Baykal, Başsavcının iddianamesinin haklılığını savundu

Baykal, Başsavcının iddianamesinin haklılığını savundu.13529
  • Giriş : 18.03.2008 / 14:23:00
  • Güncelleme : 18.03.2008 / 14:54:36

CHP Genel Başkanı Deniz Baykal, Yargıtay Başsavcısının iddianamesini savundu.

Facebook Twitter
Yazı Boyutu:


CHP Genel Başkanı Deniz Baykal, partisinin Meclis Grup toplantısında partililere seslenyor. Baykal, AK Parti hakkında açılan kapatma davasının ülkenin gerçek gündemini değiştirdiğini söyledi. Baykal, "Bugün sosyal güvenlik yasasını konuşuyor olacaktık. Ancak bu dava nedeniyle, gündemin en önemli maddesi göz önünden kaçırılıyor" dedi.

"AKP ÇATIŞMACI ÜSLUBU DAYATIYOR"

Baykal, 22 Temmuz seçimlerinden bu yana sürekli krizlerle karşı karşıya olduğunu savundu. Baykal, "Önce cumhurbaşkanlığı seçiminde, ardından sosyal güvenlik yasasının hazırlanmasında bu dayatma uygulandı. 'Biz çoğunluğuz, ne istersek yaparız' anlayışı dayatıldı' şeklinde konuştu.

CHP Genel Başkanı Baykal sözlerini şöyle sürdürdü:

"Bugün, uzlaşmaya enfazla ihtiyaç duyduğumuz bir dönemden geçiyoruz. Çatışmacı üslubun ülkeyi getirdiği nokta ortadadır. Umarım hükümet de bunu görmüştür."

HAK KAYBI VAR

Deniz Baykal, "Başbakan Sosyal Güvenlik Yasası'nda 'hak kaybı yok' diyor. Yasa, çalışanlara açıkça hak kaybı getiriyor. Emeklilik için prim süreleri arttırılmıştır. Emekli aylıkları için belirlenecek katsayıların hesaplanmasında gelişme hızı düşürülmüştür. Dul ve yetim aylıkları düşürülmüştür. Süt emzirme ücreti bir defaya mahsus olmak üzere düşürülmüştür. Asgari ücretin 3 katı olarak verilmesi düzenlenen cenaze yardımı bir asgari ücrete düşürülüyor. Tedavi yöntemlerinde ayrımlar ve haksızlıklar getiriliyor" şeklinde konuştu.

KAPATMA DAVASI

Baykal, AK Parti hakkında açılan kapatma davsına yönelik olarak; "Böyle bir davanın açılması hepimizi üzmüştür. Bu dava hiç kuşku yok ki bir demokrasi tökezlemesidir. Demokrasilerde bir siyasi partinin kapatılması durumunun ortaya çıkması üzüntü vericidir. Biz siyasi partinin kapatılmasını bilen insanlarız. Yaşamış olarak bilen insanlarız. Bizim kapatılmamızda bir başsavcının haklı iddiaları da yoktu. İhtilal yapmış beş generalin isteğiyle kapatıldı. Savunma yapma şansı bile verilmedi. Hak yasağının ne olduğunu da biliriz. Ortada hiç bir iddia yokken seçilmiş insanlara yıllarca siyaset yasağı getirilmesini biz kendi yaşamımızdan biliriz. O nedenle hiç bir siyasi yasaklamadan mutluluk duymayız. Bu sadece bizim kendi kişisel deneyimlerimizden kaynaklanmıyor. Bu tablo bizi demokrasi adına da üzmüştür. Biz çağdaş bir demokrasiyi Türkiye'de yaşama geçirmek için yola çıkmış insanlarız. 1950 yılında genel başkanımız sayın İnönü, milli mücadele ile geldiği iktidarı, halk oyuyla devretmiş bir genel başkandır. Biz gerçek demokrasinin, hukuka saygılı demokrasinin yerleşmesini istiyoruz.

İDDİANAMEYİ SAVUNDU

Baykal, "Sayın Başsavcı, hukuka açıkça aykırı fiilleri tespit etmiş ve ortaya koymuş. Ortada ciddi sağlam temellere dayanan iddialar var. Bu iddianamedeki hukuki gerekçelerle, siyasetin çelişkisi açıkça görülmektedir. Bu çelişki hukukla milli iradenin çekişmesi değildir. Bu hukukla demokrasi arasındaki çelişkinin ortaya çıkmasıdır. Milli İrade başka bir olay. Milli İrade toplumun tümünün iradesidir, çoğunluğun iradesi değil. Burada ortaya çıkan, parlamento çoğunluğunun hukukla çelişkisidir. Acı bir tablodur" şeklinde konuştu.

SAVCI İDDİANAMEYİ YAZMASA SORUN OLMAYACAK MIYDI?
Baykal; "Bu tablo Başsavcının kişisel husumetinden kaynaklanan bir tablo değildir. Öyle olsa, hep beraber bu başsavcının hakkından gelirdik. Ama bu bir değil, iki değil, üç değil, dört. Hangi savcı hatalı? Bütün savcılar mı hatalı? Bu kriz, Türkiye'yi yöneten kadroların, anayasayı, laikliği hazmedememiş olmasından kaynaklanan bir krizdir. Laikliği oraya koyanlar bize zulmetmek için yapmamışlar. Demokrasinin şartı olduğu için oraya koymuşlar ve 'Sakın ha buna ellemeyin' demişler. Hata mı yapmışlar? Bunu kaldırırsak Türkiye nereye gider? Bunun sorumluluğunu üstlenen var mı?" şeklinde konuştu.

Facebook Twitter Yahoo Google Linkedin Stumbleupon Delicious