Baykal ve Erdoğan arasındaki sıkı pazarlıkta ikinci perde

Baykal ve Erdoğan arasındaki sıkı pazarlıkta ikinci perde.10296
  • Giriş : 26.07.2007 / 10:16:00

Erdoğan'la Baykal'ın 2002 seçimlerinden sonra başbakanlık pazarlığı yaptıkları iddiası yeni bir boyut kazandı.

Facebook Twitter
Yazı Boyutu:


Zülfü Livaneli’nin, Başbakan Erdoğan’la CHP Lideri Baykal’ın 2002 seçimlerinden sonra bir araya gelip başbakanlık pazarlığı yaptıkları iddiası yeni bir boyut kazandı. O dönem Baykal’ın yakın kurmay kadrosu içinde yer alan Yaşar Nuri Öztürk, Erdoğan’ın, kendisine başbakanlık yolu açılması karşılığında Baykal’a cumhurbaşkanlığını önerdiğini ileri sürdü

Zülfü Livaneli’nin gündeme getirdiği Baykal-Erdoğan görüşmesi hakkında konuşan HYP Genel Başkanı Yaşar Nuri Öztürk çarpıcı açıklamalarda bulundu. Baykal ile Erdoğan’ın Beylerbeyi’ndeki bir yalıda baş başa görüştüklerini belirten Öztürk, Erdoğan’ın Baykal’a cumhurbaşkanlığı sözü vererek kendisine Meclis yolunu açtırdığını söyledi. Öztürk, Erdoğan’ın Baykal’a, “Öztürk’ü pasifize edin” dediğini de savundu. Habertürk Televizyonu’na konuşan Yaşar Nuri Öztürk şunları söyledi:

CUMHURBAŞKANI OL

O toplantı yapıldı. Tanıkları var. Yalı görüşmesinden önce Baykal, Erdoğan’ın Meclis’e girmesine sıcak bakmıyordu. O görüşmeden sonra Mehmet Sevigen’in evindeki toplantıda Baykal birden tavır değiştirdi. Akıl almaz bir biçimde “Erdoğan Meclis’e gelmelidir” dedi. Biz o akşam şaşırdık. Çünkü o güne kadar, Baykal dahil deniyordu ki “Erdoğan gelmemeli ve AKP dağılmalı.” O yalı toplantısına katılmayan pek çok kişiden spekülatif nakiller dinledik. İki şey konuşuldu diyorlar: Birincisi, Tayyip Erdoğan, Deniz Bey’e, “Sen beni Meclis’e taşı. Dokunulmazlıkları falan bırak. Günü geldiğinde biz de sana cumhurbaşkanlığı yolunu açalım” demiş. Yalı toplantısında al gülüm ver gülüm yapıldı. Sayın Erdoğan’ın cumhurbaşkanlığı adaylığı konuşuluncaya kadar Deniz Bey, anamuhalefet partisi lideri gibi değil ana muvafakat partisi lideri gibi çalıştı. Çünkü kendisine verilmiş bir söz vardı.

İKİNCİ ŞART

O toplantıya (yalı görüşmesi) şoförlük eden arkadaşımızı bile toplantıya sokmadılar. Orada bir şey daha deniyor. Erdoğan, Deniz Bey’e, “Yaşar Nuri Öztürk’ü pasifize edeceksin” demiş. Nedeni belli. Öztürk, dışarıdan dayatmalı “Ilımlı İslam” modeline karşı çıkıyor. İçeriden dayatılan “Emevi İslamı”na karşı çıkıyor. Bundan ciddi biçimde rahatsız AKP. Orada bu pazarlık konusu yapılmış. Bize gelen rivayetler böyle. Baykal’a benim ayrılışımla ilgili kaç defa sorulmuşsa, “Oraya girmeyelim. Konjoktür öyle gerektirdi. Yaşar Bey, her söylediği dünya tarafından dikkate alınması gereken bir fikir adamı” diye cevap verdi. Baykal’a bir sorum var: Nedir bu konjonktür? Bunu açıkla. Baykal, beni partiye çağırırken söylediklerini unuttu. Kitaplarıma atıf yaparak beni çağırdı. Demek ki bir değişiklik olmuş. Kim emretti Öztürk’ü pasifize edeceksin diye? Baykal riske girmedi, birikimine yakışır bir omurga ortaya koyamadı.

İSTİFA ETMESİN

Baykal ucuzcu, defolu, hataları var, rahatı tercih eden bir siyasetçi, “Türkiye’yi yönetme riskinin altına girmez” diye Türkiye’yi tahrip operasyonuna destek mi vereceğim. Seçimden hemen sonra yapılan CHP muhalefeti yanlış. Muhalifler kızgınlar, ama seçimden hemen sonra bunu yapmamalılar. Bu hiç olmazsa seçimden 15 gün, bir ay sonra başlar. Bu, CHP’ye bir bindirme hareketidir. CHP üzerinden Türkiye’ye kazık atılıyor. Deniz Bey’e bir çağrım var. Sakın istifa etmesin. Dirensin.

