Başbakan'a ağır suçlama!

  • Giriş : 05.10.2006 / 00:00:00

CHP Grup Başkanvekili Ali Topuz, Başbakan Erdoğan'ın "iki kimlikli olmakla" ve "kimlik çatallaşması" içinde bulunmakla suçladı.

Facebook Twitter
Yazı Boyutu:


Topuz, Meclis'de düzenlediği basın toplantısında, Başbakan Erdoğan'ın ABD dönüşünde yapmış olduğu açıklamaları değerlendirdi. Topuz, Başbakan'ın son açıklamalarının toplumun karşısında ikili kimlikli konuştuğunun açık belgesi olduğunu öne sürdü. Topuz, kendilerinin 2 buçuk 3 yıldır dile getirdikleri gibi Başbakan Erdoğan'ın "kimlik çatallaşması" ve "iki kimlikli" olarak karşılarına çıktığını kaydetti. Topuz, Başbakan Erdoğan'ın bir yönüyle çağdaş bir toplumun bireyi gibi davrandığını, bir yönüyle ise tarihin derinliğinde kalmış basma kalıp düşüncelere sahip kimlik sergilediğini iddia etti.

Türkiye'de genel güvenlik konularının görüşüldüğü yerin MGK olduğunu ifade eden Topuz, burada alınan kararların devletin kurumları tarafından uygulandığını kaydetti. Topuz, MGK tarafından Türkiye'nin tehdit algılanmasına yönelik iki temel saptama yapıldığını, burada birinci sıraya irtica, ikinci sıraya ise terör konusunun yazıldığını ifade etti. Başbakan Erdoğan'ın imza attığı belgeye rağmen irticanın olmadığını söylediğini kaydeden Topuz, "Bu Başbakana ne demek gerekir. Benim terbiyem, Başbakanlık makamına olan saygım, Başbakanın kişiliğine burada söylememem gereken tarifi yapmama engel oluyor. Herkesin Başbakana hangi sıfatı yakıştıracağını görüyor gibi oluyorum" dedi.

Topuz, Başbakan Erdoğan'ın bir kimliği ile "var" dediğine, bir başka kimliği ile "yok" diyerek zavallı bir noktaya gelmiş olduğunu iddia etti. Cumhurbaşkanı ve Genelkurmay Başkanının açıklamalarının toplum tarafından büyük oranda destek gördüğünü savunan Topuz, Başbakan Erdoğan'ın son yaptığı açıklamaları ise ortamı yumuşatma girişimi olarak değerlendirdi. Topuz, Başbakan'ın Erdoğan'ın açıklamalarını "zeytin dalı planı" olarak niteledi ve bu konuda samiyetsiz olmakla suçladı. Topuz, Erdoğan'ın önce yaptığı açıklamalarla milleti ayağa kaldırdığını, daha sonra zeytin dalı planını ortaya koyarak takiye yaptığını iddia etti.

Türkiye'de irtica olduğu görüşünü tekrarlayan Topuz, Başbakan Erdoğan, irticanın varlığını kabul etmesini, Milli Eğitim Bakanı Hüseyin Çelik ve Başbakalık Müsteşarı'ın görevden alınmasını talep etti.

AÇIKLAMALARI ELEŞTİRENLERİ ELEŞTİRDİ

Topuz, Cumhurbaşkanı ve Genelkurmay Başkanının açıklamalarının siyasi hedefe matuf olduğu, Cumhurbaşkanlığı seçimi ve askerin siyasete müdahale olduğunu söyleyenlerin gerçeklere aykırı söylem yürütmekle suçladı. Topuz, bu kurumları yıpratmanın devletin gücünü ve etkinliğini yıpratma anlamına geleceğini belirtti.

Başbakan Erdoğan'ın irtica eğilimi içinde olduğunu göstermek için kâfi derecede bilgi ve belge ortaya koyabileceklerini öne süren Topuz, aklı selim sahibi AKP'lilerin kendi yöneticilerinin düşürdüğü tuzaktan kurtulmaları ve onların hesabını görmeleri gerektiğini iddia etti.

MİLLET UYUŞTURULMAK İSTENİYOR

Başbakan Erdoğan'ın açıklamalarının "zeytin dalı" olmadığını, yeniden toplumu uyuşturmaya ve oyalamaya dönük bir iddia olduğunu ileri süren Topuz, "(Milleti iddia yokmuş işimize bakalım noktasına) taşımak isteniyor." dedi.

Kurum ve kuruluşları irticaya karşı yürütülen kampanya dozunda azalma yapmaları çağrısında bulunan Topuz, şöyle konuştu: "Toplum teklikenin farkına varmıştır. Bu tehlikeden kurtulmak için demokratik direncin önünü açalım. O demokratik direncin önünü açılım ki, o demokratik hareket seçim zamanına kadar gitsin. Bu meseleyi sandıkta çözsün. Bu mesele sandıkta çözülmeyecek olursa Türkiye'nin başına gelecek badirelerin altından hiç kimsenin kalkması ihtimali yok. Allah bize o günleri göstermesin. Milletin kendi kurtuluşu demokratik yoldan sağlayabilmesi için AKP'nin tuzağına kimsenin düşmemesi gerekir. Bütün kurum ve kuruluşları Türkiye'yi tehdit eden irtica tehlikesine karşı yürütülmekte olan kampanyanın değerlendirmenin dozunda azalma olmamalıdır. AKP'nin uyutma politikasına etkisinin altına girilmemelidir. Gerçekler su üstüne çıkarılmalı ve teşhir edilmelidir. Bütün tehlike odakları temizlenerek, devlet güvenilir, çağdaş ve modern niteliğine yeniden kavuşturulmalıdır."

Topuz, bir soru üzerine, devletin kurumları gibi kendilerininde irticaiyi birinci tehlike olarak gördüğünü ifade etti.

Facebook Twitter Yahoo Google Linkedin Stumbleupon Delicious