Baykal, grupta Ergenekon gözaltılarını eleştirdi

Baykal, grupta Ergenekon gözaltılarını eleştirdi.12855
  • Giriş : 01.07.2008 / 15:00:00
  • Güncelleme : 01.07.2008 / 16:17:03

Baykal, partisinin grup toplantısında Ergenekon operasyonundaki gözaltıları değerlendirdi.

Facebook Twitter
Yazı Boyutu:


CHP Genel Başkanı Deniz Baykal, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'da, ''CHP saplantısı'' ortaya çıktığını savunarak, ''Allah ıslah etsin. Başbakan'ı, çok kızgın, nefret dolu görüyorum. Sağlığa zararlıdır'' dedi.

Baykal, Erdoğan'a, "Senin ve benim dokunulmazlıklarımızı, gel birlikte kaldıralım" çağrısında da bulundu.

Baykal, Erdoğan'a, "Dokunulmazlık diyoruz, kaçıyorsun. Sen dedin, yapmadın, aradan bu kadar zaman geçti. Yolsuzluk iddiaları ortada. Bırak, Meclisi, Anayasa değişikliğini. Sana teklif yapıyorum. Gel sen ve ben, ikimizin dokunulmazlığı kaldırılsın. Herkesin, Meclis'in, Anayasa Değişikliği değil, Recep Tayyip Erdoğan ve Deniz Baykal'ın dokunulmazlıklarını gel birlikte kaldıralım. Ondan sonra da seyredelim tabloyu" diye seslendi.

Partisinin grup toplantısında konuşan Baykal, Anayasa Mahkemesi'nin, CHP'nin hesaplarında usulsüzlük olduğu gerekçesiyle suç duyurusunda bulunmasını değerlendirdi.

CHP'ye yönelik, "Parti hesaplarında ciddi yanlışlıklar yapıldığı" iddia ve iftiralarının ortaya atıldığını ifade eden Baykal, CHP'nin bir "yalan fırtınası"nın hedefi olduğunu öne sürdü.

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'da, "CHP saplantısı" ortaya çıktığını kaydeden Baykal, "Allah ıslah etsin, söyleyecek birşey bulamıyorum. Bunun normal olmadığına inanıyorum. Başbakan'ın, çok kızgın, tepkili, çok nefret dolu görüyorum. Sağlığa zararlıdır. Başbakan, sağlığına dikkat etsin, sükunetini, olgunluğunu korusun, öyle kendini kaybetmesin. Olur olmaz, doğru yanlış, önüne ne gelirse sahip çıkıyor. Kızgınlıktan dolayı, suçlama bulacak, sahip çıktıkları teker teker dökülüyor, elinde birşey kalmıyor" dedi.

"Özel bilgiler manşetlerde"

Baykal, AK Parti'ye yandaş gazeteler ve "Dinci" yayın organlarında, CHP'nin, "Kanaltürk ile mali, siyasi yolsuzluk anlayışı içinde ilişki kurduğu" ve "Halk TV ile ilgili mali yolsuzluk içinde" olduğu kampanyasının, günlerce sürdürüldüğünü savundu.

Anayasa Mahkemesi'nin, özel bir ilgi ve duyarlılık içinde bu konuya girme kararı aldığını, Sayıştay'dan özel uzmanlar istediğini ifade eden Deniz Baykal, CHP'nin, samimiyet ve şeffaflık anlayışı içinde, elindeki bütün belge ve anlaşmaları sunduğunu anlattı.

CHP Genel Başkanı Baykal, Sayıştay'dan gelen uzmanların bu belgeleri aldığını belirterek, "Kısa bir süre sonra bir baktık, bizim onlara emanet ettiğimiz, fevkalade özel, kimsede bulunmayan bazı bilgiler, AKP yandaşı yayın organlarının, dinci gazetelerin manşetlerinde, nasıl intikal etti? Biz Anayasa Mahkemesi'nin uzmanına verdik bunları. Anayasa Mahkemesi, hukuki inceleme yapacak, sonucunu bize söyleyecek. Daha incelemenin başında, olayın siyasetle ilişkisi, bağlantısı kanıtlanmış oldu" dedi.

"Gazetemi kendi paramla alırım"

"CHP'de, devletin bize, ülkenin sorunlarına yönelik siyasi çalışma yapmak için verdiği paranın her kuruşu, sadece bu hedefe dönük harcanmıştır" diyen Baykal, bu konuda dikkatlerinin çok ileri olduğunu, ülke sorunlarını konuşmak için yurtdışına giden partililere harcırah vermediklerini bildirdi.

Baykal, "Biz hiçbir zaman özel ihtiyaçlarımızı partinin imkanlarıyla sağlamayı aklımından geçirmeyiz. Her sabah gazetemi kendi paramla kendim alırım. CHP yöneticilerinin evine, bütün yayın organları, parti parasıyla alınıp, parti araçlarıyla kapı kapı dağıtılmaz. Ben İstanbul'da 5-7 yıldızlı otellerde kalıp, onun faturasını CHP'ye havale etmemişimdir. Bu otellerde kalacağıma, kendi paramı verip, devletin misafirhanesinde kalırım. Kongrelerimizi yaparken, arkadaşlara, 'Arabanı getir, bizim şoförlerden birini verelim, biraz benzin koyalım, kongreyi yap' deriz" dedi.

Facebook Twitter Yahoo Google Linkedin Stumbleupon Delicious