Başbakan ısrarla 'yok' diyor ama...

Başbakan ısrarla 'yok' diyor ama....10181
  • Giriş : 20.11.2008 / 02:00:00
  • Güncelleme : 20.11.2008 / 00:07:58

Amerikan finans devi Lehman Brother'in batmasının üzerinden tam iki ay geçti. İşte Türkiye'de yaşananlar.

Facebook Twitter
Yazı Boyutu:


Krizin Türkiye'ye yansıması ise bir hayli ilginç oldu. Piyasada ilk tepkileri her zaman olduğu gibi İMKB verdi. Endeks tarihi dip seviyelerini gördü. Dolar yükselişe geçti ve 1.25 YTL'den 1.60 YTL seviyelerine yükseldi.

Yaşanan gelişmelerden endişe duyan TÜSİAD tedbir alınması yönünde hükümete çağrıda bulundu. Başbakan Erdoğan ise bu çağrıya 'Kriz bizi teğet geçeçek yanıtını verdi. Ama bu açıklama işten çıkarmaları ve zamları durdurmaya yetmedi. İşte iki ayda Türkiye'de yaşananlar...

KARA PAZAR: LEHMAN ÇÖKTÜ, DÜNYA ALTINDA KALDI (14 EYLÜL 2008)

ABD`deki finansal kriz en büyük kurbanını verdi. ABD`nin 5. büyük yatırım bankası Lehman Brothers iflasını açıkladı. Merrill Lynch`i Bank of America aldı, AIG ise para aramaya başladı.

Cuma günü başlayan ve hafta sonu boyunca devam eden ABD`li yatırım bankası Lehman Brothers`ı kurtarma çabaları başarısızlıkla sonuçlandı. ABD`nin beşinci büyük yatırım bankası, 158 yıllık finans devi Lehman Brothers iflas başvurusunda bulunacağını açıkladı. İflas başvurusunda Lehman Brothers`ın iştirakleri yer almayacak, broker-dealer işlemleri ise devam edecek. 11`inci maddeye göre iflas başvurusunda bulunarak varlıklarının değerini korumak ve firma değerini maksimize etmek istediğini belirten Lehman Brothers`ın yatırım bankacılığı birimini satma çabası sürecek.

Lehman Brothers`ın iflası uluslararası finans piyasaları için en kötü haber.

MEHMET ŞİMŞEK: KRİZ DAHA DA DERİNLEŞECEK (05 EKİM 2008)

Devlet Bakanı Mehmet Şimşek Kanal 24'e, son küresel ekonomik gelişmeleri ve bu gelişmelerin Türkiye'ye yansımalarını değerlendirdi.

Dünya ekonomisinin, 1930 ekonomik buhranından sonraki en büyük krizle karşı karşıya olduğunu ve krizin derinleştiğini belirten Şimşek, yılın üçüncü çeyreğinde, yükselen piyasalardaki borsaların yüzde 20 oranında bir değer kaybettiğini, bunun da tarihteki en kötü düşüşlerden biri olduğunu kaydetti.

"Krizin Türkiye'ye yansıması iki yolla olur''

Devlet Bakanı Mehmet Şimşek, Türkiye'nin, küresel ekonomiyle entegre bir ekonomi olarak, küresel ekonomideki gelişmelerden mutlaka etkileneceğini ancak bu etkinin dolaylı olacağını söyledi.

Türkiye'nin en büyük ticari ortaklarından olan Avrupa ekonomisinin durgunluğa girdiğini belirten Şimşek, bunun ihracatı olumsuz etkileyebileceğini, ancak Türkiye'nin son yıllardaki dış pazar çeşitlendirme politikası ile 218 farklı pazara ihracat yaptığını, bu sayesinde küresel ekonomik durgunluğun, Türkiye'nin ihracat performansına etkisinin sınırlı olacağını bildirdi.

Küresel finansal krizin Türkiye'ye ikinci dolaylı etkisinin ''finansman'' kanalıyla olacağını belirten Şimşek, kriz nedeniyle dış borçlanma maliyeti ve imkanlarının zorlaştığını, tasarruf açığı bulunan Türkiye'nin ise dış kaynağa ihtiyacı olduğunu kaydetti.

TÜSİAD: KRİZDEN ÇOK TEDİRGİNİZ (9 EKİM 2008)

Türk Sanayicileri ve İşadamları Derneği (TÜSİAD) Yönetim Kurulu Başkanı Arzuhan Doğan Yalçındağ dünyayı etkisi altına alan küresel ekonomik krizle ilgili olarak, "İş dünyası olarak hakikaten tedirginiz" dedi.

