorum. Teröre bu denli destek verilmesi, küresel terörü engelleme yolunda bizim işimizi zorlaştırmaktadır'' dedi.

Türk-İtalyan Medya ve Ekonomik Forumunun Çırağan Sarayında gerçekleştirilen gala yemeğinde konuşan Erdoğan, bu tür toplantıların iki ülkenin birbirini yakından tanımasına imkan sağlayacağını ve karşılıklı anlayışın ve diyaloğun gelişmesine vesile olacağını ifade ederek, forumun gerçekleştirilmesinde emeği geçenlere teşekkür etti.

Türkiye ile İtalya'nın, Akdeniz tarihine damgasını vuran iki önemli uygarlığın temsilcisi olduğunu belirten Erdoğan, ''İki ülke, zengin tarihi geçmişin ve beşeri birikimin sağladığı mirası günümüze örnek teşkil edecek bir işbirliği zemini ve dostluk köprüsü olarak taşımayı başarabilmişlerdir'' dedi.

İki ülke halkları arasında süregelen ilişkilerin, 1856 yılında diplomatik ilişkilerin kurulmasının ardından ivme kazandığını anlatan Erdoğan, dostane ilişkilerin iki toplumun 20. yüzyılda giderek artan siyasi, ekonomik ve kültürel işbirliğine de imkan sağladığını söyledi.

Türkiye ve İtalya'nın birçok alanda ortaklık ve müttefiklik ilişkisine sahip iki dost ülke olduğunu vurgulayan Erdoğan, ''Siyasi ilişkilerimiz ikili düzeyde olsun, uluslararası düzeyde olsun gerçekten çok çok sağlam temeller üzerinde gelişiyor. Bu sağlam temeller kuşkusuz iki ülke arasındaki ticari, askeri, ekonomik ve kültürel işbirliğini güçlendirmek için de uygun bir zemin oluşturuyor'' diye konuştu.

İkili ilişkilere bir bütün olarak bakıldığında, tüm boyutlarıyla gelecek için büyük bir gelişim potansiyeli sunduğunu ifade eden Erdoğan, İtalya'nın, Türk ekonomisi açısından katkısı vazgeçilemeyecek değerli bir ortak olduğunu vurguladı.

''İLİŞKİLER HIZLA GELİŞİYOR''

Türkiye'nin AB ile Gümrük Birliğine katılmasıyla iki ülkenin ticari ve ekonomik ilişkilerinin parlak bir sürece girdiğini anlatan Erdoğan, şöyle konuştu: ''Bu ilişkiler hızla gelişiyor. İtalya, Türkiye'nin ihracatta 3. ithalatta 4. büyük ticari ortağıdır. 2006 yılı sonu itibariyle 12 milyon avroyu aşan ticaret hacminin 2007 yılı sonunda daha da artmasını bekliyoruz. Halen Türkiye'de çeşitli alanlarda faaliyet gösteren İtalyan şirketlerinin sayısı 580'i bulmuştur. Bunların önemli bir bölümünün son 5 yıl içinde faaliyete geçmiş olduğunun altını da özellikle çizmek istiyorum. Esasen bu gelişme, Türkiye ekonomisinin son yıllardaki ekonomik performansının da tabii bir sonucudur.''

Son zamanlarda savunma sanayi alanındaki işbirliğine Atak helikopter projesi ile de yeni perspektifler kazandırıldığını ifade eden Erdoğan, böylece artık üst yüklenici olarak Türk firması, alt yüklenici olarak da İtalyan firmasının ortak olarak Atak helikopterlerini üretmeye başlayacaklarını söyledi.

Türkiye'nin, kuzey-güney ve doğu-batı eksenli enerji koridorlarının kesişme noktasında yer aldığını anımsatan Erdoğan, enerji alanında iki ülke arasında yapılan işbirliği ve yürütülen projelerin, Avrupa enerji tedarik kaynaklarının ve güzergahının çeşitlendirilmesine stratejik önemde katkılar sağladığını anlattı.

