Bayar'ın köylüleri darbeyi böyle anlattı

Bayar'ın köylüleri darbeyi böyle anlattı.15830
  • Giriş : 27.05.2009 / 10:51:00

27 Mayıs 1960 darbesiyle görevinden alınarak idamla yargılanan Türkiye'nin ilk sivil cumhurbaşkanı Celal Bayar'ın köylüleri, darbeyi tüm şiddetiyle yaşadıklarını ve çok büyük zulüm gördüklerini belirtiyor.

Facebook Twitter
Yazı Boyutu:



Umurbey semalarında jetlerin alçak uçuş yapması nedeniyle hamile kadınların çocuk düşürdüğünü anlatan köylüler, sıkı yönetim komutanlarının da bin türlü işkencesine maruz kalındığını dile getiriyor. Köylüler, 27 Mayısçılar'dan çektiklerini Yunanlılar ve Ermeniler'den çekmediklerini aktarıyor.

Türkiye Cumhuriyeti Devleti'nin ilk askeri darbesi 27 Mayıs, o dönemi birebir yaşayanlar tarafından büyük bir üzüntüyle hatırlanıyor. Başbakan Adnan Menderes'i idam eden darbeciler, hapse attıkları Cumhurbaşkanı Celal Bayar'ın köylülerine de büyük baskılar ve işkenceler yapmış. Darbe olduğunda 20'li yaşlarında olduğunu belirten 70 yaşındaki Osman Pire, o dönemde yaşanan baskı ve işkenceleri, anlattığı 'köpek' hikayesiyle destekliyor.

"KÖY, ATOM BOMBASI ATILAN HİROŞİMA GİBİ OLDU"

Evlerinin önünde bulunan köpeğin, gürültüden sürekli havladığını aktaran Osman Pire, askerlerin 'bu köpeği susturun' diye talimat verdiğini hatırlıyor. "Biz köpeği nasıl susturalım. Bu hayvan" diyen Pire, dönemin Hava Kuvvetleri Komutanı Ahmet Dural'la ilgili anısını şöyle anlattı: "Ondan şu lafı işittik; 'İstersek Umurbey'de taş taş üstünde bırakmayız.' Uçaklar doğudan geldi. İsmini vermek istemiyorum ama hamile bir kadın çocuğunu düşürdü ve çocuk sakat kaldı. Yani Hiroşima'ya atılan atom bombası gibi oldu köy o zaman."

Akşam ezanı okunduktan sonra öküzleri otlatmaktan köye döndüğü sırada askerlerin önünü kestiğini belirten Pire, yaşadıklarını şöyle ifade etti: "1950 seçimlerinde ise Demokrat Parti tek başına iktidara geldi. İsmet İnönü bunu kabul edemediği için orduyla işbirliği yaparak ihtilal yaptı. Ayağımızda yamalı ayakkabı, yamalı pantolon vardı. Bunlardan kurtulduk. Ziraat bilmiyorduk, Demokrat Parti zamanında ziraati, gübrelemeyi öğrendik, insanlığı öğrendik. Ben Celal Bayar'ın yakın komşusuyum. İhtilal yapıldığında 20'li yaşlardaydım. Öküzleri otlatmış köye dönüyordum. 500 metre kala beni öküzlerle beraber yakaladılar askeri haraya sopayla döverek götürüyorlardı. Aralarından biri dedi ki 'bu kadar olmaz, bu çocuk hayvanları otlatmış, günahtır' dediler ve beni saldılar. Köye girince Bayar'ın evinin önündeki nöbetçiler de ayrı bir sorgu yaptılar"

"BİR GENÇ DÖVÜLEREK ÖLDÜRÜLDÜ"

Erzincan'da askerlik yaptığı sırada kendisinin Umurbeyli olduğunu öğrenmesi üzerine 'Vay be koynumuzda yılan besliyormuşuz' dediğini kaydeden Pire, bir gencin de dövülerek öldürüldüğünü anlattı.

Pire, şöyle konuştu: "Gemlik'te Sıkıyönetim Komutanı, Suni İpek Fabrikası'na giderek, 'Umurbeyli çalışan bir suçlu isterim' diyor. Suçlu olsun olmasın. Ali Demirdana isimli bir çocuk vardı. Motorlarda dururdu. Anne-babası yok. Balıkçılar besliyordu onu. O çocuğu gösteriyorlar. Ali Demirdana aylarca sopa yedi. İflah olmadı bir daha. Dayaktan öldü. Bu köy öyle eziyetler çekti ki, emin olun 27 Mayıs hükümetinden çektiklerimizi, Ermeniler'den Yunanlılar'dan çekmemişizdir. Bayar'ın ve Menderes hükümetinin haklı olduğunu onlarda kabul ettiler ama iş işten geçmişti. Bu köy böyle eziyetler çekti. Büyüklerimiz sık sık söylerdi. '27 Mayısçıların bize çektirdiklerini Yunanlılar'dan, Ermeniler'den görmedik' diye"

"JET'LER GELİNCE MASALARIN ALTINA GİRİYORDUK"

64 yaşındaki Ali Yalçın ise, 15 yaşında karşılaştığı darbeyi şöyle anlattı: "Ben terzi çırağıydım o zaman. Jet'ler köy üzerinden geçtiği zaman korkudan masanın altına giriyorduk. Bir de gaz sıkışması gibi bir patlama oluyordu. Çok girdim masanın altına. Örf-i İdare gelince, asker gelince 'kapatın dükkanları' diye bağırıyordu. Kepenkleri kapatmaya çalışırken sırtıma çok sopa yerdik. Çok dayak yedik."

49 yaşındaki Mehmet Deniz de, ihtilal senesi dünyaya geldiğini söyledi. Annesinin kendisine hamile olduğunu ve çocuk düşüreceğim diye çok korktuğunu söylediğini aktaran Deniz, "Annemden babamdan duyduk. 'Korktuk, sokağa çıkamaz hale geldik' diyorlardı. Bu köylü çok sıkıntılar çekti. Darbenin asıl mağdurları biz olduk" dedi.

Facebook Twitter Yahoo Google Linkedin Stumbleupon Delicious

*

*


*