Baykal, fındık üreticisini savundu

  • Giriş : 28.07.2006 / 00:00:00

CHP Genel Başkanı Baykal, fındık üreticisinin Fındık üreticisinin devletten 252 tirlyon alacağı olduğunu söyledi.

Facebook Twitter
Yazı Boyutu:


Cumhuriyet Halk Partisi Genel Başkanı Deniz Baykal, fındık üreticisinin 252 tirlyon alacağı olduğunu söyleyerek, "Biz Doğu Karadeniz halkı olarak Başbakandan atıfet, lütuf istemiyoruz, bizi kayırmasını istemiyoruz. Hakkımızı 252 trilyon lirayı istiyoruz" dedi
Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Giresun İl Örgütü tarafından Osman Ağa Meydanında CHP Genel Başkanı Deniz Baykal'ın katılımıyla "Fındığına sahip çık" mitingi düzenlendi. Partililer miting öncesi meydanda toplanarak horon teperek genel başkanlarının gelmesini beklediler. Yaklaşık 3 bin kişinin bulunduğu meydanda toplanan partililer elinde bulundurdukları dövizlere, " Kuş giribi kene, fındığın kurdu AKP, "Fındığımızı Zapsu'ya yedirmeyeceğiz", "Sayın Başbakan Zapsu'ya kefil olacağına öğrenciye sahip çık" yazarak seslerini duyurmaya çalıştılar.

Miting alanında vatandaşlara seslenen Baykal, geçtiğimiz yıllarda yaşanan don afeti nedeniyle yaptıkları bir çalışma ile Karadeniz bölgesine 300 trilyonluk bir ödemenin yapılması gerektiğini hükümete kabul ettirdiklerini hatırlattı. Baykal, afetler yasasına göre bu alacağın, fındık üreticisinin analarının ak sütü gibi hak kabul edilmesi gereken bir alacak olduğunu vurgulayarak, hükümet tarafından bu alacağın karşılanmadığını ileri sürdü. Baykal şunları söyledi:

"2004'de don afeti yaşandı ve Karadeniz bölgesi zaman zaman ortaya çıkan donlardan farklı olarak sadece ürünü değil ağacı da kaybetme tehlikesiyle karşılaştı. ;Çok acı bir olay yaşandı. O zamandan bu yana hepimizin gözü Karadeniz'in üzerindedir. Giresun, Ordu, Trabzon'un Doğu Karadeniz'in üzerindedir. Don afetinin yaşandığı yıllardan beri ben ve milletvekili arkadaşlarımız çeşitli vesilelerle buraya geldi ve bölgedeki fındık üreticilerini yalnız bırakmadı ve don afetinin zararına dikkati çekti ve bu konuda tespit yapılmasını istedi. Yakından takip ettik ve o zaman yapılan inceleme ve değerlendirmeler sonunda 300 trilyona yakın devletin ödemesi gereken bir zararın ortaya çıktığı afetler yasasının hükümlerine göre Karadeniz bölgesine 300 trilyonluk bir ödemenin yapılması gerektiğini hükümete kabul ettirdik. Hükümet de dedi ki itiraz etmesine rağmen sonunda evet burada 300 trilyon kadar bir zarar vardır ve kanun gereği bu zararın bölgeye tazmin edilmesi gerekir dedi.

Bunun 40 trilyon kadarı ödendi. Şuan da Karadeniz bölgesindeki fındık üreticilerimizin devletten 252 trilyonluk henüz tahsil edilmemiş. Kanuna göre analarının ak sütü gibi hak kabul edilmesi gereken bir alacağı vardır. Bu boş bir söz değildir bu resmi, kanuni haktır. Bu doğu Karadeniz'in afetten mağdur olanların devletten alacağıdır. Hükümetin kabul ettiği alacağıdır. Kimsenin buna itiraz etmesi mümkün değil. Bu alacakların ödenmesi lazım . Fındığı konuşurken söylenecek çok şey var. ama en temel noktaya getirlmesi gereken konu budur. Biz Doğu Karadeniz halkı olarak Başbakandan atıfet, lütuf istemiyoruz bizi kayırmasını istemiyoruz. Hakkımızı 252 trilyon lirayı istiyoruz. Bölgeye tepeden bakmaya afra tafra satmaya başbakanın hakkı yoktur. Önce bölgenin hakkını teslim et. Borcunu öde de öyle konuş."

