Basında Trabzon galibiyeti

Basında Trabzon galibiyeti.19427
  • Giriş : 26.11.2007 / 10:34:00

Turkcell Süper Lig'de 13. haftanın son maçında, Galatasaray deplasmanda Trabzonspor'u 1-0 yenerek, averajla liderliğini sürdürdü. iki takımında ortaya koymuş olduğu oyun spor yazarları tarafından tam not alamadı.

Facebook Twitter
Yazı Boyutu:


AHMET ÇAKAR: Galatasaray ÇOK ŞANSLIYDI (SABAH)

Anlaşılan o ki, iki teknik adam da birbirlerinden epey korkmuşlar. Defansif tedbirlerin bu kadar fazla olduğu, gol pozisyonunun bu kadar az yaşandığı, birkaç pasın bir arada yapılmadığı bir Trabzon-Galatasaray maçını yıllardır izlememiştik.

Form durumu ne olursa olsun Trabzonspor gibi bir takıma Trabzon'da çok ama çok az pozisyon verdi Galatasaray. Ve bitime de çok az kala Serkan'ın muhteşem şutuyla galibiyeti aldı ve İstanbul'a döndü.

Yattara çok yetenekli ve çok meziyetli bir futbolcu. Ama zaman zaman kendini halı sahada oynuyor zannediyor. Hızlı oynaması gerektiği anlarda duruyor, yerinde dönüyor, sonra tekrar duruyor. Zaman zaman sanki o da ne yapmak istediğini bilmiyor gibi.

LEVENT TÜZEMEN: 1.67'LİK KADER ADAMI! (SABAH)

Golcülerin yokluğunda 1.67'lik Serkan Çalık Galatasaray'ın kader adamı oldu..

Eflatun, " Cesaret zafere, kararsızlık tehlikeye, korkaklık ise ölüme götürür" demiş.. Ersun Yanal'ın Trabzon'u cesaretsiz, kararsız ve korkaktı, yenilmeyi de haketti..

Kalli'nin değişime soktuğu kadroda Lincoln daha verimli oynuyor ve daha çok top kullanıyor. Ancak, Brezilyalı yıldızın fizik gücünde yetersizlik var.. Lincoln'un açıklarını ya Hasan ya da Topal kapattı.. Bu tabloda takım yardımlaşmasının Galatasaray'da üst düzeyde olduğunu gösteriyor. Serkan Çalık'a özel övgü gerekiyor.. Patlama gücü yüksek, süratli, çok koşuyor, rakibini kovalıyor, mücadeleden yılmıyor. Alman disiplininden olacak ki; gol kaçırsa bile kaleye şut atmaktan çekinmiyor. Terim, Milli Takım için Serkan'ı düşünmeli..

İSKENDER GÜNEN: TEK POZİSYON! (SABAH)

İşin gerçeği Trabzonsporlu savunma oyuncuları karşılaşmanın başından beri inanılmaz top kayıplarının yanında çok önemli pozisyon hataları yaptı. Yanal'ın Çağdaş'ı sol bek oynatma düşüncesi son derece yanlış.

İlk yarıda Yattara'nın kişisel becerileri ile pozisyon yaratmaya çalışan ve hiç etkili olamayan bir Trabzonspor izledik. Bunun başlıca sebebi Ceyhun ve Gökdeniz gibi kendilerinden çok şey beklenen futbolcuların oyuna ağırlıklarını bir türlü koyamamalarıydı. Saydığımız sebeplerden ötürü bu atak girişimleri saman alevinden öteye geçemedi. Böylesi bir maçta Trabzonspor'un girdiği ilk gol pozisyonunun dakikası 77. Bu da bordo-mavili takım açısından durumun vehametini ortaya koyuyor. Eğer Ocak da iyi değerlendirilmezse ikinci yarı bu takım kendisini küme düşme mücadelesinin içinde bulacaktır.

TANJU ÇOLAK: GALİBİYET FELDKAMP'A TANRI'NIN BİR LÜTFUDUR (FOTOMAÇ)

Kalli bu sefer oynadığı kumarı kazandı. Zannediyorum ki Alman teknik adam, 15 yıl evvelki Trabzon'da kalmış. O günkü Trabzon'u düşünüp Avni Aker Stadı'na 'Bir puan iyidir hesabıyla' çıkmış. Dün akşam sahaya sürdüğü takım, oyun sistemi onu gösteriyordu.

