Başbakan'la aramızı açamazsınız!

Başbakan'la aramızı açamazsınız!.8169
  • Giriş : 08.01.2008 / 09:46:00
  • Güncelleme : 08.01.2008 / 09:50:51

Bir Belediye Başkanı... Başkan'la Erdoğan'ın arasını açmak isteyenler var.

Facebook Twitter
Yazı Boyutu:


Melih Gökçek, yerel seçimlerde son kez aday olarak siyaseti bırakacağını açıklıyor. AK Parti’nin başka aday çıkarma ihtimaline, “Buyursun gelsin” diyen Gökçek, Başbakan’la aralarını kimsenin bozamayacağını söylüyor.

Melih Gökçek, kimi zaman hizmetleriyle, kimi zaman da dillerden düşmeyen polemikleriyle gündeme geliyor. Ankara’da üç dönem üst üste belediye başkanı olarak görev yapan Gökçek, bir dönem daha Belediye Başkanlığına aday olacağını açıklıyor. Bu yıl Ankara’da yaşanan su kesintilerinden dolayı pişman olmadığını dile getiren belediye başkanı, bu olayın oylarına olumsuz yansımayacağı görüşünde. 2009 yerel seçimlerinde de partisinin kendisini destekleyeceğini düşünüyor. “AK Parti içerisinden kendisine bir rakip çıkar mı?” sorusunu kendinden emin bir ifadeyle cevaplıyor: “Elbette çıkabilir. Benim için problem yok. Buyursun gelsin!” Başbakan’la arasını açmak isteyenler olduğunu dile getiren Başkan, “Onlar avucunu yalar” diyor. Ankara’nın rakipsiz belediye başkanı Melih Gökçek’le siyasi serüvenini ve adaylığını konuştuk. Melih Gökçek, yine çok iddialı. Hedefi, bir dönem daha belediye başkanlığı yapıp siyasete veda etmek.

-14 yıldır Ankara Büyükşehir Belediye Başkanısınız. Bu kadar uzun süre belediye başkanlığı yapacağınızı hayal ediyor muydunuz?

Aslında hiç aklıma gelmedi. Olur mu, olmaz mı diye düşünmedim; ama devam etti, gitti. Allah izin verirse bir dönem daha arzu ediyorum.

BU SEÇİMDE ÇANKAYA’YI DA ALIRIZ; CHP’NİN Ankara MİADI DOLACAK

-2009 yerel seçimlerinde adaysınız yani?


Elbette adayım. Allah izin verirse, partim ve genel başkanım uygun görürse, vatandaşda oy verirse bir dönem daha başkanlık yapmayı düşünüyorum.

-Üç parti var: Refah Partisi, Fazilet Partisi, AK Parti. Bir de üç dönem süren başkanlığınız var. Hangisi en keyifli?

Üçü de keyifli.

-Peki, hangisi en zor?

En zoru ilk dönemimdi.

-Melih Gökçek, yerel seçimlere nasıl hazırlanıyor? Gelenekselleştirdiğiniz anketler ne diyor bu kez?

Hep anket yaptırırım. Son durum şu anda gayet iyi (duruyor). Biliyorsunuz son seçimlerde yüzde 55,35 oy aldım. Umarım bu sefer daha ötesini de alırım.

-İpucu var mı? Ankara’nın oyu nerelerde?

Bana göre var tabii; ama bir de siz yapın. Kendi yaptırdığımız anket, objektif olmayabilir diye düşünebilirsiniz. O yüzden bir de siz yaptırın.

-Ama, sizin anketleriniz tutuyor?

Evet tutuyor. Mesela, AK Parti’yle ilgili olan anketi, seçime son birkaç gün kala ben verdim arkadaşlara. Neredeyse birebir çıktı.

-Anketleri Başbakan Erdoğan da çok seviyor. Siyasi kanaatlerinin temelini anketlerle atıyor. Sizin için de öyle mi?

Tabii ki. seçim dönemlerinde günlük anket yaptırırım. Diğer dönemlerde aylık. Şu anda aylık yaptırıyorum.

-Peki, 1994’te yüzde 27, 1999’da yüzde 34 ve son seçimde yüzde 55,35. Şimdiki hedefiniz ne?

Tabii ki yüzde 55’in üstüne çıkmalıyım ki başarı oranımızın arttığını kabul edelim. 55,35’e çıktıktan sonra siyasi bir doyum vardır. Ankara gibi bir yerde bu rakamı da zorlamak çok zor bir hadise. Sonuçta burası Ankara, Konya değil!