Kısa bir süre önce Türkiye-Yunanistan hattının açılışını yaptıklarını, sıranın İtalya'da olduğunu ifade eden Erdoğan, ''Bu hat İtalya'ya doğru doğal gaz olarak gidecek ve İtalya'nın da doğal gaz sıkıntısı sorununu giderecektir'' dedi.

Günümüzde Türk ekonomisinin, Avrupa'nın merkeziyle bütünleşmesinde öncelikli bir yere sahip olduğunun görüldüğünü belirten Erdoğan, şöyle devam etti:''Bizler, iki ülke iş adamları arasında gerek Türkiye ve İtalya'da, gerek üçüncü ülkelerde ortak işbirliği projeleri geliştirmek amacıyla başlatılacak girişimlere destek vermeye hazırız. İtalyan iş adamlarının Türkiye'ye yapılan uluslararası sermaye yatırımları içindeki paylarını artırmalarını da ümit ettiğimizi burada özellikle dile getirmek istiyoruz.''

BEŞERİ VE KÜLTÜREL İŞBİRLİĞİ

İki ülke arasında son zamanlarda beşeri ve kültürel alanlardaki işbirliğinin kazandığı ivmenin kendilerini memnun ettiğini anlatan Erdoğan, kısa bir süre önce Türkiye'de Türk-İtalyan Üniversitesi kurulmasına dair bir ortak bildiri imzalandığını ve bu alandaki çalışmaların sürdürülmesinin de sevindirici olduğunu söyledi.

YÖK Başkanı'nın, kendisini ziyarete geldiğinde bu konuyu gündeme getirdiğini ve bunlara çok olumlu baktığını söylediğini anlatan Erdoğan, ''(Siz, hemen bize gönderin, bizler de parlamentodan süratle geçiririz) dedik. Çünkü hükümetimizin özellikle bilimde atılacak adımlara karşı hiçbir zaman olumsuz yaklaşımı olamaz, bugüne kadar olmadığı gibi. Fakültelerin kurulmasından, üniversitelerin kurulmasına kadar bu konuda süratle bunları hızlandırmaya yönelik kararlığımız var'' diye konuştu.

Aynı şekilde Almanların da Türkiye'de Almanca eğitim veren bir üniversite kurma çalışmaları bulunduğunu belirten Erdoğan, maalesef bunun istenilen süratte gelişmediğini söyledi. Erdoğan, şunları kaydetti:''İnanıyorum ki YÖK bunu da bizlere gönderecektir ve onu da süratle parlamentomuzdan geçireceğiz. Türkiye'de şu ana kadar orta öğretimde Almanca eğitim veren okullarımız var, ama üniversite ölçeğinde yok. Türkiye'de inşallah bundan sonra Almanca eğitim veren üniversite de olacak.''

Başbakan Erdoğan, başta iş adamları, akademisyen ve sanatçılar olmak üzere, İtalya'ya seyahat edecek vatandaşlar için vize kolaylıkları sağlayacak bir muhtıranın geçen Ocak ayında imzalandığını anımsattı.

''ÜLKEMİZLE İLGİLİ BAZI ÖN YARGILAR''

Ülkeler arasında her alanda kaydedilen ilerlemenin, halklar arasında daha etkin ve sorunsuz bir etkileşimi de gerekli kıldığını anlatan Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü:''İletişim kanallarının bu denli öneme sahip olduğu günümüzde, İtalyan kamuoyunda ülkemizle ilgili bazı ön yargıların mevcut olduğu ne yazık ki müşahede edilmiştir. Bunu son yaptığım İtalya ziyaretinde de gördüm. İtalya, ülkemizde tanınan ve her zaman sempati gören bir ülkedir. Maalesef Türkiye'nin İtalyan kamuoyunda aynı görünüme sahip olduğunu söylemek güçtür. Bunu ben bir dostlar toplantısında dile getiriyorum. Sizlere inandığım ve güvendiğim için dile getiriyorum. Zira benim şu ana kadar edindiğim İtalyan dostlarımla hukukum gayet ileri seviyededir. Onların bana bakışı, benim onlara bakışım hakikaten çok çok anlamlı ve farklıdır.''

