Başbakan Erdoğan: "Türbanı istismar etmeyi bırakın"

Başbakan Erdoğan:
  • Giriş : 02.02.2008 / 18:29:00

Başbakan Tayyip Erdoğan, türban düzenlemesine ilişkin protestolara İstanbul'dan yanıt verdi.

Facebook Twitter
Yazı Boyutu:


AK Parti Siyaset Akademisi Yerel Yönetimler Programı'nın İstanbul bölümünün açılışında konuşan Başbakan Erdoğan'ın gündeminde türban vardı.

Erdoğan, "Sizin gibi düşünmeyen ya da sizin gibi giyinmeyen herkesi laiklik düşmanı olarak göstererek toplumu asıl siz bölmüş olmuyor musunuz?" diye sordu.

Partisinin imtiyaz değil, adalet isteyenlerin partisi olduğunu söyleyen Erdoğan, adalet, özgürlük ve refahın herkes için olabildiği, herkesi içine alabildiği oranda değerli olduğunu söyledi.

Erdoğan, "Ben nasıl istiyorsam öyle olacaksın. Ben nasıl düşünüyorsam öyle düşüneceksin. Ben hangi kalıplar içerisindeysem sen de o kalıplar içerisinde olacaksın" yaklaşımının, insani olmadığını ifade ederek, "Onu olduğu gibi kabul ettiğiniz sürece özgürlükleri konuşabilirsiniz. Eğer olduğu gibi kabul etmezseniz özgürlükleri konuşamazsınız. AK Parti'yi belirli grupların, belli hiziplerin, belli fraksiyonların değil, milletimizin partisi yapan anlayış, bizim birlik felsefemizde yatmaktadır" dedi.

"Siyaseti millet belirler"

Siyaseti milletin yapacağını belirten Başbakan, "Siyasetin rotasını millet belirler, belli bir seçkinciler grubu değil. İşte burada bir tablo var. Bu tablonun içinde başı örtülü de var, başı açık olanı da var. İşte bizim arzuladığımız Türkiye bu" diye konuştu.

Başbakan Erdoğan, insanların istismar edilmemesi gerektiğini dile getirerek, "İstismar nedir? Bir şeyi yaşamadığınız, kabullenmediğiniz halde, karşıdakine yaşıyormuş, kabulleniyormuş gibi göstermektir" dedi.

Bunun çok çirkin, hiçbir şeyle ifade edilemeyecek şekilde ahlaki olmayan bir anlayış olduğunu vurgulayan Erdoğan ana muhalafete yüklendi:

"Siz partilerinizin toplantılarına alacaksınız benim başörtülü kardeşlerimi, getireceksiniz. seçim otobüslerinin üstüne başörtülü kardeşlerimin resmini koyacaksınız. Ama öbür taraftan da çıkacaksınız, 'peygamber yeni mi geldi, böyle bir şey var mı?' Ya sen ne anlarsın o işten? Bırak, Diyanet İşleri Başkanı konuşsun.

Senin işin mi? Peygamberin gelip gelmediğini sen daha öğrenemedin herhalde. Bu işbitmiş zaten. Neyin beklentisi içindesin? Bu soruyu sormana ne gerek var? Böyle bir endişen mi var yoksa? İşte şecaat arz ederken sirkatini söylemek bu."

Facebook Twitter Yahoo Google Linkedin Stumbleupon Delicious