Dünyadaki bu sallantının Türkiye'yi etkilemeyeceğini söylemenin mümkün olmadığını dile getiren Yalçındağ "Dünyanın 16'ncı büyük ekonomisi olarak dünya ile entegre olmuş durumdayız. Küreselleşme sürecindeyiz. Krizin Türkiye'yi etkilememesi mümkün değil" dedi.

Borç nasıl dönecek

Dünyadaki birçok ülkeye göre Türk bankacılık sisteminin doğru temeller üzerine oturduğunu dile getiren Yalçındağ Çek Cumhuriyeti Başbakanı Mirek Topolanek ile biraraya geldiği toplantı sonrası şöyle konuştu: "2001 krizinden sonra yeni denetlemeler, düzenlemeler geldi. Türkiye kurallara çok daha bağlı. Birçok türev enstrümanları, bizim bankacılık sistemimizde, finans sistemimizde henüz faaliyete geçmedi. Onun avantajını yaşıyoruz. Sermayeler yüksek. Bunlar doğru ama şu da doğru ki dünya bir daralmaya gidiyor. Dolayısıyla ihracatımıza gelen talep düşecek. Zaten iç tüketim düşüyor. Türk özel sektörü 140 milyar dolar ile muazzam borçlu. Bu borcu nasıl döndüreceği bilinmiyor. Bütün bunlar bu daralmanın Türkiye'de de ciddiyetle yaşanacağını gösteriyor."

Ciddiye alınmalı

TÜSİAD olarak bugüne kadar son derece sorumlu, sağduyulu davrandıklarına söyleyen Arzuhan Doğan Yalçındağ, her türlü uyarıyı büyük bir sorumlulukla ve sağduyuyla yaptıklarını dile getirerek şöyle devam etti: "Bir endişeye, güven erozyonuna mahal vermemek içini sorumlu davrandık. Ama artık bugün, yönetimdekilerin bu işi çok daha fazla ciddiye alması lazım. Ekonomik daralma demek, işsizlik demek, refah payımızın düşmesi demek. Bu kadar genç nüfusumuz var. İşsizlik zaten Türkiye'de ciddi sorun. Özel sektör tedbirlerini almaya başlıyor. Zaten ciddi bir cari açığımız var."

MEHMET ŞİMŞEK: KISA SÜRE ETKİLER (06 Ekim 2008)

Devlet Bakanı Mehmet Şimşek, Türkiye'nin, küresel ekonomiyle entegre bir ekonomi olarak, küresel ekonomideki gelişmelerden mutlaka etkileneceğini ancak bu etkinin dolaylı olacağını söyledi.

Türk bankalarının sermaye yeterlilik oranı ile güçlü yapıda olduğu ve Batı'daki bankalar gibi yüksek riskli enstrümanlara yatırım yapmadıklarının altını çizen Şimşek, bu nedenle krizin Türkiye ekonomisine etkisinin sınırlı olacağını vurguladı.

Bakan Şimşek, krizin Türkiye'ye etkisinin kısa dönemli olacağını vurgularken, Türkiye'nin bu yıl ve belki gelecek yıl potansiyelinin altında büyüyeceğini kaydetti.

Şimşek, orta ve uzun vadede, Türkiye'nin yüksek büyüme potansiyelini yeniden yakalayacağını bildirdi.

Şimşek, ''son dönemde yabancı yatırımcılarda Türkiye'ye yönelik bir kaygı yok'' dedi.

Bakan Şimşek, küresel krizin finans piyasaları açısından muhtemelen dibe vurduğunu ancak reel ekonomi açısından, dibini bulmasının 2009'u bulacağını vurguladı.

HİSARCIKLIOĞLU: KRİZ TÜRKİYE'Yİ ETKİLEYECEK (12 Ekim 2008)

Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği Başkanı Rifat Hisarcıklıoğlu, ekonomik krizin Türkiye'yi etkileyeceğini söyledi.

Kapıkule'deki modernizasyon çalışmalarını incelemek üzere geldiği Edirne'de basın mensuplarının sorularını cevaplayan Hisarcıklıoğlu, krizin Türkiye'yi etkilememesinin mümkün olmadığını belirterek, “Krizin dibi mi değil mi belli değil. Türkiye'yi etkilemedi demek yanlış olur” dedi.

