Baykal, hükümeti sınırötesinde ağır kalmakla suçladı!

Baykal, hükümeti sınırötesinde ağır kalmakla suçladı!.10270
  • Giriş : 18.11.2007 / 18:25:00
  • Güncelleme : 18.11.2007 / 18:28:29

CHP Genel Başkanı Baykal, hükümeti sınırötesi konusunda ağır kalmakla suçladı.

Facebook Twitter
Yazı Boyutu:


CHP Genel Başkanı Deniz Baykal, terörle mücadelede Türkiye'nin sınır ötesi operasyon yapması gerektiğini belirterek, ''Geri dönüşün bedelini Türkiye'nin saygınlığı, ciddiyeti, etkinliği ödemeye başlar. Türkiye'nin konumunu sarsarsınız'' dedi.

Baykal, bir televizyon programında gündeme ilişkin soruları yanıtladı.

Baykal, bir soruyu yanıtlarken Türkiye'nin sorununun, Türkiye'deki terör örgütünün Irak'ta konuşlanmış olması ve Iraklılardan destek görmesi olduğunu belirterek, Türkiye'nin, Irak'ı ve Irak'taki herkesi terör örgütünü oradan çıkarmaya ikna etmesi gerektiğini söyledi. Askeri operasyonu göze almadan, bu konuda kimseyi ikna etmenin mümkün olmayacağını savunan Baykal, sınır ötesi harekat konusunu desteklediklerini yineledi. Baykal, askeri operasyona gerek kalmadan sadece diplomasiyle, siyasi müzakere ve münakaşayla, hukuki bir tartışmayla bu konunun çözülmesini arzu ettiklerini ifade ederek, ''Ama olmuyor, orada devam ediyor. Geliyor, en büyük saldırıyı yapıyor ülkeye karşı. İçine giriyor, alıyor askerlerini götürüyor, biz de seyrediyoruz. Böyle bir şey olabilir mi? Sınır ötesi operasyon yapılmalıdır. Sen başka ne düşünürsen düşün, bunu yapmıyorsan bu konuda etkili ve inandırıcı değilsen, hiçbir yere ulaşamazsın'' dedi.

Hükümetin de artık kaçınılmaz hale gelen bu durumu kabul ettiğini ve bunun sonucunda tezkerenin çıktığını savunan Baykal, Türkiye'nin bu tablo karşısında müdahale hakkına sahip olduğunun da dünyanın çeşitli zeminlerinde kabul gördüğünü kaydetti. ''Askeri müdahale, tartışma götürmez Türkiye'nin hakkıdır ama biz bunu yapmak istemeyiz, tercih etmeyiz ama derhal müdahale edeceğimizi gösterelim diyoruz'' görüşünü dile getiren Deniz Baykal, Türkiye'nin yaptığı askeri müdahalenin genişlemeci bir anlayışla yapıldığına dair bir kanaat oluşmasının engellenmesi gerektiğini ifade etti.

''Bu bir terör olayıdır, bir etnik çatışma olayı değildir'' diyen Baykal, Irak'ın Türkiye'ye karşı bir terör odağı olmaktan çıkması durumunda Türkiye ile Irak arasında ''en ileri işbirliğinin yapılmaması için hiçbir engel olmadığını'' söyledi.


-''TERÖRÜ SEVMİYORUZ...''-


''Kürt, Arap, Şii, Sünni, Türkmen'' diye bir ayrım yapılamayacağını belirten Baykal, şunları kaydetti:

''Böyle bir ayrım yok. Biz bunların tümü daha iyi yaşasın, daha özgür olsun, daha gelişsin isteriz. Bunlar için projelerimiz, düşüncelerimiz var. Bunların altındaki temel şart nedir? PKK terörünün etkisizleştirilmesi gereğini birlikte kabul etmemiz ve o konuda mümkünse onların gerekeni yapması, eğer onlar gerekeni yapamıyorlarsa bizim yapmamıza fırsat vermeleri, bunu anlatmak... Yani, bizim tedirginliğimizin barışçı yüzünü yansıtmak lazım.

Bunun yararı ne olacak? Bir, Türkiye'nin askeri müdahale ihtimali daha bir anlayışla karşılanacak. İki, Irak'ta ve özellikle Kuzey Irak'ta yaşayanlar, Kürt kökenli olanlar dahil olmak üzere, Türkiye'nin müdahalesinin onlara, onların etnik kimliğine değil, terör belasına, terör musibetine karşı olduğunu görecekler. Yani biz şimdi Türkiye'de de terörle mücadele ediyoruz, bu mücadele Türkiye'deki Kürt kökenli insanlarımızla mücadele anlamına gelir mi? Ne münasebet... Biz Türkiye'deki ve Türkiye dışındaki bütün Kürtleri seviyoruz. Biz ne olursa olsun, terörü sevmiyoruz. Kürt terörünü de, Şii, Sünni terörünü de sevmiyoruz. Başka terörleri de sevmiyoruz.''

Sözünü ettiği projelerle insanların dost bir Türkiye ile beraber yaşamaktan nasıl yararlanacaklarını görmelerini istediklerini anlatan Baykal, bu açılımların acil olmadığını, uzun perspektifte değerlendirilmesi gereken noktalar olduğunu söyledi.


