Basında Fenerbahçe yorumları

  • Giriş : 15.02.2007 / 00:00:00

UEFA Kupası 3.tur ilk maçında Fenerbahçe, Hollanda temsilcisi AZ Alkmaar ile 3-3 berabere kalarak tur şansını zora soktu.

Facebook Twitter
Yazı Boyutu:


ERGUN BABAHAN: BEKLENEN SONUÇ (SABAH)

Fenerbahçe'nin başındaki yöneticiye "teknik direktör" diyeceksek, Alkmaar'ınkine "Uzay adamı" demek gerekir.
Fenerbahçe'nin oynadığı Futbol ise Alkmaar'ınkine ne diyeceğimizi bilemeyiz.
Sezon başından beri yaptığımız uyarıların ne kadar gerçekçi olduğu dün gece en önemli futbolcularından yoksun olarak sahaya çıkan Hollanda ekibi karşısında bir kez daha görüldü. Bu teknik adam takıma Futbol oynatamıyor. Bu teknik adamın Futbol felsefesinin ne olduğu belirsiz.

... Takımı bu harcamaya rağmen bu hallere düşüren biri bu takımın başında teknik direktör olarak kalamaz.
Bu takım haftalardır "Ben mücadele edemiyorum" diyor ama yönetim bir türlü fark edemiyor. Bu gidişin sonu kötü.

SELÇUK YULA: UMUT HÂLÂ VAR (FOTOMAÇ)

F.Bahçeliler, Selçuk Dereli, Kuddusi Müftüoğlu gibi hakemlerden nefret ederlerken, karşılarına Avrupa arenasında daha beter bir İspanyol çıktı. Hadi anladık Haluk Ulusoy ve Türkiye Futbol Federasyonu, Fenerbahçe'yi sevmiyor ve bu tür hakemleri maçlarda görevlendiriyor. Peki UEFA'ya ne oluyor? Onların derdi ne? Dün iki tane buz gibi penaltıyı yiyen, hakem için ne yapacaklar acaba?

... Fenerbahçe, 75 gün sonra beraber olduğu taraftarının inanılmaz desteği ile 3-1'den, 3-3'ü kurtardı. Ve umutlar Hollanda'daki maça kaldı. Sakatların ve cezalıların takıma dönmesinden sonra oradaki maçın skorunun ne olacağını kimse kestiremez. Kıssadan hisse... Umut hâlâ var.

RIDVAN DİLMEN: BEKLENEN MAÇ (MİLLİYET)

Alkmaar tam beklendiği gibi çıktı. Onları liglerin de, Avrupa kupalarında da dikkatle izliyoruz, çok pozisyona giren ve aynı zamanda veren, her yerde açık oynayan bir takım. Dün de değişiklik göstermediler.
Fenerbahçe zorunluluktan çok ofansif bir kadro ile ile çıktı sahaya. Maça girerken bol pozisyonlu olacağından emindim. Öyle de oldu. Her iki takım adına 7-8 pozisyon vardı. Nitekim 3-3'lük sonuç çıktı.

... Alex, özellikle seyircinin protestosundan sonra tamamen maçı bıraktı. Korner atmaya bile gitmek istemiyordu. Hızla Fenerbahçe'den kopuyor. İlk kez böyle bir tepki gördü. Bundan sonra taraftarı iyi bilen birisi olarak Deivid ve Alex'in işinin kolay olmayacağını düşünüyorum.

... Ben rövanşta farklı bir maç beklemiyorum. Fenerbahçe gol atar diye düşünüyorum ama...?

AHMET ÇAKAR: TUNCAY'DAN UTANIN! (SABAH)

Dünkü maça baktığımızda bir UEFA maçı mıydı, yoksa UNICEF'in Afrika'daki yardıma muhtaç çocuklar için düzenlediği bir gösteri maçı mıydı, anlayamadık. Bildiğiniz gibi bu tür yardım maçlarında genelde şöhretler oynar, defans yapılmaz, markaj da pek yoktur. Genelde bu maçlar 6-4, 7-5 gibi skorlarla biter. İşte dünkü maç Futbol adına böylesine rezil bir maçtı.
İki takım kalecisini toplasan yarım kaleci etmez. Yapılan defans hatalarına baksan, Hollanda ve Türkiye amatör kümelerinde zor görürsünüz. Volkan'ı ne zaman plonjon yaparken göreceğiz? 2. sözümüz ise Tuncay ve Tümer dışındaki F.Bahçeli oyunculara. Dün geceki kasedi bir daha izleyin ve kendinizden utanın.

