Başbakan Erdoğan'dan net mesajlar

  • Giriş : 11.11.2006 / 00:00:00

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, Kıbrıs konusunda tutundukları tavırda kararlı olduklarını vurgulayarak, Filistin saldırısı nedeniyle İsrail'e sert çıktı.

Facebook Twitter
Yazı Boyutu:


AK Parti 2. Olağan Kongresi'nde konuşan Genel Başkan Erdoğan, konuşmasının önemli bir bölümünü Kıbrıs ve dış politikaya ayırdı. Başbakan, dünya siyasetinin oyun sahnesinin Türkiye'nin içinde yeraldığı bölgede yapıldığına dikkat çekti. Bu sahnede içindeki Ortadoğu, Irak ve İran'ın olduğunu belirten Erdoğan, "Bu mahallede oynanan bir iktidar oyunu var. Bu iktidar oyununu aktif bir aktörüyüz biz. Bunu iyi görmek gerekiyor. Başka milletlere de biz benzemeyiz. Bunu evellallah tarihe baktığımızda değerlendirdiğimiz zaman nereden nereye geldiğimizi görüyoruz." diye konuştu.

Erdoğan, Türkiye'nin bugüne kadar dış politikada içine kapanık davrandığını ancak bundan sonra içine kapanık politikalar değil, tamamıyla dışa açık politikalar üreten bir Türkiye olacağını söyledi. Atatürk'ün "yurtta sulh; dünyada sulh" politikasıyla bölgede ve dünyada aktif rol oynadıklarını ifade eden Erdoğan, "Artık düşman üreten değil, dost üreten bir Türkiye var. Onun için evlatlarımız bugün Kıbrıs'ta, Bosna Hersek'te Afganistan'da, Lübnan'da insani değerlerimizi temsil etmek, çıkarlarımızı korumak için görev yapıyor. Kimse yanlış bir vehme kapılmasın. Sadece sınırlarımızın güvenliğini sağlayarak, kendimizi dünyadan izole ederek, bağımsızlığımız koruyamayız. Dünya artık o eski dünya olmaktan çıkmıştır" şeklinde konuştu.

"KIBRIS KONUSUNDA AB'YE RÜŞVET VERMEYİZ"

Başbakan Erdoğan, Kıbrıs ile ilgili olarak ise Türkiye'nin kimseye verecek rüşveti olmadığını belirterek, "Bunu da iyi bilmeleri lazım. Biz 1974'ü biliyoruz, ondan öncesini de unutmayız. Bizimle masaya oturanlar sözlerinde duracak şekilde masaya otursunlar... Biz orada aslında baldıran zehiri de içtik. Söz sözünün gereğini yerine getirdi. Ama onlar getiremedi. Şimdi bizden birileri gelip de şunu vereceksiniz, bunu vereceksiniz diyorlarsa kurusa bakmasınlar önce şu KKTC'ye uygulanan izolasyonların kalkması gerekir ki biz limanları açalım" dedi.

Kıbrıs'ı iç politikaya malzeme yapmaya gayret edenlerin olduğunu ifade eden Erdoğan, "Millet olarak şunu iyi bilelim ki bu oyuna biz gelmeyiz. Biz Kuzey Kıbrıs'ımıza geldiğimizde hiçbir dönemde kazandırılmayan itibarı kazandırdık. İç siyasi tartışmaları Avrupa Birliği menfaatlerini zedeler hale gelmemelidir. Aynen Fransa'da olduğu gibi. Biz içeriye mesaj vereceğiz diye Türkiye'nin çıkarları zedelenmesin. Türkiye, Avrupa Birliği'nin Avrasya, Orta Doğu ve İslam dünyasına açılan kapısı olacaktır... Şu bilinmelidir ki; Türkiye bizim için neyse Kuzey Kıbrıs'ta odur."

İsrail'in Filistin'e gerçekleştirdiği son saldırıyı da sert dille eleştiren Erdoğan, "Filistin'de olan hadiseyi dünyada kim tasvip edebilir, İsrail'in orada takındığı tavra kim evet diyebilir. Zerre kadar insan olan, eğer sorumluluk taşıyorsak, mesuliyetimiz varsa orada o kadınlara, çocuklara, o yavrulara, o bombaları atmak, kusura bakmasınlar insanlıktan nasibini alanların yapacağı iş değildir. Çünkü bizim bu noktada gönlümüz yaralı. Hangi dinden olursa olsun, hangi ırktan olursa olsun. Bu olay kenara köşeye sığdırılacak bir olay değildir. Eğer barışla ilgili bir derdimiz varsa Türkiye olarak biz buna hazır değiliz. Bakanımız dolaştı, telefonla görüşmelerimiz oldu buna sıcak bakılmıyor. Güç bende öyleyse her şeyi yaparım. Bu iş değil. Bu terörü teşvik eder, barışı değil. Ondan sonra ben barış istiyorum diyemezsin, kimseyi de inandıramazsın. Türkiye olarak, biz de doğruları, açıklamak söylemek zorundayız. Dini ve kültürel farlılıklarımızın çatışma unsuru olarak sunulmasına karşı çıktık. Küresel gerilimin temel noktalarından biri olan Filistin-İsrail gerginliğinin mutlaka çözüme kavuşturulması zorunludur" diye konuştu.

