Basında Liverpool yenilgisi

  • Giriş : 07.11.2007 / 09:48:00

Liverpool ile oynadığı ilk karşılaşmayı 2-1 kazanarak gruptan çıkma umudumuzu artıran Beşiktaş, Şampiyonlar Ligi A Grubu 4. maçında Liverpool ile deplasmanda oynadığı ikinci karşılaşmada 8 - 0'lık tarihi bir fark ile mağlup oldu.

Facebook Twitter
Yazı Boyutu:


Siyah- beyazlı ekibin sahaya yansıttığı oyun spor yazarlarından geçer not alamadı. Basında çıkan yorumlar şöyle;

KAZIM KANAT: DEMİRÖREN HEMEN İSTİFA ETMELİDİR! (SABAH)

Liverpool'un Beşiktaş'a verdiği ders şu; Büyük hedeflere, büyük düşünen oyuncularla gidersin! Anlamak istemeyen Beşiktaşlılar'a, "Felsefe farkı" dediğim gerçeği bir kez daha anlatayım;

A- "Senden Beşiktaş oyuncusu olmaz" dediğin, Mehmet Sedef'i kurtarıcı gibi sahaya sürüyorsun.
B- Dünya starı Ricardinho'yu, "Senden Beşiktaş oyuncusu olmaz" diye yedek kulübesinde oturtuyorsun. (Higuain yedek olacaksa niye alındı?)

Beşiktaş büyük hedeflere büyük oyuncularla yürür! Ricardinho gibi bir yıldızı büyük parayla aldıysan, büyük maçlarda oynatacaksın. Oynatmayacaksan kalmasına niye izin verdin? Neden sıradan oyunculardan yıldız yaratmak istedin? Beşiktaş ile Liverpool arasındaki çok ince teferruat işte burada. Bunun adı da, "Felsefe farkı!"

Başkan Sayın Yıldırım Demirören'in, "Maçlara PAF takımı ile çıkacağız" demeci sonun başlangıcı olmuştur. Sonun başlangıcı da Demirören'in sonudur. Eğer biraz Beşiktaşlı duruşuna sahipse istifa eder!

GÜRCAN BİLGİÇ: HANGİ BEŞİKTAŞ (SABAH)

hafta önce İnönü Stadı'ndaki zaferin imzaları atılırken, ilk sıraya Beşiktaş seyircisini koymuştuk. O muhteşem tribünler İngilizler'i yutkunurken dondurmuş, sahadakileri birkaç kişi fazla oynatmış ve tarihe geçecek altın bir sonuç yaratmıştı.

Bu kez taraftarını yanında göremeyen, başı eğik, gönlü kırık bir Beşiktaş seyrettik. Bırakın rakipten fazla oynamayı, sanki eksiktiler sahada. Liverpool ile baş etmeyi düşünecek ne güvenleri vardı, ne kalpleri, ne de tecrübeleri. Sahaya çıkarken teslim olmuş gibi görünüyorlardı. Teslim olmayacaklarına dair hiçbir belirti göstermediler.

Üç pası arka arkaya yapamayacak kadar acemi kaldılar.
Oyun kurmak, geriye düştükten sonra strateji geliştirmek gibi refleksleri de yoktu. Kaderlerine razı olup daha az gol yemek istediler karşılaşma boyunca... Hem kendilerine ayıp ettiler, hem de İnönü'de "Zafer" olarak anılan sonuca...
O büyük günü, muhteşem geceyi 'tesadüf' statüsüne sokuverdiler.

İLKER ATEŞ: İŞTE PAF TAKIMI (FOTOMAÇ)

Şampiyonlar Ligi tarihine kara bir sayfa olarak geçen bu maç iki rakamlı bir skorla da bitebilirdi. Son günler hep PAF takımı üzerinde yoğunlaşıldı. Liverpool'daki mücadelede Beşiktaş, başkan Yıldırım Demirören'in işaret ettiği PAF takımı gibiydi.

PAF takımını Sivas maçına çıkarırsanız 4-0'lık yenilgi kaçınılmazdır. PAF hikayesini çok dinleyen Beşiktaşlı futbolcuları sahaya PAF takımı gibi çıkarırsanız Liverpool önünde 8-0 normaldir. Beşiktaş, 90 dakika boyunca Liverpool kalesinde sadece bir kez Bobo ile görünebilirdi.