ERMAN TOROĞLU: YÖNETİM SORUMLU (HÜRRİYET)

KUPA 1'de taca çıkan Fenerbahçe, Kupa 2'de AZ Alkmaar denen bu takıma eğer elenirse, bunun tek sorumlusu 100. yılındaki yönetimdir. 100. yılında folklor ekibi oynatarak, forma satarak, etkinlikler yaparak bu önemli yılı kutlayan yönetim, eğer dün geceki gibi bir takımı sahaya sürüyorsa, hiçbir şey söylemeye hakkı yoktur.

Dün akşam sahaya çıkan kadro ve sahaya yayılış, bu sene başka maçta var mıydı? İlk defa bu maçta. Sakatlık, cezalı deseniz, bana anlatamazsınız. Motivasyon desen onu da anlatamazsın. O zaman bir tuhaflık var. Böyle bir elemede Zico hikaye. Madem Aziz Yıldırım her şeyden sorumlu, yarın bu Fenerbahçe, bu vasat olan Az Alkmaar'ı eleyemezse bunun tek sorumlusu Zico değil. Onu getiren Aziz Yıldırım'dır. 100. yıl, 100.yıl diyorsun. 100. yılda bu takımı kurup, bu teknik direktörle sahaya çıkıyorsan sakın Futbol Federasyonu'nu bahane etme!

ŞANSAL BÜYÜKA: ÖNCE HAYALLER ÖLÜR (AKŞAM)

Maçtan bir gün önce AZ Alkmaar'ın hocası Van Gaal'in basın toplantısını dinliyordum. "Futbolcuların yarısı sakat. 16 kişiyle İstanbul'a geldik" dedi. Kalecileri deseniz takımda yedeğin de yedeği. Ama bizim kaleci ulusal takımın kalecisi de ne oluyor? UEFA'da dün gece kaç maç oynandı, kim ne sonuç aldı bilmiyorum. Ama iddia ediyorum ve biliyorum ki Fenerbahçe'nin dışında bir dakikada iki gol yiyen bir başka takım, bir başka kaleci yoktur. Zaten acayip rekorlar, akıl almaz işler bizde olur.

... 2007'de, yani yüzüncü yılda Avrupa'da final yönetimin büyük hayali, büyük hedefiydi. Ama bu büyük hayale, bu büyük hedefe uygun, bu yükü taşıyabilecek bir takım kurulamadı. Hoca acemi, futbolcular hafif kaldı. Hayali kurmak, hedefi bulmak için önce doğru takım kurmak gerekiyor. Futbol bu. Acıması yok. Adımı yanlış attın mı, hesabı yanlış yaptın mı "önce hayaller ölüyor" Tıpkı dün gece sevenlerin hayallerini yıkıldığı, umutlarının tükendiği gibi.

HAKKI YALÇIN: ROMEO TUNCAY! (TAKVİM)

Futbol yürek oyunudur. Sahte aşıklara Sevgililer Günü'nde bile yüz vermez. Fenerbahçeli futbolcular 3-1 yenik duruma düşene kadar, ne taraftar için sevgili, ne rakip için rakiptiler.
Sonrasında ise "bütün organlarını galibiyete bağışlayan" sevgili oldular ama yetmedi.

... İspanyol hakem maç boyu yandaşlığa çanak tuttu.
Sert erkek pozlarıyla, erkekçe düdük çalamayacak kadar kalleş bir maç yönetti. Ofsayt bir golü verdi, açık bir penaltıyı vermedi.
Gecenin Romeo'su Tuncay'dı...
Gülleri hak eden tek adamdı.

SELİM SOYDAN: BRAVO TÜMER (VATAN)

... F.Bahçe'nin son senelerdeki en iyi transferi Tümer, attığı beraberlik golüyle stadı coşturdu. Tümer'in attığı bu gol o kadar zordu ki. Dün gerçekten F.Bahçe'de hem ne yaptığını bilen, hem de mücadele eden Tümer'i kutluyorum.

Maçın skoru Hollandalılar'ın istediği gibi bir skor olabilir. Çünkü iki ayaklı oyunlarda ilk maçın gollü beraberliği rövanş için avantaj gibi gözükebilir. Yalnız bu takım deplasmanda yenilmeyecek bir ekip değil.

ÖZCAN PEHLİVANOĞLU: BREZİLYA KAPANI (ZAMAN)

Futbol ekolü olarak tercihini Brezilya'dan yana kullanan Fenerbahçe'nin Avrupa'yı alt etmesi çok zor. Fizikgüç, futbolun vazgeçilmez bir AB kriteri. Biz henüz bu kriteri istenilen şekilde yerine getiremedik. Fenerbahçe'nin aldığı sonucun en önemli sebebi bu. Sahada Fenerbahçe'yi seyrederken insanın hasta olmaması çok zor.

