Başbakan Erdoğan'dan ince mesajlar!

Başbakan Erdoğan'dan ince mesajlar!.9127
  • Giriş : 12.09.2008 / 22:55:00

Erdoğan, halka hizmet etmek isteyenlerinher zaman engellerle karşı karşıya olduklarını söyledi.

Facebook Twitter
Yazı Boyutu:


Erdoğan, İstanbul Büyükşehir Belediyesi tarafından Lütfi Kırdar Uluslararası Kongre ve Sergi Sarayı'nda düzenlenen iftar yemeğine, eşi Emine Erdoğan ile katıldı.

Yemeğin sonunda bir konuşma yapan Erdoğan, sözlerine, ''Eyüp'ten Pendik'e, Küçükköy'den Kadıköy'e her semti, her insanı, her sokağı, her mahallesiyle İstanbul'u ve İstanbulluları sevgiyle selamlıyorum'' diyerek başladı.

İstanbul'u sevmek ve bunun gereği olarak ona emek vermek ve hizmet etmenin kendileri için en büyük bahtiyarlık olduğunu vurgulayan Erdoğan, gözlerinin ve gönüllerinin her zaman İstanbul'un üzerinde olduğunu ifade etti.

Başbakan Erdoğan, şunları kaydetti:

''Çünkü İstanbul, vatanımızın, tarihimizin, kültürümüzün, irfanımızın, kısaca medeniyet birikimimizin özüdür, özetidir. Hamdolsun, aldığımız kültür sayesinde toprağımız ve tarihimizle barışık bir siyaset çizgisi üzerinde yürüyoruz. Buradan, İstanbul'dan aldığımız ilham sayesinde yeri geliyor hem Sivaslıyız, hem Siirtliyiz, Halis Ağa'yı gördüm, hem Diyarbakırlıyız, hem Rizeliyiz, hem Vanlıyız, Yozgatlıyız, Manisalıyız, Edirneliyiz vesselam.''
Burada bütün renklerin çeşitli ahenkler içerisinde, bütün desenlerin uyum içerisinde olduğunu dile getiren Erdoğan, yine buradan, İstanbul'dan aldıkları ilhamla bugün Türkiye'nin her köşesini, her şehrini mamur hale getirmeye, Türkiye'nin temel meselelerini çözmeye çalıştıklarını anlattı.

İSTANBUL, MUHTEŞEM BİR ÖĞRETENDİR

Erdoğan, Türkiye'nin her şehrinin, her insanının, en az İstanbul kadar barış ve hoşgörü içerisinde yaşamasını istediklerine dikkati çekerek, şöyle devam etti:

''Zira İstanbul, yüreği açık olanlar için, öğrenme kabiliyeti olanlar için esasen muhteşem bir öğretendir. Burada farklı medeniyetlerin sentezini bulur, ötekiyle çatışmadan, kimseye 'öteki' demeden bir arada yaşarsınız. Burada kelimenin tam anlamıyla çokluk içinde birliğin iklimini yaşarsınız. Zira burada hem sizin hukukunuz korunur, hem de siz başkalarının hukukunu korumak zorundasınız. Boğazın iki yakası nasıl aynı beden ve ruh olarak bütünleşmişse, ortasından deniz akan bu şehirden beslenen birlik ruhu nasıl kıtalara yüzyıllar boyu adalet taşımışsa, bugün de, yarın da İstanbul, sevginin, adaletin şehri olmaya devam ediyor, devam edecek. Burada ne Harbiye Fatih ile karşı karşıya gelir, ne Üsküdar yanı başındaki Kadıköy ile. Yüz yıllar değil bin yıllar burada muazzam bir ahenge ulaşmıştır. Salacak Sarayburnu'na nasıl sevgiyle bakarsa, İstanbul aynı sevgi ve muhabbet dersini verir. Bütün şehirlere, bütün insanlara verir.''

Başbakan Erdoğan, bu büyük şehre hizmet eden, burayı güzelleştiren, ebedi güzelliklerini koruyan yöneticilere de hizmetlerinden dolayı teşekkür etti.

