Başbakan Erdoğan: "Türkiye AB'ye yük olmayacak"

Başbakan Erdoğan:
  • Giriş : 11.04.2008 / 13:54:00

Başbakan Erdoğan, Türkiye-AB Karma İstişare Komitesi Toplantısı'ndan konuştu.

Facebook Twitter
Yazı Boyutu:


Başbakan Erdoğan, İstanbul'da düzenlenen Türkiye-AB Karma İstişare Komitesi (KİK) 24. Toplantısı'nda yaptığı konuşmada, bu toplantıları çok yakından takip ettiğini belirterek, Türkiye-AB KİK'in istikrarlı yapısı ve görüş üreten yol gösteren işleviyle, Türkiye'nin AB ile ilişkilerine çok önemli katkılar sağladığını, bundan sonra da sağlamaya devam edeceğini kaydetti.

Türkiye-AB ilişkilerinin kırılma yaşadığı dönemde bile KİK'in toplantılarına devam ettiğini, çözüm üretme yolunda çalışmalar yaptığını vurgulayan Erdoğan, komitenin, her iki tarafın da yararlandığı eşsiz bir birikime sahip olduğunu dile getirdi.

Erdoğan, katılım sürecinde tüm bu birikim ve katkılardan istifade edildiğini, etmeye devam edileceğini belirterek, komitenin hem Türkiye hem de Avrupa tarafına teşekkür etti.

Başbakan Erdoğan, dün Avrupa Komisyonu Başkanı Barroso'yu misafir ettiklerini ve Ankara'da görüştüklerini anımsatarak, çok olumlu görüşmelerde bulunduklarını ve bu görüşmelerde AB katılım sürecini enine boyuna değerlendirdiklerini bildirdi.

Barroso'ya katılım sürecinde Türkiye'nin önüne çıkan engelleri, zorlukları etraflıca anlatma fırsatı bulduklarını ve kendisine müzakerelerin başladığı Ekim 2005'ten bu yana yapılanları ve bundan sonraki yol haritasını anlattığını belirten Erdoğan, bu görüşmelerin son derece önemli olduğuna ve yeni bir sürecin başlangıcını teşkil ettiğine inandığını söyledi.

-TÜRKİYE'NİN KARARLILIĞI-

Başbakan Erdoğan, Türkiye'nin AB'ye katılım noktasında son derece kararlı olduğunu, bu kararlılığın 1959 yılında ifade edilerek somutlaştırıldığını ve uzun bir yol hikayesinin ardından 2004-2005 yıllarında içi doldurularak katılım sürecine başlandığını hatırlatarak, sözlerine şöyle devam etti:

''Türkiye'nin AB'ye katılım konusunda en ufak bir tereddütü, çekincesi, soru işareti bulunmuyor. Sürecin ivme kaybettiği reformların hız kestiği yönündeki eleştirilere asla katılmıyorum. Türkiye bütün engellemelere, motivasyon kırıcı tüm girişimlere rağmen aynı kararlılıkla, aynı heyecanla yoluna devam ediyor. Buna paralel olarak AB tarafında da birçok gelişmeler yaşandı.

Bakınız Fransa'da başkanlık seçimleri adeta Türkiye üzerinden yürütüldü. Fransa'da seçim sürecindeki açıklamalar seçimden sonra da devam etti. 'İmtiyazlı' ortaklık kavramı çeşitli vesilelerle gündeme getirildi. Halbuki AB müktesebatı içinde 'imtiyazlı ortaklık' diye bir ifade yok. Bu ne demektir? Her zaman söylediğim bir şey var; bu, oyun içerisinde kural değiştirmek demektir ve bunun, ne yazık ki iki ülke başını çekti. Ve bunun yanına bazı ülkeleri de dahil etmek istediler. Şu ana kadar başarılı oldular mı? Henüz olamadılar.''

-''BU BİR GÜVEN KAYBIDIR''-

Başbakan Erdoğan, ''bu gelişmelerin kafaları karıştırırken Türk halkının da AB'ye yönelik kanaatlerini olumsuz etkilemeye başladığını'' ifade ederek, ''halkın 17 Aralık 2004'teki bakışı ile şu andaki bakışının çok çok farklı olduğunu'' söyledi.

O gün halkın yüzde 75'inin AB'ye girmeyi arzu ederken, bugün bu oranın yüzde 59'a düştüğünü kaydeden Erdoğan, şöyle konuştu:

''O gün 'Sizi AB'ye alırlar mı?' sorusunun cevabı yüzde 55-60 arasında değişirken bugün yüzde 40'a düştü. Bu bir güven kaybıdır. Bu güven kaybının nedeni de AB'li dostlarımızın yaptıkları bu açıklamalardır. Ya inanırsınız, ya inanmazsınız... Ama biz AB'ye bir şeyler katacağımıza inanıyoruz. Biz AB'ye yük olmaya değil, AB'den yük almaya geliyoruz. Şüphesiz AB'nin de bize katacağı birçok şeyler var.''

Başbakan Erdoğan, dünyada artık hiçbir ülkenin kendi kendine yeterli bir durumda olamadığını, o dönemlerin artık geride kaldığına işaret ederek, her ülkenin birbiriyle entegre olması, bir şeyleri hep birlikte yapması gibi bir durumun söz konusu olduğunu kaydetti.

Bugün dev bir Boeing uçağının birçok parçasının kendi ülkesinde üretilirken, birçok parçasını da Türkiye'den alındığını kaydeden Erdoğan, ''Niye?.. Artık dünya büyük bir köy haline gelmiştir. Bunu kimse görmemezlikten gelemez. Birbirimizle dayanışma içerisinde eğer biz bir küresel yapılanma içerisinde, ekonominin, demokrasinin ve barışın küreselleşmesini konuşuyorsak... Ve bu konuda bir düşünce birliğine ulaşıyorsak, ki büyük ölçüde bu var. O zaman burada kimse oyunun içinde yeni kurallar üretmemeli'' dedi.

-2006'DA ALINAN KARAR-

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, 11 Aralık 2006 tarihinde AB Genel İşler Konseyi'nde bir araya gelen Dışişleri Bakanlarının ''8 başlıkta müzakerelerin askıya alınmasını'' öngören tavsiye kararını kabul ettiğini ve 15 Aralık zirvesinde de bu kararın aynen onaylandığını hatırlatarak, şunları söyledi:

''Bizim bunu kabul etmemiz mümkün değildir. Benim halkımın bunu kabul etmesi mümkün değildir. Sürekli olarak Türkiye Avrupalı mıdır, değil midir? Hangi noktada bunu söylüyorsunuz. Eğer coğrafi noktada söylüyorsanız Türkiye Avrupalıdır... Ama aynı zamanda da Asyalıdır. Türkiye'nin bu iki özelliği var. Boğaz'dan geçtiğinizde bir tarafı Asya bir taraf Avrupa. Bu aslında bir zenginliğidir Türkiye'nin, hele hele İstanbul...''

Facebook Twitter Yahoo Google Linkedin Stumbleupon Delicious