İki antrenör için de çok zor bir karşılaşmaydı. Ama Ersun Yanal için daha da önemliydi. Çünkü Yanal geldiğinden bu yana Trabzonspor'da beklenen değişimi gerçekleştirimedi. Yenilgi halinde 'Geldiğinden beri ne yaptın' diye yönetim ile taraftar karşısına dikilecekti. Ama buna rağmen Yanal da tıpkı Kalli gibi önce yenilmemeyi düşünmüştü. Ne yazık ki Yanal geldiğinden beri Trabzon'da değişen bir şey yok, bundan sonra da olacak gibi görünmüyor. Bunu daha önce söylemiştim, dünkü maçta da bir kez daha ortaya çıktı. Oynanan futbola baktığımız zaman Galatasaray'da şöyle geceye damgasını vuracak oyuncu yoktu.

Galatasaray gibi hücuma dönük bir takımı mahkum oynatmak yanlış. Böyle gittiği sürece şampiyonluk çok zor. Umarım hafta içindeki Panionios maçı da böyle olmaz. Yoksa UEFA Kupası uçup gider

BÜLENT GÜRKAN: ARAYIŞLAR (FOTOMAÇ)

Kâğıt üzerinde Trabzonspor'un gol atma şansı, Serkan Çalık'ı tek forvet olarak sahaya süren G.Saray'dan daha fazlaydı. Ersun Yanal'ın Ziya Doğan'ın takım üzerindeki etkisini silmeye başladığı dün bir kez daha görüldü.

İkinci yarının büyük bölümünde üstün olan taraf Trabzonspor'du. Ancak bordo-mavililer bunu skora yansıtmayı başaramadı. Ceyhun eskiye göre pozitif bir oyun sergiliyor, ancak forvette oynamak ona göre değil. Aslında çok şey yapmak istiyor, gerek yaşı gerekse fiziksel kapasitesi bunu engelliyor. İstediklerini yapamayınca da hırçınlaşıyor, sevimsizleşiyor. Trabzonspor'da asıl sorun ise Umut. Herkesin "Bir gün patlama yapacak" diye beklediği genç futbolcu dün de bütün iyi niyetine rağmen vasatı aşamadı. Ne kadar koşarsa koşsun, bir santrfor attığı gol ya da gollerle değerlendirilir. Devre arasında Umut'un yanına ya da yerine mutlaka takviye yapılmalı. Ersun Yanal'ın halen arayışta olmasını doğal karşılamak gerekiyor.

AZİZ ÜSTEL: KALLİ'NİN İŞLERİ! (FOTOMAÇ)

Galatasaray, bir tuhaf kadroyla çıktı sahaya. Uzun zamandır ilk kez santrforsuz oynuyordu. Çift ön libero ve en ileride de Serkan. Serkan kendisine güvenenleri haksız çıkarmadı.

Bir maç boyunca Trabzonspor'un Galatasaray kalesinde akına benzer bir girişimi var. Hani Ersun Yanal'ın, takımları hücum oynardı. Hani bol pozisyona girerlerdi. Dün gördüğümüz tablo bunun tam tersiydi. Trabzonspor, iyi oynamadı ve bu durum Galatasaray'ın ekmeğine yağ sürdü. Perşembe günü UEFA Kupası'nda oynanacak olan kritik Panionios maçı öncesinde bu galibiyet moral oldu. Oyuncuların, ya tamam ya devam karşılaşması öncesinde kendilerine güvenleri yerine geldi. Maçın hakemi Selçuk Dereli ise iyi bir maç yönetti. Oyuna fazla müdahale etmemesi ve çaldığı düdüklerle karşılaşmayı bölmedi. Bu da Futbol adına olumlu bir havanın oluşmasına neden oldu.

KANAT ATKAYA: GENÇLER VE APOLETLER (HÜRRİYET)

Dün Galatasaray 11'inde sahaya çıkanlardan sadece üçü (Arda, Song, Hasan Şaş) geçen sene sarı kırmızılı ekipteydi. Serkan Çalık, Barış ve Lincoln zaten hayatlarında ilk kez Trabzon'a geliyor.

Feldkamp'ın 3.5 aydır "kısık ateşte" bekledikten sonra dün akşam ateşi harlanan Avni Aker'e sürdüğü "toy 11", maça iyi başladı ve iyi devam etti. Maç başlarken ufukta kara bulut şeklinde beliren endişeler dağılmaya, bunun yerine umut gibi daha tatlı hisler gelmeye başladı.