Erdoğan, Irak'ta yaşanan gelişmeleri ise "Sabrımız kalmadı" diye eleştirdi. Irak'ta günde ortalama 60 ölümün yaşandığını hatırlatan Erdoğan, "Nereye gidiyoruz. Hani çözecektin, hani buraya barış için gelmiştin. Şu ana kadar ABD'nin 27 bin yaralısı var. 3 bin kayıp var. Ama bizim de maalesef 150'ye yakın kaybımız var. Biz savaşa gitmedik. Bizimkiler yardım götürüyordu. Koalisyon güçleri içerisinde aynı rakamda kayıp yok. Türkiye'nin kaybı var. ABD'yi defaatle uyardık. Şimdi en son bölücü terör örğütün yönelik olarak özel temsilcilerimizi belirledik. Şimdi sonucunu bekliyoruz. Öyle uzun süreli bir oyalamaya pek tahammülümüz yok. Buna da çok tahammül edemeyiz" şeklinde konuştu.

"BİZ UÇLARIN DEĞİL MERKEZİN PARTİSİYİZ"

Başbakan, partisinin çizgisi ile ilgili olarak ise konuşmasında şu cümlelere yer verdi: "Milletimizin vicdanından çıkan AK Parti bugüne kadar olduğu gibi bundan sonra toplumsal merkeze yaslanarak siyasetini sürdürecek, geçmişten ders alarak hiçbir uca sürüklenmeyecektir. Biz uçların partisi değiliz, biz merkezin partisiyiz. AK Parti'nin ortaya koyduğu yeni siyaset modeli, halkın temel değerlerini, cumhuriyetimizin kazanımlarını, çatışma konusu değil, uzlaşma zemini olarak ele alan bir partidir. AK Parti uçlar ve aşırılıklar yerine orta yolu önermektedir. AK Pati muhafazakarlığı her türlü köktencilği, aşırılığı, radikalizmi, dine dayalı ve din eksenli bir parti değil, insan eksenli, uzlaşmayı ve itidali esas alan bir partidr. AK Parti kimlik siyaseti yerine kimlikli siyaseti tercih eder. Biz bu yola böyle koyduk. Yolumuza da böyle devam edeceğiz. İnsanlara yaklaşırken Yunus'un diliyle hareket ederiz. 'Yaradılanları sev Yaradan'dan ötürü anlayışıyla."

Başbakan, şöyle devam etti: "AK Parti geçici bir rüzgarın, dönemsel bir yönelişin, tesadüflerin eseri değil. Kökleri milletin vicdanında olan ve uzun yıllar içinde milletin ruh kökünde mayalanan bir temel arayışın partisidir. AK Parti'nin oturduğu bu adreste sorabilirsiniz. Ev sahibi kim? Ev sahibi milletin ta kendisidir. AK Parti şu anda ev saihibi Türk milleti olan bu adreste oturuyor ve burada hizmet etmeye çalışıyoruz. Millete rağmen değil, milletle birlikte büyüyeceğiz."

Belediye başkanlarına da seslenen Erdoğan, başkanların, belediyeciliği klasik bir belediye anlayışı olarak, görmemelerini istedi. Erdoğan, AK Parti belediyelerinde dürüstlük ve şeffaflığın kurumsallaşmasını, temsil ve katılımın en ideal şekilde yaşanmasını, şehri ve şehrin halkının topyeyün katılımının nazara alınmasını isteyerek, şunları kaydetti: "Tüyü bitmemiş yetimin hakkı sizde. Bunu kılı kırk yararak, tasarruf etmelisiniz. Bunu tasarruf etmek yeterli değil. Halkımızın gönlüne girmeli ve halkımızı da gönlüğünüzdeki o özel yere yerleştirmelisiniz. Bunu başarmamız lazım."

Partililere de seslenen Erdoğan, "Değerleri kardeşlerim önümüzde bir yıl var. Bu bir yılın içerisinde bir cumhurbaşkanlığı seçim arkasından genel seçim var. Duramayız, yan gelip yatamayız, çok çalışacağız. Siz belki zannediyorsunuz ki halkımız her şeyi biliyor. Şu yapılanların büyük bir çdoğunluğunu halkımız bilmiyor. Bunu onlara siz anlatacaksınız. Örgüt anlatacak" dedi.

Konuşmasında 4 yıllık iktidar döneminde ekonomide yapılanlarıda anlatan Erdoğan, kürsüden vatandaşa bir iyi bir de kötü haber verdi. Erdoğan, 4 yıldır zam yapmadıkları elektriğe zam yapacaklarını belirtirken, müjdeli haber olarak da geçici işçilerin kadroya alarak, geçici işçilik statüsünün kaldırılacağını söyledi.

Facebook Twitter Yahoo Google Linkedin Stumbleupon Delicious