Türkiye'nin büyümesinin ihracata bağlı olduğunu vurgulayan Hisarcıklıoğlu, “İhracatta en büyük pazarımız Avrupa birliği üyesi ülkeler. İhracatımız bu ülkelere yüzde 60'lar seviyesindeydi geçen sene, şimdi yüzde 55'ler seviyesine düştü.

Yani toplam ihracatımız için yüzde 5'lik bir kayıp söz konusu. Buradaki tır trafiğinden de bunu görüyoruz. Türkiye'nin büyümesi ekonomisi ihracata bağlı. Bu kriz dünyadaki pek çok ülkenin büyümesini etkilediği gibi Türkiye'nin de büyümesini etkileyecek” dedi…

UNAKITAN: KREDİLERİ ERKEN İSTEMEYİN (16 Ekim 2008)

Bankalara yönelik sert bir uyarıda bulunarak, “Sakın ha kredi geri çağırması yapmasınlar” diyen Maliye Bakanı Kemal Unakıtan, yurtdışında parası olanların, getirmeleri durumunda, hiçbir soru sormayacaklarını söyledi

Maliye Bakanı Kemal Unakıtan, bankaların gayet dikkatli bir şekilde işlerine devam ettiğini belirterek, “Yalnız bu arada bazıları olur da bir paniğe kapılır 'Eyvah, ben ileride bulursam, bulmazsam' diye... Sakın ha kredilerini geri çağırmasın. Bu iş alemini en fazla etkileyen konudur. Ben bankalarımızla toplantı da yapacağım. Onlarla detayları da görüşeceğiz. Onların bizden istekleri olabilir. Onlarla bir uyum içerisinde şimdiye kadar olduğu gibi bundan sonra da çalışmalarımız devam edecek. Biz bankacılarımıza güveniyoruz. Bir kredi geri çağırması yapmasınlar, adam almıştır, ona göre yapıyor, ediyor falan... 'Şimdi getir krediyi' ... 'Benim krediye daha 6 ay, bir yıl var...' 'Olsun ben istiyorum' altına da yazmışlar karınca duası gibi bir şey yazıyorlar. 'At buraya imzayı' atıyorlar” dedi.

ERDOĞAN: KRİZ BİZİ TEĞET GEÇECEK (18 Ekim 2008)

Başbakan Erdoğan Türkiye'nin küresel krizi en az zayiatla atlatacağına inandığını söyledi. Erdoğan, “Küresel ekonomik kriz dünyada ciddi manada bir etki meydana getirdi. Başta ABD, Japonya, AB üyelerinin etkilendiği bu kriz inanıyorum ki bizi teğet geçecektir ve biz bunu en az zayiatla atlatacağız. Ama buna körükle gidenler var. Yangına benzin pompasıyla gidilmez, su pompasıyla gidilir. Hala sorumluluk mevkiinde olanlar ne yazık ki benzin pompasıyla gidiyor. Ne olur bırakın benzin pompasını da su pompasıyla gidin. Varsa bir projeniz, çözüm öneriniz başımız gözümüz üstüne getirin berber yapalım. Ekonomiden sorumlu tüm bakanlarla, milletvekilleriyle, akademisyenlerle bu konuda sözü olan düşünürlerle devamlı görüşüyoruz. Hamdolsun şu anda bu sorumluluğun bilinci içinde çalışmalarımız devam ediyor” dedi.

TANIL KÜÇÜK: BANKALAR KREDİLERİ GERİ ÇAĞIRIYOR (20 Ekim 2008)

İstanbul Sanayi Odası (İSO) Başkanı Tanıl Küçük, "Bazı kamu bankalarının kredileri geri çağırdığı yolunda üyelerimizden gelen yazılar var" dedi.

Sanayicinin kredi musluklarının kesilmesinden endişe duyduğunu vurgulayan Küçük, farkındalığı ve riskleri ortaya koymak amacıyla yakın bir zamanda Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu (BDDK) Başkanı, Merkez Bankası Başkanı ve Bankalar Birliği ile bir araya gelerek "Reel sektöre krediler kesilirse bu tam bir ekonomik krize dönüşür" uyarısında bulunacaklarını açıkladı. Denizcilik sektörü de tüm bankaların kredileri çağırmaya başladığını açıkladı.

