Baykal, Deniz Feneri'nde ağız değiştirdi

Baykal, Deniz Feneri'nde ağız değiştirdi.10265
  • Giriş : 17.06.2009 / 01:30:00
  • Güncelleme : 16.06.2009 / 23:35:57

Deniz Baykal, grup toplantısında AK Parti'nin Deniz Feneri'nden yardım aldığı konusunda ağız değiştirdi...

Facebook Twitter
Yazı Boyutu:


Gene yoğun bir gündemle karşı karşıyayız. Geçen haftadan devam eden ve yeni gelişmekte olan konular var. Ekonominin sahipsizliği sürüyor. Bütün bunları değerlendirirken TBMM'nin 1 Temmuz'da tatile sokulacağı gerçeğini de değerlendireceğiz. Sayın Başbakan Temmuz'da tatile sokacağız diye girişimlerde bulundu. AKP ülkenin gündemini yönlendirme konusunda eksiklikleri var. Türkiye'nin bütçesi yok. Bütçe ile ilgili yeni üzüntü verici tablolar açığa çıkıyor. Geçen yıla göre bütçe açığının patladığı görülüyor. Ekonomi sahipsiz. Geleceği öngören program yok. Ekonomi sahipsiz. İşsizlik mart ayında 15,8 kaygı verici şekilde sürüyor..

Türkiye'de yüzde 22,6'sı resmen işsiz konumdadır. Bir süre önce hükümet teşvik programı açıkladı. İhtiyaçlara cevap vermiyor. Program krizin sarstığı ekonomileri destekleyecek nitelikte değil. Türkiye var olan kapasiteyi kullanamazken sıfırdan yeni yatırım yapılmasına yönelik program açıklanıyor. İşsizlik fonuna göz dikildi. Tutarlı ciddi bir program değil. Varolan sanayi kuruluşlarını bir yerden bir yere naklederek işsizlik artacak. Toplum işsiz sayısında değişim olmayacak. Bir program belirlenmiş 15 Temmuza kadar başlayacak yatırımları 1,5 yıllık süre içerisinde destekleyeceğiz...deniyor. Arkadaşlar meclis Temmuz'da tatile giriyor. Düzeltilmesi gereken bu proje kanuna dönüşmüş değil. Ortada teşvik olarak ilan edilen bir yasal hazırlığın yğrğmekte olduğuna dair bilgi yok.

Bu ne biçim iş ne konuşuyıor bu hükümet. Ortada bir hazırlık yok sadece psikoloji üretmeye yönelik çabalar var.

Ekonomi ile ilgili yeni düzenlemeler ortaya çıktı. Hükümetle en önemli tartışmamız seçim döneminde indirilmesi idi. Biz 6 aylık süre indirilsin demiştik. İş işten geçtikten sonra yürürlüğe koydular. Şimdi de uzattılar. Bütün bunlarla ilgili ciddi bir öneri 6 ay önce yapılmıştı. Bugün bu noktalara gelmeden bu çalışmayı başlatsalardı daha iyi bir sonuç çıkacaktı.

Dün kredi kartları düzenlemesi yapıldı. Biz seçim döneminde ısrarla düzenleme yapılması gerektiğini ifade etmiştik. Temerrüt faizlerinin yüksek olduğunu düzenlenmesi gerektiğini ifade etmiştik. İşsiz kaldıkları ve mali imkanlarını kaybettikleri için bu borçların ödenemediğini açıklamıştık. Başakan ne dedi. Kredi kartı mağdurları gibi bir ifade kabul etmiyorum demişti. Ama dinlenmedi şimdi ödenmeyen kart borçları kaygı verici noktaya yükseldi. İki kere kanun teklifi verdik.

Önce ne dedik faizleri indirin dedik. Bir yıl oluyor. Bu konuda kanun teklifi getirdik. Sonrasında yeninden yapılanma konusunu kanun teklifi olarak verdik. Geçen hafta bu kanun teklifi reddedildi. Sonra aynı kanun teklifi aynı mantık... Bir kanun teklifi bir kanun tasarısı halinde hazırlandı . Bunu neden erken yapmadınız neden ampülünüz geç yanıyor. Bu başbakanı anlayamadık ne yapıyor acaba kolbastı mı oynuyor çökertme mi oynuyor. Anlamadık.

Bu düzenlemenin yeni bir getirisi yoktur. Geri dönüşü yoktur. Gecikmne faizlerini indirmek lazım. Yine bu düzenleme çerçevesinde üzerinde durulması gereken konu kart mağdurları doğrudan bankaya muhatap olmalıdır. Bankalara muhatap olup yükten korunmalıdır. Bankalar kredi kartından aldıkları aidatı resmileştirip 35 TL'ye çıkarılmıştır. Bu 10 TL'yi geçmemelidir. Bu düzenleme hayırlı olsun diyoruz.

