Mustafa Erdoğan kaset - Mustafa Erdoğan kaseti kurmaca - Tayyip Erdoğan'ın kardeşi kaset videosu

Mustafa Erdoğan kaset - Mustafa Erdoğan kaseti kurmaca - Tayyip Erdoğan'ın kardeşi kaset videosu.18149
21.12.2013 / 07:31:30

İnternette Başbakan'ın kardeşine ait olduğu ileri sürülen bir video konuşuluyor.

Facebook Twitter
Yazı Boyutu:

HABER AKTÜEL - Başbakan Tayyip Erdoğan'ın kardeşi işadamı Mustafa Erdoğan'a ait olduğu ileri sürülen bir video, paylaşım sitelerinde dolaşmaya başladı. Videodaki görüntülerden bir şey anlamak çok güç. Görüntüler karanlık, bozuk ve ses anlaşılamayacak derecede az geliyor.

Ancak buna rağmen internette yazılanlara bakıldığında görüntülerdeki kişinin Mustafa Erdoğan olduğuna dair kesin hüküm veriliyor.

Görüntü, internet sitelerine çok yakın bir tarihte, dün gece yüklendi. Video, şimdilik basın dünyasının ilgisini çok çekmese de, sosyal medyada çoktan konuşulmaya başlandı.

Görüntülerin gerçekliğini araştırma gereği duymadan yazan / konuşan vatandaşlar, görüntüler üzerinden Erdoğan ailesine linç kampanyası başlattı.

Görüntülerin yer aldığı bu videoyu yayıncılık ilkemiz gereği yayınlamıyor ve karanlık odakların amacına hizmet etmek istemiyoruz.

İFTİRA MI?

Görüntülerden hiç bir şey anlaşılamamasına rağmen videonun servis edilmesi ve bunun paylaşılarak etraflıca yayılması akıllara soru işaretleri getirdi. Yolsuzluk ve rüşvet iddialarının peşinden gelen bu video bir kurgu olabilir.

Görüntülerin bu dönemde servis edilmesi "kirli bir oyun" olarak akıllara soru işaretleri getiriyor. AK Parti'yi iktidardan indirmeyi başaramayan odakların seviyeyi, "seks kaseti" iddialarına / iftirasına kadar düşürdüğü belirtiliyor.

EMİN ÇÖLAŞAN NE DEMİŞTİ?

Erdoğan ailesine karşı kini ile tanınan Sözcü Gazetesi yazarı Emin Çölaşan, geçtiğimiz günlerde kendisine zarf içerisinde Mustafa Erdoğan'a ait olduğunu ileri sürdüğü bir kasetin geldiğini iddia etmişti.

Görüntülerin servis edilmesinden sonra bu işte Emin Çölaşan'ın bir parmağı olup olmadığı da akıllara şüpheler getiriyor.

DİN NE DİYOR?

Zina yapıldığı nasıl ispat edilir?

Zina, iki şekilde sabit olur. İkrar ve şehadetle.

İkrar:

Zina ettiğini kendisi ikrar eden erkek veya kadın, hakimin huzurunda ayrı ayrı zamanlarda dört kere suçunu itiraf etmesidir. Bir yerde dört defa ikrar etmesiyle had cezası verilmez.

Hakim ikrar edenini üç kere itirafını reddeder. Dördüncü sefer gelip ikrar ederse, o zaman hakim ona sorar: Zina nedir? Nerde zina ettin? Kiminle yaptın?  Böylece adamın şuur ve dirayetini ölçer, ailesinden araştırır ve bilerek ikrar ettiğine kanaat ederse  haddi uygular.

İtiraf eden kişiye hakim yenide, aranızda belki nikah vardı, veya bu hadise bir şüpheye binaen gerçekleşmiş olabilir veya rüya görmüş olabilirsin gibi sözlerle, ikrarından vazgeçmesinin yolunu açar.

Buna rağmen yine ısrar ederse, artık dünyada temizlenmek, ahirete suçsuz çıkmak istediği katiyen anlaşıldığından haddi uygular.

İkrarda olayın eskiden olmasının zararı yoktur, her ne zaman kişi tövbe edip halini ıslah ederse, ikrar edip cezanın uygulanmasını isteyebilir.

Bir kişi, başka bir kadının gıyabında onunla zina ettiğini ikrar etse, zina ettiğini söyleyen o kişi hakkında had uygulanır, kadının mahkemede hazır olması gerekmez. Ancak kadına had tatbik edilmez.

Aynı şekilde bir kadın, filan erkekle zina ettiğini itiraf etse ve kendisine had uygulansa, erkeğe de had uygulanması gerekmez.