Herkes sorumlu davranmalı
İSO'nun ilk kez düzenlediği ve 30 işadamının katıldığı 3 gün süren Van, Bitlis ve Muş ziyareti sona erdi. Bölgenin geri kalmışlığının giderilmesi ve sorunların dinlenmesi amacıyla düzenlenen ziyarete 30 işadamı katıldı. Ziyareti değerlendiren ve gündeme dair soruları yanıtlayan Küçük, reel sektörün sorumluluklarının bilincinde olduğunu belirtti. Küçük "Tüm olumsuzluklara rağmen, büyümesini ve ihracatını devam ettiriyor. Adeta cambazlık yapıyor. Aceleci olmak istemiyoruz ama duyduklarımızı da ifade etmeliyiz. Bazı kamu bankalarının kredileri geri çağırdığı yolunda üyelerimizden gelen yazılar var. Bunların ifade edilmesi, diğer bankaları da kredileri geri çağırmaya itecekse, bu bir olumsuzluk yaratır. Ama bir olay varsa da, bunun önlenmesi adına konuşuruz" dedi.

PİYASANIN NABZI: BORSA ÇÖKTÜ, DOLAR FIRLADI! (23 Ekim 2008)

Başbakan'ın kriz 'teğet geçecek' açıklaması piyasaların çöküşünün önleyemedi. Açıklamadan bir hafta sonra dolar 1.25 YTL seviyelerinden 1.64'e fırladı, İMKB tarihi dip seviyelere indi, faiz 3.45 puan arttı.

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, 'Hamdolsun Türkiye ekonomisi sağlam kriz korkumuz yok, Kriz çığırtkanlığı yapanların niyeti başka' 'kriz Türkiye'yi teğet geçecek' dese de Türk mali sektörü krizin artçı şoklarında bile sarsılmaya başladı.

Lehman Brothers'ı bu krizin miladı kabul edersek 15 Eylül 2008'de dev banka batarken İMKB güne 37033 puandan başladı. Banka batışıyla birlikte yeni 'kara pazartesi' günü İMKB 1952 puan gerileyerek 35081 puana indi. Küresel krizin iyice su yüzüne çıkması ve arka arkaya gelen banka batışları devreye giren kurtarma planlarıyla yangın yerine dönen dünya piyasaları gibi İMKB de 37 günde toplam yüzde 30.7'lik düşüş yaşadı.

Yine krizin miladı kabul edilen Lehman Brothers'ın battığı 15 Eylül 2008'de 1.25 YTL olan dolar, 1.64 YTL'ye çıkarak 37 günde 39 yeni kuruş artışla yüzde 31.2'lik yükseliş gösterdi. Yine aynı şekilde faiz yüzde 18.87'den yüzde 22.32'ye çıkarken 37 günde 3.45 puanlık artış gösterdi. Avro 1.7610 YTL iken dün 2.1060 YTL'ye çıkarak yüzde 19.5'lik artış gösterdi.

UNAKITAN: KRİZ İŞSİZLİĞİ ARTIRABİLİR (24 Ekim 2008)

Maliye Bakanı Unakıtan, hisse senetleri için yeri yatırımcıdan alınan yüzde 10'luk stopajı kaldıracaklarını açıkladı. “Kriz Türkiye'de borçlanma maliyetini ve işsizliği artırabilir” diyen Unakıtan, bankacılardan reel sektöre destek vermelerini istedi.

Meclis Plan Bütçe Komisyonu'na 2009 bütçesinin sunumunu yapan Maliye Bakanı Kemal Unakıtan, krizin Türkiye'ye etkilerinin kaçınılmaz olacağını söyledi. Unakıtan, “Ülkemiz küresel krizden iki bakımdan etkilenebilir. Birincisi, kredi imkanlarının daralmasıyla borçlanma daha maliyetli hale gelebilir. İkincisi ise büyüme hızımızın düşmesiyle birlikte işsizlik artabilir” diye konuştu.

TÜKETİCİYE BÜYÜK DARBE: DOĞALGAZA YÜZDE 22 ZAM (1 KASIM 2008)

BOTAŞ, konutlarda kullanılan doğalgaz fiyatına yüzde 22.50, sanayide kullanılan doğalgaza ise yüzde 22 oranında zam yaptı. Yapılan zam oranının bugünden itibaren geçerli olacağı kaydedildi.

Yılbaşından bu yana beş kez zam yapılan doğal gazın fiyatı iki katına yaklaştı. Doğal gazda yılbaşından bu yana yaşanan fiyat artışı, aynı dönemdeki TÜFE enflasyonunu neredeyse ona katladı.

