"Başörtüsünde müşterek bir çözüm için çalışıyoruz"

  • Giriş : 23.01.2008 / 10:11:00

Anayasa'da değişiklik çalışmaları yürüten AK Parti ve MHP, gündeme getirilen önerilerde uzlaşma arıyor.

Facebook Twitter
Yazı Boyutu:


Başörtüsü sorununun çözümü için Anayasa'da değişiklik çalışmaları yürüten AK Parti ve MHP, gündeme getirilen önerilerde uzlaşma arıyor. Parti yöneticilerinin bu hafta bir araya gelmesi beklenirken, liderler de kararlılık mesajı verdi.

Başbakan Tayyip Erdoğan, MHP'nin teklifine ilişkin sorular üzerine, "Arkadaşlarım kendileriyle görüşmek suretiyle, bu işin olgunlaşması, müşterek bir çözüme kavuşturulması için gayret gösteriyor.'' dedi. MHP lideri Devlet Bahçeli de, partisinin grup toplantısını bu konuya ayırdı; başörtüsü sorununun çözümü için samimi ve kararlı olduklarından, arkasında sonuna kadar duracaklarından kimsenin kuşku duymamasını istedi. MHP lideri, Yargıtay ve Danıştay'dan gelen itirazlara da üstü kapalı cevap verdi. Yasama, yürütme ve yargının görevlerinin Anayasa'da belirlendiğini, herkesin, beyanları ve fiilleriyle, Anayasa'ya uymak zorunda olduğunu vurguladı. MHP, gündeme getirdikleri teklifin yeterli olmayacağı eleştirilerini de dikkatle takip ediyor. Genel Sekreter Cihan Paçacı, daha iyi bir öneri gelirse destek verebileceklerini belirtirken, Grup Başkan Vekili Mehmet Şandır, çözüm için her teklife açık olduklarının altını çizdi.

Halkın sorunlarına bigâne kalarak toplumsal barış sağlanamaz

Başörtüsü sorunu konusundaki tartışmalar sürerken, Başbakan Tayyip Erdoğan'dan tansiyonu düşüren açıklamalar geldi. Partisinin grup toplantısında konuşan Erdoğan, siyasetin temel görevinin halkın taleplerine cevap vermek olduğunu belirtti. Başbakan, bu çerçevede toplumu huzursuz eden bütün sorunları, hukuka uygun bir şekilde gerilimlere yol açmadan çözmeye gayret ettiklerini söyledi. "Halkın sorunlarına bigâne kalarak, milletin sıkıntılarını göz ardı ederek ne toplumsal barışı koruyabiliriz, ne de demokratik bir sisteme sahip olduğumuzla övünebiliriz." diyen Erdoğan, bazı çevrelerin demokrasinin çıtasının yükselmesiyle "işsiz kalacaklarını, tedavülden çıkacaklarını" düşündüğünü vurguladı. İç tartışmaların çoğunun 12 Eylül'den kaldığına işaret eden Başbakan, vatandaşlık haklarını birbirinden esirgeyen, demokrasisine güvenmeyen bir Türkiye fotoğrafını ülkeye yakıştıramadığını anlattı. Ardından, şu çağrıyı yaptı: "Türkiye Cumhuriyeti, 'muasır medeniyet' çıtasını aşmak için vatandaşlarının arasında ayrım yapmayan, halkını bir bütün olarak kucaklayan bir Cumhuriyet'tir. Kimse aksini ispat gayretine girmesin. İstiyoruz ki bu ülkenin hiçbir vatandaşı devleti ile kendi arasında bir mesafe görmesin, devletine aidiyeti zedelenmesin. Biz tartışmaktan yorgun düşmüş bir Türkiye değil, üretime odaklanan, üretim araçlarını en verimli şekilde kullanan, ülkenin imkânlarını, kaynaklarını ilerleme, gelişme, kalkınma yolunda harcayan bir Türkiye arzusundayız. Diyoruz ki bu ülkede kimse ama kimse demokrasiyi, hukuku sadece kendine hak olarak görmesin, kimse demokrasiyi başkalarından esirgeme yoluna gitmesin, kimse kendisini milli iradenin üzerinde görmesin. Bu büyük ülke hepimize yeter."

İstanbul, Misak-ı Milli dışında mı?

Erdoğan, Merkez Bankası'nın İstanbul'a taşınmasına şiddetle karşı çıkan Deniz Baykal'a İş Bankası örneğiyle cevap verdi. Atatürk'ün kurduğu ve yüzde 28,1 hissesini de CHP'ye bağışladığı Türkiye İş Bankası'nın 27 Ağustos 2000 tarihinde İstanbul'a taşındığını hatırlatan Başbakan, kararda imzası bulunan CHP'li yönetim kurulu üyelerinin isimlerini tek tek saydı: "Enis Tütüncü, Mustafa Özyürek ve Mustafa Timisi." Dönemin CHP Genel Başkanı Altan Öymen'in de görkemli açılış töreninde yer aldığını hatırlatan Erdoğan, şöyle devam etti: "O gün, bu taşınma kararına imza atan CHP'nin, bugün Merkez Bankası'nın taşınmasını bir rejim meselesine dönüştürme çabası son derece yanlıştır. Benim için Gazi Mustafa Kemal Atatürk'e karşı farklı yaklaşımımın olduğunu söyleyen Sayın Baykal, o zaman, buradan hareketle böyle düşünüyorsan seni nereye koyacağız? Benim Ankara'ya olan muhabbetimi, sende ölçecek bir mikyas var mı acaba? Bunlar çelişkidir, samimiyetten uzak yaklaşımlardır."

Davos gezisini iptal etti

Başbakan Erdoğan'ın 25-27 Ocak tarihleri arasında gerçekleşmesi planlanan Davos programı iptal edildi. Gerekçe olarak Erdoğan'ın Türkiye'deki programlarının yoğunluğu gösterildi. Erdoğan, grup toplantısından sonra gazetecilerin sorusu üzerine, "Buradaki yoğun çalışmalarımız sebebiyle programı iptal ettik. İki üç gün ayırmam çalışmalarım için sıkıntı doğuracaktı." ifadelerini kullandı. Dünya Ekonomik Forumu'nun yıllık olağan toplantısı İsviçre'nin Davos kasabasında bugün başlayacak. Toplantıya, Devlet Bakanı Mehmet Şimşek, Dışişleri Bakanı ve Başmüzakereci Ali Babacan, Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Hilmi Güler ile Merkez Bankası Başkanı Durmuş Yılmaz ve üst düzey ekonomi bürokratlarının katılması bekleniyor.

Ergenekon Operasyonu yorumu: Devlet çalışıyor arkadaşlar

Başbakan Erdoğan, grup toplantısından sonra polisin İstanbul'da yaptığı büyük operasyonu soran gazetecilere, "Devlet çalışıyor arkadaşlar." cevabını verdi. ABD Büyükelçisi Ross Wilson'la önceki gece yaptıkları görüşmede terör konusunu ele aldıklarını belirten Erdoğan, "MHP'nin Anayasa Değişikliği teklifine karşı öneriniz hazır mı?" sorusu üzerine şöyle konuştu: "Arkadaşlarım kendileriyle görüşüyor. Bu işin olgunlaşması, müşterek bir çözüme kavuşturulması için elimizden geleni yapmanın gayreti içindeyiz."

Facebook Twitter Yahoo Google Linkedin Stumbleupon Delicious