Başbuğ Ağlamış!
01.01.2011 / 00:00
O gün geldi çattı. Ve deniz bitti. İki yıldır Genelkurmay Başkanlığı'nda oturan İlker Başbuğ'un görev süresi bitti.
Görev devri sırasında askerlik mesleği açısından çok stratejik bir konuşma yaptı. Şu sözler onun.
"Siviller denize baktığında maviyi, ovaya baktığında düzlüğü, ormana baktığında ağaçları, dağlara baktığında yüksekliği görür. Biz askerler ise denize baktığımızda derinliği, ovanın engebelerini, dağın uçurumlarını görürüz. Türk askerinin mizacında umutsuzluğa asla ve asla yer yoktur."
Kendisine mi ait yoksa Sun tzu* nun askeri stratejik yorumlarından biri mi kitabına bakmak lazım. İşin ilginç yanı bu sözleri söyleyen Başbuğ'un iki yıllık görev süresince yaptığı ve konuştuklarına baktığımda mesele bu kadar net durmuyor. Hatta flu da değil. Çok çetrefilli. Hızlıca bir kaçını aşağıya alırsak;
Emekli Deniz Kuvvetleri Komutan Özden Örnek'e ait Darbe günlükleri, bir medya kurumunun kepenk çekmesine sebep oldu.
Şimdi bu günlükler ekseninde soruşturma sürüyor, Beşiktaş Adliyesi'nde sorumlu komutanlar (İbrahim Fırtına, Ergin Saygun, Özden Örnek, Aytaç Yalman) ifade verdiler. Başbuğ bu konuda, "TSK olarak biz demokrasiye, demokratik rejime ve hukuk devletine bağlıyız ve saygılıyız. Dolayısıyla TSK bünyesinde mevcut demokratik rejime aykırı faaliyette bulunan kimse barınamaz. Buna da müsaade etmeyiz. Bu konulara ilişkin olarak şu anda TSK'nın kendi bünyesinde böyle bir sorun yoktur. Bu soruna yönelik herhangi bir araştırma inceleme ihtiyacı da yoktur..." buyurdu.
Askeri Savcılığın Genelkurmay'da hazırlanmadığına hükmettiği 'İrtica ile Mücadele Eylem Planı' adlı belge bir gazete tarafından ortaya kondu.
Başbuğ, TSK'ya karşı medya üzerinden asimetrik psikolojik harekât yürütüldüğünü, 'Bu kâğıt parçası TSK'yı yıpratmak amacıyla hazırlandı' ifadesiyle cuntayı savundu.
Arkasından; Ergenekon Soruşturması kapsamında Poyrazköy'deki İSTEK vakfı arazisinde 10 lav silahı, 10 el, 30 sis, 3 gösteri bombası, 250 gr C4 patlayıcı, 550 mermi ve 14 aydınlatma fişeği ortaya çıkarıldı.
İlker Başbuğ, İstanbul Poyrazköy' de bulunan Lav silahlarına 'Boru' adını koydu, ama MKE, bunların önemli kısmının TSK için üretildiğini belgesiyle açıkladı.
Evet, Sayın Başbuğ; siz bırakın denize baktığınızda maviyi görmek, suyu bile göremediniz. Şimdi ağlayarak görevi devrettiniz. Bu gözyaşları iki yıllık koltuk aşkının mı, yoksa devlet şeref madalyası ve özel araba verilmeyişinin sebebi mi? Bilemiyorum.
Ama şunu biliyorum:
Ne Aktütün'de 15 genç fidana, ne Dağlıca'da şehit olan 17 Mehmedime, ne de Hantepe'de harcanan 6 yiğit insana ağlamadığınızı.
Aslında gördüğünüz ve bildiğiniz bir konuda itirafınızı kabul etmek gerekiyor. Görev devri sırasında; "Psikolojik harekatın en önemli aracı medyadır. Silahlı Kuvvetlerin kendisine bağlı bir medyası yoktur. Zaman zaman 'Medya, Türk Silahlı Kuvvetleri'nin yanın da mı, karşısında mı?' sorusunu aklımızdan geçirmek, bizim için gerçekten acı bir deneyim" dediniz.
Bu deneyimi; Nisan 2009'da "internet andıcı" adlı belge de ortaya çıkan www.irtica.org ,www.ozgurgenc.net, www.aslar.org, www.turkatak.-gen.tr, www.turkses.com, www.turkses.-net, www.turkses.org, www.pkkgercegi.-net, www.armenianreality, www.terorveguvenlik.net, www.gurbetciler.info gibi 42 site ile telafi etmeyi mi düşündünüz?
Bunun açıklamalarını savcı ve hâkimlerin soracağı sorulara vereceğiniz cevaba bırakıyorum. Çünkü 'internet andıcı davası'na dönüşen bu iddialar, Genelkurmay bünyesinde Bilgi Destek Daire Başkanlığı'nca psikolojik savaş amaçlı oluşturulan 42 internet sitesinin, iktidarı ve cemaatleri hedef aldığı ayrıca 292 Türkçe yayın yapan internet sitesinin de sürekli izlendiği şimdi soruşturma konusu.
Son tahlilde; kimse TSK'yı hesaba çekmeyi düşünmüyor. Düşünmediği gibi bu kurumun devletin temel direği ve gözbebeği olduğunu, Başbuğ'un dağlara baktığında gördüğünden daha ötesini görüyor.
Bunu için de gerektiğinde canını, malını ve evladını feda etmekten çekinmedi. Hala da öyle. Hesap konusu, TSK içine girmiş çürük elmaların ayıklanmasıdır.
Bu böyle biline ve anlaşıla.
***
Sunzi, (ya da Sun Zi, Sun-tzu, Sun Tse, Ssun-ds, Sun Tzu). M.Ö. 500'de Wu Devleti'nde (Şimdiki Çin) yaşayan ünlü Çinli general ve askeri teorisiyendir. Savaş stratejisi üzerine yazdığı Savaş Sanatı (Art of War) adlı eseri dünyanın en eski askeri strateji ve uluslararası ilişkiler çalışması olarak bilinir. 13 bölümden oluşan kitabın, Çin'de Savaşan Beylikler Döneminde (M.Ö. 480 - MÖ. 221) yazıldığı tahmin edilmektedir.


