Türkiye geneli için yerel seçimlerde tahmininiz nedir?

Bu seçimlerde 3 bin 200 belediyenin, 2 bin 500’ünü AK Parti alır.

-Başbakan’ın da göstermiş olduğu hedefler var. Diyarbakır, İzmir gibi. Hiç kimse telaffuz etmiyor; ama herkes Çankaya diyor. Nedir Çankaya’yı almanın formülü?

Ankara’ya ilk kez belediye başkanı olduğumda sekiz ilçe belediyesinin dördü Cumhuriyet Halk Partisi’ne (CHP) kalmıştı. 1998’te bu sayı ikiye düştü. 2004’te ise bir tek Çankaya kaldı. İnşallah bu seçimde onu da alacağız. Bu sebeple CHP, Ankara tarihinde siyasi olarak miadını doldurmuş olacak.

-Yerel seçim sonuçlarında yaklaşımınız nedir? Rövanşist mi bakmak lazım, hizmet merkezli mi? İzmir CHP’nin, CHP İzmir’in. Çankaya CHP’nindir, gibi bir ikilem var.

Vardı. Ancak şimdi öyle bir psikoza girdiler ki koca Türkiye’de sadece bir belediye alabilmiş bir siyasi parti var. Olayı bir Çankaya Belediyesi’ne indirgeyecek duruma getirdiler. CHP toplumun değerlerine sırt çeviriyor. Böylece halk da onlara sırt çeviriyor. CHP, bunun handikabını yaşıyor. O yüzden kesinlikle hizmet merkezli bakmak lazım.

-En güçlü rakipleriniz hep CHP’den çıktı. Bu sefer nerden çıkar?

Bilmiyorum ki, kimi çıkarırlarsa çıkarsınlar. Bana kalırsa iş dönüp dolaşır yine Murat Karayalçın’a kalır gibi geliyor.

YILMAZ ATEŞ, OLSA OLSA AYAŞ’A ADAY OLUR!

-Yılmaz Ateş olabilir mi?


Yılmaz Ateş, geçen seçimlerde partisini hezimete uğrattı. Murat Karayalçın, ondan iki kat daha fazla oy aldı. SHP’ye nazaran CHP’yi düşündüğümüzde Ankara’da 25 kat daha fazla oyu var. Yılmaz Ateş, partisini alıyor, aşağılara çekiyor. O yüzden Yılmaz Ateş Ayaş’a aday olursa belki! (Gülüyor) Çünkü olsa olsa, Ayaş’a aday olur!

-Peki, AK Parti’nin içinden size rakip çıkarsa?

Olabilir. Buyursun gelsin. Benim için hiç problem yok.

-Hemşehriniz CHP’li Mustafa Yılmaz’ın da ismi sıkça zikrediliyor?

Mustafa da iyi olur. Yılmaz’dan çok daha fazla oy alacağı kesin.

-Yıllardır Melih Gökçek rakipsiz. Sırrı ne bunun?

Halk sizi tutarsa, sorun kendiliğinden halloluyor. Demek ki halkla bütünleşiyorum. Halkın istediklerini yaparsanız oyları da alırsınız. Yani bazıları beceremediklerinden dolayı mağlubiyetlerine kılıf buluyorlar. Yok efendim Melih Gökçek, gecekondu mahallerine seçim yatırımı yapıyor, falan diyorlar. Ben 1994’te Çayyolu’ndan yüzde 2 oy aldım. 1999’da bu oy, yüzde 10’lara çıktı. Son seçimde ise yüzde 25. Gelecek seçimlerde, yüzde 50 gözüküyor. Eğer, siz seçimlerdeki başarıyı gecekondu mahallerine yapılan yardıma bağlarsanız, siyasetçi olarak başınızı kuma gömmüş olursunuz.

-CHP’liler size oy mu veriyor?

Benim anketlerde karşılaştığım bir durum bu. O kadar enteresan ki CHP’li olup da bana oy veren bir kitle var. Her 10 CHP’linin 1,9’u, bana oy veriyor. Bu muazzam bir olay.

