Başbakan'dan 'kurbağa' benzetmesi

Başbakan'dan 'kurbağa' benzetmesi.12566
  • Giriş : 24.02.2009 / 21:35:00

Başbakan Erdoğan, AKP'nin Çorum mitinginde Deniz Baykal'a yüklendi.

Facebook Twitter
Yazı Boyutu:


AK Parti Genel Başkanı ve Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, ''Kurbağanın vakvağası suyu bulandırmaz, bunların yalanları suyu bulandırmaz, bunların iftiraları bizim hizmetlerimizi bulandırmaz, bunların çamurları bizim kutlu yolculuğumuzu bulandırmaz''dedi.

Erdoğan, partisinin Çorum Abide Meydanı'nda düzenlediği mitingde yaptığı konuşmada, sadece Çorum'un değil, ülkenin herhangi bir ferdini yurt içi ve dışında horlamaya, aşağılamaya kimsenin cesaret edemeyeceğini vurguladı. Erdoğan, ''Bu onurlu, gururlu millet karşısında herkes haddini bilecek. Bu kahraman millet karşısında herkes ama herkes ses tonuna dikkat edecek. Türkiye, ülkelerden bir ülke değildir, sıradan bir ülke değildir'' dedi.

Türkiye'nin artık eski Türkiye olmadığını, 6.5 sene önceki başı öne eğik, halsiz, mecalsiz Türkiye olmadığını belirten Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü:

''Durmadan Bahçeli, Baykal çıkıyorlar meydanlara, 'Türkiye çok borçlanıyor' diyorlar. Yarın buraya gelecek. Hayret, bundan önce Sayın Baykal hiç buralara geldi mi? Nasıl oldu da şimdi uğradı buraya, yolu mu şaşırdı? Yarın buraya geliyormuş. Sorun bakalım, sorun, deyin ki 'AK Parti iktidarından önce Türkiye'ye gelen uluslararası yatırım yılda ne kadardı?' Bilmez. Çünkü o işlerde, o taraklarda bezi yok. Ben söyleyeyim, ortalama yılda 1 milyar dolar. Biz 2007 sonu itibarıyla bunu 22 milyar dolara çıkardık, yılda. Geçen yıl krize rağmen 15 milyar dolar. Halep oradaysa arşın Çorum'da.''

Göreve geldiklerinde Türkiye'nin kamu net borç stokunun GSYİH'ye oranının yüzde 64 olduğunu belirterek, ''Şimdi kaç biliyor musunuz?'' sorusuna, ''Yüzde 25'' yanıtının gelmesi üzerine Erdoğan, ''Aferin, dersini iyi çalışmışsın ama bunlar bilmiyor. Bak benim kızım, gencim, vatandaşım biliyor. Mesele bu'' diye konuştu.

Erdoğan, yüzde 63 olan gecelik faizi 11.5'e düşürdüklerini belirterek, şunları kaydetti:

''Diyorlar ki IMF, IMF... IMF ile alakalı, ülkemin menfaatlerine en ufak ters gelen bir anlaşmaya biz imza koymayız. Ha, kafamıza yatarsa, ülkemin menfaatlerini orada görürsek, o gün imzayı atarız. İster seçim öncesi olur, ister seçim sonrası olur. İşte konuşuyorlar. Ta geçen Mayıstan bu yana niye biz bunu imzalamadık. İşimize gelmiyordu da onun için. İşimize gelen olduğu anda imzayı atarız, aksi takdirde atmayız.''

Erdoğan, bu iktidarın, yolsuzlukların, çetenin, mafyanın önünü kestiğini, hortumcuları rahatsız ettiğini, bu iktidarın, çetelerin avukatlığına soyunanların önünü kesen iktidar olduğunu ifade ederek, şöyle konuştu:

''Öyle demiyor mu Sayın Baykal, 'Ben onların avukatıyım' diyor ama şimdi kendine yeni bir mükellef daha buldu. Kim o? Bir medya grubunun da avukatlığını üstlendi. Çünkü o medya grubu da onun taşeronluğunu yapıyor. Sayın Baykal meydanlarda konuşma yerine işi nereye verdi? İkitelli'ye verdi. İkitelli'deki medya grubu götürüyor işi. Diyor ki, 'Televizyona gel televizyona.' Bırak sen televizyonu, televizyondan oy çıkmıyor, oy buradan çıkıyor, buraya gel, oyu burası verecek.''

Erdoğan, konuşmasına şöyle devam etti:

''Bu ülke büyüdükçe, ilerledikçe, kalkındıkça etrafındaki duvarları yıktıkça bunların sancısı tuttu. Bunların sancısı hizmet sancısı, millet sancısı, Türkiye sancısı değil bunların derdi, gayesi, meselesi, karalamak. Bunlar iftiradan başka bir şey bilmezler. Bunlar yalandan, çamurdan, karalamadan başka bir şey bilmezler. Çamurun üzerinde oturur etrafa çamur sıçratırlar. Dikkat edin, nihayet Ankara'dan çıkabildiler, nihayet meydanlara inmeye başladılar, nihayet tezgahı açtılar ama o tezgahta siz hiç hizmet görebiliyor musunuz? Tezgahlarında sadece yalan, iftira, çamur, karalama var.

Diyor ki 'İşsizliği yok edeceğiz'... Ben de diyorum ki 'Sayın Baykal işsizliği nasıl yok edeceğini söyle, ispat et, eğer ben onu uygulamazsam, ben siyasetten çekilirim.' Bunlara diyorum ki 'Allah aşkına gökte ne kadar yıldız var? Gökteki yıldızlar sayılır mı?' Ama bunlar sayar... İşte bunların sözü bu. Bunların 'işsizliği önleyeceğiz' ifadesi de bu kadar doğru. Çünkü bunlar dürüstlüğü hayatlarında görmemişler. Ben de diyorum ki 'Biraz dikkatli atın kargalar da yesin.' Onlara da bir şeyler düşsün. Siz bugüne kadar Ankara'dan dışarıya çıkmadınız, işsizliği neyle ortadan kaldıracaksınız? O yandaş medyalarınızla beraber mi? Onlara işi ihale etmişler, seçim sandığı görününce de boş tezgahla milletin önüne çıkıyorlar. Kusura bakmayın, bu millet bu tezgaha dönüp bakmaz. Bu millet, bu Çorumlu kardeşim bu tezgaha pirim vermez. Şu Çorum atasözü var ya, ne güzeldir. Neydi o? 'Kurbağanın vakvağası suyu bulandırmaz'... Bunların yalanları suyu bulandırmaz, bunların iftiraları bizim hizmetlerimizi bulandırmaz, bunların çamurları bizim kutlu yolculuğumuzu bulandırmaz.''

Başbakan Erdoğan'ın, hava muhalefeti nedeniyle gecikmeli olarak geldiği Çorum mitingi yoğun yağmur altında gerçekleşti. Erdoğan, vatandaşlara gecikmeye ve yağışa rağmen meydanı doldurdukları için teşekkür etti.

Facebook Twitter Yahoo Google Linkedin Stumbleupon Delicious

*

*


*