Bir kez daha bir temel noktaya dikkat çekiyoruz. İstihdam üzerindeki vergi yükü prim yükünü indirilmesini öngörüyoruz. İlk iş bu. Bu krizle mücadele için gereklidir. Bugün işsizlik oranlarını görüyoruz. Bu çok yaygındır. Bunu bu düzenlemeyle azaltma imkanı vardır. İndirdiğinizde bu kayıbı kayıt altına alabilirsiniz. Bu konu düşünülsün ve çalışmaları yapılsın... Azalan vergi gelirlerini artırmaya ihtiyaç var bunun için güvenilir etkin bir vergi idaresini ortaya koymaya ihtiyaç var... Yeni vergi dairesi bağımsız olmalıdır. İnsanlar üzerinde baskı yapmanın en büyük gücü mali konuda baskı yapmaktır. Bu konuda siyasi ve ekonomik bakımdan rahatlık ortaya çıkmalıdır.

Siyasi hazırlığınızda kimi hedef seçmişseniz onun üzerine gidiyorsunuz. Vergi yönetimi tarafsız güvenilir ve siyasi yönlendirmeden uzak olmalıdır. Önce program koymuyor sonra dur bakalım IMF ile anlaşırız diyor. Türk halkının bu konuda tarafsız bir vergi yönetimini değiştirmeye sıcak bakacağına inanıyorum

Kanun Tasarısı

Terörle mücadele konusunun daha etkin hale getirilmesi için bir yasal ihtiyaç olduğunu söyleyip yeni bir müşteşarlık önerisi getirildi. Terörle mücadele bir güvenlik ve kamu düzenine indirgendi. kamu düzeni anlayışına daha diktatöryal sistemlerde rastlanır. Kamu düzeni bir toplumun ortak şekillenmesinde ortaya çıkan bir durumdur. Kamu düzeni bu anlayışla gelişir. Kamu düzeni otorite altında kurulursa diktatöryal bir sistem olur. Daha tasarının başlangıcında bir düzenlemeye dikkat çekemk istiyorum. Dİkkat çeken bir başka notka şu: Terörle mücadeleyi yönlendirecek kuruluşun personeli sözleşmeli personel olacaktır. Devlet iöçerisinde usul erkan bilen insanların dışında kim bilir hangi çerçevelerden geitirilerek sözleşmeli personel kimseler geitrilecek siz bu işi götürün denecek. Yani devletin dışında bir kuruma siz bunu götürün diye bürokratik yapılanmaya teslim edilecek.

Yine aynı şekilde bu kuruluşların planlama çalışması ile yetinmeyip uygulama operasyon yapacaklara plan verip şunu yapın deneceği de anlaşılıyor. Bütün bunlar İçişlerine bağlı bir müsteşarlık oalrak planlanıyor. Tabi bu teşkilat yeni yeni adamlar alacak. Burada en önemli konu kamu güvenliğinde yabancı personelde istihdam edilecek. Bütün bunları karşı karşıya kalacağımız gelişmeler olarak dikkatinize sunuyorum...

AKP'nin yasama anlayışı

Sahil bölgelerinde belediyelere ait olan imar yetkisinin Bakanlığa verilmesini öngörmüşler bunlar çok akıllı çok kurnaz. Ne zaman istiyorlar .Bunlar CHP'nin eline geçti diye...

Mayınlı arazi ile ilgili konu Cumhurbaşkanının önüne gitti. Hepimizin gözleri üzerinde. Bu konuda Anayasa saygısının onaylanıp gönderilmesi konusunda bekliyoruz. Bu durum anayasaya aykırıdır. Dünyanın hiçbir yerinde bir ülke bu konuda başka devletlere bu teklifi yapmamıştır. Yani sınırda 610 km'lik araziyi başka ülkeye emanet etmenin ekonomik mali anayasal dayanağı olabilir mi? Burada yaşayan insanlar mayınlı dönemlerin acılarını yaşarken yabancılara al sen bunu kullan 50 yıl senin olsun diyeceğiz. B ir Cumhurbaşkanı buna evet diyebilir mi imza atabilir mi? Sayın Cumhurbaşkanı büyük bir sınav veriyor. Bugüne kadar pek çok çevreden insan bu yanlıştır, diyor. Sayın Cumhurbaşkanı bunu imzalamamalıdır. Bu konuda kendisine yakışan bir davranış bekliyoruz...