SU KESİNTİSİ OYUMU ETKİLEMEZ

Melih Gökçek, geçtiğimiz Ağustos’ta ortaya çıkan ve bazı semtlerde 10 günü geçtiği için sıkıntıya yol açan su kesintilerinde hata yapmadığını düşünüyor. İki sene üst üste yaşanan kuraklıktan dolayı su kesintisi yaptığını; ancak kesintilerin ardından yaşanan boru patlamalarının ‘sabotaj’ olduğunu açıklıyor. Bunu yapanları da tespit etmiş. Ayrıca Gökçek, Kızılırmak suyunu ocak ayı içerisinde getirecekleri müjdesini veriyor: “Ben Ankara’ya 10 senede gelecek suyu 10 ayda getiriyorum. Bu bir dünya rekoru. Suyu getirme meselesindeki gecikmede biz sorumlu değiliz. O yüzden kusurumuz olmayan konuda sorumlu tutulacağımızı sanmıyorum.”

Oyunuzu yüzde 55’in üzerine çıkacağınızı iddia ediyorsunuz; ama su kesintisi oy oranınıza nasıl yansıyacak?

Allah’ın izniyle hiçbir şey olmaz, etkilemez. Bazı olaylar vardır ki günlük etkileşim olur. Sıkıntı ortadan kalktığında o etkileşim de ortadan kalkar. Ancak bu kesintiler sırasında iki defa boru patlaması yaşandı. İlk boru patlamasının sabotaj olduğu, kanaatimize göre yüzde 90.

-Kim yaptı bu sabotajı?

Bizim içeriden elemanlar. Bazılarının işlerine son verdik. Dolayısıyla bu olayın herhangi bir şekilde tesir edeceğini düşünmüyorum. İstanbul-Melen projesi tek hattır. 10 senede bitti. Biz 10 ayda bitiriyoruz. Gecikmede sorumlu biz değiliz. Devlet Su İşleri’nden zamanında izin alsak bunu çoktan bitirirdik.

-Akşamları muhasebe yaptığınızda, su meselesinin arkasında ne var diye düşünüyor musunuz?

Yok, kendime göre çözmüşüm bu meseleyi. Böyle bir kaygım yok.

-Su meselesinin arkasında, Başbakan’la aranızı açmaya çalışanlar olabilir mi?

Başbakan’la aramızı açmaya çalışan, maalesef ciddi bir grup var; ama avuçlarını yalarlar. Bu önceden de vardı, şimdi de var. Ancak tekrar ediyorum, avuçlarını yalarlar.

-Siyasete jübilenizi, belediye başkanlığınızla koyacağınızı söylemek ne kadar doğru olur?

Niyetim öyle. Belediye başkanlığından sonra siyaset yok. Bir dönem daha belediye başkanlığı yapmayı düşünüyorum. Gençlere bırakmak lazım. Yerimize inşallah iyi birisini bırakırız.

-Oğlunuz, Osman Gökçek olabilir mi?

Bu benim isteğime bağlı değil. Oğlumun performansına ve halkın tutmasına bağlı. O, Çankaya belediye başkanı olmak istiyor.

-Su meselesinin dışında Ankara’nın eksik kalan yanı var mı?

Ankara’nın bana göre o kadar çok çözülecek sorunu var ki. Bir kere araç sayısı 300 binden 1 milyon 100 bine çıktı. Bir trafik sorunu var. Şöyle de bir yaklaşım var: “Melih Gökçek alt-üst geçit yapacağına, metroları uzatsa bu sorun hallolur.” Ben 77 tane alt üst geçit yaptım. Dünyada trafiği en rahat olan kent Ankara. 77 köprünün karşılığında siz, kaç km metro yapabilirdiniz? Çok bilen arkadaşlarıma söylüyorum bunu. Bununla Ankara’nın trafiğini nasıl çözerdiniz?

-Metro bitmedi diye de endişelenenler var.

Metro, hiçbir yerde belediyelerin yapacağı iş değil; merkezî hükümetin yapacağı iştir. O yüzden bir kentin belediyelerini ‘Metro yapmıyorsun’ diye suçlamak doğru bir yaklaşım değildir. Çünkü dünyada, ekonomik olarak belediyelerin gücü yetmediği için bunu merkezî hükümet yapar. Ankara’da bize verilen gelirler Ankara’dan toplanan vergilerin yüzde 2,8’i. Bununla metro yapılmaz.