MUSTAFA DENİZLİ: T.A.T (MİLLİYET)

Tat'ın ne olduğunu biliyoruz. Ama bu üç harfin arasından A'yı çekerseniz ortada iki tane T kalır. Bunlar da Tümer ve Tuncay olur...
Alex'in Türkiye'nin en fazla gol atan futbolcusu olması çok önemli değil. Gerektiği yerlerde, gereken zamanlarda Alex'i gören, bulan var mı? Alex, Fenerbahçe'ye lazım olduğu hangi maçta var olmuş? Ama iki T, her maçın hazır askerleri, hatta generalleridir. Fakat bunlara bakan gözler, onların general olduğunu göremiyor.

... Yazımızı şöyle bağlarsak yanlış olmaz. İki T, yani Tuncay ve Tümer, Fenerbahçe'nin başarı formülüdür. Bunları kimsenin gözardı etmemesi lazım.
Alex'le ilgili düşüncelerimi ilk defa AZ Alkmaar maçından sonra yazmıyorum. Daha önce söylediklerim ve yazdıklarım ortadadır. Şimdi kararı bu yazdıklarıma ve söylediklerime dudak bükenler versinler...

GÜRCAN BİLGİÇ: ZİCO'NUN KURTARICILARI (SABAH)

Van Gaal takımının yarısını Hollanda'da bırakmış. Üçüncü kalecisi ile oynayacak. Kulübede yedek kaleci hariç dört oyuncusu var. Ve bu adam bunları bildiği halde diyor ki; "Biz kazanmaya geldik."
İki maç seyrettiler Fenerbahçe'yi... Kafalarında tereddüt kalmadı. Zico'dan o kadar emin ki, eksiklerinin eksikliğini hissetmeyeceğini biliyor. Buna bir de İspanyol hakemler eklenince Hollandalı'nın sözleri, "bazılarınınki" gibi vahiy niteliğini bırakıp, gerçek saptamalara dönüştü.

... Bu büyük taraftarı, 100. yılında böyle bir hocanın elinde, böyle Futbol oynayan bir takıma mahkum edenlerdir esas konuşması gerekenler ama, nerede? Onların öncelikli sorunu tribünler olmuş. Kimin geleceğini, kimin gideceğini önemsiyorlar.

HADİ TÜRKMEN: SENİ SEVİYORUM (FOTOMAÇ)

Her gün söylemekten bıkmıyorum. Futbol, bütün sıkıntılarına rağmen seni yürekten seviyorum. Orta sınıf bir takım olarak düşündüğüm Alkmaar, dün gece birçok eksiği bulunmasına rağmen bana keyif veren bir Futbol izlettirdi. Mükemmel bir oyun planı ve uygulama adeta bilgisayar programından çıkmış bir formattaydı. İlk 15 dakikada neredeyse santim pas yanlışı yapmayan AZ, yalnız kalecisinin ukala tavırları dışında sıfır hatayla oynadı. Göbekten yediği gole kadar F.Bahçe de performans olarak hiç fena değildi. Tek pası ve verkaçları mükemmel uygulayan rakibi karşısında bir ara demoralize dakikalar yaşayan sarı-lacivertliler, Tümer'in muhteşem vuruşuyla beraberliği yakaladılar.

CAN BARTU: SALDIRMAYI BİLMELİ (HÜRRİYET)

Bir takım düşünün evinde oynuyor. Arkasında olağanüstü de bir seyircisi var. Sonra önce 1-0, ardından da 3-1 geriye düşüyor. Beraberlikle sahadan ayrılıyor. Hücum edemiyor...

... Fenerbahçe evinde oynuyor, dedik 3 tane gol yememesi lazımdı. Tamam rakip sakin oynuyor, topu kullanıyor, ama ikili mücadeleye hırsla giren sert bir takım da değildi. Maçta 6 gol oldu, hepsi güzeldi. Fenerbahçe açısından İstanbul'daki ilk ayak için yazık oldu. AZ Alkmaar yenilmeyecek takım değil. Fenerbahçe bu takımı Hollanda'da yenebilir, ama böyle bilinçsiz, topun kıymetini bilmeden oynayarak değil. Daha kaybedilmiş bir şey yok. Bu takıma Hollanda'da da gol ve goller atılır, ama hücum etmesini bilmek lazım.

DENİZ GÖKÇE: YAZIK (AKŞAM)

... 3-3'lük sonuç basit takım oyunu oynayan orta karar bir takıma karşı kendi sahanızda alınmış kötü bir sonuç. Belki tek gollü bir galibiyet Hollanda'da gerçekleşebilir ama bu futbolla değil. Zico galiba orta sahasız Futbol oynanabileceğini ispata çalışıyor, bu mümkün değil.

Facebook Twitter Yahoo Google Linkedin Stumbleupon Delicious