-''GERİ DÖNÜŞÜN BEDELİ AĞIR OLUR''-


Deniz Baykal, Dışişleri Bakanı ve Başmüzarekeci Ali Babacan'ın, terörle mücadele konusunda muhalefeti bilgilendirme ziyaretleri çerçevesinde yaptıkları görüşme hatırlatılarak, aldıkları bilgilerden tatmin olup olmadıklarının sorulması üzerine, Türkiye'nin, maruz kaldığı büyük haksızlık karşısında çare aradığını söyledi.

Çarenin askeri operasyonda olacağını, buna dayanmayan diplomatik çabaların başarılı olamayacağını ifade eden Baykal, diplomatik girişimleri de memnuniyetle karşıladıklarını dile getirdi. Baykal, bu süreçte Türkiye'nin kararlılığının vurgulanmasının önemine işaret etti.

''Türkiye çok büyük bir hakarete maruz kalmıştır. Taşınamaz bir saldırıya maruz kalmıştır. Bunun telafi edilmesi lazımdır'' diyen Baykal, sadece diplomasiyle sonuç almaya çalışmanın bazı riskleri de beraberinde getirebileceğini söyledi.

Türkiye'nin sadece diplomasiyle sonuç almaya çalıştığını düşünenler ve bu konuda kendi yararlarını gözetmek isteyenlerin Türkiye'yi oyalama yoluna gidebileceğini savunan Baykal, içinden geçilen sürecin daha fazla uzatılmamasını ve sonuç alınmasını istedi. Baykal, sözlerini şöyle sürdürdü:

''Sonucu siz diplomasiyle alırsanız, hiç asker kullanmadan, en güzelidir. Bunu yapmamız lazım, bunu yapmayı hepimiz tercih ediyoruz ama bu sonucu alamazsak, müdahale etmeyi göze almak zorundasınız. O kadar angaje oldunuz, o kadar şey söylediniz ki, bundan geri dönüş yok.

Geri dönüşün bedelini, Türkiye'nin saygınlığı, ciddiyeti, etkinliği ödemeye başlar. Türkiye'nin konumunu sarsarsınız. Ondan sonra bu bölgede Türkiye bir şey yapamaz kanaati, şu ya da bu nedenle, yani hükümetin içinde bulunduğu siyasi, ekonomik şartlar, kurduğu bağlantılar, siyasi tabanı, kadroları nedeniyle hükümetin böyle bir askeri operasyonu hiçbir şart altında yapmayacağı gibi bir izlenim ortaya çıkarsa, Türkiye çok ağır bir bedel öder. Böyle bir tehlike söz konusudur, bunu kimse yok saymasın.''


-DTP'YE KAPATMA DAVASI-


DTP'ye kapatma davası açıldığının hatırlatılarak, bu ihtimali nasıl değerlendirdiğinin sorulması üzerine Baykal, kapatma konusunun arkasına bakmak gerektiğini söyledi.

Davanın işin özü olmadığına, işin özünü doğru kavramak gerektiğine işaret eden Baykal, aksi takdirde yanlış bir tartışma yapılacağını belirtti. Baykal, temel konunun, Türkiye'nin bir terör örgütüyle karşı karşıya olduğu gerçeğini reddetme tavrı olduğunu ifade ederek, ''Bütün dünyanın terör örgütü diye kabul ettiği PKK'yı, Türkiye'nin anayasal, demokratik siyaseti içinde yer alan bir siyasi parti reddederse, kabul etmezse sorun odur'' dedi. Baykal, sözlerini şöyle sürdürdü:

''Terör sorunuyla karşı karşıya olan hiçbir çağdaş demokrasi, terör örgütünü kabul etmeyen, himaye etmeye çalışan, onu onore etmeye çalışan, ona destek veren herhangi bir siyaseti, demokratik yapının içinde kabul etmez.

Demokratik siyasetin içinde yer tutması gerektiğini düşündüğümüz bir siyasi partinin bu tutumu mu yanlıştır, yoksa bunun kapatılmak istenmesi mi yanlıştır?

Kapatılmak istenme, bunun sonucu ve üzüntü verici bir sonucu... Hiçbirimiz istemeyiz. Hepimiz isteriz ki, var olan partiler kendi aralarında siyasi tartışmayı götürsünler ve her birisi demokratik süreç içerisinde yerini alsın ama bunun bir ortak zemini var. Ortak zemin nedir? Terörü katmayacaksın bunun içine, terörü himaye etmeyeceksin. Birileri terör yapar, birileri terörü himaye eder, böyle bir anlayış içinde siyaset olur mu? Olmamalıdır.''

Hiç kimsenin parti kapatılmasını istemeyeceğini belirten Baykal, DTP'nin öncelikle durum değerlendirmesi yapması ve yetkili organlarıyla PKK'nın terör örgütü olduğuna kabul etmesi gerektiğini söyledi.

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın, ''milletvekilliği dokunulmazlığı'' konusundaki görüşlerini de eleştiren Baykal, ''Dokunulmazlıkları kaldırmazsan, teröre destek olma suçunu işleyen, terörü himaye etme suçunu işleyen insana da sen, 'dokunulmazlığını kaldırmam' dersen, ne olacak o zaman? Parti kapatma dışında ne gösteriyorsun? Başbakan'ın tutumu parti kapatmaya götürüyor'' diye konuştu.

Facebook Twitter Yahoo Google Linkedin Stumbleupon Delicious