Başbakan gündemdeki soruları yanıtladı

Başbakan gündemdeki soruları yanıtladı.11188
  • Giriş : 10.06.2009 / 12:30:00
  • Güncelleme : 10.06.2009 / 11:57:22

Erdoğan krizden ne zaman kurtulacağımızı ve DTP'ye neden randevu vermekten son anda vaz geçtiğini söyledi.

Facebook Twitter
Yazı Boyutu:


Erdoğan, küresel krizin etkisinden yıl sonuna doğru kurtulma umudu olduğunu belirterek, "Yılın son çeyreğinde canlanma başlayacak" dedi. Erdoğan, DTP'ye randevu vermeyi düşündüğünü ancak 10 şehit haberi geçince vazgeçtiğini söyledi.

Atv'de yayımlanan "Başbakan'la Gündem" programına katılan Başbakan Erdoğan, ekonomik krizin etkilerinin en az düzeyde hissedilmesi için bu yaz seferberlik ilan edeceklerini söyledi. atv Ankara Temsilcisi Mehmet Akarca'nın sunduğu "Başbakan'la gündem" programına katılan Başbakan, SABAH gazetesi yazarları Mehmet Barlas, Hasan Bülent Kahraman ve Okan Müderrisoğlu'nun sorularını yanıtladı. Erdoğan, Türkiye'nin yıl sonuna kadar ekonomik krizden çıkacağını söyledi. Başbakan Tayyip Erdoğan, ekonomideki gelişmelere ilişkin şu mesajları verdi:

IMF EKONOMİ KONUŞSUN

IMF'nin siyasi olaylarda kalem oynatmasından bahsediyorum. Ekonomi konuşun. Kalkıp da teşkilatlanma yapımız üzerinde kalem oynatırsanız bu olmaz. Gelir İdaresi'nin özerk hale getirilmesine sıcak bakmamız mümkün değil. IMF'ye olan borcumuzu düşünmüyoruz, böyle bir sıkıntımız yok. 7-7.5 milyar borcumuz var. Biz geldiğimizde 25 milyar dolardı. Bakışımız uluslararası ekonomik ilişkilerde sağlayacağı avantajlardır. Faydalı mı zararlı mı? İkisini söyleyenler var. Ne istifade ederiz, buna bakarız. Hiçbir zaman da esir değiliz.

İŞSİZLİĞE YAZ SEFERBERLİĞİ

Bu yaz seferberlik ilan edeceğiz. Bakım, badana işleri bu yaz sezonu içinde çıkarılsın diyoruz. Bu part-time, full-time olabilir. Nereden baksanız 3-4 ayı kapsar. Aynı şekilde okulda hizmet alımı şeklinde çalışmaya devam edebilirler. Meslek okullarından mezun olan gençlerimize 6 ay staj imkânı sağlanacak. Ne kadar eleman alırsak SSK primini biz ödeyeceğiz diyeceğiz. Hazine'den karşılayacağız. İşçi yük olmayacak. Alması halinde bütçeleştirilecek. Hedef 500 bin. Altı da üstü de olabilir. Bu paketin bize maliyeti 250 milyon TL'dir. Bu bize aslında birçok şeyleri de kazandıracak. Böyle bir boyutu da var. Küresel krizden az etkilenen bir ülkeyiz, tamamen kurtulduk desek yanlış olur. Şu anda eksideyiz. Yıl sonuna doğru yavaş yavaş kurtulabilme umudu olan bir ülkeyiz. Ekonomik hareketlerde görüyoruz. Otomotiv, konut satışlarında görmeye başladık. ÖTV, KDV adımları bunlar. Para var dediğimiz olay bu. Bir yandan banka mevduatları azalıyor diğer yandan otomobil satışları artıyor.yoksa hepsinde değil. Bir çok sosyal tedbirler aldık. Dar gelirli gruba yönelik adımlar. Mağdur olanları yanlız koymayalım, sosyal devletin adımlarını atıyoruz. Yılın son çeyreğinde bir canlanma başlayacak. O rakamlar 2010 çeyreğinde açıklanacak. Bazıları bunun istismarını yapabilir. Attığımız adımları dikkatli atıyor.

DTP'YE RANDEVU

Ben randevu vermeyi düşündüm. Randevu vermeyi düşündüğümün hemen ertesinde 10 tane askerimiz şehit oldu. Siz kendinizi benim yerime koyun. Hiçbir zaman bölücü terör örgütüne terör örgütü demediler. Her zaman avukatlığına soyundular, savundular. Ardından bir müddet daha geçti. Sakinleşsin ondan sonra düşünelim. Tekrar mayın olayı. 6 tane şehit var. Böyle bir imkânı, fırsatı, zemini bulamıyorsunuz ki. Tam kendinizi hazırladığınızda bunlar oluyor. Nasıl oturup da konuşacaksınız. Meclis'te böyle bir şey gündeme geldiğinde ayaklanmalar, şunlar bunlar. Bir mensubu kalkıp, Tayyip Erdoğan'ı ipte sallandırmaktan falan bahsediyor. Türkiye Hamas'la oturuyor, Lübnan'daki Hizbullah'la oturuyor deniliyor. DTP ile zaman zaman arkadaşlarım görüşmeler yapıyorlar. Ben size az önce anlattım. Ben hazırlıyorum ama buna imkân, fırsat verilmiyor. Onlar da söylemleriyle sürece destek olmaları lazım ama sürece destek olmuyorlar.

