Başbakan Tayyip Erdoğan'dan 'yıpratıcı tuzak' uyarısı

Başbakan Tayyip Erdoğan'dan 'yıpratıcı tuzak' uyarısı.65920
  • Giriş : 10.11.2007 / 12:43:00

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, Türkiye'ye 'yıpratıcı tuzak' uyarısında bulundu. Bu tuzak neydi?

Facebook Twitter
Yazı Boyutu:


Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, ''Türkiye, Cumhuriyetimizin ve demokrasimizin kazanımlarından geri adım atma gibi bir anlayışı asla gündemine almaz, alamaz ve bugüne kadar bu olmamıştır. Bundan sonra da olmayacaktır'' dedi.

Başbakan Erdoğan, Atatürk Kültür, Dil ve Tarih Yüksek Kurumu'nda ''Okunuşunun 80. Yılında Büyük Nutuk'un Değeri'' konulu oturumda yaptığı konuşmada, Türkiye'nin milletiyle, parlamentosuyla, ordusuyla, eğitim, kültür, sağlık, adalet kurumlarıyla bölgesinin en güçlü, dünyanın itibarlı devletleri arasında yerini aldığını söyledi.

Erdoğan, sözlerine, Cumhuriyetimizin kurucusu, istiklal ve istikbal mücadelesinin önderi büyük devlet adamı Gazi Mustafa Kemal Atatürk'ü vefatının 69. yılında saygıyla anarak başladığını ifade etti.

''Atatürk'ü vefat yıldönümünde anarken, hep birlikte Atatürk'ün fikir ve eserleri üzerinde yeniden düşünmeli, güncelliğini ve değerini hiçbir zaman kaybetmeyen temel felsefesini anlamaya çalışmalıyız'' diyen Başbakan Erdoğan, şöyle devam etti:

''Bugün büyük bir özgüvenle, bir kez daha diyoruz ki, O'nun 'Büyük Eserim' dediği, demokratik, laik ve sosyal bir hukuk devleti olan Türkiye Cumhuriyeti O'nun işaret ettiği yolda, ilelebet yaşayacaktır. Bu emanetine, bugün de aynı yüksek ruh ve şuurla sahip çıkarak, Cumhuriyetimizi daha da yükseklere taşımaya kararlıyız. O'nun gösterdiği muasır medeniyetleri aşma hedefine doğru, milletimizin her bir ferdine en ileri hayat standartlarını sağlamak için büyük bir seferberlik içerisindeyiz.

İnanıyorum ki, milletimiz O'nun eserlerine, Cumhuriyetimizin bütün değer ve kurumlarına geçmişte ve bugün olduğu gibi gelecekte de sahip çıkacaktır. Bugüne kadar olduğu gibi bundan sonra da Cumhuriyet değerlerimizi her türlü siyasi ve toplumsal tartışmanın üzerinde tutmaya devam edeceğiz. Bana göre, Gazi Mustafa Kemal Atatürk'ü ebediyete uğurladığımızı bugünü onun mücadele heyecanını yaşayarak, fikirlerini çok daha iyi anlamaya çalışarak geçirmek en doğru anma biçimi olacaktır.''

-''TÜRKİYE MİLENYUMUN YÜKSELEN YILDIZI OLMUŞTUR''-

Türkiye'nin bugün Cumhuriyetin kuruluş idealine uygun olarak özgür ve müreffeh dünyanın, medeni milletler camiasının saygın bir ülkesi haline geldiğini anlatan Erdoğan, Türkiye'nin gündemi belirlenen değil, artık gündem belirleyen ülkeler arasına girdiğini söyledi.

Erdoğan, geçen yıllarda millet olarak gerçekleştirilen kalkınma hamleleriyle bu hedefe her zamankinden daha çok odaklandığını belirterek, sözlerine şöyle devam etti:

''Aziz milletimiz, milli mücadele ve İstiklal ruhunu ilk günkü azim ve kararlılığıyla korumuş, ülkemiz tarihi mesafeler almıştır, milletimizin en büyük başarılarından biri sadakatle sahiplendiği Cumhuriyet'i demokrasiyle taçlandırmasıdır. Bugün, milletimizin refah ve özgürlük standartlarını daha da yükseltmiş olmanın verdiği huzur ve şuurla başımız dik, alnımız ak bir millet olarak tarih sahnesindeyiz. Geçtiğimiz yüzyıl başında çok önemli badireler atlatan Türkiye, yüzyılın sonunda ve içinde bulunduğumuz bu yeni yüzyılda çok güçlü bir ülke konumuna yükselmiştir. Türkiye, yeni milenyumun yükselen yıldızı olarak her geçen gün gücüne güç katmaktadır. Ülkemiz ekonomik, sosyal ve siyasi sorunların aşarak her alanda büyük bir değişim ve dönüşümü gerçekleştirerek, bir güven ve istikrar ülkesi haline gelmiştir.''

