Baykal, hükümeti sert ifadelerle eleştirdi

  • Giriş : 11.04.2006 / 00:00:00

CHP Genel Başkanı Deniz Baykal, Başbakan Erdoğan'ın danışmanı Cüneyt Zapsu ile AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Şaban Dişli'nin ABD temaslarını sert bir dille eleştirdi.

Facebook Twitter
Yazı Boyutu:


Partisinin Meclis Grubu toplantısında konuşan Genel Başkan Deniz Baykal, son dönemde çok tehlikeli bir biçimde terör konusunun yeniden ortaya çıkmaya başladığını belirterek, 2004'ten itibaren Türkiye'de terör kontrolden çıkma dönemi yaşandığını savundu. Hükümetin sıfır terör tablosunu teslim aldığını ifade eden Baykal, "Geldiğimiz noktada terör yeniden ciddi bir noktaya gelmiştir. 2005'ten 10 Mart 2006'ya kadar 100 asker ve polis şehit olmuştur. 5-6 askerimiz şehit edildi. Arkasından 2 genç kızımız öldürüldü. Sonra bir yarbayımız şehit oldu" diye konuştu.

Terör konusunda ciddi kaygılarının, ciddi önerilerinin olduğunu dile getiren Deniz Baykal, "İktidarın bunları değerlendirmesi gerektiğine inanıyoruz. Türkiye terör bataklığına sürükleniyor. Hiçbir şekilde iktidar buna yanaşmıyor. Meclis'te konuşulmuyor. Başbakan kaçtı, iktidar partisi kaçtı. Nereden kaçıyorsunuz, neden kaçıyorsunuz. Böyle bir anlayışla terörle mücadelede nasıl başarı sağlayacaksınız? Yanlış yapıyorsunuz. Yarbayın ölümü kor gibi yüreğimize düştü. Genelkurmay Başkanı cenaze töreninde yok. Genelkurmay Başkanı'nın görevi onun gereğini yapmaktır. Bir engel varsa bunu açıkça söylemektir. Bir engel var, hükümet vermiyorsa, millet TSK'ya mücadele için ne gerekiyorsa vermeye hazırdır" şeklinde konuştu.

ABD'nın Irak'a yapacağı müdahalenin ortaya çıkmasından hemen sonra Türkiye'nin Kuzey Irak'a asker göndererek önlem alması gerektiğini ancak bunun yapılmadığını kaydeden Baykal, şöyle konuştu: "Türkiye'nin tedbir alması gerekmiyor mu? Bu sadece iç terör olayı değildir. Kuzey Irak boyutu vardır. PKK himaye altında. Kimsenin müdahale edemeyeceği şekilde karargahını kurmuş. Tıpkı Öcalan'ın Bekaa'da kamp kurması gibi. PKK, Bağdat'ta temsilcilik açıp radyo yapacak hale gelmiş. Türkiye askeri varlığını savunma amacıyla yerleştirmiş olsaydı, gelişmeler aynı şekilde olmazdı. Ne çuval geçirilirdi, ne de terör karargahı serbestçe hareket edebilirdi?"

Cüneyt Zapsu ile şaban Dişli'nin ABD ziyaretine değinen Baykal, öncelikli olarak Başbakan'ın ABD gezilerini eleştirdi. Deniz Baykal, "Başbakan gün oldu, 'Türkiye'de Kürt sorunu yoktur' dedi. New York'a giderken konusunda yapılan yanlışlıkları da sıralayarak bunu dedi. Dönüşte 'Kürt sorunu vardır, bu sorun benim sorunumdur, demokrasiyle çözülür' dedi. Terörle, demokrasiyle çözülür demek, terör sorununun altında yatan siyasi projeyi bilmemek demektir. Başbakan düzeyinde bu bilinçsizlik ortaya çıkınca sorun derinleşiyor. Başbakan bir gün çıkıyor bizi birbirimize bağlayan din duygusu diyor. Irak'takileri birbirine bağlayan da din değil mi? Bu kafa karışıklığı başbakanda olursa, terör konusunda ciddi zaafiyetler olur. Terör çocuk oyuncağı değil arkasında ciddi siyasi proje var" dedi.

Başbakanı terörle mücadele konusunda sert dille eleştiren Baykal, şöyle konuştu: "Cezaevinden çıkan kişilerin başbakan düzeyinde temaslarda bulunmasını doğal karşıladı. AK Partili milletvekilleri bildiri yayınlayarak bunu eleştirdiler. Başbakan 'Silahı bıraksınlar gelsinler görüşelim' dedi mi, demedi mi tartışması var. Bunun altında ne yatıyor? Kim için dedi Başbakan? Bu kime söyleniyor? DTP ve PKK. Söylenen söz ne? Silahı bırakıp gelsinler görüşelim. Bunu DTP'ye söylüyorsan, DTP mi silahı bırakacak? Silahlı kuruluşsa neden gereğini yapmıyorsun. PKK'ya söyledim diyorsan, Akif Beki yuvarlak ifadelerle, PKK'ya demedik, öbürüne demedik. Başbakan, canım ben silahı reddetsinler diye düşündüm diyor. Zihninin net olmadığını gösteriyor."

CHP Genel Başkanı Deniz Baykal, Türkiye'deki terör sorununun Cüneyt Zapsu aklıyla çözülemeyeceğini belirterek, Türkiye'de bu işlerin sorumsuzca ele alındığını savundu. Zapsu ve Dişli'nin Amerika'ya giderek, ülke sorunlarını konuştuklarını kaydeden Baykal, "Başdanışman, başbakan adına Amerika'ya gittiğini söylemiştir. Günlerdir tartışılan 'En küçük bir değişiklik şansı var ise PKK ile görüşmeye hazırız' demiştir. 2. olarak 'Başbakan'ı gözden çıkardığınız söyleniyor, Başbakan'ı görevden uzaklaştıracağınıza ya da onu delikten aşağı süpürmek yerine onu kullanınız' demiştir. Bu değerlendirmeyi milletimin takdirine sunuyorum. Bu sözler Türk askerinin başına geçirilen çuvaldan daha ağır bir çuvalın Türk milletine giydirilmek istenmesidir. Başbakan Türkiye'yi pazarlıyordu, şimdi de danışmanı Başbakanı pazarlıyor. Bunu yaparken de Türkiye'yi satıyor. Nerede kullanılmaya talipsin? Bu sözler bir zilletin ifadesidir" diye konuştu.

AK Parti Zonguldak Milletvekili Köksal Toptan ve Başbakan Erdoğan'ın, bölücü örgüt uzantılı siyasi kadroların SHP listelerinden Meclis'e girmesiyle ilgili eleştirilerine cevap veren Deniz Baykal, şöyle konuştu: "Başbakan son dönemde CHP'yi ve beni DEP olayı konusunda suçluyor. O dönemde CHP yoktu, SHP vardı diyorlar. Baykal 'O Meclis'te yok muydu?' diyor. İddiaları

Köksal Toptan söylüyor. Bahsettiği insanların oyuyla bakan olarak hizmet etmeyi içine sindirmiş bir kişi. Bana bakan olma teklifi yapılmış, ben reddetmişim. Partinin 1989'da genel sekreterliğinden ayrılmışım, üst düzeyde sorumluluk almamışım. Tamamen bizim dışımızda, bize rağmen olan işler. 1992 Eylül'ünde de CHP'yi kurmuşuz. Küçük, temiz ve iddialı CHP'yi kurmuşuz. O dönemin siyasi olaylarını hiç kimse ne Baykal'a, ne CHP'ye bulaştıramaz."

Facebook Twitter Yahoo Google Linkedin Stumbleupon Delicious