Baykal: AKP terörün sırtını sıvazlıyor

Baykal: AKP terörün sırtını sıvazlıyor.13188
  • Giriş : 14.10.2008 / 14:49:00
  • Güncelleme : 14.10.2008 / 17:03:59

CHP Genel Başkanı Deniz Baykal, AK Parti Hükümeti'nin terörün sırtını sıvazladığını söyledi.

Facebook Twitter
Yazı Boyutu:


Konuşmasına Ankara'nın başkent ilan edişinin 85. yıldönümünün kutlanmasına değirenerek başlayan CHP lideri Deniz Baykal, yabancı ülkelerin Ankara'nın başkent olduğunu kabullenmesinin zor olduğunu söyledi.

GÖZLERİ Ankara DIŞINDA!

Baykal birilerinin Ankara'nın kabullenemediğini ve her fırsatta Ankara'nın boşaltılması fikrini ortaya attığını ifade ederek şunları söyledi: Ankara 1923 yılında Cumhuriyet ilan edilmeden iki hafta önce Başkent olarak ilan edilmiştir. Ankara modern Türkiye'nin değişimini ilerlemesini yansıtan bir kent olarak gündeme gelmiştir.

Ama nedense birileri hep Ankara'yı boşaltmak istiyor. Birilerinin gözü hep Ankara'nın dışında. Merkez Bankası'nı İstanbul'a taşımak gibi. Ama hepimiz görüyoruz. Herkes çok iyi bilsin ki Türkiye'de geriye dönüş yoktur. İleriye gidiş vardır

Baykal'ın konuşmasından satır başları şöyle:

BELEDİYELERİN KAPATILMASI TEPKİSİ

Kapatılan belediyelerin büyük bir kısmı halkın gözünde başarılıydı. Kapatılan belediyelerle haklı bir gerekçe ortaya koyulmadı. Hizmet seçilmiş belediye ile değil atanmış kişilerce yapılacak... Bu belediyelerin borcu var denildi. Bir kısmının borucu yoktur. Bu ciddi bir sorundur. Toplumun büyük bir kısmı bunun şkonun yaşamaktadır. Belediyelerin kapatılması kararını siyasi hesaplar yönlendirildi... Bu beldelerde belediye başkanlığı yapan insanlar halkın kontrolü altındadır. Yaptıkları her harcama halk tarafından izlenir.

AB'ye uyum yasaları gereği belediyelerle ilgili alınan kararlar halka sorulmalıydı. Yanlış olmuştur. Türkiye'nin siyasi birikimi, demokrasi açısında yanlış olmuştur. AKP'li bürokratlar ellerinde istatistikleriyle kara veriyor. CHP olarak bunu Anayasa Mahkemesi'ne götürdük. Türkiye acilen bu kararı bekliyor. Mahkeme'den kararı hep birlikte bekliyoruz.

AK PARTİ PKK'NIN SIRTINI SIVAZLIYOR

Terör konusu hepimizi derinden etkiledi. Terör konusu çok temel bir konu. Çok önemli bir konu. Bu konuyu bir çerçeveye oturtmak için şunalrı iyi değerlendirmek gerekiyor:

Bu iktidar terör konusunu doğru anlamamıştır. Terör konusunun ciddiyetini anlamamıştır. Terörö konusunda takındığı tavir günü birlik ciddiyetsizdir. Bu iktifar iş başına gelene kadar terör sıfırlanmıştır. Terör etkisiz bir noktaya çekildi. 2002'de iktidara geldikten sonra, terör yenişden uyandı. Terörün sırtını sıvazlandı. Onlardan bekleyiş içine girdiler. AKP terörle hoş geçinmeye, terörü küçümsedi. Eve dönüş yasası getirildi. Bu yasa insanları eve döndürmedi, dağa çıkmaya sevk etti. Öcalan'ın affına imkan verecek bir düzenlemeyi geçirmeye çalıştılar. CHP oalrak Meclis'te suç üstü yaptık. Yasa çıkmadı. Cesaret edemediler çıkarmaya. Kuzey Irak'a girmeme karşılığında 1 milyar doalrılık anlaşma yaptılar.

Türkiye'deki terörün yurt dışından desteklenen bir yönü var. Bu hükümet terörün yurt dışı bağlantılarını kavrayamadı. Bilinçli değil. Dağlıca baskını oradan kaynaklandı. Geldiler askerlerimizi götürdüler. Başbakan İstanbul Güngören'deki saldırıya, PKK saldırısı diyemedi. Dili varmadı.

IRAK GÜVEN VERMİYOR

Bakınız biz Irak'la çok dostane ilişkiler kurmayı millet olarak, iktidarıyla muhalefetiyle isteyen bir anlayıştayız. Türkiye'de hiç kimsenin Irak'la ilişkilerinin kötü olmasını beklemesi mümkün değildir. Kardeşçe ilişkiler içinde olduğumuz, ortak inançları paylaştığımız kardeşlerimiz. Onların refahını isteriz, kardeşçe yaşamak isteriz. Irak da üslubunu yumuşattı ama yine de güven vermiyor. Irak PKK'yı terör örgütü ilan etmedikçe ilişkiler gelişmez. Irak yönetimi sınırlardaki PKK üslerine müdahale etmiyor.

