Baykal: Gül, kendisine biçilen rolü itaatle uyguluyor

Baykal: Gül, kendisine biçilen rolü itaatle uyguluyor.10270
  • Giriş : 05.12.2007 / 15:49:00

Baykal, hakim ve savcı atama yöntemini belirleyen yasayı onaylayan Gül'e ağır bir suçlamada bulundu.

Facebook Twitter
Yazı Boyutu:


CHP Genel Başkanı Deniz Baykal, hakim ve savcı atama yöntemini belirleyen yasanın, yargıya yönelik kuşatmanın bir uzantısı olduğunu savunarak, Cumhurbaşkanı Abdullah Gül'ün yasayı hızla onayladığına dikkati çekti. Baykal, ''Cumhurbaşkanı'nın bu süreçte kendisine biçilen rolü itaatle uygulamış olması da olayın bir başka üzücü yanıdır'' dedi.

CHP Genel Başkanı Baykal, Parti Meclisi (PM) toplantısı öncesinde açıklamalarda bulunarak soruları yanıtladı.

Türkiye'nin bir kuşatma altında olduğunu savunan Baykal, bu kuşatmanın ''Türkiye'yi dönüştürmeyi'' amaçladığını ifade etti.

''Türkiye kalkındırılmaya, geliştirilmeye değil dönüştürülmeye çalışılıyor'' diyen Baykal, bu dönüştürmenin her alanda hızla yürütüldüğünü söyledi.

AK Parti iktidarının geçen dönem eğitim konusunda bir kuşatma yürüttüğünü kaydeden Baykal, milli eğitim politikasının ''milli'' olmaktan çıkarıldığını, eğitimde birbiri ardına köklü değişiklikler yapıldığını dile getirdi.

Gelinen noktada eğitim alanındaki bu kuşatmanın YÖK'e, üniversitelere yönelik olarak sürdürüleceğinin anlaşıldığını ifade eden Baykal, ''Üniversiteler kuşatma altına alınacak, çökertilecektir. Üniversitelerin kimliği, niteliği değiştirilecektir'' iddiasında bulundu. Kuşatmanın şimdi de yargıya yönelik sürdürüldüğünü savunan Baykal, TBMM'de kabul edildikten sonra Cumhurbaşkanı Abdullah Gül tarafından onaylanarak yürürlüğe giren hakim ve savcı atama yöntemini belirleyen yasanın da ''yargı kuşatmasının'' uzantısı olduğunu söyledi.

Baykal, şöyle devam etti: ''Bu, yargının AKP'nin denetimine alınması doğrultusunda kullanılmak üzere bilinçli biçimde hazırlanmış politikanın bir parçasıdır. Bu yasa, seçimden önce de gündeme getirilmiş, yargı organları ayağa kalkmıştı. O zaman Cumhurbaşkanı Sezer geri çevirmişti ve seçim öncesi 'toplumu germeyelim' diye geri alınmıştı. Şimdi görüyoruz ki bu yasa tekrar hızla ve kararlılıkla bir milletvekilinin teklifi olarak aniden gündeme getirilmiştir. Gündeme getirildiği sırada Hakimler Savcılar Yüksek Kurulu (HSYK) üyeleri yurt dışındadır. Bütün bunlar planlanmıştır. Bu planlamaya uygun olarak bu yasa teklifi TBMM'den hızla geçirilmiştir.''

Yasanın ''siyasetçilerin emrindeki bürokratların yapacağı mülakatla yargıç seçimini öngördüğünü'' vurgulayan Baykal, daha önce yapılmış olan sınavların bu düzenleme ile anlamını kaybedeceğini ve mülakatın belirleyici olacağını ileri sürdü.

Baykal, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın, getirilen yöntemi ''1934'ten beri uygulanıyor'' diye savunduğuna dikkati çekti. O dönemin tek parti dönemi olduğunu kaydeden Baykal, ''Başbakan tek parti döneminde uygulanan bir yöntemi AB eşiğindeki Türkiye'ye model diye gösteriyor. Başbakan, 1934'e bakacağına AB'nin, Birlemiş Milletler'in, uluslararası hukuk kurumlarının açıklamalarına baksın'' diye konuştu.

''EMİR BÜYÜK YERDEN Mİ GELDİ?...''

''Cumhurbaşkanı'nın bu süreçte kendisine biçilen rolü itaatle uygulamış olmasının da olayın bir başka üzücü yanı olduğunu'' savunan Baykal, şöyle devam etti: ''Ne yazık ki Sayın Gül, seçilmesinden bu yana tarafsız, Anayasa'ya sahip çıkan, hükümetin yanlışları karşısında 'dur' diyebilen, Anayasa'nın cumhurbaşkanına yüklediği yanlışları engelleme işlevini yerine getirme konumunda değil. Bunu üzüntüyle tespit ediyoruz.

Alelacele, gece yarası, saat 03.00'de, yurt dışından gelir gelmez bu yasayı imzalamış olmasının tartışılması gereken çok yönü var. Bu yasayla ilgili Anayasa'ya aykırılık iddiaları var, bunu dikkatle değerlendirip gereğini yapacağız.

Cumhurbaşkanı'nın yanındaki uzmanlardan, hukukçularına incelettirmesi gerekmez mi? Bütün bunlara ihtiyaç yok mu? Hiçbir tartışmayı, incelemeyi gerektirmeyen bir durum mu var, emir büyük yerden mi geldi? Cumhurbaşkanı doğal bir denetleme ve inceleme sürecini niye işletemiyor bu konuda? Çok acı bir tablo, hukuk devleti bakamından. Cumhurbaşkanlığı kurumunun ne durumda olduğunun otaya çıkması bakımından da çok acıdır.''
Bir süre sonra yüksek öğretimle ilgili çok önemli değişikliklerin gündeme geleceğini savunan Baykal, ''Bu değişikliklerde Cumhurbaşkanı çok belirleyici bir rol oynayacak.

Ne yapacak cumhurbaşkanımız, şimdiye kadar yaptığını mı yapacak, bu kuşatmanın bir parçası olarak mı görev yapacak?'' diye konuştu. Birkaç gün önce yaşanan rektör atamasıyla ilgili bir tartışmanın da cumhurbaşkanlığı kurumuna zarar verdiğini ifade eden Baykal, ''Cumhurbaşkanlığı makamı ciddiye alınmaması gereken dedikoduların topluma, medyaya bir Anayasa kurumunu tahrip etmek üzere dillendirilmesine yardımcı olacak bir makam mıdır?'' dedi.

Facebook Twitter Yahoo Google Linkedin Stumbleupon Delicious