Baydemir; 'Tehdit edildim, aracım saldırıya uğradı'

  • Giriş : 31.03.2006 / 00:00:00

Diyarbakır Büyükşehir Belediye Başkanı Osman Baydemir, aracının saldırıya uğradığını ve kendisinin tehdit edildiğini iddia etti.

Facebook Twitter
Yazı Boyutu:


Benim koltuk kaygım yok, halk kaygım var" dedi.

Diyarbakır Büyükşehir Belediye Başkanı Osman Baydemir, Büyükşehir Belediyesi bahçesinde kentte 3 günden bu yana yaşanan olaylarla ilgili açıklama yaptı.

Diyarbakır'da 3 günün bilançosunun 200'dan fazla yaralı ve 3 kişinin ölümü olduğunu dile getiren Baydemir, "Bugünden itibaren artık kentimiz metanete sağduyuya kavuşmalıdır. Herkesin çabası aklın yolunu ortaya koyarak yaşamış olduğumuz travmanın, acının daha da büyümemesi, derinleşmemesi için sorumlu ve vicdanlı davranmak olmalıdır. Artık eylemler olmamalıdır. Bütün sivil yurttaşları eylemleri durdurmaya davet ediyorum. Evlerine çekilmeye davet ediyorum. Bütün kamuoyu özellik güvenlik güçlerini insanlara silah sıkmamaya davet ediyorum. Daha metanetli ve daha sağduyulu davranmaya davet ediyoruz. Tek bir insanı kaybedecek pozisyonunda olmamalıyız" diye konuştu.

Gazetecilerin "Aracınızın saldırıya uğradığı söyleniyor. Bu doğru mu?" soruna başkan Baydemir şu yanıtı verdi: "Evet doğru aracım saldırıya uğradı. Evet doğru hışımla tehdit edildim. Evet korumam saldırıya uğradı, gözünden darbe aldı. Ama bunları kamuoyuyla paylaşmadım. Kent daha fazla gerilir, kaygısını yaşadım. Dün gaz bombasını maruz kaldım. Bunları insanlarla paylaşmadım."

Başkan Baydemir, İçişleri Bakanlığı'nın hakkında başlattığı inceleme hakkında tek bir insanın yaşamını yitirmemesi için büyük bir sağduyu ile çaba sarf ettiklerini aktararak şöyle devam etti: "Bu kentte yaşayan 7'den 70'e her yurttaşım ve hemşerimin geleceği için ve onlara duyduğum saygıdan, demokratik yaşam hakkına duyduğum saygıdan kaynaklı, büyük bir sorumlulukla hareket ettim. Ama bu sorumluluğun yanı sıra vicdanlı davranmak için çaba sarf ettim. Ben herkesi vicdanlı olmaya davet ediyorum. İstikrarın sağlanması için 6-7 yaşındaki insanların ölmemesi için Osman Baydemir kurban edilmesi gerekiyorsa buyurun kurban edin. Benim koltuk kaygım yok, halk kaygım var, insanlık kaygım var. Bu ülkenin geleceği kaygım var. Her 2 halkın birlikte yaşama istencini zarar verilmemesi kaygım var. Bundan hareketle ben pek çok noktaya gittim. Eylemlerin olduğu pek çok noktaya gittim. Belediye başkanı arkadaşlarımla, göstericilerle görüştüm onları ikna etmeye çalıştım. Evlerin göndermeye çalıştım. Bazı görüşmelerimde vali yardımcısı yanımdayım. Şimdi siz kalkın o topluluk içinde sadece bir cümleyi alın. Olduğundan farklı yansıtın ve kurban arayın. Hayır bu böyle değil. Sorun sadece bir provokasyon değildir. 70 yıldır ve özellik 20 yıldır ektiğimizi biçiyoruz. Görüştüğüm kuşak bambaşka bir kuşak. Türkiye'nin geleceği için oturup metanetle karar vermemiz lazım."

İnanç ve kültür gereği taziyenin olduğu bir yerde artık kepenklerin kapanmaması, insanların taş atmaması gerektiğini vurgulayan Başkan Baydemir, "Bu kent çok yara aldı. Şimdi inancımıza göre, kültürümüze göre taziyenin olduğu yerde kepenk kapatılmaz, taş atılmaz. Bu acıya ortak olunur. Ben herkesin bu acıyı ortak olmasını istiyorum. Sayın Başbakanın 'bu acıyı paylaşıyorum' demesini bekliyorum" ifadelerine yer verdi.

Diyarbakır'ın tarihinin hiçbir döneminde böyle uzun süreli bir infialle karşı karşıya kalmadığını anlatan Başkan Baydemir, olayların son 20 yılın ortaya çıkardığı ürün olduğunu kaydetti.

Baydemir, çözümsüzlük siyasetinden vazgeçilmesi gerektiğini vurgulayarak, çözümsüzlük ve güvenlik perspektifinden bakıldığı sürece sorunun devam edeceğini aktardı.

Demokratik Toplum Partisi Eşbaşkanı Ahmet Türk, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın dün akşam Diyarbakır'daki olaylarla ilgili olarak yaptığı açıklamayı eleştirdi. Başbakan Erdoğan'ın açıklamasının üzüntü verici olduğunu dile getiren Türk, "Sorumluluğunun biliciyle belediye başkanları farklı bir şekilde suçlamaları gerçekten üzüntü verici bir durumdur. Dünyanın birçok yerinde demokratik tepki gelişiyor. Zaman zaman oluyor. 1-2 gün önce Fransa'da 1,5 insan yürüdü, tepkilerini ortaya koydu. Ama tek bir insanın burnu bile kanamadı. Türkiye ise Diyarbakır gibi bir yerde adeta insanlar hedef seçildi. Kurşunlandı. Aslında bunun hesabını Başbakan'ın vermesi gerekiyor. Demokratik bir ülkede polisin halka karşı ateşli silahları kullanarak üzerine gitmesi üzüntü verici bir durum." ifadesini kullandı.

Facebook Twitter Yahoo Google Linkedin Stumbleupon Delicious