''BUNLAR BİZİ ÜZÜYOR''

İtalyan kamuoyu ve basınında Türkiye ile ilgili önemli bir bilgi eksikliği ve algılama açığı bulunduğunu gördüklerini ifade eden Erdoğan, Türkleri tanıdıklarında da bu konudaki yanlışların ortaya çıktığını söyledi.

İtalyan basınının genelinde Türkiye ile ilgili gelişmelerin doğru ve kapsamlı biçimde yansıtıldığını söylemenin güç olduğunu belirten Erdoğan, konuşmasını şöyle sürdürdü:''Örneğin Irak'ın kuzeyindeki gelişmeler ve bununla bağlantılı olarak ülkemizi etkileyen terör olgusunun, İtalyan basınında çoğu zaman taraflı ve eksik yansıtıldığını görüyoruz. 20 yılı aşkın süredir sivil ve asker binlerce vatandaşımızın can kaybına yol açan terör örgütü PKK, AB ve ABD tarafından açıkça terör örgütü olarak tanınmıştır. PKK'nın terör örgütü olduğu İtalyan makamlarınca da kabul edilmiştir. Bütün bunlara rağmen maalesef İtalyan basınında PKK ve mensuplarının 'ayrılıkçı, asi, Kürt gerillalar' şeklinde tanımlandığı ve hatta terörü ve teröristleri yücelten, özendiren bir yaklaşım sergilendiği görülmektedir. Bunlar tabiatıyla bizi üzüyor.''

Küresel terörle mücadele etmenin yolunun küresel işbirliğinden geçtiğini vurgulayan Erdoğan, şunları kaydetti:''Türkiye küresel gelişmelere paralel olarak, jeopolitik önemi ve bölgesindeki ağırlığı giderek artan bir ülkedir. Burada, bölücü terör örgütü ile ilgili olarak şunu açık ve net söyleyebilirim. O da şudur; Ben bazı şeyleri anlamakta zorlanıyorum. AB, tüm ülkeleriyle bölücü terör örgütünü bir 'terör örgütü' olarak ilan etmiştir. Bir terör örgütü olarak ilan etmesine rağmen Avrupa Parlamentosunda bölücü terör örgütünün temsilcilerinin getirilip orada konuşturulmasını anlamakta zorlanıyorum. Teröre bu denli destek verilmesi, küresel terörü engelleme yolunda bizim işimizi zorlaştırmaktadır.

Çok açık ve net bir şeyi daha ifade etmem lazım. Bölücü terör örgütünün benim ülkemdeki Kürt orijinli vatandaşlarımın temsilcisi olmak gibi bir durumu söz konusu değildir. Bugüne kadar onların temsilcisi olmadığı gibi, bundan sonra da olmayacaktır ve olamayacaktır. Çünkü onların böyle bir derdi yoktur ve yoğun olarak onların bulundukları bölgede benim partim açık ara birinci partidir. Şu anda 339 milletvekiline sahip olan partimin içerisinde 70'i aşkın Kürt orijinli milletvekilim var. Kabinem, benim dışımda 24 bakanım var, bunların 5 tanesi Kürt orijinlidir. Bunları söylemek doğru değil. Ama ben bunları bir şeyi özellikle vurgulamak, ispat etmek için söylüyorum. Çünkü bizim felsefemizde, temel ilkelerimizde ayrımcılık yoktur. Biz şu anda Türkiye Cumhuriyeti vatandaşlığı ortak paydasında bütün etnik unsurları kucaklamış bir partiyiz. Ülkemin 81 vilayeti vardır, 80 vilayette de partim milletvekili çıkarmıştır. Niye, çünkü biz, bölgesel, etnik, dinsel milliyetçiliğe karşıyız. Bütünüyle ülkemizi ve halkımızı kucaklıyoruz, hizmeti götürürken de ayrımcılıktan tamamıyla uzak bir hizmet anlayışı ile bölgelerimize ulaşıyoruz."

Facebook Twitter Yahoo Google Linkedin Stumbleupon Delicious