1 Kasım'dan geçerli olmak üzere konutlar için yüzde 22.5, sanayi için yüzde 22 oranında yapılan son zamlarla birlikte kümülatif fiyat artışı konutlarda yüzde 72.7'ye, sanayide yüzde 74.9'a ulaştı. Doğal gaza bu yıl Ocak başında konutlarda yüzde 7.4, sanayi için yüzde 6.5, Haziran başında konutlarda yüzde 7.4, sanayide yüzde 8.3 zam yapılmıştı. Bundan önceki en yüksek zam ise Temmuz ayında maliyet bazlı fiyatlandırma sistemine geçilmesinden sonra Ağustos başında gelmişti. 1 Ağustos itibariyle doğal gaz fiyatı konutlarda yüzde 16.88, sanayide yüzde 18.7 artırılmıştı. Doğal gaza Ekim başından geçerli olmak üzere konutlar için yüzde 4.55, sanayi için yüzde 4.69 zam yapılmıştı.

YÜZDE 60'IN ÜZERİNDE REEL ARTIŞ

Doğal gazın birim fiyatı yılbaşından bu yana yüzde 75'e yakın oranlarda zamlanırken, TÜFE bazında Ocak-Ekim dönemindeki enflasyonun yüzde 7 dolayında bulunuyor. TÜİK'in Pazartesi günü açıklayacağı Ekim ayı enflasyonu ile yılbaşından Kasım başına kadar olan dönemin kümülatif enflasyon oranı belli olacak. Ocak-Eylül dönemi TÜFE artışı yüzde 6.83 çıkmıştı. On aylık enflasyon yüzde 7 kabul edilirse, yılbaşından bu yana doğal gaz fiyatlarına yapılan "reel" artışın konutlarda yüzde 61, sanayide yüzde 63 dolayında olduğu dikkati çekiyor.

MEHMET ŞİMŞEK: KRİZ TÜRKİYE'Yİ ETKİLEYECEK (05 Kasım 2008)

Devlet Bakanı Mehmet Şimşek, küresel ekonomik krizin Türkiye'ye yansımalarıyla ilgili olarak, ''Türkiye böyle bir krize bundan daha güçlü yakalanmazdı.
Büyüme bir miktar yavaşlayabilir. İnsana yatırıma, alt yapıya yatırıma devam edeceğiz" dedi.

Balıkesir Sanayi Odası'nın (BSO) düzenlediği geleneksel ödül töreni için Balıkesir'e gelen Devlet Bakanı Mehmet Şimşek, yaptığı konuşmada dünyada yaşanan küresel ekonomik krizi ve Türkiye açısından sonucunun ne olabileceğini değerlendirdi. Bakan Şimşek, aralarında Türkiye'nin de yer alacağı ve devlet bakanı olarak Türkiye'yi kendisinin temsil edeceği Brezilya'da yapılacak olan G 20 (Gelişmiş 20 ülke) toplantısında küresel ekonomik krizin ele alınacağını, buradan önemli kararlar çıkacağını kaydetti.

Amerika'da konut kredisiyle başlayan ve kısa sürede ekonomik krize dönüştükten sonra dünyayı etkisi altına alan ekonomik krizi genel ve Türkiye açısından değerlendiren Bakan Şimşek, "Dünya gerçekten çok önemli bir kriz ile karşı karşıya. Küresel kriz. Bu sorunun Türkiye'ye yansıması da söz konusu olacaktır, çünkü biz de dünyanın bir parçasıyız. Amerika'nın reel faizlerine baktığımızda 11 Eylül'den sonra son 40 yılın en düşük reel faizlerini Amerika yaşadı. Amerika'daki krizin başlangıcı konut kredileri oldu, sonra ekonomik krize dönüştü ve dünyaya yansıdı. Finans kuruluşları ile konut sahipleri arasındaki saadet zinciri kırıldı. Şimdi tüm dünyada, başta Amerika olmak üzere kredi koşulları giderek zorlaştı" diye konuştu.

KRİZİN AYAK SESLERİ: ELEKTRİK TÜKETİMİ AZALDI (6 KASIM 2008)

Art arda gelen elektrik zamları ve küresel kriz nedeniyle artan tasarruf önlemleri bu yıl Türkiye Elektrik Dağıtım AŞ'ye (Tedaş) elektrik kesintisi yaptırmayacak. Her yıl elektrik tüketiminde yaşanan artışın konutlardan sanayiye kadar her alanda alınan tasarruf önlemleri ile bu yıl geçerli olmayacağını belirten Tedaş yetkilileri, "Türkiye'de elektrik tüketimi 2006 sonu itibariyle 143 bin 70 gigavat saat (GWh) iken, bu rakam geçen yıl 155 bin 135 gigavat saat (GWh) olarak gerçekleşti. Bu yıl da kullanım miktarı geçen yıla yakın. Ancak tüketimdeki artış bu yıl beklediğimizden çok daha düşük seviyede gerçekleşti. Bu nedenle bu yıl rutin bakımlar dışında elektrikte kesinti yaşanmayacak" açıklamasını yaptı.