Zina hakkındaki şehadet:

Hakimin huzurunda mükellef, hür, adil, gözleri görür dört erkeğin, görmelerine dayanan bir şekilde zinanın meydana geldiğinde ittifak etmeleri ile birlikte yaptıkları şehadettir. Bu şehadette zina lafzı kullanılır –zina etti- gibi. Yani zina suçunun işlendiğinin şahitlerle kesinleşmesi için şahitlikle bir beş şey şarttır:

1- Şahitler en az dört mükellef hür gözleri gören olmalı.

2- Şahitler erkek olmalı.

3- Şahitlerin hepsi de adil olmalı.

4- Şahitlerin hepsi de birlikte ittifakla aynı yerde şahitlik etmeli.

5- Şahitler zinayı açıkça belirtmeli, yani sürmedanlığın içine milinin sokulması gibi tenasül uzvunun sokulduğunu gördüklerini açıkça söylemelidirler. (Zan ile tahmin ile olmaz)

Ayrıca şahitlerin dini, suçluların dininden olmalı. Mesela zimmilerin zinasında şahitlik eden dört kişiden biri, hüküm verildikten sonra cezanın tatbikinden evvel müslüman olsa, sanki verilen hüküm yok olmuş gibi olur, had düşer. Müslüman hakkında da aynı durum söz konusudur, şahitlerin biri dinden dönse had düşer.

Bu beş şartın bulunmasıyla şehadetin gerçekleşmesinden sonra hakim, şahitlere zinanın ne demek olduğunu, nerde ve kiminle meydana geldiğini sorar. Bu soruşturmayla işin gerçekten meydana gelip gelmediği açığa çıkar.

Şahitlerin adaletleri açıktan veya gizli olarak araştırılır. Adil oldukları sabit olunca iddialarını dinler. Bir zaman sonra şahitlik ederlerse zaman aşımına uğradığında had cezası verilmez. Zaman aşımı bir aydır.

Kadınların erkeklerle birlikte şahitliği hadlerde geçerli değildir. Şahit erkeklerin sayısı dörtten az ise veya biri kör ise, kendileri iftiracı durumunda olup iftira cezası yerler.

Şahitlerin bir kısmı kadının isteyerek yaptığını, diğerleri zorla yaptığını söylese, bu şehadette ittifak olmadığından had düşer.

Şahitler zinanın zamanı hakkında, yeri hakkında, zina edilen kadın hakkında ihtilaf etseler had düşer. Fakat küçük bir oda içindeki zina olayında şu köşede veya bu köşede diye ihtilaf edilse, bundan dolayı had düşmez.

Zina hakkındaki şehadetlerinden dönen şahitler, recmedilen şahsın diyetini öderler. Her şahit dörtte birini öder.

Had cezasının düşüren, kaldıran durumlar:

Evli olduğu halde zina eden ve şer'i şerifle hükmeden hakim (kadı) tarafından recm cezasına çarptırılan kadın ve erkeğin cezası infaz edilirken bazı hususlara dikkat etmek gerekir. Bunlardan biri de had cezasını yok eden konulardır:

Bir kişinin kendisinin zina ettiğini dört defa söylemesiyle hakkında sopa veya recm suretiyle had uygulanan bir şahıs, bu anda kaçarsa artık o takip edilmez, bu kaçışı ikrarından dönmek olarak anlaşılır ve had cezası kalkar.

Fakat dört erkeğin şahidiyle hakkında zina suçu kesinleşmiş olan kişi, had uygulanırken bu esnada kaçarsa, yakalanıp cezası tamam edilir.  Eğer yakalanamazsa zaman aşımından dolayı hadden kalan kısım düşer.

Gayrı meşru yakınlıkta şehadet yapılmış olsa, kadın erkeğin inkarına yakın onun kocası olduğunu iddia etse, her ikisinden had düşer.  Çünkü bu durumda kadın mehir gibi bir hak iddiasında bulunmuştur.

Kadın zina ettiğinin dört kere ikrar etse, erkek ise evli olduklarını iddia etse, yine haklarında had lazım gelmez.

Kendisine isnad edilen zinadan dolayı hakkında delil ile had uygulanacak kadın, henüz bakire ise veya rahminde cinsel ilişkiye engel et veya kemik olduğunu, kendisini muayene eden kadınlar tarafından ispat etse, hakkında had uygulanmaz. (bk. Ömer Nasuhi, Istlahat-ı Fıkhıye, Had Cezaları)

Zina cezasının verilmesi için gerekli şartları ve had cezasının düşmesine neden olacak şüpheleri dikkate aldığımızda, şahitlerle had cezasının verilmesi çok zor görünmektedir. Bunun tespiti ancak kişinin kendi ikrarıyla olur ki, bu da onun kendini temizlemesi için hayatını feda etmesidir.

Facebook Twitter Yahoo Google Linkedin Stumbleupon Delicious

*

*


*