'Başörtüsü dinî bir zorunluluktur, tartışılamaz'

  • Giriş : 01.03.2006 / 00:00:00

Diyanet İşleri Başkanı Ali Bardakoğlu, yetişkin Müslüman kadınların başlarını örtmelerinin dinî zorunluluk olduğunu ve tartışılamayacağını vurguladı.

Facebook Twitter
Yazı Boyutu:


Kadınların namaz kılarken başlarını örtüp örtmemeleri ile ilgili tartışmalara tepki gösteren Bardakoğlu, bu konuda bazı değişiklik önerilerinin medya aracılığıyla tartışılmak istendiğini ifade etti. Bu tür önerilerin İslam’ın temel bilgi kaynaklarında hiçbir karşılığı olmadığına dikkati çeken Bardakoğlu, şunları söyledi: “On dört asırlık uygulamada kadınların başını örtmeleri dinî bir gereklilik olarak kabul edilmiş, Müslüman kadınlar da dinlerinin gereği olduğuna inandıkları için başlarını örtegelmişlerdir. İslam’ın tarihsel tecrübesinin ana çizgisi böyledir ve bu konuda münferit farklı görüşlerin bulunması bu ana görüntüyü farklı göstermeyi haklı kılacak bir güç ve yoğunlukta değildir. Bir insanın dininin gereklerini yerine getirip getirmemesi ise kendi özgür iradesi ile ilgilidir. Bir kimsenin Müslüman olması için İslam’ı din olarak kabullenmesi, dinin temel inanç esaslarını benimsemesi yeterli olup namaz kılıp kılmaması, şu veya bu dinî vecibeyi yerine getirip getirmemesi, başını örtüp örtmemesi ön şart değil, dinin içinde kalan dindarlık tarzı, tercihi ve sorumluluğudur.” İnanç esasları ile ibadetlerin dinlerin ana öğeleri olduğunu ve zaman ve zemine göre değişmeyeceğini vurgulayan Bardakoğlu şöyle devam etti: “İnanç esasları ve ibadetlerde belirleyici olan, dini tesis eden Yüce Allah’ın hükümleri ve Hz. Peygamber’in bu alandaki söz ve uygulamalarıdır. Dinin iki temel kaynağı olan Kur’an ve sünnette belirtilmiş, Hz. Peygamber’in uygulamaları ile şekil ve muhteva kazanmış, üzerinde İslâm bilginlerince görüş birliği oluşmuş ibadetlerin şekli ve kuralları üzerinde tartışmak, alternatifler üretmek, kabul edilemez. İbadetlerin yerine getirilmesinde, kadınların başlarını örterek ibadet etmeleri veya kadınların erkeklerle farklı saflarda ibadet etmeleri, dinin hükmüdür.”

Tefsirde alıntı eski bir yöntem

Başkan Bardakoğlu, hazırladığı Kur’an-ı Kerim mealinde Tevrat ve İncil’e atıfta bulunduğu için ‘Kur’an’ı İncilleştiriyor’ ithamına maruz kalan Prof. Dr. Suat Yıldırım’a haksızlık yapıldığını söyledi. Diyanet İşleri Başkanı, Kur’an tefsiri yapılırken İncil ve Tevrat’tan alıntı yapılmasının İslamiyet’in ortaya çıkışından beri uygulandığını açıkladı. Tefsirlerde ayetler açıklanıp yorumlanırken diğer kutsal metinlerde ve dinî geleneklerde yer alan bilgilerin verildiğine işaret eden Bardakoğlu, bu metodun meale tatbik edilmesinin yanlış anlama ve yorumlara yol açabileceğini kaydetti. Bardakoğlu, bununla birlikte toplum psikolojisini etkileyici ve şahısları itham edici bir söylem yerine, yanlışlar hakkında uyarıcı bir yol izlenilmesi gerektiğinin altını çizdi.

Bardakoğlu, gazete ve televizyonlarda yayınlanan Diyanet’le ilgili haberlerin çoğunun yanlı ve yanlış olduğunu söyledi. Bu yanlışlığın Diyanet’in kendini anlatmakta yetersiz kalmasından değil, medyanın özensizliğinden kaynaklandığını vurguladı. Bardakoğlu, “Masa başında yanlış ve önyargılı haberler üretmek yerine gerçeğin verilmesi gerekir. Aksi durumda yanlışın düzeltilmesini ve özür dileme etiğinin gösterilmesini bekliyoruz.” dedi. Bardakoğlu, Aleviliğin İslam dışı olduğu yönündeki açıklamalara tepki göstererek, “Alevilik İslam'ın içindedir.” diye konuştu.

Facebook Twitter Yahoo Google Linkedin Stumbleupon Delicious