Erdoğan, Atatürk'ün 'Yurtta Sulh Cihanda Sulh' ilkesine uygun olarak, bölgesel ve küresel barışın korunmasında Türkiye'nin aktif rol üstlendiğini belirterek şunları kaydetti:

-''BARIŞ ARAYIŞLARININ EN AKTİF SÖZCÜSÜ''-

''Türkiye, bütün dünyada tırmanan şiddet ve çatışma kültürüne karşı, dünyanın her bölgesindeki barış arayışlarının en aktif sözcüsü olmuştur. Türkiye, özellikle son yıllarda gerçekleştirdiğimiz reformlarla dünyanın en büyük 17. ekonomisi, Avrupa'nın en büyük 6. ekonomisi haline gelmiştir. Türkiye'nin ekonomik gelişmesiyle demokratik gelişmesinin paralel yürümesi, çok ama çok önemlidir. Zira demokratik istikrar ile ekonomik istikrar birbirini tamamlayan iki temel sütundur. Ülkemiz, bu iki temel sütun üzerinde yükselmektedir. 'Sessiz devrim' olarak adlandırılan önemli dönüşümlere imza atan Türkiye, ekonomik kalkınma ile demokratik reformları eş zamanlı zamanlı olarak gerçekleştirmektedir. Dolayısıyla, Türkiye, Cumhuriyetimizin ve demokrasimizin kazanımlarından geri adım atma gibi bir anlayışı asla gündemine almaz, alamaz ve bugüne kadar bu olmamıştır. Bundan sonra da olmayacaktır.''

Başbakan Erdoğan, demokrasi, özgürlükler ve insan hakları gibi siyasal ve hukuki alanlardaki çağdaş adımların Türkiye'nin yıllarca atıl bırakılan kapasitesini harekete geçirdiğini belirterek, vatandaşla devlet arasındaki ilişkilerin güven zeminine oturtulduğunu söyledi.

-''BİZE AİT BÜTÜN DEĞERLER BİRLEŞTİRİCİDİR''-

Erdoğan, demokrasi ve hukukun özgürlük zemininde gelişmesinin beraberinde ekonomik kalkınmanın da manivelası, itici gücü olduğunu belirterek, şunları söyledi:

''Bu anlamlı gün vesilesiyle bir hususu tekrar vurgulamakta fayda görüyorum: Türkiye'nin toplumsal enerjisini büyüterek ekonomik ve demokratik gelişme istikametine kanalize etmek için, ortak değerlerimizi tartışma konusu olmaktan çıkarmamız gerekiyor.

Bizi akamete uğratacak, yolumuzdan alıkoyacak olan en büyük tuzak, ortak ve birleştirici değerlerimiz üzerinden yürütülen yıpratıcı tartışmalardır. Millet olarak, kadim değerlerimiz, medeniyet birikimimiz, Cumhuriyet kazanımlarımız başta olmak üzere bize ait bütün değerler birleştiricidir. Unutmayalım ki, Cumhuriyetimiz büyük Türk Milletinin ortak değeridir. Cumhuriyeti ve onun ilkelerini koruma misyonu bütünüyle toplumumuzun, milletimizin uhdesindedir. Her toplumsal, siyasal tartışmayı, birleştirici değerler zeminine taşımak hem yapay ihtilaflara yol açmakta hem de akılcı, rasyonel, kamusal tartışmanın önünü tıkamaktadır.''

1919 yılının 19 Mayıs'ında Samsun'a ayak basan Atatürk'ün zihninde bir dünya tasavvuru olduğunu ifade eden Erdoğan, sözlerine şöyle devam etti:

''Bu tasavvur, dönemin cihan şümul değerlerine dayanan bir tasavvurdu. Milli egemenlik, milli devlet gibi temel değerler, O'nun dünyayı kavrayan cihan şümul bakışının ürünüdür. Bugün Atatürk'ü referans göstererek hareket etmek, evrensel değerleri ve çağdaş normları gözeterek hareket etmeyi, milli benliğimizi koruyarak çağdaş dünyaya açılmayı gerektirmektedir. Atatürk'ün mirasına sahip çıkmanın yolu, bugün de Türkiye'yi evrensel, demokratik normların rehberliğinde büyütmek ve güçlendirmektir. Hükümet olarak bu şuurla, bu sorumluluk duygusuyla hareket ediyoruz. Tarihin de, günümüz şartlarının da bize yüklediği sorumluluğun bilincinde olarak milletimizi ve memleketimizi daha ileriye taşımanın gayreti içerisinde en üst seviyede ısrarlıyız.''

Erdoğan, Başbakanlığa bağlı olan Atatürk Kültür, Dil ve Tarih Yüksek Kurumu ile bu kuruma bağlı kuruluşların, Gazi Mustafa Kemal Atatürk'ün aziz hatırasına ilişkin çalışmalarını daima desteklediklerini söyledi.

Bu çalışmalara bugün de büyük önem verdiklerini anlatan Başbakan Erdoğan, ''2005 yılında, Yüksek Kurum Başkanı'nca şahsıma sunulan Atatürk Ansiklopedisi çalışmaları bu yıl hız kazandı. Atatürk Ansiklopedisi'nin O'nun 70. ölüm yıldönümünde yani 2008 yılı Kasım ayı itibariyle tamamlanacağını diliyor ve bekliyoruz. Böylece, Atatürk'ün kişiliği yanında, milli mücadeleyi doğrudan etkileyen, 1918-1938 yıllarını içine alan, olaylar, şahsiyetler, kurum ve kuruluşlara ilişkin bilgiler, akademik bir süzgeçten geçirilip güvenilir birincil kaynaklara dayanılarak ortaya konmuş olacaktır. Bu düşüncelerle ölümünün 69. yılında Gazi Mustafa Kemal Atatürk'ü, silah arkadaşlarını ve bu vatan için şehit düşmüş, gazi olmuş kahramanlarımızı bir kez daha rahmet, minnet ve şükranla anıyorum.''

Başbakan Erdoğan, konuşmalar başlamadan önce Cumhurbaşkanı Abdullah Gül, Genelkurmay Başkanı Orgeneral Yaşar Büyükanıt ve Anayasa Mahkemesi Başkanı Haşim Kılıç ile bir süre tek tek sohbet etti.

Facebook Twitter Yahoo Google Linkedin Stumbleupon Delicious