Berabere bitecek gibi duran maçın son bölümünde beklenmedik bir son depar atan Galatasaray, Serkan Çalık'ın mucizevi golüyle üstünlüğünü skor tabelasına da yansıtmış oldu.

Apoletler mi? Merak etmeyin yerli yerinde duruyor.

İLHAN SÖYLER: YENİ G.SARAY (HÜRRİYET)

DÜNYA Futbol felsefesi değişiyor. Bu yeni felsefe oyuncu tanımını da değiştirdi ve mevki kavramı ortadan kalktı. Hele sabit oyun kalıbında, hiçbir futbolcunun yeri yok. Sistemin dışına çıkıp, yaratıcı role soyunanlara yer var.

Bu yeni tanım ışığında Galatasaray'a baktığımda, "Gezgin futbolcu kalabalığı" gözüme çarptı. Başta Arda, sahanın bütün alanlarını kullandı. Sahadaki görevinin yanında, yeni hedefler bulma çabasındaydı. Arda'ya uyan iki isim daha vardı, Hasan Şaş ve Serkan'dı. Galatasaray, Trabzonspor'u adeta sahasına hapsetti, topu kullanmaları için alan bulmalarının önüne geçti.

Serkan Çalık için sözlerimi son satıra sakladım. Serkan tıpkı o şarkıdaki gibi, "Ufacık tefecik ama onda bir başkalık var" 90 dakika boyunca her yere daldı, çıktı, saldırdı. Tıpkı bir "Otoban faresi" gibiydi. Ve ödülünü de attığı golle aldı. Aferin sana Serkan.

MUSTAFA DENİZLİ: YİNE DEVLERİ BEKLEDİM AMA (MİLLİYET)

Trabzon'un hücum hattı, Galatasaray'dan kat be kat üstün oyunculardan kurulu. Ancak organize hiçbir şey yapmadılar, rakiplerinin isteklerini yerine getirerek onlara yardımcı oldular

Galatasaray liderlik yolunda belki zaman olarak en zor deplasman maçına çıktı. Trabzonspor'un Ersun'la bu maça hazırlanacak kadar zamana da sahipti. Milli maç arası özellikle onlar için önemli bir avantajdı. Galatasaray'da önemli eksikler vardı. Sarı - kırmızılı takım sahaya forvetsiz, ofansif orta sahalarla başladı ve amacına ulaştı.

Ama Galatasaray'da bir şeyler oluyor. Hakikaten bir şeyler oluyor ve ne olduğunu da kimse çözemiyor. Yaşananların çözülmesine sonuçlar mani oluyor. Galatasaray kazanıyor, sorunları gün yüzüne çıkmıyor. Tabii Galatasaray'ın sorunlarının ortaya çıkmamasında rakipleri de büyük ölçüde yardımcı oluyor.

Dün akşamki maçın sonucunu Galatasaray değil, Trabzonspor belirledi. Trabzonspor'da Tayfun'un dışında sahada ağırlığı olan hiçbir futbolcu yoktu. Tayfun'un etkinliği de defansif görevini başarıyla yapmasıydı. Galatasaray'ın hücum hattından, Trabzonspor'un hücum hattı kat be kat etkili oyunculardan oluşuyor. Ama bordo - mavili takım organize hiçbir şey yapmıyor ve Galatasaray'ın istediği her şeyi yerine getirerek rakibine yardımcı oluyor.

RIDVAN DİLMEN: KALLİ - YANAL (MİLLİYET)

Feldkamp ne tür bir antrenör diye sorun hemen şu cevabı veririz; Sürekli hücumu düşünen, en az üç forvetle saldıran, takım savunmasını çok dikkate almayan ve hep önde basmak isteyen bir antrenör. Ersun Yanal'ı sorarsanız, Feldkamp ile ilgili cümleleri kullanırım. Ama ikisi de ilginçtir önce 0-0'ı düşünmüşlerdi.

Trabzonspor'un orta sahası da savunma anlamında görevini yaptı. Bir tek eleştireceğimiz konu; Kalli'nin tek forvet seçimi Serkan değil Ümit Karan olmalıydı. Serkan yüksek toplarda etkili değil. Kuvvetli ve top saklayan bir oyuncu da değil. Ama oyunun son bölümünde Ümit oyuna girince Serkan serbest kaldı, yüzünü kaleye dönme şansı yakaladı ve uzaktan attığı nefis şutla eksik Galatasaray'a çok önemli bir galibiyet kazandırdı.

Facebook Twitter Yahoo Google Linkedin Stumbleupon Delicious