Hükümetin bu yaz uygulamaya koyduğu elektrikte otomatik fiyatlandırma tarifesi ile konutlara ve sanayiciye yılbaşından itibaren yüzde 47'lik zam faturası çıktı. Elektrik faturası kabaran tüketiciler bu durumdan kurtulmak için elektrikte tasarruf tedbirlerini uygulamaya koydu. Kimi üretimi elektriğin ucuz olduğu saatlere kaydırdı, kimi alternatif teknolojilere yatırıma yöneldi, kimi de enerji tasarrufu sağlayan teknolojileri kullanmaya başladı. Bunun dışında dekor amaçlı aydınlatmalar ve kullanılmayan alanlardaki ışıklandırmalar kapatıldı.

Türkiye'de elektrik üretiminde her yıl ortalama yüzde 10'nun üzerinde artış öngörülmesine rağmen, üretimdeki artış 2000'den itibaren yüzde 10'nun altında kaldı. Son 5 yılda elektrik üretimine gerekli yatırımların yapılmaması ve artan petrol fiyatları nedeniyle geçen mayıs ayında ise Türkiye ilk kez elektrik arz talep dengesinde açık verdi. Türkiye'de 2004'te 40.7 milyar kWh elektrik üreten hidroelektrik santralları 2007 sonu itibariyle 30.9 milyar kWh elektrik üretebildi.

Türkiye'de yıllık elektrik enerjisi tüketimi

Yıllar Enerji tüketimi (GWh)
2002 102.947,9
2003 111.766,1
2004 121.141,9
2005 130.262,8
2006 143.070,5
2007 155.135,3

İŞÇİ SENDİKALARI: 175 TERSANE İŞÇİSİ İŞTEN ÇIKARILDI (10 Kasım 2008)

İş sendikası, son bir haftada Çanakkale ve Tuzla'da dört tersanede işçilerin kriz bahanesiyle çıkarıldığını, Çanakkale'deki sendikalı işçilerin işverenin ödememeye çalıştığı ücretlerini eylemlerinden sonra alabildiğini duyurdu.

Sendikanın açıklamalarına göre, Tuzla'da ve Çanakkale'de dört tersane kriz bahanesiyle işçi çıkardı.

Milletvekillerinin tersanelerinde 45 işçi çıkarıldı
DİSKe bağlı Liman Tersane Gemi yapım ve Onarım İşçileri Sendikası'nın (Limter-İş) açıklamasına göre Adalet ve Kalkınma Partisi (AKP) Milletvekili Mehmet Kemal Yardımcı'nın sahibi olduğu Yardımcı Tersanesi 25 kadrolu işçiyi çıkarttı.

Milliyetçi Hareket Partisi (MHP) Milletvekili Durmuşali Torlak'ın sahibi olduğu Torlak Tersanesi'nde de 20 kadrolu işçi çıkarıldı. Sendikanın verdiği bilgiye göre, bu işçilerin 16'sı, TÜRK-İŞ'e bağlı Dok Gemi-İş sendikasının üyesiydi.

Çındemir Tersanesi'nde taşeron olarak çalışan Dinamik Makine firması da 7 Kasım'da 10 işçiyi işten çıkardı.

Çanakkale'de 120 işçi
Çanakkale'deki Çelik Enerji Tersane ve Ulaşım Sanayi, 7 Kasım'da 120 işçiyi çıkardı. Limter-İş, işverenin işçilerin çalıştıkları günlerin ücretlerini ödememek istediğini, ancak aralarında sendikalıların da olduğu işçilerin tersane kapısındaki eylemlerinden sonra ücretlerini aldığını duyurdu. Sendika, bu işyerinin 5. Uluslararası İş Sağlığı ve Güvenliği Bölgesel Konferansı Risk Değerlendirme Yarışması'nda Ulusal Düzeyde En İyi Uygulama Örneği seçildiğini de anımsattı.

