Baykal; 'İçine düştüğümüz bu tablo ne'

  • Giriş : 21.03.2006 / 00:00:00

CHP Genel Başkanı Deniz Baykal: "Sivil darbe demeyelim ama içine düştüğümüz bu tablo ne'"

Facebook Twitter
Yazı Boyutu:


CHP Genel Başkanı Deniz Baykal, Şemdinli iddianamesinin açıklanmasından sonra kendisinin bu durumu 'TSK'ya karşı svil darbe' olarak nitelediğini hatırlatarak, "Herşeyi bırakıp 'Sivil darbe diyemezsiniz' dediler. Tamam iyi 'sivil darbe' demeyelim. Peki içine girdiğiniz bu tablo ne?" diye konuştu.
Partisinin Meclis grubu toplantısında konuşan Deniz Baykal, Türkiye'de uzun süreden beri bir kadrolaşmanın yaşandığını ancak, bugün bunun kadrolaşma boyutunu aştığını ve kuşatma haline geldiğini ifade etti. "Kadrolaşma partizanlığın ötesi bir şey" diyen CHP Lideri, "Partizanlık ötesi bir kadrolaşma var. Artık yaşanan şeye 'Kadrolaşma etkin bir şekilde yapılıyor' dersek, kendimizi kandırmış oluruz. Şimdi yaşanan olay kuşatmadır. Kadrolaşma aşaması aşıldı, kuşatma başladı. Devletin kurumları, AK Parti'nin kuşatması altında. Her alanda kendisini gösteriyor. Kuşatma ve kuşatmaya paralel bir yıldırma çabası sindirme çabası var" diye konuştu.

Nevruz kutlamalarında yaşanan görüntülere de değinen Baykal, "Türk bayrağına saldırıların alabildiğine alıp gittiği, meydanların Türkiye'ye resmen karşı çıkaran bir takım kişiler tarafından işgal edildiği, PKK bayraklarının dalgalandırıldığı, güvenlik güçlerinin ellerindeki kalkanlarla atılan taşlardan kendilerini korumak için yerlere çömelme durumunda kaldığı bir ortam. Bu ülkenin büyüklüğüne, Çanakkale ruhuna inanan hangi vatandaşımız, bunları gözü yaşarmadan izleyebilir? Türkiye bu noktada. Herkesin içinde 'Bu memleket nereye gidiyor, ne oluyor buraya nasıl gelindi?' sorusu. Ülkeyi yönetenlerin yasaları uygulamasını talep etmekten aciz. Yasalar ihlal ediliyor vatandaşın gönlündeki kavramlar ihlal ediliyor, meydan bomboş. Ülkenin bu kadar sahipsiz kaldığı bir dönem hiç yaşanmamıştır" ifadelerine yer verdi.

Deniz Baykal, böylesine kritik bir dönemde Genelkurmay Başkanlığı'nın Şemdinli iddianamesiyle ilgili bir bildiri yayınlamak zorunda kaldığını ifade etti. Bu noktaya nasıl gelindiğinin önemine işaret eden Baykal, şöyle konuştu: "Taciz olmuş rencide olmuş bir Genelkurmay. Kim rencide ediyor? Birisi bir iddianame hazırlıyor? Hazırlayanların arkasında kimler var? Bu iddianame yargıyı mı temsil ediyor? Dilimizde tüy bitti.

3 yıldır 'yargı bağımsızlığı' diyoruz. 'Bu böyle olmaz' diyoruz. Bu iddianameye karşı Genelkurmay bildiri yayınladı. O iddianame yayınlandığı anda, aslında yargı bağımsızlığı sorunu ortaya çıkmıştır. Bunu o zaman

göremezseniz yargının saygın bir çalışması olarak kabul ederseniz, bir süre sonra bu durumlar ortaya çıktığında şaşırma hakkınız ortadan kalkmış olur. Birbirimize oyun oynamanın anlamı yok. Gerçekleri olduğu gibi görelim. Genelkurmay ne diyor? 'Bu hukuki değil siyasi' diyor. 'Bu iddianamenin arkasında acemi bir savcı vardır diyemezsiniz. Başka şeyler vardır' diyor. 'Bu işin arkasındakileri Anayasal sorumluluk taşıyanlar ortaya çıkarmalıdır' diyor. Kim o Anayasal sorumluluk taşıyanlar, kim çıkaracak? Bu 3 noktayı burada biz haftalar önce söylemedik mi? Herkes onu bıraktı 'Sivil darbe diyemezsiniz' dedi. Bu tablo ne peki? İçine girdiğiniz bu tablo ne? Bizi üzen gelişmelerdir."

Terörle mücadelede Başbakanlık düzeyinde bir kafa karışıklığı olduğunu da ifade eden Baykal, "Terörle mücadelede kafa karışıklığı Başbakanlık düzeyinde dile getirilir hale gelmiştir. Güvenlik güçleri giderek acizleşiyor. Üzülerek söylüyorum, güvenlik güçleri birbirine düşmüş durumda. Kurumsal olarak birbiriyle çekişir çatışır durumda. Bu nasıl oldu? Bu ülkeyi kim yönetiyor? Hangi hedefe doğru yönetiyor? Yönetiliyor mu, Türkiye yoksa sürükleniyor mu?" şeklinde konuştu.

Baykal, "Bu yaşananlar bize, ülkeyi yönetenlerin artık dalalet sınırını aştığını gösteriyor. Bugün Türkiye yöneticileri artık dalalet aşamasını geride bırakmaya başlamıştır. Anlatabiliyor muyum?" dedi.

Facebook Twitter Yahoo Google Linkedin Stumbleupon Delicious