SARKOZY ŞAŞIRTIYOR

Avrupa Parlamentosu seçimlerinde üzüldüğümüz bir ayrımcılığın, yabancı düşmanlığının yapılmış olmasıdır. Hele hele Sarkozy'nin açıklamaları, ki Obama'nın bizim AB üyeliğiyle ilgili düşüncelerini söylediğinde hiç şık değil. Sarkozy ile bir araya geldiğiniz zaman çok farklı, ayrıldığınız zaman bakıyorsunuz ki bambaşka. İnsanı şaşırtıyor. Siyasetçinin dürüst olması çok önemli. Avrupalı dostlarla görüştüğümüzde şunu söylüyorum onlara; 27 ülke içinde Türkiye çok daha iyi konumda. 'haklısınız' diyorlar fakat işlerine gelmiyor.

DENİZ FENERİ'NDE BİR ALLAH'IN KURUŞU KASAMIZA GİRMEDİ

Biz hukuk devleti içerisinde yaşıyoruz. Bir defa şunu görmemiz lazım. Olay yargı sürecinde. Konuyla ilgili olarak bunu savunmak bana düşmez. Zahit bey diğer arkadaşlar kendilerini savunurlar. Deniz Feneri olayıyla Allah'ın bir kuruşu bizim partimizin kasasına girmemiştir. Fakat bunu, bizimle ilintili hale getirme olayı bizi ciddi biçimde rahatsız eder. Böyle bir şekilde konuşmayı ben partime yönelik çirkin bir yaklaşım olarak görüyorum. Şık olmayan bir yaklaşım olarak görüyorum. Partimin tüm hesapları sitemizde mevcuttur.

AK PARTİ YERİNE AKP DİYENLER

Herhangi bir kişiye karşı verilmiş cevap değil. Bir tespittir bu. İktidarlar hiçbir zaman gerilimden yana olmaz. Sizi birisi farklı bir isimle ansa. Bizde lakap diye anılır. 2002 yılında bir köşe yazarı AKP diyerek başlattı. Oradan başladı, genişleyerek gitti. Kısaltılmış adımız AK Partidir. Burada samimi bir niyet yok. İstediğimiz adabı muaşerete davettir. Bu işi çok çirkin açanlar oldu. Bu konuyu biz yargıya götürmek durumunda kaldık. Bunu halkımıza anlatmazsak partimizin adını savunmaktan aciz duruma düşeriz.

ŞENER SORUSUNA ASKERLİK ANISI

Erdoğan, eski Başbakan Yardımcısı Abdüllatif Şener'in parti kurmasıyla ilgili soruyu yanıtlarken, gülerek, askerlik anısını anlattı. Erdoğan: "Üniversite eğitiminden sonra Tuzla'da askeri eğitimimi yaptım. Asteğmen olduk. Babama, baba diyemiyorum, Komutanım diyorum. Geçen gün tatbikata katıldım, asker bize çay getiriyor, bana, 'Buyurun komutanım' diyor. Öyle alışmış. Biz sadece kendi işimize bakıyoruz."

KENDİLERİ İÇİN NORMAL BİZE GELİNCE ANORMAL

Torunlarımın bir enstrüman çalmaları için telkinlerim oldu. Keman dersleri almaları gibi. Bilal bir ara çalıştı. Kızlarımın en ufağı Amerika'da şan dersleri aldı. Bu tür şeylerin olması nedense bazı mahfillerde anormal karşılanıyor. Kendi çocukları için normal karşıladıklarını bizler için anormal karşılıyorlar. Bizim çocuklar sanki uzaydan gelmiş mahluklarmış gibi.

YEREL SEÇİMDE OYUMUZ ARTTI

Partimizin 29 Mart seçimlerinde oy oranı bu bölgede 37.5. Şimdi ise oy oranı 43. CHP'nin 17, şimdi yine 17. Binde 6'lık bir artışı var. Bizim de 5.5'luk artışı var. MHP'nin 22, şimdi ise 15. Eksi 7'lik bir düşüşü var. DTP'nin 1.2. Şimdi ise 1. Eksi binde 11. Demokrat Parti'nin 6, şimdi de 6. ANAP'ın 1.5, şimdi 1.8. Binde 26'lık artış söz konusu. Belediyelerin dağılımına baktığınızda biz 7 tane ilçe belediyesinin 4'ünü aldık. Neticenin toplamına bakıldığında 43 oy oranına 6 puan artışla yükseldik.

MAYINDA GARANTİYİ NAMSA VERİYOR

Mayın konusunun geçmişi çok eski. Dönemimizde başlayan bir süreç değil. Ottawa Anlaşması'na göre, 2014 yılına kadar sınırı temizlemmemiz gerekiyor. Genelkurmayımıza sorduk. Bunu yapamayacağız dediler, ödeneği iade ettiler. Ülke içinden talep çıkmadı. 500 denilince bize çok yüklü bir teklif geldi. Sertifika noktasında sıkıntı var. Temizledik dedikten sonra orada bir mayın patlaması olursa, bunun garantisini kim verecek. NATO NAMSA bu garantiyi veriyor.

VERGİ İNDİRİMİ GEREKİRSE UZATILIR

Vergi indirimlerinin uzatılması konusunda değerlendiririz, gerekirse uzatırız. Yüksek vergiden yana değiliz. Yasama, yürütme, yargı olarak dayanışmamızı ortaya koyamıyoruz. İstanbul Büyükşehir Belediyesi birçok yatırıma girdi. O da yatırımların altında ezilmeye başladı. Bir dernek müracaat ediyor. Mahkeme iptal ediyor. Küresel sermaye güvence ister. Galataport'un bugünkü hali mi bitmiş hali mi güzel?

SABAH

Facebook Twitter Yahoo Google Linkedin Stumbleupon Delicious

*

*


*