Başbakan; 'Parolamız daha çok demokrasi'

  • Giriş : 09.05.2006 / 00:00:00

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, sorunların üzerine cesaretle gittiklerini ve bunu yaparken haklar, özgürlükler ve adaletten taviz vermediklerini belirterek, "Bizim siyasi parolamız daha çok demokrasi, daha çok kalkınmadır." dedi.

Facebook Twitter
Yazı Boyutu:


Erdoğan, son 3.5 yılın

başarılarının istikrarla koruyarak başarılı hale getirilebilirse yakın geleceğe Türkiye'nin damgasını mutlaka vuracağını söyledi. Değişim ve istikrar kelimelerinin anahtar kelimeler olduğunu vurgulayan Erdoğan, Türkiye'nin her alanda yakaladığı istikrarı mutlaka korumasının gerekli olduğunu ifade etti. Erdoğan, bu ülkeye seven ve geleceği adına aydınlık hayaller besleyen insanlar olarak istikrar ve değişimi korumanın gerekli olduğunu kaydetti.

Erdoğan, Türkiye'de vatansever olan herkesin 3 Kasım 2002'de milletin iradesiyle açıkça ortaya koyduğu istikrar içinde değişim kararlarını asla zedelemeye çalışmaması gerektiğini dikkat çekti. Erdoğan, "Değişim politikalarını eleştirmek demokratik bir haktır. Ancak, milletin değişim iradesini ve kararını tevil etmeye çalışırak statoküyü savunmanın bugünün dünyasında vatanseverlikle yakından uzaktan hiçbir alakası yoktur. Cumhuriyetin mayası olan demokratik değişim iradesine karşı çıkmanın cumhuriyetçilikle ve milliyetçilikle ilgisi yoktur. Çağdaş dünyanın esası olan evrensel hukuk ilkeleri, demokratik değişim ve millet iradesi kalkınma Atatürk tarafından cumhuriyetin harcına konmuştur. İşte bu yüzden değişimi rededen ve statükoyü kutsayan anlayışların adı ne olursa olsun cumhuriyetçilikle ve vatanseverlikle alakası olamaz." dedi.

Türkiye'nin krizlerle, istikrarsızlıkla, statükoyla, istismarla, dar boğazla bunalmış bir milletin değişim dışında bir seçeneği olmayacağını vurgulayan Erdoğan, 3 Kasım 2002'de iktidara gelen AK Parti'nin ülkenin bütün meselerini çözüm yoluna koyduğunu ve bunun adının da değişim istikrarı olduğunu kaydetti. "Herşey Türkiye için" derken milletin ortak kararını ve hislerini dile getirdiklerini söyleyen Erdoğan, ülkenin bütün meselerinin çözüme kavuşturulduğu iddiasında olmadıklarını ifade etti. Erdoğan, uzun yıllar ülkenin sorunları çözümü konusunda taş üstüne taş konmadığına dikkat çekerek, ellerinde sihirli deneğin olmadığını, olması durumunda milletin sıkıntı çekmesine meydan vermeyeceklerini belirtti.

Mlletin belini büken sıkıntıları gidermek zorunda olduklarını ifade eden Erdoğan, siyasi oyalama ve oyalanma zannedenlerden olmadıklarını söyledi. Sorunların üzerine cesaretle gittiklerini ve bunu yaparken haklar, özgürlükler ve adaletten taviz vermediklerini kaydeden Erdoğan, "Bizim siyasi parolamız dana çok demokrasi, daha çok kalkınmadır. Bu ülke demokrasiyi en iyi seviyede uygulamadan, insan hak ve özgürlüklerini teminat altına almadan, adaleti tesis etmeden kalkınmayı da başaramaz." diye konuştu.

Erdoğan, Türkiye'nin dünden bugüne miras kalan ekonomik, idari ve bölgesel sorunlarının temelinden dönemsel gerekçelerle demokrasi standartlardan fedakarlık yapılmasının bulunduğunu belirtti. Erdoğan, AK Parti'nin devamlı olarak dile getirdiği gibi ileri ve gelişmiş ekonomiye kavuşması temelinde gelişmiş demokrasiye mümkün olduğunu kaydetti. Demokrasi ve kalkınmanın tek yumurta ikiz gibi birlerini tamamladıklarına dikkat çeken Erdoğan, demokrasinin belli bir ekonominin seviyeye gelmesiyle mümkün olduğu anlayışı bulunduğuna işaret ederek, şunları söyledi: "Bu anlayış demokrasiyi lüks bir meta gibi gören otoriter bir zihniyetin yansımasıdır. Hortucumların siyasi ideolojisi budur. Bu böyle biline. Bugünkü yakaladığışımız demokrasiyi insamıza iki beden görenlerin olduğunu biliyoruz. Daha vahim olanı ise bu düşünce sahiplerinin ekseriyetle siyasetten geçinenler arasından çıkmasıdır. Ne yazık ki, bürokraside onların işbirlikçileri ve yandaşları mevcuttur. Bunları da biliyoruz. Aslında demokrasi millete iki beden büyük gelmiyor, statükocü zihniyet sahiplerinin üzerinde şık durumuyor demokrasi. Anadolu'da bir söz vardır. 'Güzele ne yakışmaz' Bu millete demokrasi çok güzel yakışıyor. Ama vatan hakkında çirkin emel besleyenlere asla yakışmıyor. "diye konuştu.

Türkiye'nin uzun yıllardır ekonomik sıkıntılar ve yoksulluğun demokrasinin daraltılmasına bahane teşkil ettiğine işaret eden Erdoğan, ekonomik kalkınmanın özgürlükçü bir düzenin ürünü olarak ortaya çıktığını kaydetti. Erdoğan, bugünün dünyası üzerinde gelişmiş demokrasilerinin gelişmiş demokrasiler olduğuna dikkat çekti.

Doğu Bölgelerine yapılacak yatırımların demokrasi ve özgürlüklerle ilgili olduğuna vurgulayan Erdoğan, hükümet olarak terörle mücadeleyi demokratik özgürlüklerden taviz vermeden yapacaklarını kuvvetle seslendirdiklerini belirtti. Doğu ve Güneydoğu'da ekonomik değişimi yapmanın yolunun demokrasi ve özgürlüklerden geçtiğini ifade eden Erdoğan, "Hükümetimiz terörle mücadelesini demokrasi ve özgürlüklerden taviz vermeden sürdürme iddiasını devam ettirmektedir. Doğu ve Güneydoğu'de terörün yeniden zemin bulmasını bulmayacak temel unsur ekonomik yapınının dönüştürülmesidir. Buda ancak özgürlüklerin hayata geçirildiği, toplumsal potansiyelin açığa çıkabildiği demokratik bir düzen içinde mümkün olabilir. Geçmiş tecrübeler göstermektedir ki, demokrasinin terörle mücadele için zaaf olarak addedildiği dönemlerde hem törer ve ekonomik yapının çarpıklığı süreklilik kazanmıştır. Bunun ikisi birbirini beslemiş ve kışkırtmıştır" şeklinde konuştu.

Başbakan Erdoğan'ın konuşmaya başlamadan önce AK Parti grup toplantısının yapıldığı salonda bir kaç dakikalık elektrik kesildi.

Facebook Twitter Yahoo Google Linkedin Stumbleupon Delicious