Baykal, yine hükümete yüklendi

  • Giriş : 24.05.2006 / 00:00:00

Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Genel Başkanı Deniz Baykal, Danıştay saldırısının ardından hükümetin bir telaş içinde, suçluluk telaşı içinde bu olayın gerçek niteliğini çarpıtma çabası içine girdiğini iddia etti.

Facebook Twitter
Yazı Boyutu:


Baykal, hükümetin büyük bir telaş içinde bu olayı çarpıtma ve saptırma gayreti içine girdiğini ancak yalın gerçekler, sağduyu ve yaşanan olayların ortada olduğunu söyledi.

Olayın 2 önemli yönünün olduğunu belirten Baykal, "Hükümet bir telaş içinde, suçluluk telaşı içinde bu olayın gerçek niteliğini çarpıtma çabası içine girmiştir. Öte yandan kamuoyunda ülkeyi gerginlikten kurtarmanın yolu olan olayı olmamış gibi kabul etmek ve öyle sunmak. Ve böylece Türkiye'yi rahatlatmak tesellisine arayışına yönelmiş olmasıdır. Bu ikisi de yanlıştır" dedi.

Türkiye'de acı olayların yaşandığını belirten Baykal, "Hiç kuşku duymuyorum. Bu acı olaylara hükümet çok büyük katkı yapmıştır. Hiç tereddüdüm yoktur bu noktada. Bu kuru gürültülerle bunu kamufle etmek mümkün değildir. Bu yalın gerçektir" dedi.

Emekli askerlerle olayı gerçekleştirenler arasında bağlantı olduğu yolundaki soruları cevaplandıran Deniz Baykal, bağlantıyı daha görmediklerini ve Muzaffer Tekin ile Alparslan Aslan arasındaki bağlantının kamuoyuna hukuki dayanaklarıyla güven verici şekilde ortaya konması gerektiğini söyledi. Alparslan Aslan ve Muzaffer Tekin'in bu bağlantıyı reddettiğini dile getiren Baykal, "Bunun tersini ortaya koyacak ve koca bir komplo teorisini taşıyacak ağırlıkta, ciddiyette bir tespit ortaya konulmamıştır" diye konuştu.

Muzaffer Tekin ile Alparslan Aslan arasındaki bağlantının temellendirilemediğini ve telefon tutanakları olmadığını belirten Baykal, Başbakan Yardımcısı ve Devlet Bakanı Mehmet Ali Şahin'in bu yöndeki açıklamalarını 'ıvır zıvır açıklamalar' olarak değerlendirdi. Baykal, "Sana ne. Sen sus. Yargı konuşsun" şeklinde konuştu.

Olayı gerçekleştirenlerin çok geniş bir kesimle bağlantısının kurulmak istendiğini dile getiren Baykal, kişileri aynı karede gösteren fotoğrafların olduğunu ancak zaten bu kişilerin aynı dünyadan insanlar olduğunu söyledi.

Hükümetin kamuoyunu bu konuda yönlendirmeye çalıştığını vurgulayan Baykal sözlerine şöyle devam etti: "Kriz yönetiyorlar. Ama dibi boş. Gerçeği kamufle ediyorlar."

Baykal, Alparslan Arslan'ın başörtüsü kararını aldığı için Danıştay 2. Dairesi'ne girerek herkesi taradığını ve Başbakan'ın, bakanların bu karardan dolayı Danıştay'a kızdığını, hakaret ettiğini ve Vakit gazetesinin de kararı alan kişilerin fotoğraflarını yayınladığını söyledi.

Başbakan'ın Vakit gazetesi temsilcisini resmi gezilerde uçağına aldığını ancak olayın ardından bundan vazgeçtiğini dile getiren Baykal, "Başbakan uçağına aldığı 6 gazeteciden biri olarak onu seçmiş. Şimdi niye uçağına almıyor Başbakan? Niye götürmüyor Mısır'a? Niye götürmüyor Cezayir'e?" şeklinde sordu.

"Olayı göreceğiz ve Türkiye'yi gerginliğe sürüklemeyeceğiz. Böyle bir şey yok" diyen Baykal, Türkiye'yi gerginliğe sürükleyenlerin laiklik tartışmasını açanlar olduğunu kaydetti.

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın gerekirse Susurluk dosyasını yeniden açabilecekleri şeklindeki açıklamalarını değerlendiren Baykal, "Susurluk örtbas edildi deniliyor. Açın şimdi. Siz açın. Bunun bir engeli var mı? Eksiklik söz konusuysa tamamlayın" diye konuştu.

Başbakan Yardımcısı Mehmet Ali Şahin'in 'sürprizler çıkabilir' 'şok olacaksınız' şeklinde açıklamalar yaptığını hatırlatan Baykal, "Bize tozlu raflardaki Susurluk fotoğrafları getirerek şok olmamızı sağlayamazlar. Organik işbirliğini ortak çalışmaları kanıtlayacak deliller ortaya konmalıdır" dedi.

Baykal, ayrıca Emniyet Genel Müdürü Gökhan Aydıner'in dünkü yaptığı açıklamada olayın arkasında bir çete olduğunu söylediğini ancak ne olduğu sorularına tam cevap vermediğini belirtti. Baykal, Aydıner'in 3 kişiyi örgüt olarak nitelendirmiş olabileceğini dile getirerek, "Yeter bilgi yok. Bulanık sisli bir tablo var" diye konuştu.

Facebook Twitter Yahoo Google Linkedin Stumbleupon Delicious