Erdoğan, konuşmasını şöyle sürdürdü:

''Biz, ilk derslerimizi burada aldık. Diplomalarımızı da burada aldık. Burada, İstanbul'da yoğrulduk. Burada yandık, burada piştik. Burada olduk, hamdolsun. Halka hizmet etmek isteyenler, önceliği halka hizmet olanlar her zaman ve her yerde engellerle karşı karşıyadır. Bu gerçek bir anlamda eşyanın tabiatıdır. Böyle olması da esasen normaldir. Dolayısıyla milletin hukukunu gözetmeye, milletin hakkını korumaya çalışan yöneticilerin, kişisel çıkar kavgası verenlerin ayağına basma ihtimali az da olsa vardır. Kişisel çıkar kavgası verenlerin en çok haz etmeyeceği kişiler ise haksız çıkarlarına engel olan yöneticilerdir. Bizler, feleğin çemberinden geçerek buralara geldik. Bunu ifade etmek durumundayım. Hangi bedelleri ödediğimizi, hangi haksızlıklara maruz kaldığımızı bu millet çok ama çok iyi biliyor.''

BİR GÜN OLSUN KEYİF ÇATMADIK

Başbakan Erdoğan, milletin rızasını alarak, millete layık olmak için kılı kırk yararak, hak ve hakkaniyet ölçülerine azami gayret göstererek geldiklerini ifade ederek, geldikleri yerde de öyle bir gün olsun keyif çatmadıklarını, çatamadıklarını kaydetti.
Erdoğan, şöyle devam etti:

''Bir gün olsun arkamıza yaslanıp, koltuğun rehavetine, Ankara'nın rehavetine, makam ve mevkinin rehavetine kendimizi bırakmadık. Sağ olsun zaten bırakmadılar da. O fırsatı vermediler bile. Zaten kameralar, fotoğraf makineleri, onlar sürekli çalışıyor. Sizin zaten böyle bir hakkınız yok. Hak onların. Aylarca onlar, orada, rehavet koltuklarında rahatlıkla yatlarıyla her şeyiyle kalabilirler, ama sen kalamazsın. Senin böyle bir hakkın yok. Biz de 'varsın olsun' dedik. 'Olmasın' dedik. 'Yeter ki bu vatan sağ olsun' dedik. 'Her şey Türkiye için' dedik ve yola devam ettik.''

Bulundukları noktada tek dertlerinin Türkiye olduğunu dile getiren Erdoğan, Türkiye'nin muhteşem bir yükseliş trendinde olduğunu söyledi.

Lütfi Kırdar'ın hemen yanında büyük bir çalışma yapıldığını, şu anda gece gündüz demeden orada bütün iş makinelerinin çalıştığını ve iftihar edilecek dev bir kongre merkezine sahip olunacağını anlatan Erdoğan, 2009 yılında burada Dünya Uluslararası IMF Toplantısının yapılacağını belirtti.

Türkiye'nin artık uluslararası bütün organizasyonların ev sahipliğini yapacak hale geldiğini ifade eden Erdoğan, bu hazırlığın da bunun için yapılmakta olduğunu kaydetti.

Aynı anda bini aşan odada ikili görüşmelerin yapılabileceği bir organizasyonun hazırlandığını anlatan Erdoğan, böylece 2010 Avrupa Kültür Başkenti altyapısının da güç ve kuvvet bulmuş olacağını ifade etti.

Hazırlıkların sessiz ve derinden yürütüldüğünü, ramazan davulu çalarak bunu yapmadıklarını dile getiren Erdoğan, işi bitirdikten sonra 'işte yaptık' diyeceklerini söyledi.

Başbakan Erdoğan, dünya üzerinde bölgesinde aleyhine işleyen onca meseleye rağmen Türkiye'nin her anlamda gücüne güç katmakta olduğunu kaydetti.

Facebook Twitter Yahoo Google Linkedin Stumbleupon Delicious

*

*


*