'Başkana göre Merkez Bankası politikaları değişmez'

  • Giriş : 27.03.2006 / 00:00:00

Cumhurbaşkanı Ahmet Necdet Sezer’in, Adnan Büyükdeniz’i veto etmesi üzerine Merkez Bankası başkanlığına kimin getirileceği sorusu Ankara’nın ilk gündem maddelerinden biri haline geldi.

Facebook Twitter
Yazı Boyutu:


Bunları; ‘bankanın bağımsızlığı, kur rejimi, sermaye hareketlerinin serbestliği ve fiyat istikrarı’ olarak sıralayan Ali Babacan, başkan seçimine ilişkin sürecin, para politikası ve enflasyonla mücadeleyi olumsuz etkilemeyeceğini vurguladı. “Gerekli istişareleri yapacağız, Cumhurbaşkanı’mıza başka bir aday sunacağız.” diyen Babacan, bankanın mevcut kadrolarının yetenekli, gayretli, gelişmeleri takip eden, konularına hakim kişilerden oluştuğunun altını çizdi. Kurumda artık ‘ortak aklın’ hakim olduğuna, mutabakat kültürünün yerleştiğine de dikkat çeken Bakan, sözü Başçı’ya getirdi: “Kanun gereği Banka Meclisi Erdem Başçı’yı mevcut üç başkan yardımcısı arasından başkan vekilliğine layık gördü.”

Devlet Bakanı Babacan, Bakanlar Kurulu tarafından Merkez Bankası Başkanlığı için aday gösterilen Adnan Büyükdeniz’in Cumhurbaşkanı Ahmet Necdet Sezer tarafından veto edilmesinin ardından gelinen noktayı değerlendirdi. Babacan, Merkez Bankası başkanı kim olursa olsun, temel politikaların asla değişmeyeceğini vurgulayarak “Sayın Başbakanımız bunları defalarca vurguluyor. Nasıl 3,5 yıldır her söz verdiğimizi yapıyor isek, bu politikalar da aynen böyle devam edecek. Biz bunca başarıdan sonra niçin macera peşine düşelim? Kendimizi kendi ayağımızdan neden vuralım?” diye sordu.

Atama sürecinin Anayasa, yasama ve diğer düzenlemeler çerçevesinde aksamadan yürüdüğüne işaret eden Ali Babacan, “Halen Merkez Bankamız Doç. Dr. Erdem Başçı’nın liderliğinde tüm fonksiyonlarını eksiksiz olarak icra etmektedir.” ifadesini kullandı. Bakan, programda, para politikasında ya da enflasyonla mücadelede sapma bekleyenlerin beklentilerinin boşa çıkacağını kaydetti. Babacan, Türkiye’nin uyguladığı kur politikasında ince ayar bekleyenlerin bulunduğunu hatırlatarak, kur rejiminden taviz vermeyeceklerini vurguladı. Atama sürecinin şeffaf olmamasına ilişkin eleştirileri cevaplandıran Babacan, “Bu hassasiyetimizde ne kadar haklı olduğumuzu gördük. Tartışılması, konuşulması gereken liyakat iken, yeterlilik, bilgi, tecrübe iken, tartışma çok başka bir mecrada yürüdü.” dedi. Süreyya Serdengeçti’nin süresinin 14 Mart’ta dolduğunu hatırlatan Babacan, Merkez Bankası Kanunu gereğince Banka Meclisi’nin Erdem Başçı’yı mevcut üç başkan yardımcısı arasından başkan vekilliğine layık gördüğünü kaydetti. Babacan, şu bilgileri verdi: “Erdem Başçı ülkemizin yetiştirdiği sayılı makro iktisatçılardan biridir. Son üç yılda gerek Devlet Bakanlığımıza akademik danışman olarak hizmeti süresince ekonomik programımızın tasarım ve uygulamasına, gerekse Merkez Bankası Başkan Yardımcısı ve Para Politikası Kurulu’nun aktif üyesi olarak para politikalarının yürütülmesinde kayda değer katkılar yaptı. Merkez Bankası’nda özellikle ‘enflasyon hedeflemesi’ne geçiş sürecinde Para Politikası Kurulu’nun çalışmalarına yoğun şekilde katıldı.”

