Batu: Saldırı Kerkük'le bağlantılı

Batu: Saldırı Kerkük'le bağlantılı.11383
  • Giriş : 07.10.2008 / 17:16:00
  • Güncelleme : 07.10.2008 / 17:20:11

İnal Batu, Türkiye'yi yasa boğan Aktütün Karakolu saldırısının tarihinin bir rastlantı olmadığı görüşünde. Batu, Kerkük meselesinin saldırıyla önemli bağlantılar içerdiğini söyledi.

Facebook Twitter
Yazı Boyutu:


CNNTURK'te Cüneyt Özdemir'in sunduğ 5N1K programına konuk olan Dışişleri Eski Bakanı ve Emekli Büyükelçi, İnal Batu, Türkiye'nin Güneydoğu politikası ile ilgili olarak ilginç açıklamalar yaptı.

Aktütün Karakolu'na yapılan saldırı sonucunda 15 askerin şehit (kayıp askerlerle birlikte şehit sayısı 17'ye çıktı) düşmesi olayının konu edildiği programda, Batu, saldırı tarihinin bir rastlantı olmadığı görüşünü savundu.

"Aktütün baskınının tarihi de öyle bir rastlantı değildir. Çünkü Türkiye nihayet Bağdat yönetimi ile komplekssiz yakın ilişkiler kurmaya başladı. Barzani yönetimiyle de yavaş yavaş temaslar başladı. Amerika'da fevkalade mutlu bundan. Amerika ile bu istihbarat işbirliğini yaptık. Tam o sırada Kerkük meselesi yeniden gündeme geldi. Ben bu Aktütün baskınının Kerkük konusuyla doğrudan irtibatlı olduğunu zannediyorum. Çünkü Türkiye'nin dikkatlerini kendi iç terör konularına çevirmesini ve bölgeyle ilgisini kesmesini isteyen güçler var.."

Ayıptır!

Batu, her şehit cenazesi sonrasında yapılan açıklamalar karşısında kendisini bir vatandaş olarak aşağılanmış hissettiğini söyleyerek şöyle konuştu:

"Hakikaten bıktırdılar milleti. Her şehit haberinden sonra tekrarlanması bir vatandaş olarak beni üzüyor ve kendimi aşağılanmış hissediyorum. Orada bir çok eve ateş düşmüş. Cenaze törenlerindeki o yürek parçalayıcı sahneler. Öbür taraftan devlet diyor ki'Son çırpınışlar, kırılma noktasına geldi' Ayıptır, hakikaten ayıptır."

Güneydoğu'da yaşanan terör olaylarının BASK ve IRA gibi örgütlerin düzenlediği eylemlerle aynı tutulmasının yanlış olduğunu vurgulayan İnal Batu, Öcalan'ın yakalanmasıyla bir fırsat elde edildiğini ancak kullanılamadığını belirterek şöyle konuştu:

"Devekuşu gibi kafamızı gömdük yıllardır. Bakın yine devletlularımızdan birisi, 'Dünyanın her yerinde terör var. İngiltere'de de, ispanya'da da var" diyor, Allah rızası için 25 senedir İngiltere'nin İspanya'nın dağlarında binlerce eli silahlı adam mı gezdi. Bunlar yollara mayınlar döşeyip her hafta İspanyol, İngiliz ordusunun görevlilerini öldürdüler mi? 25 yıldan bahsediyoruz. Hele hele kendimize böyle ülkelerin terörüne benzeterek hiç kendimizi aldatmayalım.

Onlar bu işleri çözdüler. Hem İngiltere'de Londra'da, hem de İrlanda da görev yaptım. Bir kere PKK terörü ile IRA terörünün hiç bir benzerliği yok. Yoğunluğu ve kaç yıl sürdüğü falan hep çok farklı şeyler. BASK terörü dediğiniz de öyle. Bunlar çözüldü. Bir ara kendi ülkemizde seyahat edemiyorduk, trene binemiyorduk. Sonra bir fırsat yakaladı bu devlet, Öcalan'ın yakalanması. o fırsatı da cömertçe harcadık gitti."

"Artık milleti aldatamazsınız"

İnal Batu, Güneydoğu'da yaşanan terörün çözümlenmesi konusunda çeşitli çevreler tarafından yapılan 'sivil çözüm' önerilerinin de yanlış anlaşıldığını ifade ederek şöyle konuştu:

"Askeri çözümler tamamen bir tarafa bırakılsın, hiç bir askeri tedbir alınmasın diyen yok ki. Bunu da kimse çarpıtmasın. Sivil çözümler diyenler de bütün askeri tedbirler bırakılsın, Ordu oradan çekilsin ve meydanı birilerine bıraksın diyen yok ki zaten. İstismar ediliyor bu da. Siz sivil çözüm dediğiniz zaman bazı çevrelerde hain gibi görünüyorsunuz. Ne alakası var?

İletişim çağındayız artık. Milleti artık aldatamazsınız. PKK'nın beli kırıldı, bu son çırpınış, bitti bu iş, çözdük, Kuzey Irak'ı avucumuzun içi gibi görüyoruz, orası BBG evine döndü gibi söylemlerle artık bu halkı avutamazsınız."

"Herkes eteğindeki taşı döksün"

Dışişleri Eski Bakanı ve Emekli Büyükelçi İnal Batu, meclisin tezkereyi uzatılmasıyla ilgili oturumunda herkesin eteğindeki taşları dökmesi gerektiğinin altını çizerek, "Önümüzde yüksek kurulun toplantısı var. Bir de mecliste tezkerenin uzatılması için önemli olmasını dilediğim bir toplantı yapılacak. Dileyelim ki bir gizli oturum yapılsın ve herkes eteğindeki taşı ortaya döksün. Seçmen tepkisinden falan korkmadan orada herkes konuşsun. DTP'liler, MHP'liler, herkes konuşsun ve bir konsensusa varılsın. Bu işin böyle gitmeyeceği konusunda, sadece askeri tedbirlerle. Bize çok kaybettiren ve dünyadaki itibarımızı neredeyse yere indiren bu süreç durdurulsun. Tabii en çok ateş düştüğü yeri yakar. Yakınlarını kaybedenlere üzülüyorum en çok" diye konuştu.

TELEVİZYONGAZETESİ

Facebook Twitter Yahoo Google Linkedin Stumbleupon Delicious

*

*


*