İşten çıkarmaları protesto eden Limter-İş, tersane patronlarının siparişlerin 2013'e kadar dolu olduğunu söylediklerine dikkat çekti; "Krizi işçiler çıkarmadı faturası da işçilere çıkarılamaz. İşyerlerimizi bırakmayacağız. Hiçbir kardeşimizi kaderine terk etmeyeceğiz" dedi. (TK)

DİSK BAŞKANI: TRAKYA'DA 40 BİN KİŞİ İŞTEN ATILDI (12 Kasım 2008)

DİSK Başkanı Çelebi, 'Trakya'da 40 bin kişi atıldı. Kriz fırsatçılığı yaplıyor' derken, TEKSİF Başkanı Irgat, 'Tekstilde kriz iki yıldır var, 200 bin kişi işsiz kaldı' dedi

Müteahhitler Başkanı Eren de, 'İnşaatta yurtiçi kötü gidiyordu, şimdi yurtdışı da kötüleşiyor' derken, OSD, ekimde otomobil pazarının yüzde 40 düştüğünü açıkladı

Türkiye'de toplam sanayi üretiminde ağustos ayında yüzde 4.1, eylülde yüzde 5.5 oranında daralma yaşanırken, özellikle tekstil sektöründen yoğun işsizlik haberleri geliyor. Peşpeşe kapanan fabrikalar dolayısıyla tekstilde iki yıl önce başlayan işçi çıkarmalar had safhaya ulaştı.
TEKSİF Başkanı Nazmi Irgat'a göre son iki yılda tekstil sektöründe 150-200 bin dolayında işçi işsiz kaldı. DİSK Genel Başkanı Süleyman Çelebi işten çıkarmaların en çok Trakya, Bursa, Denizli, Adana, Gaziantep, Kayseri, Adıyaman ve Kahramanmaraş'ta yaşandığını belirterek, bazı işverenlerin kriz fırsatçılığı yaptığını söyledi. TİSK Başkanı Tuğrul Kudatgobilik ise imalat sanayiinde dört tezgahtan birinin boşaldığını belirtti.

Otomotiv küçülüyor
Otomotiv Sanayii Derneği (OSD), otomobil pazarında hazirandan bu yana devam eden gerilemenin, ekimde daha keskin olduğunu belirterek, geçen ay toplam pazarda yüzde 37.3, otomobil pazarında ise yüzde 39.2 azalma yaşandığını bildirdi. Açıklamada, Avrupa pazarındaki daralmanın, Türkiye ihracatı üzerindeki etkisinin ekimde başlayan sipariş iptalleriyle kendini gösterdiği, gelecek aylarda da söz konusu düşüşün artarak devam edeceğinin tahmin edildiği belirtildi.

'Yakından izlensin'
Süleyman Çelebi (DİSK Genel Başkanı): Sendikalı ve sendikasız işyerlerini birlikte düşündüğümüzde, ekonomideki küçülmenin etkisi bir çok sektörde kendisini hissettiriyor. Trakya'da tekstil sektörü ağırlıklı olmak üzere son bir yıl içinde istihdamda 40 bin kişilik daralma oldu. Şu anda Denizli'de ve Bursa'da ciddi anlamda işsizlik var. Bursa'da 20-25 bin kişi işten çıkartıldı. Kayseri'de istihdamda 16 bin kişilik daralma oldu. Adana, Gaziantep, Adıyaman, Kahramanmaraş yine işten çıkarmaların arttığı iller arasında. Tekstilin yanı sıra inşaat sektöründe de ciddi bir işten çıkarmalar yaşanırken, şimdi yavaş yavaş metal ve otomotiv sektöründe de benzer bir süreç yaşanıyor. Ancak işten çıkarmaların hepsinin haklı nedenlere dayandığını söylemek zor. Bir çok işveren keyfi olarak, fırsatçı bir yaklaşımla işten çıkarma yoluna gidiyor; maliyeti yüksek olan işçileri çıkartıp ucuz işçi çalıştırmak için krizi fırsat olarak görüyor. 12 Eylül'ü savunmuyorum ama 12 Eylül'deki gibi bir yasak konulabilir haksız yere işçi çıkarmalara karşı. Kriz fırsatçısı işverenleri denetlemek, önlemek hükümetin görevidir. İşsizlik Sigortasının koşulları ve yararlanma süresi iyileştirilmeli.

ERDOĞAN: ÜLKEMİZDE KRİZ YOK (18 Kasım 2008)

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan ABD ve İsviçre gezisinin ardından yurda döndü. Gezileri hakkında bilgi veren Erdoğan, küresel krize ilişkin değerlendirmelerde de bulunarak, “Ülkemizde şu anda bir kriz söz konusu değildir” dedi.

Türkiye'deki ekonomik gelişmeler üzerine değerlendirmeler bulunan Erdoğan, Ülkede şu anda anlatıldığı şekilde bir krizin söz konusu olmadığını söyledi. Başbakan Erdoğan, 2009 yılının ilk 6 ayı için sıkıntı yaşanabileceğine dikkat çekti.

