Basında G.Saray yankıları

Basında G.Saray yankıları .11505
  • Giriş : 08.10.2007 / 10:42:00

Turkcell Süper Lig 8. hafta kapanış karşılaşmasında lider Galatasaray deplasmanda ligin güçlü ekiplerinden Kayserispor ile 1 - 1 berabere kaldı.

Facebook Twitter
Yazı Boyutu:


Basında çıkan yorumlar şöyle;

LEVENT TÜZEMEN: İKİ KULVAR AĞIR MI? (SABAH)

Galatasaray, Avrupa maçından lige dönüşte hep arıza yapıyordu. Kayseri deplasmanı "Kırılma noktası" idi. Kaybetmek ve kazanmak
pamuk ipliği inceliğindeydi.

Feldkamp'ın son basın toplantısında "Takımda değişiklik yapacağım" açıklamasını Kayseri maçına verdiği ciddiyet olarak görmüştüm. Çünkü bazı oyuncular üç gün sonraki Kayseri maçını fizik olarak kaldıramazdı. Ama Kalli söylemlerini eyleme dönüştürmeyip Sion zaferini yaratan kadroyu sahaya sürünce Galatasaray ilk 45'te sahada süründü.

Galatasaraylı oyuncuların ruhları sanki İstanbul'da kalmıştı. Rakibe önde pres yapan, alan daraltan, ayağa isabetli pas yapan, top rakibe geçtiğinde en az iki kişiyle basan ve hücumu kanatlardan düşünen Galatasaray'dan eser yoktu. Kayseri, Mehmet Topuz-Gökhan ikilisiyle Galatasaray kalesini "Dut ağacı" gibi silkeliyordu.

AZİZ ÜSTEL: TATSIZ TUZSUZ (FOTOMAÇ)

Bu yıl Galatasaray'a direnebilecek, başa baş oynayabilecek üç takımdan birisi Kayseri. Galatasaray, Sion karşısında aldığı galibiyetten 2 gün sonra Kayseri'ye gitti. Maç boyunca da Sion karşılaşmasının yorgunluğu görüldü. Kayseri, orta sahayı kalabalık tutarak Galatasaray savunmasının öne çıkmasına engel olmak istedi.

Galatasaray'ın transferlerini bir yandan alkışlarken, bir yandan da eleştirmemin nedeni buydu. Sağ kanat ve stoperde alternatifsiz bir takımı bir yıl içinde 45-50 maça çıkarırken çok düşünmek gerek. Şimdi yarın UEFA'da kuralar çekilecek. G.Saray, 2002'den bu yana Avrupa'da hiçbir varlık gösteremedi. Bu yıl UEFA finaline giden yolda yürüyebilmesi için Galatasaray'ın en azından devre arasında sağ bek ve stopere takviye yapması gerekiyor.

BÜLENT TULUN: TEK BAŞINA KALDI (FOTOMAÇ)

Kayseri gibi zor bir deplasmanda klasik çift santrforlu sistemle oyuna başlamak ne derece doğruydu? Arda, Lincoln ve Barış; Tobias Linderoth'un önünde oynayınca defansif yük, tek başına İsveçlinin üzerinde kaldı. Dört hücuma dönük oyuncuyla oynamanın getirebileceği riskleri defalarca telaffuz etmiştik. Nitekim ilk yarı aslında iyi bir gününde olmayan Ragıp, final paslarında dikkatli olabilseydi, çizgide ve ağır Galatasaray savunmasının arasından daha farklı bir skor yakalayabilirdi Kayseri.

Galatasaray hücuma çıkarken, çok yavaş kalıyor. Kontratak yapamıyor, üç pastan sonra aniden sete dönüyor. İkinci yarı özellikle sağ kanattan Uğur ileri çıkmaya başlayınca, oyun bir süre Kayserispor sahasına yıkıldı. Bu baskıda da Lincoln'ün, Ümit Karan'ın kafasına şapka gibi oturttuğu topla golü buldu. Bundan sonrası itiş-kakıştı. Neticede Kayseri gibi bir deplasmanda alınan bir puan da kötü sayılmaz. Milli maçlardan kaynaklanan arayı herhalde Galatasaray kurmayları doğru değerlendirerek, yeni bir solukla iki hafta sonra daha kuvvetli bir ivmeyle lige dönerler.

İLHAN SÖYLER: DEPLASMANLARI SEVMEYEN ADAM (HÜRRİYET)

KURGUSUZ oyun olur mu? Galatasaray'ı bu sezon ilk kez bu kadar dağınık gördüm. Oyun kalıbında arıza vardı. Arıza önce defanstan başladı, sonra ikinci bölgeye indi. Bu bölgenin lider futbolcusu kim? Tabii ki Lincoln.

Koca ilk 45 dakikada Galatasaray, Kayserispor kalecisi İvankov'u bir kez bile rahatsız etmedi. Sanki sarı kırmızılıların üzerine kırağı yağmıştı. Dün geceki mücadelede Galatasaray adına tek güzel görüntü; atılan goldü. Sarı kırmızılılar üç pasta gole gittiler. Orta alanda Linderoth'un uzun pası, Lincoln'ün soldan ortası ve Ümit Karan'ın bomboş durumda vurduğu kafa... Hepsi bu kadar...

MUSTAFA DENİZLİ: ALAN RAZI, VEREN RAZI... (MİLLİYET)

Galatasaray biraz dişli, biraz mücadeleci, biraz da akıllı oynayan bir rakip karşısına çıkınca tutuluyor, takılıyor, iş yapamıyor. İş yapması da bu şartlar altında çok zor.

Gerilemenin çok az bir miktarını perşembe yorgunluğuna verelim, ama Galatasaray'ın önünde gözüken bir tablo var. Rakip orta sahayı fazla adamla tutmuş, fakat Galatasaray hâlâ bildiğini okuyor.

Galatasaray'ın takım olarak iyi Futbol oynama özelliği yok. Galatasaray'ın özelliği önde topu tutabildiği zaman ortaya çıkıyor. Burada Arda ve Lincoln devreye giriyor, Hakan ve Ümit son vuruşları yapmaya çalışıyor.

Oyunda güzellik az olunca insan, hakemin devreye girmesini bekliyor, oyuna tempo kazandırmasını, avantaj kurallarını iyi uygulamasını istiyor. Ama Hak getire... Olur olmaz düdükler, olmayan tempoyu daha da düşürdü. Elbirliğiyle ortaya keyifsiz bir doksan dakika çıkardılar.

SABAH

Facebook Twitter Yahoo Google Linkedin Stumbleupon Delicious