Başbakan Erdoğan'ın 22 Temmuz vurgusu

Başbakan Erdoğan'ın 22 Temmuz vurgusu.11391
  • Giriş : 22.07.2008 / 13:05:00
  • Güncelleme : 22.07.2008 / 13:05:24

22 Temmuz'un yıldönümü. Balkondan yaptığı meşhur konuşmayı unutmadı Başbakan. Bakın neler söyledi?

Facebook Twitter
Yazı Boyutu:


Bugün 22 Temmuz. Milletin durmak yok yola devam dediği bir gün. 5 yıldır siyasi partinin icraatını onayladı. Halk iktidardan memnuniyetini ortaya koydu.

Kazanan güven ve istikrar olmuştur. Hatırlarsanız 22 Temmuz akşamı Genel Merkezimizin balkonundan yaptığım konuşmada bazı önemli noktalara dikkat çekmiştim.

Bize oy vermeyenlerin de mesajını anlıyorum ve alıyorum demiştim. İradelerini saygıyla karşılıyorum. Bütün vatandaşlarımız birdir, beraberdir. Onların derdi bizim derdimizdir. Herkes için adalet ve demokrasi ve adalet için yola çıktık.

Bazı meseleleri halının altına süpüren eski siyaset tarzını asla benimsemedik. Türkiye ne çektiyse halının altına süpürme siyasetinden çekmiştir.

Türkiye sorunlarla yüzleşmezse büyüyemez. Ülkenin çözümsüz hiçbir meselesi yoktur Yeter ki birbirimize güvenelim. Aynı idealler etrafında birleşelim. Yeter ki şeffaf demokrasiye inanalım.

Biz toplumsal ihtilaflardan beslenen siyaseti benimsemedik. İçe kapanmacı yaklaşımı savunsak AB katılım sürecinde olmazdık. Türkiye bazıları farkında olmasa da geniş boyutlu değişim yaşamaktadır.

Yerleşik alışkanlıkları değiştirdik. Millet siyaseti tayin edecek iradeyi gösteriyor. Uzlaşma yüzde yüz olmaz. Kahır ekseriyetle uzlaşma olur. Geri vitese takacak halimiz yok.

Dünyanın hiç bir ülkesinde iktidarla muhalefet bu kadar kavgalı olmaz. Demekki taraflarda eksiklikler var. Bir araya gelmeye kaçarsanız kusura bakmayın iktidar nereye kadar. Halkta bütünleşme varsa mesele bitmiştinr. Biz buna bakarız. Kimse bu makamlarda kalıcı değildir.

20 Temmuz 1974'teki harekat büyük bir trajediye son vermiştir. Dünya bunu anlamalı anlamayanlar da er geç anlayacaktır bunu görüyorum. İki kesimli, siyasi eşitlik ve etkin garantörlükten asla ve asla söz konusu değildir

Bu çatının altından konuşuyorum. Sordum da özellikle 34. barış kutlamalarında onlar da olsun. İktidarıyla muhalefetiyle dünyaya bir mesaj verelim. Buradan bu tür değerlendirmeleri yaparak ahkam kesenler iyi bilmelidir ki aynı dili konuşmalıyız.

Her zaman bir adım önde olmak barıştan, çözümden yana olmaktır. Oturduğun yerde durmak çözümsüzlüktür, barışa tehdit, özgürlükler karşısında olmaktır. Lafla bu iş olmaz. Biz çözüm istiyoruz.

2004'teki referandumda KKTC cezalandırıldı, Rumlar ödüllendirildi. Böyle bir izolasyona göz yummak insanlık ayıbıdır. Annan tarafından hazırlanan rapor niçin sümen altında tutuluyor?Kıbrıs Türklerine verilen sözlerin tutulmasını bekliyoruz.

Kıbrıs'ı satıyor dediler taviz veriyor dediler. Bütün bunları diyenler Kıbrıs'ta çözüm için ne yapmışlar? Sorunun cevabı yok. Çünkü varlık nedenleri çözümsüzlük.

2002'de KKTC'de milli gelir sadece 4 bin 409 dolardı. Bugün milli gelir tam 14.047 dolara ulaşmıştır. KKTC'de ihracat 80 milyon doları aştı. 2002 yılında yatak sayısı 4493 adetti. Son 5 yılda 15.832 dolar oldu.

KKTC'de öğrenci sayısı 43 bine ulaştı. 24 bin nire 43 bin nire. Kıbrıs adasının genelinde su sıkıntısı var. Anamur'dan Kıbrıs'a 57 milyon metreküp su taşıyan denizaltı sistemini kuracağız.

KKTC bizim dönemimizde 6 adet dış temsilcilik açtı. Nutuk atarak olmuyor. Milli menfaatleri koruyarak oluyor. Kıbrıs bizim milli davamızdır. Davamızı her ne olursa olsun taşımaya devam edeceğiz.

Tiyatro dünyanının duayenlerinden Suna Pekuysal, son zamanlarda yakalandığı hastalık neticesinde vefat etti. Kendisine Allah'tan rahmet diliyoruz.

Facebook Twitter Yahoo Google Linkedin Stumbleupon Delicious

*

*


*