Beşiktaş, ufak işlerle uğraşmayı bırakıp, büyük işleri gündemine almayı bugünden itibaren düşünmek zorunda. Yazık ki ilk maçtaki 2-1'lik zaferin artık hiçbir anlamı kalmadı.

TURGAY DEMİR: KEŞKE PAF OLSAYDI (FOTOMAÇ)

İlk yarıyı özetlersek, iki takımda benzer şeyler yaptı ama bir farkları vardı. Liverpool özgüvenle yaptı yapacağını, Beşiktaş ise panik halinde. Hal böyle olunca onların yaptıkları sonuca yansırken bizimkiler suya yazılmış yazı gibi kaldı. İkinci yarıya gelince, bu devreyi anlatmak için bambaşka şöyler söylemek gerekir. Kimse ne yaptığını bilmiyordu, Hakan tek kelimeyle şaşkına döndü.

Voronin halı sahada oynarcasına rahattı, Crouch hiç bu kadar rahat pozisyona girdi mi bilmiyorum. Riise, Gerrad, Benayoun başta, topu alan kalemize yüklendi. Biz yine seyrettik. Benayoun da her fırsatı değerlendirdi deyim yerindeyse. Farkı yarattı! Hiç kişiselleştirmeye gerek yok, takım halinde yapılan gereksiz panik vardı ve bedeli ağır oldu. Sonuç olarak tarihi bir hezimet oldu, keşke PAF takımı sahaya çıksaydı.

İSMAİL ER: ASİST KRALI HAKAN (HÜRRİYET)

2003 ekimindeki Stanford Bridge'deki soğuk hava dün Liverpool Anfield Road Stadındaydı. Arada büyük fark vardı. İngilizler tarihinde ilk kez Stanford Bridge'de Sergen'in golleri ile 2-0 mağlup olmuştu.

Dün Liverpool'da iklim yine aynıydı fakat, oyucular, teknik heyet, hem de skor farklıydı. Liverpool oyuncuları, Anfield Road'da Futbol adına çok fazlaydılar. Beşiktaş karşısında sanki 14-15 kişi oynuyorlardı. Futbol zekası üst seviyedeki oyuncularla sonuca gidiyorlar, goller atıyorlardı. Teknik Direktör Ertuğrul Sağlam, yönetimin "lige paf takımla çıkılacak" şeklindeki sözlerinin etkisinde kalmış olacak ki, paf takımının kaptanı Mehmet Sedef ile oyuna başlıyordu!

Beşiktaşlı futbolcuların Süper Ligden sonra da Şampiyonlar Ligi'nden kopuyorlarsa kötü son kaçınılmaz. Beşiktaş 90 dakikada bir tane korner attı o da 85'nci dakikada. Liverpool hiç aut kullanmadı. Böyle bir takım nasıl kurulur, nasıl oynatılır. Beşiktaş'ın 80 dakika hiç şutu yok. Beşiktaş'ta bu kadar dibe vuran bir takım izlemedim. Allah budan sonra da izletmesin!

MUSTAFA DENİZLİ: DİYECEK BİR ŞEY YOK... (MİLLİYET)

Beşiktaş, dün bir takımın yaşayabileceği bütün olumsuzlukları yaşadı. Kaleci Hakan'la başlayan, diğerleriyle devam eden ve açık farklı mağlubiyeti getiren bir oyun...
Beşiktaş'ın hemen her şeyi yanlış yaptığını belirtmek lazım. Defansı kaleye o kadar yakın oynadı ki, belki blok olarak defans yapma şansı bulabildi, ama bu görüntüyle hücum yapma, etkili olma şansını sıfırladı. Hele hele Crouch gibi bir adam rakipte varken, Beşiktaş'ın kendi kalesine bu kadar yakın oynaması kötü sonun başlangıcı oldu.

Kısacası Liverpool iyi bir takım. Beşiktaş da, rakibinin iyi takım olduğunu göstermesi için zemin hazırladı. Şu oynar mıydı, bununla başlamak daha iyi olur muydu gibi konular bu maçın üzerine konuşulacak şeyler değil. Özetlersek keyifsiz bir gece, keyifsiz bir skor, keyifsiz bir yazı...

SABAH

Facebook Twitter Yahoo Google Linkedin Stumbleupon Delicious