Basında 5-1'lik Sion galibiyeti

Basında 5-1'lik Sion galibiyeti .13502
  • Giriş : 05.10.2007 / 08:40:00

UEFA Kupası 1. tur rövanş karşılaşmasında Galatasaray, FC Sion'u Ümit,Lincoln,Arda,Bouzid'in golleriyle 5-1 yenerek tur atladı.

Facebook Twitter
Yazı Boyutu:


Sarı-kırmızılı futbolcular spor yazarlarından tam not almayı başardı.Basında çıkan yorumlar şöyle;

ÖMER ÜRÜNDÜL: 8 YIL ÖNCESİNE GİTTİM (SABAH)

Cenevre'deki karşılaşmadan alınan dersle acı bir sürprize meydan bırakmamak için rövanşa çok iyi motive olan Galatasaray, öyle bir ilk 45 dakika oynadı ki, Sion yerle bir oldu.

İlk dakikadan itibaren Galatasaray yüksek tempo ve müthiş bir dar alan presiyle Sion'u sahasına hapsetti . Çok yönlü hücum girişimleri son derece etkiliydi. Her atak gol kokuyordu.

FC Sion maça ümitli çıkmıştı. İlk karşılaşmada attıkları üç gol ve kontratakları değerlendirebilme becerilerini burada da belli bir alanda kullanabilecekleri düşüncesindeydiler. Ama karşılarında öyle bir Galatasaray vardı ki, yapacakları hiçbir şey yoktu. Teselliyi, son dakikadaki bir şeref sayısıyla buldular.

LEVENT TÜZEMEN: Galatasaray RESİTALİ (SABAH)

Ağzımızda müthiş tat bırakan bir üçüncü gol izledik. İki top cambazı Lincoln ile Arda mekik dokur gibi paslaştı. Lincoln'ün mermiyi andıran şutunda top Sion savunmasından sekip ağlara gitti. İkinci yarı Sion savunma güvenliğini bırakıp kontrolsüzce Galatasaray'ın üzerine gidince oyun bir anda antrenman maçına döndü. Karan, Hakan, Lincoln, Arda, Barış; Sion savunmasının arkasında derin boşluklar bulmaya başladı. Galatasaray kedinin fareyle oynadığı gibi Sion'la oynuyordu. Her atak gol pozisyonu oluyordu. Hakan ve Barış'ın kaçırdığını Arda kaçırmadı. Lincolnlü Galatasaray'ın resital gecesi muhteşemdi.

Mozart'ın bir sözünü Kalli'ye aktarıyorum: "Ne yüksek derecede bir zeka ne de büyük bir hayal gücü. Her ikisi de beraber olsa insan dahi olamaz. Deha'nın ruhu sevgi, sevgi yine sevgidir."

AHMET ÇAKAR: SİON KADRO DIŞI (SABAH)

İlk maçta alınan şok sonuç belki de bu maç için hayırlı olmuş. İlk dakikadan son dakikaya kadar mükemmele yakın bir Futbol oynayan Galatasaray, Sion'u sahadan siliverdi. Müthiş bir tempo, hemen hemen hiç yapılmayan defans hataları ve mükemmel golleriyle hatıralarda kalacak bir karşılaşmaydı.

Herhalde Sionlu oyuncular dün gece maç sonunda "Biz bu takıma nasıl İsviçre'de üç gol atabildik?" diye düşünmüşlerdir. Takımda kim oynarsa oynasın fazla bir eksiklik hissedilmiyor. Mesela dün gece de, Barış için çok olumlu düşüncelerimiz gelişti. O da sanki 40 yıllık Galatasaraylı gibi. Kısacası Galatasaray, UEFA Kupası'nda gruplara kalırken üst turlar için ümit verdi. Şimdi herkes "Acaba mı?" diyor. Acaba 2000 ruhu geri mi dönüyor? Başarabilecek miyiz? Neden olmasın? Belki Galatasaray 2000'li yılların Galatasaray'ı gibi değil ama oyunun adı futbol. Biraz şans, dün geceki gibi performanslar ve tabii çekilecek kura... Bu Galatasaray için UEFA finali çok mu uzak? Hayır. Ama kolay da değil.

