Başer: Linç girişimleri, PKK'nın amacına hizmet eder

  • Giriş : 21.06.2007 / 15:22:00
  • Güncelleme : 27.03.2010 / 13:17:12

Başer, bunun kardeş kavgasını çıkarmaya yönelik olduğunu ve PKK’nın amacına hizmet edeceğini savundu.

Facebook Twitter
Yazı Boyutu:


ERZİNCAN'da yaralı ele geçirilen PKK'lı terörist Hasan Metin'e Erzincan ve Erzurum'da linç girişiminde bulunulmasını değerlendiren Terörle Mücadele eski Özel Temsilcisi emekli Orgeneral Edip Başer, bunun kardeş kavgasını çıkarmaya yönelik olduğunu ve PKK'nın amacına hizmet edeceğini savundu. PKK'nın şimdiye kadar bu amacında başarılı olamadığını belirten Başer, “İşte PKK'nın istediği bu. Vatandaşların bundan mutlaka uzak durması lazım. Tabii vatandaşların bu tepkisini anlamamak mümkün değil'' dedi.
Atatürk Üniversitesi Atatürk İlkeleri ve İnkılap Tarihi Enstitüsü tarafından düzenlenen 2'nci Uluslararası Türk- Ermeni İlişkeri Sempozyumu'na katılmak üzere bugün Erzurum'a gelen Başer, son günlerde artan terör olaylarını değerlendirdi. Atatürk Üniversitesi Kültür Sitesi Mavi Salonu'ndaki toplantı sonrası gazetecilerin sorularını yanıtlayan Başer, son günlerde artış gösteren PKK eylemlerinin seçimlerden ziyade terör örgütünün içinde bulunduğu ruh haliyle ilgili olduğunu söyledi.
Başer, PKK'nın “Bakın ben varım, hala eylem yapabiliyor, Türk askerini şehit edebiliyorum'' mesajı verme ihtiyacını duyduğunu belirtti. Teröristlerin iyice köşeye sıkıştıklarını ve Türkiye'de bir çıkış yolunun olmadığını anladıklarını kaydeden Başer, şunları söyledi:
“Aynı tepkiyi, terörist bizim bulunduğumuz yerde olsaydı biz de aynı şekilde içimizde hisseder, göstermeyi de arzu edebilirdik. Ama bunun doğurabileceği sonuçların, PKK'nın hedefine hizmet olacağını vatandaşlarımız unutmamalı. Malesef bugün gerçek olan bir şey var. Türkiye bu mücadelede oldukça yalnızdır. Yanında yer alması gerekenlerin çoğunun yanında olmadığını görüyoruz. Hatta yanında olmak bir yana PKK'yı desteklemek suretiyle bir terör örgütünün yanında ve arkasında oluyorlar. Bunların bir kısmı aynı güvenlik ittifakında bulunduğumuz ülkeler. İsim saymama gerek yok. Bunu herkes biliyor. Ancak bunca yıldır Türkiye'nin bu mücadeleyi yürütüyor olmasına karşın, bu ülkeler hala PKK'ya karşı bu mücadelesinde Türkiye'nin yanında yer almakta çekimser kalmakta. Bir elleriyle de PKK'yı desteklemektedirler.''

'MİLLET FARKINA VARDI, OYUNA GELMEDİ'
“Milletimizi artık şunun farkına varmıştır. Her yerde, her zaman görülebilmektedir ki bu terör örgütünün niyeti apaçık ortadır. Ve bu niyetlere, Türkiye Cumhuriyeti'nin milletiyle, kurum ve kuruluşlarıyla geçit vermeyecektir. Böyle bir düşüncesi yoktur'' diyen Başer sözlerini şöyle sürdürdü:
“Terör örgütünün peşinden koştuğu hedef, gerçekleşme şansına sahip değildir, olmamıştır. Terör örgütü yıllarca Güneydoğu ve Doğu Anadolu'da yaşayan vatandaşların önemli bir kısmının kendine destek verdiği propagandasını yaymıştır. O bölgede yaşayan vatandaşlarımızın Kürt kökenli vatandaşlar da dahil, terör örgütüyle uzaktan- yakından ilişkileri yoktur. Terör örgütünü destek veren az bir kitledir. Bunlar da istisnai bir durumdur. Onlar da bunu çoğunlukla, terör örgütünden gelen tehditler sonucunda, ölüm korkusuyla yapmaktadırlar. O bölgede görev yapmış biri olarak, olayları yakından izlemiş, bölge insanlarıyla konuşmuş biri olarak söylüyorum. Yani bilerek söylüyorum bunları. O bölgedeki insanlar en az bizler kadar vatanına, devletine, bayrağına, cumhuriyetin temel değerlerine bağlıdır. Artık PKK terör örgütü bu gerçeği, Türk toplumunun anladığının farkına varmıştır. Çünkü Türk toplumunu kardeş kavgasının içine sürüklenmeye çalıştılar. Böyle bir kaos ve kargaşa durumuyla bu hedeflerine daha kolay ulaşabileceklerdi. Ama terör örgütü de bunun farkına varmıştır ki Türk ulusunun böyle bir iç çatışmaya sürüklenmesi mümkün değildir. Çünkü Türk ulusu sağ duyuludur, sabırlıdır. Ama o engin sağduyusuyla, hoşgörüsüyle büyük meselelerini halletmiştir.''

'KUZEY IRAK'A OPERASYONA KİMSE KARIŞAMAZ'
Başer, “Her zaman söylüyorum. Yapılacak küçük, orta veya büyük çaplı bir harekat Kuzey Irak'ta dahil, Türkiye Cumhuriyeti'nin terörle mücadelesinde, halkının güvenliğinin sağlanmasında alınacak her türlü karar bağımsız Türkiye Cumhuriyeti Devleti'nin kararıdır'' diye konuştu.
Buna kimsenin karışma hakkı da, yetkisi de olmadığını vurgulayan Başer şunları söyledi:
“Dolayısıyla Türkiye Cumhuriyeti'nin belli kurumları bu konudaki kararı, zamanı geldiğinde alır ve zamanı geldiğinde uygular. Ama bunun zamanı gelmiş midir, siyasi ve askeri otorite ne düşünür? Bu konuya ben giremem. O tamamen siyasi otoritenin sorumluluğunda olan bir konudur. Genelkurmay Başkanı da bunu ifade etti. Çünkü siyasi bir karar olmadan böyle bir hareket yapmak uluslararası kurallar ve kendi anayasal yapımız açısından uygun değildir. O bakımdan siyasi otoritenin bir karar vermesi, politik hedefini ortaya koyması, 'Benim politik hedefim şudur, şunlardan çekinilmesi gerekir, şu politik sakıncaların doğmaması gerekir' gibi konuları açıklaması lazım ki TSK da planlarını ona göre yapsın. Genelkurmay Başkanı da bunu açıkladı. Şu anda söylenecek bir şey yok. Bunun zamanı mıdır, değil midir? Zamanıdır diyebilmek için devletin yetkili kurullarının elindeki bilgilerin elimde olması lazımdır. Ancak o bilgilerde bende yok. O olmayınca da şu veya bu şekilde yorumda bulunmam doğru değil. Ama şunda kimsenin kuşkusu olmasın. Eğer bu ülkede TSK ve onun en üst düzeydeki komutanları 'Bu operasyon gereklidir ve yararlı olacaktır' diyorsa, herkes inanmalıdır ki bu operasyon gereklidir ve yararlı olacaktır. Ama zamanlaması verilecek karara bağlıdır.''

Facebook Twitter Yahoo Google Linkedin Stumbleupon Delicious