Başçı’nın, boşalan ve boşalacak iki başkan yardımcılığı için kendisine Devlet Planlama Teşkilatı Müsteşar Yardımcısı Birol Aydemir ile Merill Lynch ekonomisti Mehmet Şimşek’i önerdiğini vurgulayan Babacan, “Her iki adayı da hem teknik nitelikleri hem de yöneticilik yetenekleri açısından bu görevlere son derece uygun kişiler olarak değerlendirdik. Sayın Cumhurbaşkanımız 15 Mart sabahı yurtdışı programından döndü. Ben aynı gün 3 kararname götürdüm. Adnan Büyükdeniz’e ait Bakanlar Kurulu kararı, Mehmet Şimşek ve Birol Aydemir’e ait birer adet üçlü kararname. ‘Köşk’e boş kararname gönderildi, alternatif isimler gönderildi’ diye pek çok asılsız haber çıktı. Bu arada, Erdem Bey kararnamede kendi isminin olmadığını biliyordu.” dedi.

IMF ve AB ilişkileri planlandığı gibi

Hazine’den sorumlu Devlet Bakanı Babacan, Türkiye'nin, Uluslararası Para Fonu (IMF) ile ilişkilerinin hiç olmadığı kadar iyi bir durumda olduğunu söyledi. Fon yetkililerinin kendisine tekstildeki KDV indirimi ve memurlara 40 YTL’lik zam ile ilgili endişelerini aktardıklarını ifade eden Babacan, “Bütçeye etkisi ve yapısal perspektiften endişeleri vardı. Tekstilde ihracatta ödenen KDV iadeleri, yurtiçindeki KDV tahsilatından yüksek. Memurlara 40 YTL’lik zammın önemli kısmının da 2006 bütçesi hazırlanırken dikkate alındı. Bunları anlattık.” açıklamasında bulundu. Önümüzdeki gözden geçirme çalışmalarında iki konu yeniden incelenecek.

Avrupa Birliği ile ilişkilere de değinen Babacan, Müzakere Pozisyon Belgesi’nin AB Komisyonu'na iletilmesiyle, geçen hafta bir bakıma AB ile fiili müzakerelerin başladığını vurguladı. Avrupa Birliği katılım süreci çerçevesinde yürütülen tarama çalışmalarının saat gibi işlediğini vurgulayan Bakan, “20 Ekim 2005'te başladığımız tarama süreci 13 Ekim 2006'da tamamlanacak. Yeni üye olan 10 ülkede 18-21 ay arası süren çalışmalar, bizde 12 ayda tamamlanmış olacak. Şu ana kadar 15 faslın tanıtıcı taraması, 13 faslın da ayrıntılı taraması tamamlandı.” bilgisini verdi. AB'de, 23 Mart tarihi itibarıyla Ekonomik ve Parasal Politika faslına ilişkin ayrıntılı taramanın yapıldığını hatırlatan Babacan, normalde bir gün sürmesi gereken programın, 3,5 saatte tamamlandığını vurguladı.

‘İstikrara herkes sahip çıkmalı’

Öte yandan Ankara’da Gümüşhane Dernekleri Federasyonu’nun gecesune katılan Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, yakalanan güven ve istikrar ortamını korumanın, sadece hükümetin değil, toplum olarak herkesin görevi olduğunu söyledi. Türkiye’nin bugün sektörleri ve insani potansiyeliyle tarihi bir eşikten geçtiğini anlatan Erdoğan, “Bu eşikten başarıyla, güven ve istikrarı koruyarak, enerjimizi zayi edecek işlerle meşgul olmadan geçebilirsek inanıyorum ki Türkiye bir daha bunalımlara, sıkıntılara, darboğazlara düşmeyecek, sağlam bir gelişme zeminine kavuşacaktır.” dedi.

Facebook Twitter Yahoo Google Linkedin Stumbleupon Delicious