İSO BAŞKANI: İŞTEN ÇIKARMALAR ARTACAK (18 Kasım 2008)

İSO Başkanı Tanıl Küçük 15 bin sanayici adına Vatan Gazetsi'nden Mine Şenocaklı'ya konuştu . Küçük, krize karşı acilen önlemler alınması gerektiği görüşünde.

Pekçok sektörde işten çıkarmaların başladığından yakınan İSO Başkanı Küçük var, "Yeni başladı ama önlem alınmazsa arkası çorap söküğü gibi gelir. Eğer önlem alınırsa kısa vadede en az hasarla atlatırız krizi ve uzun vadede reformları hayata geçirirsek Türk sanayi bu işten kazançlı çıkar. Türk sanayi çok ciddi bir yerde. Uzun yıllardır özveriyle mücadele veriyor. Önünü açarsanız çok daha hızlı koşar." diye konuştu.

ALTIUNKAYA: 8 BİN BANKACI İŞSİZ KALDI! (18 Kasım 2008)

İş dünyası birkaç ay öncesine kadar "2001 krizinden tecrübeliyiz. Bu sefer ilk tasarrufu eleman çıkararak yapmayacağız" derken küresel krizin artan şiddetine daha fazla dayanamadı. Eleman çıkarma operasyonları tüm sektörlerde hızlandı. Küresel kriz öncesi yeni yatırımlar ile artan iş ilanları bıçak gibi kesilirken, büyük küçük birçok firma ise eleman alımı için kapısını çaldığı insan kaynakları şirketlerinden taleplerini geri çekti.

İnsan kaynakları şirketleri en çok işten çıkarmaların perakende, bankacılık ve otomotivde yaşandığını söylüyor. Türkiye'de büyük firmaların beyin avcısı olarak tanınan şirketlerden Data Expert Yönetim Kurulu Başkanı Hasan Altunkaya, bankacılık sektöründe yaklaşık 8 bin kişinin, perakendede ise 3 bin kişinin işine son verildiğini açıkladı.

Hasan Altunkaya, yaklaşık bir aydır tüm sektörlerde işten çıkarmalar yaşandığını, çıkarmaların en yoğun olduğu sektörlerin başında ise perakende, bankacılık ve otomotiv yan sanayiinin geldiğini kaydetti.

RAHMİ KOÇ: KİMSE BORCUNU ÖDEYEMİYOR (19 Kasım 2008)

Koç Holding Şeref Başkanı Rahmi Koç, Sanayi Bakanı Zafer Çağlayan'ın konuk olduğu İstanbul Rotary Kulübü'nün toplantısında küresel krizi değerlendirdi.

Koç,”Kriz geliyor” uyarısında bulunarak hükümetin bir an önce önlem almasını istedi. Koç şunları söyledi: “Kriz geliyor, inkar etmek doğru değil. Gerekli tedbirleri hükümetin alması lazım. Dönen çarkı katiyen yavaşlatmaması lazım. Piyasada nakit sıkıntısı var. Kimse borcunu ödeyemiyor; herkesin para derdi var. Krediler kesiliyor, geri çağrılıyor. Hükümetin para enjekte etmesi lazım. Ekonominin çarkları bir kez durursa, toparlanma zor olur.”

FITCH: TÜRK BANKALARINI ZOR GÜNLER BEKLİYOR (19 Kasım 2008)

Uluslararası Kredi Derecelendirme Kuruluşu Fitch, Türk bankacılık sektörünün zorlu kısa vadeli görünüm ile karşı karşıya olduğunu, bununla beraber bankacılık sisteminin faaliyet baskılarını karşılamak için önceki ekonomik daralmalara göre daha iyi konumlandığını bildirdi.

Fitch'in konu ile ilgili raporunda, Türk bankaları için risklerin ekonomideki yavaşlama, hızla artan kredilerin aktif kalitesi, sermaye ve karlılığı olumsuz etkileyeceği belirtildi.

Fitch, 2002 yılından bu yana hızlı büyüme gösteren kredilerini, şimdi yavaşlamasını beklendiğini ifade ederek, Türkiye'nin kredi büyümesinin birçok gelişmekte olan Avrupa ülkesinin gerisinde olduğunu vurguladı. Fitch, kredilerde yavaşlamanın bankalar için karlılığın zayıflamasına yol açacağını tahmin ediyor.

KANALDHABER

Facebook Twitter Yahoo Google Linkedin Stumbleupon Delicious

*

*


*