Başbakan Erdoğan: Türkiye korkular ülkesi değil

Başbakan Erdoğan: Türkiye korkular ülkesi değil.8169
  • Giriş : 31.01.2008 / 22:42:00

Erdoğan, Türkiye’nin özgürlükler ve idealler ülkesi olmasını istediklerini söyledi.

Facebook Twitter
Yazı Boyutu:


Başbakan Erdoğan, televizyonlarda yayınlanan Ulusa Sesleniş konuşmasında, millet olarak, farklılıkların zenginleştirdiğinin iyi bilinmesi gerektiğini söyledi. Herkesin anayasal meşruiyet sınırları içinde kendilerini, fikirlerini ifade etmeleri gerektiğini dile getiren Erdoğan, herkesin eğitim-öğretime, ekonomik ve sosyal hayata dahil olmasını istediklerini açıkladı.

Haberin devamı “Birbirimizle aynı olmak zorunda değiliz ama bir ve beraber olmak zorundayız” diyen Erdoğan, doğusuyla batısıyla, genciyle yaşlısıyla, şehirlisiyle köylüsüyle herkesin Cumhuriyet çatısı altında aynı ideali gerçeğe dönüştürmek için çaba gösterdiğini vurguladı.

Bu toprakların, Mevlana’nın, Yunus Emre’nin, Hacı Bektaş-ı Veli’nin bilgeliğiyle bereketlenmiş topraklar olduğunu belirten Erdoğan, şunları kaydetti: “Bizim gönüllerimizde hoyratın da, deyişin de, uzun havanın da, gazelin de yankısı bir... Farklı inançlara, fikirlere, yaşam biçimlerine sahip olmamız bizim birbirimize kardeş olmamıza engel değil, hepimiz aynı aşkla ülkemize, vatanımıza, bayrağımıza bağlıyız. Varsa mesafeler ortadan kaldırmak, varsa uzaklıklar gidermek bizim görevimiz. Birbirimizi daha iyi anlamak, daha iyi bilmek için her vesileyi bir fırsat biliyoruz. Sevinçlerimizi, kederlerimizi, özel bildiğimiz zamanları paylaşmak durumundayız.” '

'BİRBİRİMİZİ ANLAMAK'

Çeşitli vesilelerle aynı gönül ikliminde buluşmanın bundan sonra da arayışı içinde olacaklarını kaydeden Başbakan Erdoğan, şöyle konuştu: “Türkiye’nin yıllar yılı tabu olarak görüldüğü için konuşulmamış meseleleri var.

Bu meseleleri aklıselimle aşmak, toplumsal zeminde en geniş mutabakatı sağlayarak bu düğümleri çözmek, bu sorunları arkamızda bırakarak Türkiye’nin gündeminden düşürmek mümkün. Demokrasi ve hukuk düzenimiz içinde her problemin bir çözümü var, yeter ki bu çözümü önyargısız bir biçimde arayalım. Türkiye bir vehimler ve korkular ülkesi olmasın, bir özgürlükler ve idealler ülkesi olsun istiyoruz. Bütün insanlarımız anayasal meşruiyet sınırları içinde kendilerini, fikirlerini ifade etsinler, eğitim-öğretime, ekonomik ve sosyal hayata dahil olsunlar, bunu istiyoruz. Bilim ve fikir insanlarımızın önünü açalım, müteşebbislerimizin önünü açalım, huzursuzluk ve gerilimleri ortadan kaldıralım ki, milletçe hep birlikte kazanalım, bunu diyoruz.”

“TOPLUMSAL HUZUR VE İSTİKRAR DEMOKRASİYLE YAKALANDI”

Türkiye’nin son beş yılda toplumsal huzur ve istikrarı demokrasiyle yakaladığını belirten Erdoğan, siyasetin ülke meselelerine getirdiği çözümlerin kara bulutların dağılıp gitmesini temin ettiğini söyledi. Başbakan Erdoğan, şöyle devam etti: “Kendi vatandaşlarını tehdit olarak gören bir devlet ilerleyemez. Korku senaryolarının yoğunlaştığı, demokrasinin kesintiye uğradığı, özgürlüklerin kısıtlandığı dönemlerin huzur ve istikrarımızı en değerli kazancımız sayıyoruz. Bu yüzden demokrasi ve adaleti kalkınmamızın temeli sayıyoruz. Hiç kimsenin bu ülkenin insanları arasına nifak tohumları ekmesine izin vermeyeceğiz. Hiç kimsenin bu ülkenin vatandaşları arasında bir ayrım yapmasına, kimini yüceltirken kimini ötekileştirmesine müsaade etmeyeceğiz. Birbirimizin hakkına, hukukuna, yaşam biçimine sonuna kadar saygı göstereceğiz. Birbirimizin kaygılarını, endişelerini anlayacağız ki milletimizin hiç bir ferdi kendini dışlanmış ya da baskı altında hissetmesin. Yetmiş milyon insanımızın her birinin hakkını, hukukunu en az kendi hak ve hukukumuz kadar aziz bileceğiz. Devletin bütün vatandaşlarına aynı mesafede durmasına azami dikkat ve hassasiyeti göstereceğiz.”

“HUZUR VE REFAHIMIZI İSTEMEYENLER DE VAR”

Türk milletinin huzur ve refahını istemeyenlerin olduğunu, bunların bundan sonra da olmaya devam edeceklerini ifade eden Erdoğan, “Milletimizin huzur ve refahını, can ve mal emniyetini tehdit eden organize suç örgütleriyle, hukuk dışı yapılanmalarla, menfaat şebekeleriyle, çetelerle mücadelemiz ardından daima büyük sıkıntılar, krizler gelmiştir. İşte bu yüzden bugün toplumsal onun için büyük önem taşıyor. Kurumlarımız artan bir kararlılıkla, işbirliği içinde bu karanlık odakların üzerine gidiyor” diye konuştu. Başbakan Erdoğan, bu tür yanlış yollara sapanların varlığının, kurumlara olan güveni sarsamayacağını vurgulayarak, “Kurumlarımızın yıpratılmasına ve kirletilmesine hiç bir şekilde izin veremeyiz, vermemeliyiz. Bu mücadelede bütün kurumlarımızın; yargısı, polisi ve askeriyle, medyası ve sivil toplum kuruluşlarıyla üzerine düşeni yaptığına inanıyor, kurumlarımızın güven ve itibar kazanmasından memnuniyet duyuyorum” dedi.

“TERÖR ÖRGÜTÜNÜN PANİK İÇİNDEKİ ÇIRPINIŞLARI”

“Varlıklarını sorunlara borçlu olanlar, çözümlerin parçası olamazlar” diyen Erdoğan, “kanlı düzenini sürdürmekten başka bir amacı olmayan terör örgütünün panik içindeki çırpınışlarının, bunun en açık göstergesi” olduğunu söyledi. Alınan siyasi, askeri, diplomatik, sosyal ve ekonomik önlemlerle terör örgütü giderek daha da yalnızlaştığını, daha da çaresizleştiğini söyleyen Erdoğan, “Bölücü teröre karşı yürüttüğümüz mücadele, kararlılıkla devam etmektedir. Diyarbakır’da bir kere daha müşahede ettik ki, insanlarımız artık terörün yol açtığı acılardan bir an önce kurtularak huzura kavuşmayı beklemektedir.”

Facebook Twitter Yahoo Google Linkedin Stumbleupon Delicious