ABD NEDEN ÇIKMAMIZI İSTİYOR?

Bizim artık Amerika'ya da Irak'a da bir şeyleri çok net anlatmamız lazımdır. Terör örgütünü Türkiye'ye karşı bir silah olarak kullanılma düşüncesi zihinlerden kaldırılmalıdır. Kara operasyonunda Amerika 'Türkiye çıksın' diye talep etmeye başladı. Niye çıkmasını istiyorsunuz? o kampları ortadan kaldırısak, askeri yerleşme merkezlerini ortadan kaldırısak, istikrar isteyen bir ülke olarak sen niye rahatsız oluyorsun? Bizim oradaki terörü etkili bir şekilde kaldırmamızdan neden rahatsız oluyorsun.

Dergi sattığı için cezaevine alınan bir çocuk işkenceyle öldürüldü. Başbakan işkence karşısında duyarsızlığı sergileyen bir insanın, terörle mücadele konusunda başarı beklenebilir mi? Ergenekon'da 1.5 yıla yaklaşan süredir insanlar daha mahkemeye çıkmadan tutuklu halleri devam ediyor. Demokrasi bir bahane değildir. İngiltere'de demokrasi mi yok? 24 gün gözaltı süresi!

GÜNDEMDEN ÇIKMAK İÇİN ÇABA SARFETTİLER

Yolsuzluk Deniz Feneri ile ortaya çıktı. Bütün millet yaralandı, hayretle bunu gördü. Dini nasıl hırsızlık için kullanıldığını bir kez daha gördü. Bunlar mı dine saygı gösteriyorlar diye gerçek tabloyu insanlarımız değerlendirdi. Başbakan ve arkadaşları bu konuları gündemden çıkarabilmek için büyük gayret içine girdiler. Ama gerçekle ortada. Kamuoyumuz izledi ve bizde çok açık bir tavır takındık. Bu yolsuzluk konusunda yapılacak iş çok açıktır. Gel bu konuları iktidar ana muhalefet genel başkanları olarak milletin önünde tartışalım dedik. Bizde hem kişisel konumlarımızı hem bir parçası olduğumuz yolsuzluk iddialarını, eşit şartlarda televizyonda konuşalım dedik. Hayır dediler, sen prim yaparsın dediler. Söyleyeceğin haklı şeyler varsa sen prim yaparsın.

ERDOĞAN BİR YIL SÜRE İSTEDİ...

Sadece AKP Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan ve CHP Genel Başkanı Deniz Baykal'ın dokunulmazlıklarını kaldıralım, yargı versin hükmü dedim buna da hayır dediler. Eğer Başbakan'ın dokunulmazlığını kaldırmayı göze alamıyorsanız, benim dokunulmazlığımı kaldırmaya cesaret edin. Sadece benim dokunulmazlığımı. Mahkeme de nasıl hesap verilirmiş size bir gösterivereyim. Buna da hayır dediler onun üzerine ben dokunulmazlık konusunda bir taahhüt yapmıştık 2002 seçimleri öncesinde. Öncelik yapıp dokunulmazlığı yapacağız dedik. Bu konu gündeme gelince Başbakan 1 yıl süre istedi. 5 yıl geçti, 6 yıl geçti. Şunu söylemeye başladı, evet ben söyledim ama sadece milletvekillerinin değil, herkesin dokunulmazlıklarını kaldıralım. Bütün bürokratların askerlerin dokunulmazlıklarını kaldıralım dedi. Milletvekilliği dokunulmazlığı anayasa işidir. Sadece siyasetçiler değil, kimin dokunulmazlığını istersen gel kaldıralım. Bize şantaj mı yapıyorsun. Getir destekliyoruz dedim. Buna da cevap yok.

ERDOĞAN BANA NEDEN CEVAP VERMİYOR?

Geçenlerde bir kongreye gitti, orada millet Baykal'a vur diye tempo tutunca, Başbakan dedi ki sayın Baykal'a seçime kadar cevap vermeyeceğim ve cevap yok dedi. Cevap ver diyen gençler nasıl bir ruh haline girdi bilmiyorum. Tabandaki gençler "bir cevap ver" diyorlar, "ben o defteri kapattım" diyor. Başbakan beni önemsemediği için mi cevap vermiyor. Ben soru soruyorsam önemsediğimden değil, demokrasi görevi. Bunun için kırılayım mı, küseyim mi yoksa sevineyim mi? Başbakan neden cevap vermiyor. Cevap mı vermiyor, cevap mı veremiyor ? Var cevabım ama tut kendini diyor kendisine ve o nedenle mi vermiyor? Acaba neden? Başbakan cevap mı vermiyor yoksa kaçıyor mu? Başbakan bana cevap vermiyor mu yoks veremiyor mu? Başbakan cevap mı vermiyor yoksa kaçıyor mu? Söyledik Çok önemli konular var; "Eee bunlara ben cevap vermeyeceğim." Kaçan suçlu kedidir.


Ayrıntılar bekleniyor...

Facebook Twitter Yahoo Google Linkedin Stumbleupon Delicious

*

*


*