2005-2006 yılına gelindiğinde fındığın fiyatını kim belirleyecek kavgasının ortaya çıktığını kaydeden Deniz Baykal, 2002'ye kadar fındığın fiyatını hükümetlerin belirlediğine işaret ederek, "Hükümetin arkasında tabi bazı çevreler hükümeti etkiliyordu, yönlendiriyordu, hükümetin ilan edeceği fiyatı o çevreler hükümetin ağzından söyletmeyi başarıyordu 2002'ye kadar. 2002'den sonra durum değişti. Dediler ki fındığı devlet desteklemesinden çıkarıyoruz. ve maalesef fındığı üretici birlikleri fiyatlandıracak, bizim işimiz değil bunu üretici birlikleri yani FKB belirlesin. Bunun sonucu ne oldu biliyor musun fındığın fiyatını Ankara, hükümet değil Giresun Ordu ve üretici belirlemeye başladı. Eskiden Ankara, Ankara'nın arkasındaki belirlerdi. Şimdi Ankara devreden çıktığını söyledi. Bir önemli karar fındığın fiyatını bölgedeki üretici birlikleri belirlesin dediler. 2003-2004-2005 böyle gelişti. Ne oldu 1 milyon 600 bin lira olan fındık fiyatı 2 milyon 200 bin lira oldu. Birden bire 2002 ile birlikte üretici FKB artırmaya başladı. 2002'de 1 milyon 600 bin lira olan fındık 2003'te 2 milyon 200 bin lira oldu. 2004'te 4,5 milyon lira oldu. Fındık üreticisine onun yüzünü güldürür bir kazanç sağlamaya başladı" diye konuştu.

"Fındık bizim için hiçbir zaman Türkiye için bir yük olmamıştır" şeklinde konuşan Baykal, 2 milyar dolarlık bir döviz geliri olan bu üründe yanlış politika ile ülkenin, daha çok ürünle daha az gelir elde eder noktaya getirildiğini savundu. Baykal, şöyle devam etti: "Biz fındığın fiyatını üreticinin belirlediği bir yılda bile daha az üretimle 2 milyar dolara yakın bir döviz girdisi sağlamayı başardık. Şimdi fiyatımızı korumamız lazım" diyen Baykal, sözlerini şöyle sürdürdü: "Bu 2 milyar dolar dövizin içinde ithalat girdisi yok. Bugün Türkiye otomotiv ihracatı yapıyor diye seviniyoruz. Otomotiv ihracatının 4'te 3'ü ithalattır. Dışarıya ödüyoruz. Tekstil ihracatında da çok önemli ithalat girdi unsurları var. Yüzde 100 pırıl pırıl tertemiz alın teri bu toprağın kazancı olan 2 milyar dolar geliri var. Bu da fındık kazancıdır. Fındığın devlet desteğini söylemek hak ettiğini söylemek yanlış mı olur. Böyle bir ürünü Türkiye'nin petrolü diye nitelendirilen bu ürünü Türkiye'ye yüzde 100 döviz girdisi getiren bu ürünü bu bölge insanının temel dayanağı olan ürünü koruması için devletin bir sorumluluğu olamaz mı?. Fındığın fiyatının yüksek olduğundan yakınan bir başbakanı nasıl düşünebilirsiniz. Dünyadaki üretim ve ticaretinin yüzde 70-80i bizde, fındığın fiyatının yüksek olduğundan yakınan bir Başbakan. Gölge etmesin başka ihsan istemeyiz."

Burada Başbakan danışmanı Zapsu'ya da yüklenen Baykal, "Bir uluslararası kabuklu meyveler birliği başkanı var. Senin ne işin var uluslararası kabuklu meyveler birliği başkanlığında sen gel de Trabzon, Ordu, Giresun'daki fındık üreticilerinin birliğine destek olacak bir iş yap da seni bir görelim. Senin uluslararası alanda işin ne orada. Sen Karadeniz'in yanında mı yoksa uluslararası menfaatlerin yanında mısın?" değerlendirmesi yaptı.

Facebook Twitter Yahoo Google Linkedin Stumbleupon Delicious