CHP'de yolsuzluk

Başbakan çeşitli yolsuzluk suçlamalarına maruz kaldığı ve bunaldığı için CHP'ye saldırarak bu suçlamalardan kurtulma anlayışına girmiştir. Bizim değerlendirmemizi yansıtmak yerine suçlamalar yapmaktadır. CHP 1 trilyonun hesabını versin demektedir. Gazeteci arkadaşlar biliyor bu yüzden itibar etmiyorlar... Bakınız. Anayasa mahkemesi bütün siyasi partileri geçmiş dönemler dahil yapılan harcamaları depğerlendirir açıklamalarda bulunur. Bizimle ilgili oalrak bazı harcamalarımızın anayasa mahkemesinin belgelendirilmediği iddiası ile geçmişte yapılan bazı ödemelerin kısılması kararını aldık. Neymiş bunlar diye istedik bunlar net şekilde ortaya çıktı

Partinin seçim çalışması ile vekillerin uçak otel gibi harcamalarını Anayasa Mahkemesi kabul etmemiştir. Nedeni vekil adına kesilmesi ama fatura chp'ye kesilmelidir demiştir. Biz buna dedik ki bu kişiler şu yazılarla görevlendirilmiştir. Bu faturalar onların açıklamasıdır. Hayır ödeyemezsin diyor Anayasa Mahkemesi hayır diyor. Olmaz dinlemem diyor mahkeme... Tasdikli fotokopisi olan harcamaları da reddetmiştir. Tamam peki bundan sonra aslını koyarız ve CHP'ye kestireceğiz. Ama biz bunu yeni öğrendik. Bazı emeklilere ihbar tazminatı ödedik ama ödeyemezsin dedndi. Başbakan soruyor ya ayrıntılı anlatıyoruz. Bu nitelikte olaylar.. Bir tek kuruş özel harcama niteliğinde değildir. Hepsi bir yorum anlayışı ile ilgili uygulanmadan kaynaklanmaktadır. Sen Başbakansın bu konuda gereğini yap yoksa namertsin dedim:. Sen yapmıyorsan ben yapıyorum dedim. Ben başbakan hesap sordu verdim. Şimdi kendisi gelsin ben ona sorayım...

Deniz Feneri

Geçenlerde RTÜk başkanı için ben temiz bir insan olarak bilirim dedi. Arınç'ın açıklamasına, o onun şahsi görüşü dedi. Bana öyle geliyor ki Başbakan tek başına kabinenin kişisel fikrini temsil ediyor. Ama kendi dışında bütün bakanlar itiraz ediyor.

Dedi ki 5 kuruş Deniz Feneri'nden para girmedi. Girdi girmedi şimdi ben soruyorum .Başbakan hakkında mahkemede isimleri geçen kişileri tanıyor mu tanımıyor mu? Akrabalıkları var mı yok mu? Olabilir. Sen bunları kamuya yararlı dernek ilan etin mi etmedin mi? Acaba AKP'li meclis başkanı bu derneğe TBMM'nin mutfak malzemelerini bağışladı mı bağışlamadı mı? Bu derneğe vergi bağışı getirdiniz mi, getirmediniz mi? Bu derneğin paraları Türkiye'ye taşındı mı taşınmadı mı? Bu kişilerin soruşturulması talebi yerine getirildi mi getirilmedi mi? Bütün bunlara bakarak çok açık bir himaye net bir gerçek değil midir? AKP'nin içinde herkes itiraz ediyor ama Başbakan savunmaya devam ediyor. Kısaca AKP Deniz Feneri bataklığında çırpınıyor. Sen bir kuruşu bırak sana milyonlarca dolar siyasi destek geldi mi gelmedi mi? AKP'li yöneticiler o dernek binasına gittiler mi gitmediler mi? Şimdi ben bildiklerimi söylüyorum. Bu çok önemli bir bağlantıyı ortaya koyuyor ve bunun hükümetin siyasi tavrına yansıdı mı yansımadı mı?

Başbakan bir de uçak konusuna kızıyor. Biz buna kızıyoruz. Zaman kıymetli o da alacak. Obama, Brown iptal etti. Sen de bu ortamda bunu yapma diyoruz. Yapma sayın başbakan yapma. Üstelik 100 milyon doları bulamıyor. İrana 700 milyon dolar gaz parası ödüyorsun. Sonra zam yapıp halkına kullandırmıyorsun ama cezaya buluyorsun. Ama altına 60 milyon doları alıyorsun. Daha önce de keçi diyordu. Dünyası bu Ama ben yönetip yönetemeyceğimi bilmiyorum Başbakan bu konuda iddialı ben keçileri yönetmeyi bilmiyorum İnsan yönetiyorum.

Ben sen siz derken Baykal efendiye geldik. Ben ona şimdi Recep efendi diycem Recep de efendi değil. Başbakan hangi garip psikolojisi ile hareket ediyor.

HABER7

Facebook Twitter Yahoo Google Linkedin Stumbleupon Delicious

*

*


*