ÇOCUKKEN MİLLETVEKİLİ OLMAK İSTİYORDUM

Üç çocuklu Gökçek ailesinin en büyük çocuğu olarak 21 Ekim 1948’de dünyaya gelir İbrahim Melih Gökçek. Babasının, dönemin en iyi futbolcusu Fenerbahçeli Melih Kotanca’ya hayranlığı, ona Melih isminin verilmesine vesile olur. Kendisi doğuştan Fenerbahçeli oluşunu da ismine bağlamaktadır. Beş yaşına kadar Ankara’da ikamet eden Gökçek ailesi, iş dolayısıyla memleketleri Gaziantep’e taşınmak zorunda kalır. İlk, orta ve lise tahsilini Gaziantep’te yapan Melih Gökçek’in, Ankara Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesi’ni kazanmasıyla çok sevdiği Ankara’ya bir kez daha düşer yolu. Ardından Gazi Üniversitesi Gazetecilik Yüksekokulunu bitiren Gökçek, kısa zamanda parlamento muhabirliği görevini üstlenir. Ancak çocukluğundan beri Gökçek’in tek hayali vardır, milletvekili olacaktır.

Gökçek siyasete ilk adımı Anavatan Partisi’nden Keçiören Belediye Başkanlığı’na adaylığı ile atar. 36 yıl önce doğup büyüdüğü semtte aldığı yüzde 56,6’lık oyla, Belediye Başkanı’dır artık. 1989’da tekrar aday olsa da Anavatan Partisi’nin oy kaybı Gökçek’in bu seçimde kaybetmesine yol açar. Bürokrasiye dönen Gökçek, Sosyal Hizmetler Çocuk Esirgeme Kurumu Genel Müdürlüğü görevini üstlenir.

Anavatan Partisi’yle yollarını ayıran Gökçek’in sonraki durağı Refah Partisi’dir. Çocukluğundan beri hayal ettiği milletvekilliğini 1991 seçimlerinde Refah Partisi’nin Ankara Milletvekili olarak kazanır. Hayallerini gerçekleştirse de Melih Gökçek’in gönlü belediye başkanlığından yanadır. Çünkü ona göre vatandaşa asıl icraat yeri, belediye başkanlığıdır. 1994 yerel seçimlerinde partisinden Ankara Büyükşehir Belediye Başkanlığı’na adaylığını koyan Gökçek, yüzde 27 oy oranıyla seçimleri kazanır. Ardından Fazilet Partisi, sonrasında AK Parti’den aday olan Gökçek, üç dönem üst üste belediye başkanı seçilen kişi olur.

2008 PROJELERİ

Çocuklara, yaşlılara ve engellilere yönelik 164 sosyal yardım ve kültür projesi yürüttüklerini ifade eden Gökçek, bu rakamın artacağını söylüyor. Doğalgazı özelleştirmek şartıyla 52 alt geçit daha yapılacağını, 43 kilometrelik, dört metro çalışmasının iki yıl içerisinde biteceğini dile getiriyor. Gökçek, bu sene üzerinde durduğu en önemli projelerini ise şöyle sıralıyor: “Dikmen projesi, Ulus Tarihî Kent projesi, Gençlik Parkı projesi, Kuzey Ankara kentsel dönüşüm projesi, TRT’nin arkasındaki Güney Park projesi ve yeni Mamak kentsel dönüşüm projesi.” Ayrıca belediye binasının hizmete girmesi, atık suyun kullanılır hale getirilmesi ve Ankara çayının tamamen kapatılması Gökçek’in yapacağı faaliyetler listesinde ilk sıralarda yer alıyor.

HANIM BENİ DÖVECEKTİ NEREDEYSE!

-Ankara’da olmasaydınız nerede yaşardınız?


Herhalde hanımın memleketinde -Akçakoca’da- yaşamayı tercih ederdim.

-Manevi inanç noktalarınız neler?

Sabahları ve cuma namazları kendime göre okuduğum dualar vardır, onları okumazsam kendimi eksik hissederim. Bir de belirli bir yaştan sonra insan için en büyük aşk, kutsal topraklar. Her sene görmezsem kendimi eksik hissederim. Hanımla beraber gidiyoruz. Bazen yalnız kaçıyorum. Geçenlerde bir kaçtım. Beni dövecekti, neredeyse.

MEVTA YAZAR EMİN ÇÖLAŞAN

- Tek kelimeyle anlatacak olsanız, bu isimler sizin için ne ifade ediyor?


Nevin Gökçek: Dünyadaki hayat arkadaşım. Çok şeyi borçlu olduğum varlık.

Keçiören Belediye Başkanı Turgut Altınok: Adını bile duymak istemediğim birisi.

Çankaya Belediye Başkanı Muzaffer Eryılmaz: Acıyorum.

Emin Çölaşan: Mevta yazar.

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan: Başbakanım, Genel Başkanım.

Facebook Twitter Yahoo Google Linkedin Stumbleupon Delicious