AZİZ ÜSTEL: LİNCOLN FAKTÖRÜ (FOTOMAÇ)

İkinci yarının ortalarından sonra Galatasaray, 3'e 4'e 1 yakaladı Sion'u ama her seferinde top Hakan'ın ayağına gittiği için gol olmadı. Lincoln, oynadığı zaman bir Futbol resitali sunuyor seyirciye. Bir orkestra şefi gibi takımı çok güzel yönetiyor. Galatasaray, Lincoln ile birlikte gerektiğinde yavaşlıyor, gerektiğinde süratleniyor.

Galatasaray'ı İsviçre'de yenmeleri zaten başlı başına bir mucizeydi. Kalli'nin olağanüstü hataları sonucu ilk 30 dakikada sarı-kırmızılılar kalelerinde 3 gol görmüştü. Kalli'nin Gerets'e benzeyen yanları yok değil. Oyuncu değişimlerinde çok geç kalıyor.

BÜLENT TULUN: KALİTE FARKI (FOTOMAÇ)

Artık Galatasaray'ın belli bir oyun şablonu var. İki yıldır tek libero mu, çift libero mu diye yapılan tartışmalar, elinizdeki malzemenin kalitesi değişince unutuluyor. Daha evvel Saidou ve İnamoto gibi oyuncularla oynamak zorunda bırakılan Erik Gerets'i mümtaz spor basınımız fırsat buldukça eleştirmişti. Eline Linderoth, Lincoln gibi oyuncular verilen ve son 20 yılın en pahalı transfer sezonunu yapan Galatasaray'dan UEFA Kupası'nda önemli aşamalar beklemek camianın hakkıdır.

ERMAN TOROĞLU: TEK BEYİNDEN DÜŞÜNDÜLER (HÜRRİYET)

DÜN gece Galatasaray başlama vuruşu yaparken, sahanın içinde geçen seneden 4 oyuncu vardı. Arda çıktı, Hasan Şaş girdi. Sonra Lincoln çıktı Nonda girdi. Yani adet değişmedi.

Bu şu demektir; Yedi tane yeni oyuncuyla oynuyorsun sahan kapalı, ligde lidersin, özellikle de iyi Futbol oynuyorsun. Eğer yanılmıyorsam Galatasaray, önemli bir başlangıcın eşiğinde. Eğer ahenkleri bozulmaz, ağızlarının tadı kaçmazsa.

Dün gece Galatasaray'da kötü oynayan oyuncu yoktu özellikle mücadele etmeyen. Ama Uğur'u Song'u Linderoth'u ve Arda'yı ayırmak lazım. Lincoln, mükemmel kumaş. Arda ile ikisi oyun içinde birbirlerini çok kurtarıyorlar. Çünkü rakip Lincoln'e gidiyor, Arda boş kalıyor. Arda'ya gidiyor, Lincoln boş kalıyor. Orta alanda yüzde yüz markajla oynayamayacaklarına göre, o zaman Galatasaray bu ikiliden müthiş faydalanacak.

İsviçre takımının teknik direktörü 3-0 olana kadar hakemle, rakiplerle, seyirciyle oynamaya kalktı. Dördü yiyince yedek kulübesine kaçtı, kafasını çıkaramadı. Ağzından gaz lafını düşürmeyen Sion Başkanı tahmin ediyorum o teknik direktörün ve futbolcuların gazlarını almıştır.


MEHMET DEMİRKOL: Galatasaray ÇOK farklı (MİLLİYET)

Galatasaray'ın bu kupadaki iddiası dünkü oyundan sonra da görüldü ki desteksiz değil. Tamamen değişmiş bir takımın bu kadar sürede böyle bir organizasyon becerisine ulaşmış olması ayakta alkışlanmalı


Galatasaray'ın bu kupadaki iddiası dünkü oyundan sonra da görüldü ki desteksiz değil. Tamamen değişmişti bir takımın bu kadar sürede böyle bir organizasyon becerisine ulaşmış olması ayakta alkışlanmalı. Ama kabul edelim ki, eğer Mondragon ve Tomas'ın standardı hâlâ takımda olsa iddia daha büyük olurdu. Ve de tabii Hakan Şükür'ün kaçırdıklarının hatta vuramadıklarının sonrasına saklanmaya başlamasını anlamak mümkün değil. Bu tecrübede daha cesur olmalı.

SABAH

Facebook Twitter Yahoo Google Linkedin Stumbleupon Delicious