Restoran yolunda kaza atlatmışlar

Star gazetesi Ankara Temsilcisi Şamil Tayyar, dünkü yazısında Erdoğan’la Baykal’ın gizli buluşmasına ilişkin ilginç detaylar verdi:

“Görüşmenin gerçekleştiği mekan, otel/restoran olarak hizmet veren Beylerbeyi’ndeki Bosphorus’tur. Tarih, 22 Şubat 2003. Karlı bir İstanbul akşamı... Görüşme öncesi Brüksel’de bulunan Baykal, doğru İstanbul’a gelip buluşma adresine Bülent Tanla ile birlikte gidiyor. Erdoğan ise gazeteci Haluk Örgün’ün otomobiliyle yollara düşüyor. Direksiyonda Örgün var. O yolculuk sırasında Erdoğan, Örgün’le birlikte karlı yollarda ciddi bir kazanın eşiğinden dönüyor. Bir süre sonra iki lider ilk kez baş başa bir yemekte buluşuyor.

ŞOFÖRLER YEMEKTE YOK

Restoran müşterilere kapatılıyor. Yemek masasının etrafında sadece iki lider var. Tanla ve Örgün, alt katta bekliyor. Garsonların sık sık masaya gitmelerine izin verilmiyor. Yemek üç saat sürüyor. İki lider, memnun ayrılıyor. Ortak görüşleri, buluşmanın çok yararlı geçtiği yönünde. Baykal, görüşmenin gizli kalmasında yarar görüyor. Baykal, Tanla ile birlikte restorandan ayrılırken, Erdoğan, Örgün’ün otomobiliyle Siirtliler Gecesi’ne katılmak üzere Topkapı Eresin Otel’e hareket ediyor. Erdoğan’ın Siirt’ten milletvekili adaylığı konusu görüşülmüş olabilir ama pazarlık iddiası gerçekçi değil. Çünkü Beylerbeyi buluşması sırasında Siirt’teki seçim tarihi 9 Mart olarak belirlenmiş, Erdoğan’ın adaylığı kesinleşmişti.”

Görüşmenin ev sahipleri anlatıyor

2002 seçimlerinden sonra Baykal’ın Beylerbeyi’ndeki bir restoranda Erdoğan ile gerçekleştirdiği görüşmenin ardından, CHP Lideri’nin kurmayları ile Mehmet Sevigen’in Ankara’daki evinde bir araya geldiği iddiası, tanıklar tarafından da doğrulandı.

CHP Genel Sekreter Yardımcısı Mehmet Sevigen, söz konusu isimlerin yeni milletvekili olması, Ankara’da otellerde kalmaları nedeniyle evde bir yemek organizasyonu yaptığını belirterek, sohbet konularının planlı olmadığını söyledi: “Toplantıda Erdoğan’ın siyasi yasağı gündeme geldi. Genel başkanımız, kendisinin de ifade ettiği gibi seçilmiş bir insanın Meclis’e girememesinin demokrasiye gem vurmak olacağı düşüncesiyle parlamentonya girmesi gerektiğini söylemiştir. Bunun demokrasi için uygun olacağını kaydetmiştir. Ancak ‘iki ayda gider’ diye görüşleri olmamıştır.”

Sohbette cumhurbaşkanlığı seçimlerinin de gündeme gelmediğini söyleyen Sevigen, Beylerbeyi’nde Erdoğan ile Baykal’ın görüşmesine ilişkin bilgisinin bulunmadığını savundu. Sevigen, “Terlikli Zirve” diye ifade edilen toplantı için, “Biliyorsunuz bizde namaz kılınan eve ayakkabıyla girilmez. Genel başkanımız da, arkadaşlarımız da buna saygı gösterip, öyle davranmışlardır” şeklinde konuştu.

İşte o restoran

Erdoğan ile Baykal’ın, yemek yediği Seaport Restaurant daha sonra el değiştirdi. Aydın Aktuğ’a ait mekanı, 1,5 yıl önce Sedat Çelik devraldı. Şimdi Eftelya Restaurant olarak işletiliyor. Çelik iddialara ilişkin açıklama yapmaktan kaçındı.

Tanla da doğruladı

Baykal’a bir dönem en yakın isimlerinden biri olan CHP eski milletvekili Bülent Tanla, görüşmeleri doğrulayarak, Beylerbeyi’ndeki yemek organizasyonunun Haluk Örgün’e ait olduğunu, görüşmede kendisininin bulunmadığını söyledi. Tanla, arabasıyla Baykal’ı bu görüşmeye götürdüğünü doğrulayarak, “Evet benim arabamla gittik. Ben görüşmeye katılmadım. Yine benim arabamla birlikte döndük” dedi. Tanla, “Bu toplantı baş başa yapılan bir toplantı olduğu için içeriğine yönelik bir şey söylemem mümkün değil” dedi.

Hayırlı bir iş yaptık

Başbakan Erdoğan ile CHP Lideri Deniz Baykal arasında Beylerbeyi’ndeki bir restoranda gerçekleştirilen görüşmeyi organize eden Haluk Örgün de, görüşmeyi doğrulayarak, “İnsanlık için, memleket için hayırlı bir iş yaptık” diye konuştu. Örgün, “Biri başbakan, biri Deniz Baykal, otursun, konuşsunlar, anlaşsınlar dedik” şeklinde konuştu. İki lideri de yakından tanıyan Örgün, neden Beylerbeyi’nde görüşme yapıldı sorusuna, “Bir anlamı yok, o gün orası denk geldi. Orada görüşme oldu” dedi.

AKŞAM

Facebook Twitter Yahoo Google Linkedin Stumbleupon Delicious